Berna Birtan

SALON İKSV: 2018 GÜZ

Yavaş yavaş yazın sonu gelirken, İstanbul’a dönünce neler yapacağımızı düşünmeye başladık bile! Dünyanın dört bir yanından alternatif müziği İstanbul seyircisiyle buluşturan Salon İKSV, güz programını yayınlayarak bizi bu dertten bir nebze de olsa kurtardı. Bu sonbahar eğlenceli geçecek gibi görünüyor! (daha&helliip;)

TANIŞIN: LOS PORCOS

Los Porcos‘la tanışın! New Pork City’den gelen özgür tınılar!

Yaz geldiğinde nasıl yazlık kıyafetlere geçiş yaparız, aynı şekilde çalma listelerimiz de değişir. Çünkü bazı grupları yazın dinlemek daha güzeldir. Plajda, havuzda, parkta, bahçede ya da balkonda, o yaz hafifliğini taşıyan, tasasız ve başına buyruk şarkıları dinlemek isteriz. Yaz bir nevi özgürlüktür, değil mi? İşte Los Porcos, sakin ama güçlü disco house şarkılarına eklediği yacht rock tınılarıyla bu özgürlüğü vaat ediyor, aynı zamanda yumuşak melodilerle de aklımızı başımızdan alıyor. Bu güzelliğin hikayesini sahiplerinden dinlemek istedik ve grup üyelerinden Joe’ya birkaç kısa soru sorduk. İşte cevaplar:

Los Porcos nereden geliyor, “New Pork City” dediğiniz yer neresi? Ne zaman ve nasıl bir araya gelip müzik yapmaya karar verdiniz?

Hepimiz Londra ve Manchester’dan geliyoruz, New Pork City üzerinden. New Pork City biraz Wakanda’ya benziyor, onun halihazırda orada olduğunu bilmeyenlere karşı görünmez bir yer. Son zamanlarda istilacılar içeriye sızmak için yeni yollar keşfedip buranın gizlerini dışarı taşıyorlar.

Hepimiz 2011 dolaylarında tanıştık, sanırım iki ayrı grup olarak yer aldığımız bir konserde. Birlikte bir turneye çıktık ve sonrasında da birlikte zaman geçirmeye başladık. Bir gün Bruce, Los Porcos adında bir disco grubu kurma fikrini ortaya attı ve Tom M ve ben “Do You Wanna Live” adını verdiğimiz Earth, Wind & Fire‘a adadığımız bir şarkı kaydettik.

Dans etmeyi sever misiniz? Ya da başkalarını dans ettirmeyi mi tercih edersiniz? 

Dans etmeyi de başkalarını dans ettirmeyi de seviyorum ama benim dans etmemi sağlayacak koşullar oldukça istisnai. İnsanların dans ettikleri müziklerin parametrelerini esnetmekle daha çok ilgileniyorum.

SoundCloud hesabınızda bazı mix’ler de paylaşıyorsunuz. DJlik ve müzisyenlik el ele mi gidiyor, hangisi ön planda?

DJlik yapmaktan keyif alıyorum çünkü bir set esnasında insanlar daha çok dans ediyor, konserlerde ise durup izlemeyi tercih ediyorlar. Ayrıca DJ setlerinde kullanmak için yeni düzenlemeler, orijinal materyaller üretmeyi de seviyorum.

Bir albüm çıkarmayı düşünüyor musunuz, ajandanızda böyle bir plan var mı? 

Bir albüm yapmak gibi bir planımız yok ama eli kulağında gelmekte olan bir Los Porcos çizgi romanı var!

Grubun Porco Mio adlı bir EP’si bulunmakta ve ara sıra, çok da periyodik sayılmayacak aralıklarla başka şarkılar da yayınlıyorlar. Bunun yanında aktif olarak DJ’lik de yapıyorlar, mixlerini SoundCloud’da bulabilirsiniz.

 

SALI PAZARI: 10.04.2018

Tezgahlarımız sizler için ardına kadar açık. Siteyi açarsınız bir, dinlersiniz bin olur. Öyle iddialıyız.

BERNA’NIN TEZGAHI

Johnny Marr – Easy Money

The Smiths’in gitaristi Johnny Marr grubun dağılmasından sonra başka gruplarla ve solo olarak çalışmalarını sürdürdü. 2014’te çıkan bu şarkısı ile adeta kendinden gençlere nasıl alternatif rock yapılır, onu öğretiyor. Tecrübe farkı.

Los Porcos – Do You Wanna Live?

Hem kimse bilsin istemediğimiz, hem de bu güzelliği herkes duysun dediğiniz olur değil mi? Hem giderim, hem ağlarım misali; bu grubu buraya bırakıyorum üzülerek ama dinleyenlerin seveceğine inancım tam.

LEISURE – Know You Better 

Seni daha yakından tanımak isterim yiğidim dediğiniz kişilere gönderin, bu iş bitsin dedirten şarkı:

France Gall – Elle, elle l’a

Fransızca olan her şeye bayılıyorum! France Gall kanaatimce en iyi chanteuse française hem de adı bile ‘Fransa’.

Not: Bu şarkı sağda solda duyulup sevilen ama adı bilinmeyen şarkılar arasında en az Top 20’ye oynar.

AHMET’İN TEZGAHI

Calvin Harris, Dua Lipa – One Kiss

Geleneksel Calvin Harris şenliklerinde onur konuğu Dua Lipa olmuş. Funk’ı arkasında bırakan Calvin Harris kaldığı yerden devam ediyor.

Kate Nash – Life In Pink

Geçmişimin kadın vokalleri birbiri ardına geri dönüyor. Bu sefer Kate Nash Life In Pink ile geri döndü. Geçmiş zaman tadını almak isteyen için burada.

Miles Kane – Looking Out My Window

Bir Tom Jones cover’ı şarkı yanıyor. Hazır Arctic Monkeys albümü yaklaşırken şöyle bir etrafında dönelim.

Oh Land – Kun for Nu

Bir proje için yaptığı müzikleri Spotify’da paylaşan Oh Land’ten sizi uzaklara alıp götürecek bir parça.

Şarkıların hepsini toplu bir şekilde bulabileceğiniz playlistimiz de hemen burada:

BURASI DERYA DENİZ: ARABIC INDIE

Peşin not: Yazı boyunca kullanılacak olan ‘Arap’ sıfatı dışardan empoze edilen tektipleştirici bir tanım olmaktan ziyade, Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz halklarının etno-kültürel çeşitliliğini kabul eden, ancak bu halklardan toplu olarak bahsetmedeki zorluğu ortadan kaldırmak amacıyla bütün bu coğrafyaya yayılmış olan Arap dili ve kültürünün ortak bir unsur olarak kabulünün bir ifadesidir.  (daha&helliip;)

TANIŞIN: CLÉA VINCENT

Hem kışın camdan dışarı bakıp karları izlerken, hem de yazın sahilde pineklerken dinlenilecek şarkılar mı arıyorsunuz? O halde Cléa Vincent ile tanışın. Parisienne olmanın tüm gerekliliklerini yerine getiren bu hayalperest kadın, üniversitede sınıfta kalınca müzik yapmaya başlamış (hayat insanı nerelere götürüyor). Önce caz dersleri alırken, sonra kendi şarkılarını yazmaya kendi tarzını oluşturmaya başlamış. Şimdiyse Fransız pop’unun kendine nevi şahsına münhasır bir icracısı. Bazıları retro-fütüristik pop gibi çok spesifik bir kategoriye koysa da onu, ben zamanında bol bol synthpop dinleyip ilham aldığını düşünüyorum. Zaman zaman süslü caz melodileri de duyabiliyorsunuz. Bunları yumuşacık bir Fransızca ile harmanlayınca ortaya enfes bir şey çıkıyor.

2012’de ilk albümü için anlaştığı yapım şirketiyle can sıkıcı birtakım olaylar yaşadıktan sonra, Midnight Special Records ile anlaşma yoluna gidiyor. Kendisi de bu değişiklikten memnun olduğunu dile getiriyor, ilk çalışmalarında istediği kadar sıcak ve lo-fi kayıtlar yapamadığını belirtiyor. İlk iki EP’si Non mais oui 1&2 2014’te, ilk albümü Retiens mon désir ise 2016’da çıktı. Bunların yanında lo-fi kafasını koruyan aynı zamanda absürdlükleriyle eğlendiren bir çok da klibi var. Öyle ki, her yeni çıkanı heyecanla bekliyorsunuz. İşte bir örnek;

Cléa Vincent’ın son EP’si Tropi-Cléa Nisan 2017’de yayınlandı. Öncekilere kıyasla daha hareketli bu beş şarkılık kayıt (biraz daha yaz havası), başarısının tek seferlik olmadığının kanıtı oldu. Şimdilerde Fransa ve Avrupa’da konserlerine devam ediyor. Umarım ilerde adının yanında “İstanbul”u da görebiliriz.