iremkaradas

Esas Oğlan: Jake Johnson

 Çirkin adam karizması

Fakir Ama Gururlu: Vitray sanatçısı annesinin soyadını ve motorsiklet kazasında ölen amcasının ismini alarak hayata bir sıfır yenik başlayan Jake‘in yaşamı talihsizliklerle doludur. Liseden atılır fakat neşesi enerjisi sayesinde yılmaz okula geri döner ve ‘komik çocuk‘ maskesi ile Chicago’da hayata tutunmaya çalışır. Hayatına bir yol çizer, NYU‘da yaratıcı yazarlık derslerinin ardından soluğu Los Angeles’ta alır. Oyuncu olacaktır.

Biz Sevişiyoruz: New York ve Los Angeles arasında mekik dokuyarak Upright Citizents Brigade Theatre‘da komedi şovlarını sürdürdüğü sırada asıl mesleği yazarlığa eğilen Johnson, daha sonra Eric Edelstein ile bir komedi ikilisi oluşturur ve başarılı skeçlerini, The Big Bang Theory‘de Howard Wolowitz karakteri ile tanıdığımız Simon Helberg prodüktörlüğünde televizyona satmayı başarırlar. Fakat kendini seyirciye tam anlamıyla ilk defa 2009’da Micheal Cera ve hiçbir kalıba sokamadığımız Charlyne Yi ile Paper Heart‘da gösterdi diyebiliriz. Bunun yanı sıra 2006-2010 yılları arasında bir çok filmde yardımcı ve misafir rollerde görülen Johnson, neredeyse tüm yapımlarda yakışıklı başrol oyuncusunun ‘tehdit oluşturmayan’ kankası rolündedir. En iyi örneği Ashton Kutcher ve Natalie Portman‘lı No Strings Attached‘de görebilirsiniz.

 
Bitmesin Bu Rüya: Her aktörün voleyi vurup topu doksana attığı bir dönüm noktası vardır. Yıl 2011 olduğunda Jake Johnson, New Girl’de kendi hayat hikayesine inanılmaz derecede benzeyen Nick Miller rolüne büründü. Zoey Deschanel ile onu ilk başta yakıştıramayanlar şu sıralar Nick Miller adına bloglar, fan pageler açmakla meşgul. Televizyon izleyicisi tarafından müthiş bir karizmaya sahip olduğu iddia edilen Jake Johnson, kadınların pek de bayıldığı çağımızın popüler ‘huysuz ve tatlı adam‘ tanımının karışılığı. Başarılı televizyon projeleri ardından, filmlerde başroller de gelir. Bu yıl Jake Johnson‘ı The Pretty One isimli yapımda başrolde göreceğiz.
.

Mixtape: 21.12.2012

İlahi Mayalılar, siz adamı öldürürsünüz


Anlatmaya gerek yok. Bir yıldır orda, burda, şurdalar. Biteceğine inandılar. Yaygara kopardılar. Belgelerle geldiler, Şirince’ye doluştular.

Bu mixtape’i bugün dinleyin. Bir de 22 Aralık’ta dinleyin. Dünyanın sonu hayırlara vesile olsun.

A YÜZÜ 


   http://grooveshark.com/widget.swf

 B YÜZÜ

http://grooveshark.com/widget.swf

Dev Kedi: Olivia Munn

Doğu Batı sentezi ..

Munis… Tatlı…: Çinli bir anne ve Alman kökenli babadan bir güzellik harikası doğuyor 1980 yılında. Annenin, Olivia henüz 4 yaşındayken evlendiği Amerikan askerinin tayini Japonya‘ya çıkınca, güzel kızımız bu uzak doğu adasında modellik, mankenlik ve sunuculuk yaparak yaşamını sürdürüyor. Artist olacağım heyecanı ile yanıp tutuşan her güzel kızın yaptığı gibi Los Angeles’a taşınması ile de aktristlik kariyeri başlamış bulunuyor. Nefret ettiği G4 kanalında Attack of the Show isimli programın sunuculuğu işini bırakıp, film dizi camiasına atlıyor. Canlı yayınlar ona göre değil.

Kedi Canını Senin : Bir çok reklam filminde yer alıp, kusursuz yüz hatlarını seyircinin hafızasına kazıyor Munn. Japonya’da başladığı modellik kariyerini Birleşik Devletler’de de sürdürüyor. Onu Rob Schneider‘ın Big Stan filminde görüyoruz. Ardından bir korku filmi, Insanitarium. Yıl 2010 olduğunda Robert Downey Jr., Iron Man2‘deki rol arkadaşı Olivia Munn hakkında bol bol iltifatlar ediyor, onu yere göre sığdıramıyor.

Bu Konuda Seni İkna Edeceğim : The Daily Show kadrosuna girmesiyle en sert eleşiri okları ona yöneldi. Programın oldukça seksist bir yaklaşımla ona ekranda yer verdiği yönündeki eleştirilerden sonra onu bir daha programda göremedik. Bunun ardından bir çok büyük yapımda konuk oyunculuk da yapan Munn, The Babymakers’da kendine başrol buldu ve sahneyi Channing Tatum‘la paylaştı. Konuk oyuncu demişken, onu New Girl‘de görmek oldukça şaşırttı. Tarihe 2012 dediğimizde ise The Newsroom‘da finans haberleri spikeri oldu. İlk işi pek de sevmediği bir sunuculukken, bu yapımda tekrar spikerlik yapıyor olması adeta kaderin bir cilvesi. Kim bilir,belki de canlı yayın sunuculuğu olmadığı, Munn bu rolde rahattır.

Esas Oğlan: Eli Roth

Her işe yeten adam ..


Fakir Ama Gururlu: Tipik Yahudi bir ailenin pek başarılı evladı Eli filmlere, film çekmeye ve senaryo yazmaya çok meraklıdır. NYU‘da öylesine bir öğrenci iken çektiği ilk düzenleme film, kariyerinin ilerleyen kısımlarında kiminle çalışacağına dair bir ipucu gibidir: Restaurant Dogs; Reservoir Dogs’a ithafen. Onu NYU‘da film okumaya iten sebep ise, henüz 8 yaşındayken izleyip çok etkilendiği Ridley Scott imzalı Alien olmalı.

Biz Sevişiyoruz: Roth  birçok filmde aktör olarak bulunup, ne kadar başarılı olduğunu ispatlasa da kendisini daha çok yazarlık ve prodüktörlük sahasına adamış görünüyor. Endüstrinin yazarlık kolunda hızlı yükleşinde David Lynch ile tanışmasının katkısı çok büyük. Özellikle korku sinemasına odaklanan Roth sansasyonel senaryolu Hostel ile Doğu Avrupa ülkelerinin tepkisini çekmişti. Daha çok kamera arkası ile haşır neşir olan bu Massachusettsli abiye çoğumuz Inglorious Basterds’dan aşinayız. Donny “The Bear Jew” Donowitz rolü ile filmin ödül canavarı aktörleri arasına girmeyi başardı ve birçok ödüle layık görüldü.  

Bitmesin Bu Rüya: Senaryo yazıyor hatta çok çok yazıyor dedik. Kendisi 2013 yılını senaryoları ve yöneteceği yapımlarla parsellemiş durumda. The Last Exorcism II, The Sacrament, The Green Inferno bunlardan bazıları. 2012 yılında prodüktörlüğünü sırtlandığı ve yazarlığını yaptığı The Man With The Iron Fist oldukça başarılı kabul ediliyor. Russell Crowe ve Lucy Liu başrollerde, Eli Roth da tüm katkısının yanında bir de Wolf Clan rolünde.

2012: Gangnam Style

Tüm zamanların en çok izlenen ‘kıyamet alameti’

Neden Değerli?: Justin Bieber‘ı en çok izlenen videonun sahibi olma unvanından mahrum bıraktı. Yayınlandığı ilk andan itibaren çılgınlar gibi izlenen, paylaşım rekorlarına yeni rekorlar ekleyen video klip bir fenomen olacağını daha başlarda çok net bir şekilde göstermişti. Michael Jackson‘ın moonwalku ile birlikte en çok bilinen ve taklit edilen dans figürü PSY‘a ait.

Neyi Değiştirdi?: 4chan ve 9GAG gibi adreslerde bol bol ‘içerik’ olarak kullanılan, sarı saçlı, ince narin duruşlu feminen Korelilerle tanınan K-POP‘un dalga geçilen değil de peşinden sürükleyen olabileceğini gösterdi. Bu klipte boyalı saçları ve lensleriyle Batı’ya özenen Kore yoktu, aksine tüm dünya Gangnam’la oturup kalkıyordu. PSY belki Berklee diplomasını alamadı, fakat kendisine hiçbir akademinin veremeyeceği kadar hazır şöhrete kondu. Akıllara zarar bir kalabalığa verdiği Seul konseri de rekor kırdı demiş miydik?

Kendi coşkusundan ötürü PSY’ı duyamayan seyirci topluluğu

2013’te Ne Alemde?: Havadislerin ışık hızıyla yayıldığı zamanımızda 21 Aralık 2012 Dünya’nın Sonu isimli kıyamet senaryosunda Yecüc ve Mecüc‘ün en son sürümü olarak yer buldu. Doğudan yükseleceğine ve kalabalığın gücüne sahip olacağına inanılan bu kıyamet alametine, tüm zamanların en çok izlenen videosunun yaratıcısı unvanı ile bir hayli oturan PSY, 2013 yılına sağ salim çıkarsak bizi ne ile karşılayacak çok merak ediyoruz. Kendisi şimdiden Gangnam gibi bir hite sahip olamayacağını kabullenmiş durumda. Bir yandan da yıllardır müzikle uğraştığını ve sadece Gangnam Style ile tanınmak istemediğini anlatmaya çalışıyor. ‘Ben o klipteki adamım’ derken yüzünün aldığı ifade, PSY‘ın 2013’te belki de kendi isteği ile ortalarda dolaşmayacağının habercisi.

Esas Oğlan: Seth Rogen

 Kaslı erkekleri çekici bulmayanlar buraya..

Fakir Ama Gururlu: Kanada’dan Las Vegas’a taşınmak sektörde farz olduğundan Seth Rogen işe bunu gerçekleştirmekle başladı. Küçük kulüplerde stand up yaparak geçinirken, sinema dünyasına hiç de komik olmayan bir filmle giriş yaptı. Şaşırtıcı ama gerçek, Donnie Darko.


Biz sevişiyoruz : En büyük yeteneğinin metin yazarlığı olması onu hızlıca büyük kadroların arasına soktu. Bir SNL bir The Simpsons tayfası kolay kolay insan almıyor tabii. Da Ali G Show ile başladığı yazarlık kariyeri Superbad gibi bir filmi doğurdu. Filmin prodüktörlüğünü de üstlendi. Seth Rogen‘ın oyuncu olarak ayakta durduğu film ise 2007 yapımı Knocked Up idi. Katherine Heigl ile birlikte rol aldı. Ardından 2008’de çok başka ve tehlikeli isimli fakat oldukça sevimli filmi ile karşımıza çıktı: Zack And Miri Make A Porno. Elizabeth Banks‘le çok yakıştılar ve bu kilolu adam gözümüze artık daha çekici gelmeye başladı.

Bitmesin Bu Rüya : Artık takip etmeye zorlandığımız kadar çok yapımda yazarlık yapan ve prodüktörlüğünü de bileğinin hakkıyla üstlenen Rogen, seslendirme dalında da aranan isimlerden oldu. Animasyonlarda ve fantastik filmlerde onun sesine aşinayız. Kung Fu Panda ve The Spiderwick Chronicles isimleri hafızanızı tazelemek için birer ipucu. En son 2011 yapımı Take This Waltz’de ve 2012 yapımı For A Good Time, Cal… ile perdeye dönen Seth Rogen‘ı önümüzdeki ay Barbra Streisand‘ın oğlu olarak göreceğiz. Filmin adı The Guilt Trip, trailer’ı ise şurada:

Mixtape: Obama vs. Romney

  Dananın kuyruğu kopacak


Dünyayı yöneten ülkenin seçimleri, aylardır dünyanın gündemini meşgul ediyor.

Bize göre oldukça değişik bir siyasi sisteme sahip Birleşik Devletler‘in uzun seçim maratonu bu gece sonuç bulacak. Çoğu Amerikalının haritada yerini gösteremediği üçüncü dünya ülkelerini bile oldukça yakından ilgilendiren seçim sonuçları, güzide ülkemizin televizyonlarında da gerek canlı yayınlarla, gerek uzman yorumlarıyla yer bulacak.

Bilindik demokrat-cumhuriyetçi yarışını bu sene Amerika’nın ilk siyah başkanı unvanını taşıyan Obama ile, her yönüyle cumhuriyetçi klişesini layığıyla dolduran Mitt Romney sürdürüyor.

Sabah uyandığımızda Amerikan Rüyası‘nı kim devam ettirecek merak ediyoruz.

Bu da bizim seçimlere yaklaşımımız olsun. Buyrunuz :

A Yüzü 

    http://grooveshark.com/widget.swf

B Yüzü 

http://grooveshark.com/widget.swf

Geliyor: Depeche Mode İstanbul’da

Allahın hakkı üçtür..


Tekrar geliyorlar. Tekrar gideceğiz. 2009’da Dave Gahan‘ın hastalanması üzerine İstanbul konseri iptal edilmiş, planlar alt üst olmuştu. Dünya 2012’de sona ermez, 2013 bize nur yüzünü gösterir ise 17 Mayıs 2013‘te Maçka Küçükçiftlik Park‘tayız.

Biletler 1 Kasım‘da piyasada. Geleceğe yatırım.

Dev Kedi: Elizabeth Banks

Her role giden kadın ..

Munis… Tatlı..: Spider Man 2′de tipik gözlüklü sekreter imajlı Betty Brant‘ı hatırlayan var mıdır? Biz Elizabeth Banks’i  2006 yılında Scrubs izleyip kahkahalara boğulurken fark ettik. Hayallere boğulan JD‘nin yanlışlıkla hamile bıraktığı güzel doktor Kim Briggs olarak karşımıza çıkmıştı. Güzel sarışın kadın, küçük düşürücü komik rollerde oynamaz düşüncemizi yerle bir etti. Sacred Heart Hospital onunla güzelleşti.

Kedi Canını Senin : 2008’e geldiğimizde oldukça ürkütücü ismi ile bir anda dikkatleri toplayan ‘Zack And Miri Make A Porno‘ bizlere ateşle barutun yan yana durmayacağını hatırlattı. Kendisi burada Miri rolüyle rahatlığını konuşturup Scrubs‘la oluşturduğu seyircisinin beğenisi bir daha kazandı. Seth Rogen ile bizi önce bolca güldürüp ardından da sıkı bir romantik komedinin içine sürükleyen Banks, bizden biriydi.

Bu konuda seni ikna edeceğim : Ödül azmanı 30 Rock televizyon dünyasına girdiğinde Elizabeth Banks‘in bir daha hayatımızdan çıkmayacağı kesinleşmiş oldu. 2 Emmy ödülünü evine götüren Banks, ardından da The Hunger Games performansı  ile ciddi de olabileceğini gösterdi. Hali hazırda The Hunger Games : Catching Fire çekim aşamasında. Banks devam filminin kadrosunda.

Esas Oğlan: Armie Hammer

 Senin gülüşüne kurban 


Fakir Ama Gururlu: Aktör olmaya karar verip okulu bırakanlar kervanının son üyelerinden Hammer, önceden bankacı bir ailenin kendi halindeki yakışıklı çocuğuydu. Güzel yüzünü Gossip Girl, Veronica Mars, Desperate Housewives gibi büyük yapımlarda göstererek seyircinin kalbine, yönetmenlerin ise kadro listesine yüksek hızda giriş yaptı. Henüz üçüncü filmi olan Billy: The Early Years‘da başrol alarak karşımıza çıkması daha sonra olacakların habercisiydi.

Biz Sevişiyoruz: Justin Timberlake‘li The Social Network‘te ona biraz gıcık olsak da kusursuz fiziğine tam oturan Harvard Kürek Takımı‘nın yıldızları Winklevoss İkizleri rolü ile sayısız ödüle aday olan Hammer sadece görüntüden ibaret olmadığını kanıtladı. 2011 de Clint Eastwood imzalı J.Edgar‘da Leonardo DiCaprio ve Naomi Watts ile sahne alarak Holywood basamaklarını üçer beşer çıkmaya başladı.

Bitmesin Bu Rüya: Gülüşünü seyre doyamadığımız pek naif Hammer, bu sefer karşımıza her filminde bambaşka birine dönüşen Johnny Depp ile geliyor. The Lone Ranger, başrolünü Depp ile paylaşacağı 2013 tarihli yeni filmi. Beyaz şapkalı,siyah maskeli kovboyumuz ta kendisi. Yine büyük bir isim, yine büyük bir yapım Armie Hammer‘ın adını dilimizden düşürmeyeceğimizin garantisi.

Yeni Video: Lana Del Rey – Ride

 Lana yazdı, başrolde oynadı  


Bu hamleyi bekliyorduk. Mayhoş sesine Holywood Starlet temasını işleyen videolar çeken Lana Del Rey kendini tekrarlamaya başlamıştı ki yeni videosu Ride imdada yetişti. Lana, videoda asil, ağırbaşlı mahmur bakışlı ve bol makyajlı  kadın yerine sokak kızı imajına bürünerek karşımıza çıkıyor. Kendisi için büyük, müzik endüstrisi için küçük bir değişim olan yeni teması ise ‘çılgınım ama özgürüm’

Lana, videoda şarkıya girmeden önce tıpkı Lady Gaga ‘nın bol bol yaptığı gibi hikayeyi anlatarak başlıyor. Tam aklımıza Lady Gaga gelmişken yolda giden motorcu abileri ve motorun arkasında kıvırcık saçlı Lana Del Rey‘i görüyor ve Lady Gaga‘yı bir daha anıyor, ardından içimizden Judas‘ı mırıldanmaya başlıyoruz. Daha sonra videonun 10 dakika olduğunu fark edip Gaga‘yı anmaya devam ediyoruz. Dikkatimizi toplayıp klibe geri döndüğümüzde bol spreyli abartılı tipik Lana Del Rey saçı yerine kıvırcık bir Lana görmek şaşırtıyor. Çölde motor sırtında, o adamdan bu adama koşan trajik hayat kadınının saçlarının yapılı kalmasını kimse beklemiyordu zaten.

Buhran dolu bakışlar, sıkıntılı mimikler yerine kıvırcık saçlı Lana bol bol gülüyor. Hareketleri ve klibin hem başında hem de sonunda yaptığı hikaye anlatma bölümlerinde  bunu özellikle belirtiyor. 10 dakika gibi uzun süren bir videoda sansasyonel sahneler olmazsa olmaz. Daha önce kullanılan klişeler yerine Lana Del Rey’i müşterisiyle pinball masası üzerinde görüyoruz. Bu ayrıntı belki de klipte sıradan olmayan tek kısım. Amerikan bayrağına sarılı kız, çöl, iri motorcu abiler, kızılderili şapkası öyle bilindik ki.

İşte bahsettiğimiz Ride videosu burada, dikkatli izlerseniz yufka yürekli bir motorcunun Lana‘nın kıvırcık saçlarını nasıl şefkatle taradığını fark edebilir ve belki de hafifçe gülümseyebilirsiniz.

Gangnam Style: PSY Bu Sefer İngilizce

Oppa Gangnam Style 

Adam her yerde. PSY, gerçek adıyla Park Jae-sangGangnam Style videosu ile yepyeni Youtube ikonu olarak karşımıza çıktığında kimse bu kadar patlayacağını tahmin etmemişti. Videonun sayısız taklidi, yeni yorumları ortaya çıktı. Onlar da kendi başlarına fenomen oldular. PSY, bir çok internet bağımlısına ekmek çıkardı. Korece bilmeyen insanlar, şarkıyı ezbere söyler oldular. Şarkının sözlerinin çok ağır sosyal taşlamalar içerdiğini bilmeden, dansına odaklandılar. Daha sonra, tıpkı bu zıplayan abinin Berklee mezunu olduğunun yayılması gibi, şarkının içindeki göndermeler de öğrenildi.

Gangnam, adeta bir Nişantaşı ve Koreli ikoncanların buluşma merkezi. Berklee mezunu abimiz, bu eserinde yozlaşan Koreli genç nesle sesleniyor ve bunu yaparken de en büyük yozlaşma merkezi olan Youtube‘u kullanıyor. Amacına ulaştı mı bilinmez ama, onun da bu ikon dünyasının ekmeğine yağ sürdüğü aşikar. Tarihin en kalabalık konserlerinden birini vererek, uçsuz bucaksız bir alana doldurduğu binlerle bunu kanıtlamıyor mu?

4 Ekim’deki akıllara zarar PSY konseri 


PSY, anadilinde takılırken bile bir çok Amerikalı ünlü tarafından paylaşılmıştı. Britney Spears, Tom Cruise, Katy Perry gibi isimler videoyu sayfalarında  paylaştı. Videonun özünü oluşturan o dans, bir çok yerde flash mob olarak karşımıza çıktı. Büyük uluslararası markala reklamlarında jenerik müziği olarak Gangnam Style‘ı kullandılar. The Today Show, Elen De Generes Show gibi büyük yapımlarda yer aldı. Hatta Maroon 5 ve Nelly Furtado bile Gangnam Style‘a bulaştı.  

 Korece söylediği şarkısı ile milyonlara ulaşan PSY şimdi de İngilizce bir şarkı ile geleceğini söylüyor. Gangnam Style‘ın yakaladığı ilgiyi geçmesinin çok zor olduğunun kendisi de farkında. Videonun kendisinden çok tanınmasından da azıcık şikayetçi olan Park Jae-sang‘a birinin bunu önceden söylemesi gerekirdi.
Büyük ihtimalle hayal kırıklığı ile sonuçlanacak İngilizce şarkı çıkartmasını bekliyoruz. Kim bilir, belki yepyeni ve şaşırtıcı bir dans yaratır da Gangnam bile unutulur.

Yemek Kitabı: Grizzly Bear ve Çok Yönlülük

 Mutfakta rockstarın işi ne? 


Chris Taylor‘ı Grizzly Bear‘in bassçısı olarak biliyorduk. Sonra onun birden fazla enstrüman çaldığını gördük konserlerinde. Aynı zamanda grubun prodüktörü de olan Taylor çok yönlülüğünü halihazırda kanıtlamışken şimdi karşımıza bir diğer yönüyle geliyor. Bu seferki çok şaşırtıcı: Chris Taylor yemek kitabı yazıyor. 
Sex, Drugs & Rock n Roll felsefesi ile yetişmiş rockstar imajına hepimiz aşinayız. Ama evinde arkadaşlarına yemek partileri vermekten çok hoşlanan genç müzisyen olgusu bizim için çok yeni. Üstelik Chris Taylor‘ın kitabına odaklanmak için saklandığı mekan da oldukça romantik. New York‘ta, ormanlık arazide ev kiralayıp inzivaya çekilmiş. 
Kitabının ‘nasıl başlayacağını tam olarak kestiremeyen’ insanlara yol gösterici olacağını belirten Taylor adeta bir Emine Beder, bir Sahrap Soysal pratikliğinde 20 adet akşam yemeği tarifi hazırlamış. Çorbası tatlısı ara sıcağı ile her ayrıntısıyla düşünülmüş mönüler hazırlayan Taylor‘ın kitabını hayranlarının kapış kapış alacağını söylersek, ilginç bir şey söylemiş olmayız sanırım.  
Grizzly Bear, yaklaşık bir ay sonra son albümleri Shields‘ın tanıtımı için İngiltere turnesinde olacak. Dileriz Chris Taylor o vakte kadar kitabını yetiştirir. Shields‘dan Yet Again burada, afiyet olsun. 

Yeni Video: James Franco & Tim O’Kefee – Love in the Old Days

 Nerde o eski aşklar?  

Oskar adayı aktörümüz, esas oğlanımız James Franco, kendi elleri ile çektiği müzik videosu ile karşımızda.

Rhoe Island School of Design’dan sınıf arkadaşı Tim O’Keefe ile Daddy isimli gurubu kuran Franco, 25 Eylül‘de çıkan ilk EPleri ‘MotorCity‘nin ilk klibini yayınladı. ‘Love In The Old Days‘, Motown esintili gurubun pek yeni videsou.

Bu EP‘de Smokey Robinson’la çalışma kararından çok, Franco‘nun eski bir Motown hayranı olması guruba Motown tadının bulaşmasının asıl sebebi. James Franco ile Robinson‘ın EP‘den kısa bir süre önce tanışarak bir proje yaratmaları ise, Franco‘nun Robinson‘a attığı bir e-maile ve kısa bir telefon görüşmesine dayanıyor. Smokey Robinson‘ın teklifini anında kabul etmesi üzerine Franco oldukça şaşırıyor. Aktörün sadece bir telefonu ile projeye yeşil ışık yakan Robinson ise ortaya koydukları işten memnun olduğunu sık sık tekrarlıyor.

Bu adam neden bir anda müzik gurubu yaratıp, video yönetme hevesine girdi dersek, yanıt Franco‘dan geliyor. Her yeni gün, yepyeni insanların bu işe bulaştıklarını gören Franco, sınıf arkadaşını da alıyor ve uzun yıllardan beri hayranı oluğu Motown esintisini ardına alıp ben de varım diyor.

MotorCity‘nin dışında bir başka proje ile uğraştıklarını da açıklayan Franco bu sefer karşımıza 10-12 şarkılık bir albümle geleceğini söylüyor. Şimdilik MotorCity ile yetinip, Franco‘nun müzisyen yanına alışmaya çalışacağız.
İşte bizzat yönettiği Love In The Old Days aşağıda, bu ‘kafası karışık’ videoyu buyurun siz de izleyin.

Yeni Albüm: Bob Dylan – Tempest

 50.yılına denk getirdi  

Bob Dylan yaptığı müziği insanlarla ticari yollardan paylaşmaya karar verdiğinde tarih Mart 1962‘yi gösteriyordu. İlk albümünün yayınlanışı üzerinden tam 50 yıl geçmişken, Dylan 35. LP’si Templest ile eylül başında bizleri selamlıyor olacak.
,

Tempest on yeni şarkıdan oluşuyor. Her ne kadar hayali viking karakteri Jack Frost takma adını kullansa da, bu albümün de yapımcısı Bob Dylan. Şu an avrupa turnesiyle meşgul olan sanatçının eylül başında bizlerle olacak albümünün şarkı listesi aşağıda. Hazır kendisi İspanya’da iken :

Tempest:
  1.Duquesne Whistle
  2.Soon After Midnight
  3.Narrow Way
  4.Long and Wasted Years
  5.Pay In Blood
  6.Scarlet Town
  7.Early Roman Kings
  8.Tin Angel
  9.Tempest
10.Roll On John



.

Ortaya Karışık: Sigur Ros & Radiohead

Yenidoğan ünitesinde HalfNoise   

Paramore‘un eski davulcusu Zach Farro, HalfNoise ismini verdiği yeni grubuyla karşımızda.

Farro, 2010 yılında Paramore’dan ayrılmış ve yeni projelerini hayata geçireceğini açıklamıştı. Kardeşi Josh, Canon Blue‘dan Dan Brigham ve çocukluk arkadaşı Jason Clark‘la kafa kafaya verdiler.

Grubun tarzını Sigur Ros‘un İzlandik soğukluğu ve Radiohead‘in elektronik özelliklerinin bir bileşimi olarak anlatan Farro yayınladıkları ilk parçanın özellikle Free The House olmasını istemiş. Yeni projelerini müzik dinleyicisine en iyi bu şekilde anlatacaklarını düşünen HalfNoise ahalisinin yeni şarkısını dinliyoruz.

Şöhretin Bedeli: Sahte Maroon 5 Zirveyi Zorluyor

 Şöhret büyük dert 

Maroon 5 yeni şarkıları Payphone‘u 17 Haziran‘da yayınlamadan önce, şarkının cover versiyonu listelerde boy göstermeye başlamıştı. Precision Tunes adlı cover grubu, listelerde 14 numaraya kadar yükselmiş ve bu durum Maroon 5 prodüktörlerini bir hayli sıkıntıya sokmuştu. Son olarak şarkının iTunes‘ta 5 numarayı görmesi grubun oldukça canını sıkmış olmalı.

Bu gibi sahte single vakaları, gruplar tanıtım adına şarkılarının bir kısmını sanal ortamda paylaştıklarında sıkça görülür oldu. Normalde yayınlanan coverları hemen fark eden şirketler, orjinali hemen piyasaya sürerken Maroon 5 17 Haziranı bekleyerek Precision Tunes‘ın ekmeğine yağ sürmüş oldu.

Payphone, Precision Tunes‘ın ilk marifeti değil. Kendileri Drake, Nicki Minaj, Justin Bieber, Chris Brown ve Usher‘ın da şarkılarına aynı muameleyi göstermişlerdi. Aynı şekilde farklı bir grup, Can You Blow My, amerikalı şarkıcı Flo Rida ‘nın şarkısını coverlamış ve bu yüzden şarkıcı parçanın orjinalini daha erken bir tarihte yayınlamak zorunda kalmıştı.

Precision Tunes’ın başarısına ses çıkartmamak düşünülmüş bir reklam kampanyası da olabilir düşüncesi kafalarda belirmiyor değil. 1965-1985 yılları arasında benzer bir stratejiyi Pickwick Records uygulamış, şarkıların benzerlerini yayınlamışlardı.

Bütün bu olayların yanında Maroon 5 ‘ın Payphone için Mayıs ayında yayınladığı klip geliyor:

Yeni Albüm: Green Day – Uno

 Azıcık ucundan

Green Day yakında yayınlayacakları albümleri Uno için bir tanıtım videosu hazırladı. Geçtiğimiz aylarda sırayla UnoDos ve Tre adında üç yeni albüm çıkaracaklarını duyuran Green Day‘in albüm yayın tarihleri de açıklandı.

Üç aşamalı albüm serisinden Uno 25 Eylül‘de bizlerle olacak. Dos 13 Kasım‘da görücüye çıkarken Tre 14 Ocak tarihini bekliyor olacak. Bütün bu albümler ön sipariş için grubun resmi internet sitesinde hazır bulunmakta.

Adeta mini bir Avrupa Turnesi tadında Fransa, İtalya ve Almanya‘da konser verecek olan grubun American Idiot Müzikali de İngiltere’de yıl sonuna doğru sahnede olacak.

American Idiot ile listelere sıkı dönüş yapan, o günün gençlerini ve ergenlerini Boulevard of Broken Dreams ile ‘I walk alone, I walk alone’ diye söyleten Green Day, bu albümden 5 sene sonra yayınladığı 21st Century Breakdown‘la hayal kırıklığı yaşamış ardından da Awesome As Fuck isimli konser kayıt albümünü yayınlamıştı. Uno Dos Tre triolojisi ile nasıl bir dönüş yapacakları merak konusu. İşte Uno için hazırlanan video:

Yeni Video: Eternal Summers – Wonder

Acayip video şart

Virginialı indie pop üçlüsü Eternal Summers, 24 Haziran‘da yeni albümleri Corect Behavior’ı Kanine etketi ile yayınlayacak. Albüm öncesinde ilk parçaları Millions‘ı görücüye çıkaran üçlü, şimdi de Wonder isimli parçalarına klip çekti.
Madem indie müzik yapıyoruz, acayip video çekmemiz farz oldu felsefesi bu klipte de karşımıza çıkıyor. Varoşlarda geçen klibimiz egzantirik karakterlerle dolu. Wonder aşağıda, şarkı listesi daha da aşağıda.

24 Haziran’da yayınlanacak Correct Behaviour 10 şarkıdan oluşuyor:

 1.Millions
 2.Wonder
 3.You Kill
 4.I Love You
 5.It’s Easy
 6.Girls In The City
 7.Heaven and Hell
 8.Good As You
 9.Disappear
10.Summerset

Yeni Şarkı: Ultraista- Static Light

Taksit taksit


Radiohead ve Beck gibi grupların süper prodüktörü müzik üretim makinesi sayamayacağımız kadar ünlü isimle başarılı işlere imza atmış üstün kişi Nigel Godrich‘in yeni projesi Ultraista‘dan bahsetmiştik.

Grubun ilk çalışması Smalltalk‘ın videosunun ardından ikinci bir video Static Light için geldi. Yeni bir çalışmaları olacak mı sorusuna henüz cevap vermeyen Godrich şimdilik bizi parça parça yayınladığı görsellerle oyalıyor. İşte Static Light: