ARCTIC MONKEYS’İN ŞARKI SÖZLERİYLE DEĞİNDİĞİ 21 MESELE

Geçtiğimiz 10 yılda Alex Turner,  yeni nesil söz yazarları arasında en tepelere oynadığını bize defalarca gösterdi. Son zamanlarda, cebinde her daim bir tarak bulundurmak, Brit Awards’da gaza gelip mikrofonu yere fırlatıp faturasını bana yollayın demek, bir sonraki Blurred Lines videosu olmaya aday Mini Mansions’un Vertigo’sunun klibinde oynayarak özlediğimiz Alex Turner’dan hiç eser kalmadığını göstermek, bütün dikkatleri üzerine çekip Arctic Monkeys = Alex Turner gibi bir imaj yaratmak gibi bizi üzen tavırları olsa da; sahnede sivilcesinin kanadığı zamanları, Cornerstone’un klibindeki hallerini, Alexa Chung’la arasının bozuk olduğu bir dönemde sahnede 505’ın ortasında bir sigara yaktığı içli performanslarını da unutmadığımız için kendisini ne olursa olsun bağrına basan biz Arctic Monkeys severler olarak sözleriyle önemli meseleleri ele alan, çok severek dinlediğimiz Arctic Monkeys şarkılarını bir yandan Alex’in o briyantini saçlarına boca ettiği güne lanet ederek, masaya yatırdık. Ortaya bunlar çıktı:

“Last night what we talked about
It made so much sense
But now the haze has ascended
It don’t make no sense anymore”
-From The Ritz To The Rubble
Alkol etkisinde konuşulan şeyler, yine alkol etkisindeyken çok mantıklı görünebilir. Aldanmayın.

“Crawlin’ back to you
Ever thought of calling when you’ve had a few?
‘Cause I always do
Maybe I’m too busy being yours to fall for somebody new
Now I’ve thought it through”
-Do I Wanna Know
Eski sevgilinizi tam unutamadığınızda ve yeni insanlara ayıracak vaktiniz olmadığında kısa yolu seçip aklınızdan bir anlık bir arasam mı diye geçiyor olması gayet normal.

 

“Baby, we both know that the nights were mainly made for saying things that you can’t say tomorrow day”
-Do I Wanna Know
Konuştuğun ya da yaptığın şeyleri, sabahında sanki hiçbir şey olmamışçasına yok sayarak davranabileceğin bazı geceler gerçekten var.

“The sheer desperation to be seen
Staring at the television screen”
-Teddy Picker
Televizyoncluk gerçekten rezil bir halde.

“But what do you know?
Oh, you know nothing
Yeah, but I’ll still take you home”
-Still Take You Home
Durumlar sizi eve döndüğünüz kişi hakkındaki beklentilerinizi düşürmeye itebilir.

“When did your list replace the twist and turn
And the fist replaced the kiss”
-Teddy Picker
İnsanlar birbirine karşı sevgiden çok şiddet göstemeye meyilenebiliyor.

“Thrown in the riot van
And all the coppers kicked him in
And there was no way he could win
Just had to take it on the chin”
-Riot Van
Polisin her yerde polis, tekme tokat dalabilir.

“A young girl’s telephone beeps
Yeah she’s dashing for the exit
Oh, she’s running to the streets outside
“Oh you’ve saved me,” she screams down the line
“The band were fucking wank
And I’m not having a nice time”
-Fake Tales Of San Francisco
Tam da bir yerden kurtulmaya çalışırken telefonunun çalması harika bir rahatlama değil mi?

“I wanna grab both your shoulders and shake baby
Snap out of it”
-Snap Out Of It
Aklını başına getirmek için zaman zaman birilerini kollarından tutup sarsmak isteyebilirsiniz.

“They’re all infected but he’ll be alright,
Cause he’s a scumbag don’t you know”
-When The Sun Goes Down
“Scumbag”lerin başına asla kötü bir şey gelmez.

“And the clean coming will hurt
And you can never get it spotless
When there’s dirt beneath the dirt
The liar takes a lot less time”
-Dance Little Liar
Temize çıkmak ne kadar rahatlatıcı olsa da kaybedilen güven hiç geri dönmez.

“We all want someone to shout for
Yeah, everyone wants somebody to adore
But your heroes aren’t what they seem
When you’ve been, where we’ve been”
-Who The Fuck Are Arctic Monkeys?
Gözümüzde büyüttüğümüz insanlar yakından tanıyınca bizi hayal kırıklığına uğratabilir.

“And I tried last night
To pack away the laugh,
Like a key under the mat,
But it never seems to be there
When you want it”
-Black Treacle
Mutluluk sonra lazım olur diye saklanamıyor.

“I wish you’d stop ignoring me
Because you’re sending me to despair
Without a sound yeah you’re calling me
And I don’t think it’s very fair”
-I Bet You Look Good On The Dancefloor
Hoşlanılan insan oralı olmadıkça kendisine daha çok bağlanılası görünebilir.

“Curiousity becomes a heavy load
Too heavy to hold, too heavy to hold”
-Do Me A Favour
Fazla merak başa bela.

“You have got that face that just says
Baby, I was made to break your heart”
-Suck It And See
“Bak kızım ben seni üzerim” insanlarına tekrar tekrar şans vermeyi bırakmak çok zor.

“The day after you stole my heart
Everything I touched told me
It would be better shared with you”
-Fire And The Thud
Birini sevince hayattaki en ufak şeyin dahi onunla paylaşmak istemek diye bir gerçek var.

“When you look at me like that my darling,
What did you expect,
I probably still adore you with your hands around my neck,
Or I did last time I checked”
-505
Bize zarar verdiği halde bazı insanları hayatımızda tutmak için maksimum çaba gösterebiliyoruz.

“Like in my heart there’s that hotel suite and you lived there so long,
It’s kinda strange now you’re gone”
-Fireside
Biten uzun ilişki sonrası boşluk hissi yaşamak en doğal tepkilerden biri.

“They always offer when there’s loads of love around
But when you’re short of some it’s nowhere to be found”

-No Buses
Sevgilisi olunca insanın kısmeti açılıyor ne yazık ki.

“All that’s left is the truth that love’s not only blind but deaf.”
-Fake Tales Of San Francisco
Aşkın insanı sadece kör etmekle kalmayıp bir de arkadaşlarının “Sonunda üzülen sen olacaksın” sözlerine kulak asmamaya teşvik ettiği doğrudur.

3 thoughts on “ARCTIC MONKEYS’İN ŞARKI SÖZLERİYLE DEĞİNDİĞİ 21 MESELE

  1. error buyukyazi says:

    çeviriler hep yalan yanlış olmuş, anlamlar şaşmış, iyi okunmamış.

  2. Cemre Coşkun says:

    Yazının içinde herhangi bir çeviri yapmadık. Sözlerin başarılı olduğunu düşünmemizin sebeplerinden biri de farklı kişiler tarafından farklı şekillerde yorumlanabiliyor olması zaten. Bu bizim yorumumuz, sizinkinin farklı olması çok normal.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *