Ahmet Mert Çamgören

Boş zamanlarını boş geçirmeyi sever. Boş zamanlarını boş geçirmekten sonraki en büyük hobisi boş zamanlarında müzik dinlemektir.

YENİ VİDEO: LEONA LEWIS – FIRE UNDER MY FEET

Müzik yarışmalarından çıkan en başarılı isimlerden biri olan Leona Lewis, dördüncü stüdyo albümü I Am‘in ilk single’ı Fire Under My Feet için çektiği klibi yayınladı. Adele‘in Rolling In The Deep‘i gibi bol davullu, hareketli bir tarzda seyreden Fire Under My Feet‘te Leona Lewis vokal olarak da Adele‘in altında değil, belki de üstünde. Klip içinse Leona Lewis ileri matematik denklemleri çözen burkalı kız, bacakları olmayan atlet ve yüzünde leke olan balerin gibi aktörlerle stereotiplere eleştirel yaklaşan bir video çekmiş. Buyurunuz:

DÜNYA BÖYLE TEASER GÖRMEDİ: BAD BLOOD

Tidal‘a rakip var! Anlaşılan o ki büyük isimleri bir araya getirebilen tek insan Jay-Z değil. Taylor Swift, Instagram ve Tumblr üzerinden paylaştığı teaser posterlerle yeni klibi Bad Blood‘ı tüm dünyanın odak merkezine yerleştirdi. 17 Mayıs’ta çıkacak Bad Blood klibi içim kimler kimler toplanmış. Gigi Hadid‘den Ellie Goulding‘e, Paramore solisti Hayley Williams‘tan Zendaya‘ya, Lena Dunham‘dan Lily Aldridge‘e herkes var. Bütün karakterlerin kadın olması da büyük ihtimalle Bad Blood‘a “girlpower” temalı bir klip geleceğini işaret ediyor gibi. Taylor Swift’in kedileri Meredith Grey ve Olivia Benson‘ın -evet kedilerinin soyadı var- bile teaser posterleri mevcut. (Bu iki kedinin tanınırlıkları ve net değerleri muhtemelen Türkiye’deki ünlülerden kat kat fazla) Bunun son kadro olduğu da kesin değil. 17 Mayıs’a daha günler var, o yüzden Taylor Swift’in Instagram hesabını yakından takip etmenizi öneririz.

Ve bütün bu ünlülerin -ve kedilerin- bir de karakter ismi var. Taylor Swift‘inki Catastrophe mesela.

ts10

Joseph Kahn yönetmenliğindeki klibin uzunluğunun ne kadar olacağı da merak konusu. Bu kadar insanı kostümler içinde klibinde oynatacaksa Taylor Swift‘ten Bad Blood için kısa metrajlı film tadında bir klip bekliyoruz.

Shake It Off ve Blank Space‘ten sonra yine mutlak bir #1 ile geliyor 89’lu kızımız. Bir Taylor Swift depremine daha hazır olun. 17 Mayıs’ta ne kadar sosyal medya hesabınız varsa Bad Blood hepsini kuşatacak. Bizden söylemesi.

Bad Blood klibi, Taylor Swift‘in 14 adaylıkla adaylıklarda lider durumda bulunduğu Billboard Müzik Ödülleri‘nde prömiyerini yapacak.

 

ts1

ts3

ts4

ts7

ts8

 

ts9

 

ts2

 

ts6ts5

 

OST #22: METROYU ALAN ETİLER’İ GEÇTİ

Sizleri bilemeyeceğiz ama biz Avaz yazarları olarak hepimiz Boğaziçi öğrencileri (ya da mezunları) olduğumuz için 43R, 559C veya 59R gibi belki de sizin için bir anlam teşkil etmeyen harf ve rakam kombinasyonlarını kabuslarımızda görmeyi alışkanlık haline getirmiş insanlarız. Akmerkez‘in trafiği mi Etiler‘in trafiği mi dersiniz bir Boğaziçi öğrencisini böylesine yıldıran? NusrEt‘te kendinden geçenleri ya da Limonata‘da keyfine keyif katanları izleyerek derse yetişememenin hüznünü de en iyi biz biliriz. Ama artık yılmak yok! Artık bizim de tatlı mı tatlı rengarenk bir metromuz var. Eğer ki şahit olduysanız metronun neon renkli duvarlarını yalayan o insanlar bizlerdik. İnsan böyle günlerde gerçekten Marmaray açılışında kendinden geçen Zeytinburnulu kardeşlerini anlıyor.

OST #21: İYİ HUYLU BORDERLINE

Hani bazen olur ya Yıldız Tilbe‘den damar bir şarkı açıp sigaranızı yaktıktan sonra çayınızdan bir yudum alırsınız. Ve hani bazen de olur ya o dinleyip efkarlandığınız şarkı bittikten sonra sıradaki şarkıya geçişte yaşanan o 5-10 saniyelik sessizlikte canınız One Direction dinlemek ister. Hayır, bu hiçbir zaman olmaz. Ama ana fikri aldınız herhalde. Size burada “borderline” kişilik bozukluğu hakkında ansiklopedik bilgi de verebiliriz ama vermeyeceğiz. Bu listeyle işiniz bittiğinde zaten ne olduğunu çok iyi anlayacaksınız. Hepimizin her gün yaşadığı genelde kulakta nükseden borderline dinleyiş bozukluğu için sizi şöyle alalım:

Panzehir niyetine mutlu ve tatlı bir liste ihtiyacı hissederseniz şöyle,

Artık bu dünyada yaşamak istemediğinize karar verdiyseniz de şöyle alalım.

YENİ VİDEO: BRANDON FLOWERS – LONELY TOWN

Yepyeni tarzıyla solo kariyerinin dizginlerini tekrar eline alan Brandon Flowers, The Desired Effect‘e bir aydan az bir süre kalmışken albümden üçüncü şarkı olan Lonely Town adlı yeni şarkısını yayınladı. Şarkıya tatlı da bir klip eşlik ediyor. Her ne kadar kliplerde Brandon’ı görmek istesek de, bu sefer evinin içinde kulaklığını takmış bir kızı şekilden şekle girerken izleyebiliyoruz sadece. Buyurun:

REMIX: TINASHE – ALL HANDS ON DECK (SMOKO ONO)

Geçen sene 2 On ile dikkatleri üzerine çeken Tinashe, 2015’te de All Hands On Deck ile alıp yürüyecek gibi duruyor. Dünya turnesini bitirip kusursuza yakın Amethyst mixtape’inden sonra All Hands On Deck ile bu sene yayınlanan en iyi kliplerden birine imzasını atan hem çalışkan hem de yetenekli Tinashe‘nin arkasında artık Kanye West de olduğuna göre Tinashe‘yi durdurmak zor olacak.

Tinashe ve All Hands On Deck, hak ettiği büyük ilgiyi toplamaya başladı bile. Şarkıdaki pürüzsüz Tinashe vokallerinin altına döşediği müthiş zamanlanmış davullarla harika bir beat yaratan Smoko Ono‘nun şarkıyı baştan yorumladığı nefis All Hands On Deck remix’i bizce en az şarkının kendisi ve videosu kadar güzel. Parçanın sonundaki gitar yorumları da şekerparenin üstündeki fıstık gibi.

YENİ VİDEO: FLORENCE + THE MACHINE – SHIP TO WRECK

Şarkının 9 Nisan’da yayınlanmasından 4 gün sonra Florence + The Machine büyüleyici performansıyla Coachella sahnesini salladığı sırada Ship To Wreck‘in klibi de bizlere ulaştı. Yine bir Vincent Haycock eseri olan Ship To Wreck videosu kızıl frontwoman’ımız Florence Welch‘in kendi evinde geçiyor. What Kind Of Man ve St Jude kliplerinde olduğu gibi Ship To Wreck de bol yoruma açık simgeler ve hareketlerden oluşuyor. Klibin Florence Welch’in evinde çekilmesinin yanı sıra klibin kurgusu da Ship To Wreck‘in belki de grubun şu ana kadarki en kişisel klibi olduğunu düşündürdü bize. Kararı size bırakalım:

YENİ ŞARKI: VIC MENSA – U MAD (FEAT. KANYE WEST)

Cumartesi günü Coachella’da (biz de ağlayarak izledik) sahne alan Vic Mensa, Kanye West‘i konuk ettiği U Mad parçasını Soundcloud hesabında paylaştı. Kanye West’in merakla beklediğimiz albümü So Help Me God‘ın açılış parçası Wolves‘ta da Sia ile birlikte yer alıyor Vic Mensa. Gümbür gümbür patlayan U Mad için şöyle alalım:

YENİ VİDEO: BRANDON FLOWERS – STILL WANT YOU

Can’t Deny My Love ile haberini aldığımız yeni Brandon Flowers albümü The Desired Effect‘ten ikinci şarkı olan Still Want You da yayınlandı. Still Want You ve Can’t Deny My Love‘a bakacak olursak albümün ve Brandon Flowers‘ın tarzının alacağı şekil apaçık bir şekilde ortaya çıkıyor gibi. Röportajlarında “Radyoda çalınmak istiyorum ve bunu söylemekten utanmıyorum.” gibi söylemlerde bulunan Brandon Flowers’ın böyle radyoya göz kırpan iki şarkıya imza atması çok da şaşılacak bir durum olmadı bizim için.
Bu sefer siyah-beyaz bir kliple izlediğimiz Brandon Flowers’ın çekim alanı yine kaçamayacağımız kadar geniş ve güçlü. Siyah-beyaz bir klip bu kadar eğlenceli olabilirdi sanırız ki. Still Want You henüz YouTube’da mevcut değil ama klibi şuradan izleyebilirsiniz.

brandonflowers

Klipte Brandon Flowers’ı dans ederken bile görebilirsiniz.

OST #20: BEYAZ GİYME PİS OLUR

Mevsim normali” lafını lugatımızdan kaldıran son yılların dengesiz iklimine bir de böyle “nisan yağmuru” gibi saçma sapan anomaliler eklenince insan ne yapacağını şaşırıyor haliyle. “Hırka mı mont mu?” diye düşündüren serin ama güneşli sabahları takip eden cehennem sıcağı bir gün ve ayaz geceler bünyemizle oynadığı gibi bizleri insanı kendinden şüphe ettirecek boyutta kararsızlıklara da sürüklüyor. Hangimiz gece çok eser diye gündüz tişörtle çıkarken montumuzu çantamıza atıp bavul gibi gezdirmedik ki? Ya da çanta taşımayı reddedip gece donarak ölmemek için gündüz otobüslerde montun içinde kaşar gibi erimeyi göze almadık? Tanıdık geldi mi? Ebru Gündeş’in “şimdilik araftayım” sözlerini bahar mevsimi için yazdığı yönünde temeli sağlam istihbarat aldık.

Bu dengesiz bahar günlerinin en büyük sorunlarından biri de “beyaz ayakkabılar“. Biliyoruz ki siz de kışın başında sezon sonu reyonundan kelepir aldığınız gıcır beyaz spor ayakkabılarınızı giyip ortamda şekil yapmak için havaların düzelmesini dört gözle bekliyordunuz. E tabi insanlar sabırsız varlıklar. Yaz gelmeden sahtekar güneşin yüzünü görür görmez görücüye çıkarılan bu beyaz ayakkabılar aniden gelen saçma yağmurla pert olunca insanın içi bir acıyor. O yüzden biz biz olalım ve meteorolojiden haberi almadan evden çıkmayalım. (Tecrübeyle sabittir.)

YENİ VİDEO: BEYONCÉ – DIE WITH YOU

Tam Tidal‘ın yarattığı dalgalar dinmeye başladı demişken Tidal cephesinden yeni haberler geldi. Beyoncé‘nin videoyu da kendi çeken eşi Jay-Z için söylediği Die With You çiftin evlilik yıldönümlerinde sadece Tidal üzerinden izlenecebilecek bir şekilde paylaşıldı. Videoda şaşırtıcı olan şey bugüne kadar herhangi bir enstrüman çalarken görmediğimiz Beyoncé’yi piyano başında görmek oldu. Anlaşılan Die With You ilk de olmayacak. Nicki Minaj da bugün attığı bir tweet ile Tidal’a özel çekimleri olduğunu paylaştı.

 

 

YENİ VİDEO: AZEALIA BANKS – ICE PRINCESS

Azealia Banks, geçenlerde bahsettiğimiz interaktif videosu Wallace‘ın daha henüz etkisinden çıkamadan yine yapacağını yaptı. Azealia Banks, albümü Broke With Expensive Taste‘ten mutlak favorilerimizden olan Ice Princess‘ın -hatta 2014 yıl sonu yazar listelerimizde birden fazla yazarın ilk 10’undaydı- ürpertici derecede “cool” videosunu yayınlandı. Konu Azealia Banks olunca videonun ne kadar çılgın ve anlam veremediğimiz nesnelerle bezeli olduğunu söylememize gerek yok sanırsak. Videoyu iyi izleyin, çünkü bu Azealia Banks‘in bu yaz paylaşacağını duyurduğu mixtape çalışması Fantasea II: The Second Wave öncesi -2012’de paylaştığı Fantasea’nin devamı niteliğinde- bize sunduğu son materyal olabilir. Frozen prensesi Elsa’yı kıskandıracak buzdan sarayının balkonundan ordu birliklerini selamlayıp devasa yılanının sırtında arşa yükselerek kavrayamadığımız boyutlardaki bilinmeyen nesneleri buza çeviren donmuş bir medusayı canlandıran Azealia Banks‘in bu klibinin yönetmen koltuğunda We Were Monkeys var.

FEATURING: JHENÉ AIKO

2013’te çıkardığı Sail Out EP‘si ile dinleme fırsatı bulduğumuz Jhené Aiko, hiphop/R&B aleminde yaptığı işbirlikleriyle bu süre zarfında adından söz ettirir oldu. Beklediğimiz çıkış albümü Souled Out ise 2014’te Tinashe ve FKA Twigs gibi isimler ile birlikte “kadın R&B çıkış albümlerinin yılı” yapan albümlerdendi. Öyle ki Souled Out son dağıtılan Grammy ödüllerinde En İyi Urban Contemporary albümü ödülüne Beyoncé ve Pharrell‘la birlikte aday oldu. (Fakat Pharrell’a kaybetti.) Aday olduğu diğer iki kategoride de üzücü bir şekilde kazanan olamadı.

Neden Jhené Aiko’yu iyi bir gelecek bekliyor?: Çıkış döneminde 3 Grammy adaylığı aldı. Çok promo olmadan ilk albümü ile Billboard 200’de 3 numaradan giriş yaptı. Şimdiden Drake ve Big Sean gibi mevcut sektörde büyük isimlerle çalışıyor.

Gelelim Aiko’nun konuk olduğu şarkıların aşırı doz rap, hiphop ve r&b içeren güzel listesine.

Drake – From Time: Başarılı hiphop albümlerinden biri olan Nothing Was The Same’in bir parçası da From Time ile Jhené Aiko’ydu. Yumuşak vokalleriyle şarkının “chill” havasına olan katkısı büyük.

Nick Jonas – Chains (Remix): Aiko, geçenlerde hiç de bir gün övmeyi beklemediğimiz Nick Jonas‘ın Chains şarkısının remix versiyonunda yer aldı. Remix desek de şarkının orijinalinden tek farkı şarkıda Jhené Aiko olması. Chains Aiko’nun şu an için en güncel işbirliği.

Big Sean – Beware: Big Sean‘ın 2013 albümü Hall Of Fame‘in ana single’ı Beware‘de Lil Wayne ile birlikte Jhené Aiko da işbirlikçilerden biriydi. Şarkıyı başarıya ulaştıran en büyük etkenlerden biri de oldu aynı zamanda.

Common – Blak Majik: Common son zamanlarda daha çok John Legend ile birlikte yaptığı Glory ile gündeme geldiyse de çok göz önünde olmayan Jhene Aiko’lu Blak Majik bu sene bir Grammy adayıydı.

Chris Brown – Drunk Texting: 2012’de Fortune ile yaşadığı fiyaskodan sonra 2014’te X ile iyi bir dönüş yapan Chris Brown‘a albümün kapanış şarkısı Drunk Texting‘de eşlik eden yine Jhené Aiko’ydu.

Omarion – Post To Be: 3 tane R&B’ciyi bir araya koyunca ne olur? Omarion, Post To Be‘de Chris Brown ile Jhené Aiko’yu tanıştırıyor.

Kendrick Lamar – Growing Apart (To Get Closer): Şu sıralar To Pimp A Butterfly ile ortalığı kasıp kavuruyor Kendrick Lamar. Henüz kariyerinin başlarında mixtape olarak kabul edilse de ilk albümü de diyebileceğimiz Overly Dedicated‘ın giriş parçası Growing Apart (To Get Closer) şarkısında yer almıştı Jhené Aiko. Fazla zorlama bir tespit girişiminde bulunursak Jhené Aiko’ya Kendrick Lamar’ın diskografisine birlikte başladığı isim diyebiliriz.

Childish Gambino – Pink Toes: Albümü Because The Internet ile bu sene En İyi Rap albümü kategorisinde Grammy adayı olan rap’in yükselen isimlerinden biri Childish Gambino. Jhené Aiko, Pink Toes ile Because The Internet’te de yerini almış.

J. Cole – Sparks Will Fly: Single çıkarmadan, promo yapmadan, haber bile vermeden 2014’ün en çok satan hiphop albümü 2014 Forest Hills Drive‘a imza atmıştı J. Cole. Bir önceki albümü Born Sinner‘ın kapanışını yapan Spark Will Fly‘da yine Jhené Aiko’yu görüyoruz.

YENİ VİDEO: CHARLI XCX – FAMOUS

Aldığımız izlenim o ki Charli XCX bu gidişle Sucker‘daki bütün parçaları kliplendirecek. Albümden gelen beşinci klip olan Famous, Charli’nin en eğlenceli ve renkli klibi olabilir. (Charli XCX’ten bahsettiğimiz için bu büyük bir niteleme.) İnternet kültürü ve sosyal medya bağımlılığını sarkastik bir şekilde eleştiren oldukça sürreal Famous klibinin YouTube Music Awards kapsamında yayınlanması da gözümüzden kaçmayan ironik bir durum açıkçası.

YENİ ŞARKI: BRANDON FLOWERS – CAN’T DENY MY LOVE

2010’da çıkardığı Flamingo‘dan sonra solo kariyerine ara veren The Killers‘ın karizmatik solisti Brandon Flowers, bu süre zarfında yeni materyal bağlamında sadece 2012’de The Killers ile Battle Born’u bizlere sunmuştu.

5 senelik aradan sonra yeni solo albümü The Desired Effect‘i şubat ayında duyuran Brandon Flowers, albümü önsatışa sundu ve albümden duyacağımız ilk şarkı olan Can’t Deny My Love‘ı görücüye çıkardı. Buram buram 80’ler kokan Can’t Deny My Love her şeyiyle bir Kate Bush şarkısı da olabilirmiş.

Can’t Deny My Love klibi ve The Desired Effect için sıra sıra teaser’lar yayınlandı:

Flowers, şarkıyı dün The Tonight Show with Jimmy Fallon’da canlı söyledi. Darren Beckett ile şarkıyı nasıl yarattıklarını anlatan video için:

 

Can't Deny My Love single kapağı / The Desired Effect albüm kapağı

Can’t Deny My Love single kapağı / The Desired Effect albüm kapağı

Albümün parça listesi ise şöyle olacak:

  1. Dreams Come True
  2. Can’t Deny My Love
  3. I Can Change
  4. Still Want You
  5. Between Me And You
  6. Lonely Town
  7. Digging Up The Heart
  8. Never Get You Right
  9. Untangled Love
  10. The Way It’s Always Been

YENİ VIDEO: FLORENCE + THE MACHINE – ST. JUDE

Gün geçmiyor ki Florence Welch ve Vincent Haycock‘un Meksika çıkarmasının yeni ürünleri ortaya çıkmasın. How Big How Blue How Beautiful ve What Kind Of Man videolarından sonra yine Orta Amerika taraflarında çekilen klibiyle yeni şarkımız St. Jude, 2 aydan çok az fazla bir süre içinde çıkacak olan albüm için ağzımızı sulandırmaya devam ediyor. Vincent Haycock yönetmenliğinde bir görsel sinematik şöleni daha izleme keyfine hemen aşağıdan ulaşabilirsiniz.

 

İNCELEME: MARINA AND THE DIAMONDS – FROOT

Marina Diamandis‘in bir alter ego yaratıp karşı çıktığı şeyleri canlandırdığı farklı bir konsept albümü olan 2012 çıkışlı Electra Heart‘tan sonra hem yeni albümün tarihi hem de yöneleceği müzikal yolu merakla takip ediyorduk. Diamandis’in üçüncü albümde yoluna nasıl devam edeceğini merak etmemizin nedenini ise şöyle belirtelim: Çıkış albümü The Family Jewels‘taki oldukça belirgin indie pop tarzdan Electra Heart‘ta mainstream’e göz kırpan bir elektropop tarza 180 derece bir dönüş yapmış olması….

Albümden beklentilerimizi şekillendirecek ilk haberci olan ve albüme de adını veren Froot, geçtiğimiz sene 10 Ekim’de Marina’nın doğum gününde paylaşıldı ve 11 Kasım’da dijital olarak yayınlandı. Froot, tarz olarak The Family Jewels ile Electra Heart’tan doğma. Her iki albümden de elementler bulunduran melez bir şarkı gibiydi. Bu bizi daha da heyecanlandırdı tabi. Froot ile birlikte albümün kapağı gün yüzüne çıktı ve parça listesi de duyuruldu. Ayrıca albüm 6 Nisan 2015 olarak açıklanan yayınlanma tarihiyle önsiparişe sunuldu. Fakat Marina bir de sürpriz duyurdu. Albümü önsipariş eden herkes albüm yayınlanana kadar ay ve günün tekrar ettiği tarihlerde, (bkz. 12 Aralık 12/12) albümden Marina tarafından seçilen bir şarkıyı edinebilecekti. Ve albümdeki şarkılar bir meyveyi temsil edecekti.

Bu uygulamaya “Froot of the Month” adını verdi Marina. Kendi formülasyonu doğrultusunda her ay peş peşe sırasıyla çıkarıp kliplendirdiği Happy, Immortal, I’m A Ruin ve Forget‘ten sonra albümün internette sızdırılması üzerine 6 Nisan olarak açıkladığı tarihi geri çekti ve albüm 13 Ocak 2015‘te aniden yayınlandı. Froot çıktığı gün Birleşik Krallık‘ta #1, Amerika‘da #2, ve Türkiye‘nin (#6) de içinde olduğu birçok ülkede ilk 10’da yerini aldı. Diamandis’in memleketi Yunanistan‘da da albüm 2 numaradan giriş yaptı.

Albüme gelecek olursak… Froot tarz olarak ne The Family Jewels’a ne de Electra Heart’a benziyor diyebiliriz. Marina and the Diamonds kendini tekrar etme yanlışından yine ustalıkla sıyrılmış. Zaten yaratıcılığı ve yeteneğinden pek bir şüphemiz yoktu. Şu ana kadar en iyi albümü diyemeyiz ama bu unvan için oldukça sağlam bir aday.

Happy, kolay dinlenebilirliği ile yerinde bir giriş parçası olmuş albüm için. Şarkının başı yalnızca Marina’nın çiğ sesi ve minimal piyano tınısı ile oldukça etkileyici. Melankolik şarkı sözleri de eklenince Happy, kulaklarınızda tatlı ekşi bir tat bırakıyor. Zaten temsil ettiği meyve de “limon“.

Sembollemeleri ve alegorileriyle çıktığı günden beri neyi anlattığı hala tartışılan Froot, Marina’nın yaptığı işlerden farklı olduğu gibi albümün kalanına göre de farklı bir konumda. Bu tarzda baskın ve yoğun synth geçişleri Marina and the Diamonds şarkılarında rastladığımız ve beklediğimiz bir şey değil doğrusu. Introlar, verse’ler, geçişler ve nakaratlar arasında her aralıkta seyreden vokal oyunları da cabası. Her anlamda oldukça çok katmanlı bir şarkı olan Froot albümün de en iyilerinden.

I’m A Ruin, bence herkes tarafından beğenilebilecek ve yeterli bulunabilecek iyi bir şarkı. Demek istediğim “catchy” dediğimiz olayın tanımı. Temposu ve sözleriyle akılda istemsiz yer ediyor. Electra Heart’ta Lies‘ın, Froot’taki dengi I’m A Ruin. (Dubstep beat’leri çıkarırsak tabi.)

Blue albümün yıldızlarından. Froot’un Forget ile birlikte dikkat çeken yüksek tempolu şarkılarından diyebiliriz. I’m A Ruin gibi oldukça “catchy” olmasının yanı sıra prodüksiyon ve vokal olarak da gayet başarılı. Şarkı sözleri olarak biraz Electra Heart’a göz kırpıyor.

Gimme love, gimme dreams, gimme a good self esteem.” … “Gimme everything, all your heart can bring.

Forget, arkada sürekli çalmaya devam eden güçlü davullar ve mutlu diyebileceğimiz bir melodiyle bangır bangır dönüyor. Ve fakat tekrar edilen sözleriyle kişisel pişmanlık ve kırgınlıkları anlatmak için garip bir şarkı olsa da albümün iyilerinden.

Albümün en zayıf halkası olan Gold, albümü baştan sonra dinlediğinizde arada kaynayıp fark etmeyeceğiniz “filler” dediğimiz şarkılardan. Şarkı boyunca monoton seyreden tempo ve dikkat çekici hiçbir özelliğinin olmaması, şarkıyı maalesef bu konuma sokuyor .

Do you really want me to write a feminist anthem? I’m happy cooking dinner in the kitchen for my husband.”

Albümün orta parçası Can’t Pin Me Down‘ın midtempo ve Retro trance havası aldatıcı olmasın. Sözleriyle toplumun onu sokmak istediği kalıplara baş kaldıran bir Marina’yı anlatıyor Can’t Pin Me Down. Onun sinirini tüm samimiyetiyle “motherfucker” deyişinden anlayabilirsiniz. Albümün gerek altyapısal olarak gerekse de lirik olarak en başarılı parçalarından.

Don’t wanna talk anymore. I’m obsessed with silence. I go home and I lock my door. I can hear the sirens.”

Solitaire albümün en karanlık parçası. Bir monotonluk Solitaire’de de sezilse de Electra Heart’taki Teen Idle modundaki “suicidal” hava ve aşırı melankoli ile Gold‘un aksine kulak vermek isteyeceğimiz farklı bir parça.

Better Than That, Gold’dan Solitaire’e kadar süren düşük-orta tempo seyri bir tık yükseltiyor. Marina’nın da kişisel favorisi olan Better Than That’in tek kusuru belirgin bir nakaratı olmaması. Bir kadın eleştirisi tadında olan parça albümün diğer satirikleri Can’t Pin Me Down ve Savages arasındaki bir köprü gibi adeta.

And God knows that sex is. A way to feel a bit, a little bit less lonely. Yeah, I tried to keep it covered up. Yeah, I thought I cut him at the root.

Lirik olarak albümün en feminen parçası Weeds.

I’m not afraid of God
I am afraid of man

Is it running in our blood
Is it running in our veins
Is it running in our genes
Is it in our DNA
Humans aren’t gonna behave as we think we always should
Yeah, we can be bad as we can be good

Underneath it all we’re just savages
Hidden behind shirts, ties and marriages
How could we expect anything at all?
We’re just animals still learning how to crawl

Bence albümün tepesi olan Savages, adeta bir “The Family Jewels flashback“. The Family Jewels’ta Mowgli’s Road ve Girls‘teki o sirk havasını çok net alabiliyorsunuz. Şarkı sadece ülkemizde değil dünyanın genelinde de her geçen gün gündem zirvesini zorlayan “insan hakları” hususunda yazılmış bir manifesto niteliğinde.

Savages albümün tepesi ise, Immortal Froot’un zirvesi. Sözleriyle, Marina’nın sesiyle ve söyleyişiyle, temposu ve melodisiyle baştan sonra sizi içine çekiyor Immortal. Hakkında yazılacak çok da bir şey yok çünkü şarkı kendi adına konuşuyor.

Her albümle olgunlaşan müziği ve söz yazarlığıyla on parmağında on marifet olan Marina Diamandis, Froot ile gelecek için bize büyük umutlar verdi. Bir süre buraları dinliyor olacağız.

PATAVATSIZLIKTA DORUK: NATALIA KILLS

Hiçbir zaman adını çok duyuramamış, hele son zamanlarda iyice hafızalardan silinmeye başlayan Natalia Kills, muhtemelen gündeme gelmek için büyük ihtimalle kariyerine mâl olacak riskli bir yola başvurmuşa benziyor. X Factor‘ün Yeni Zelanda versiyonunda kocası Willy Moon ile jüride yer alan Natalia Kills, yarışmanın cumartesi canlı yayınlanan bölümünde yarışmacı Joe Irvine‘ın performansından sonra yaptığı yorumlarla seyirciler ve internetten öğrenen insanlardan ve hatta kocası dışındaki jüri üyelerinden çok büyük tepki aldı. Egosu gözünü öyle bürümüş olacak ki Irvine‘ı takım elbise giydiği ve saç modelinde ufak bir benzerlik olduğu için kocasını kopyalamakla suçladı ve gerçekten çok ağır ithamlarda bulundu. Bu mantığa göre sanırız ki Justin Timberlake de “bu ikonik star” Willy Moon’a özeniyor. Bunun üstüne kocası Willy Moon‘un da bu yorumları devam ettirmesi daha büyük tepkiye yol açtı. Sonuç: Gelen tepkilerden dolayı çift yarışmadaki jüriliklerinden oldular. (Şutlandılar.)

Natalia Kills‘in dedikleri ise tam olarak şöyle:

Bayanlar ve baylar, sadece bariz olanı söyleyeceğim. Aramızda yansıma bir insan var. Kreatif dürüstlük ve sanatsal değere saygı duyan bir sanatçı olarak kocamı bu kadar kopyalaman midemi bulandırdı. Saçından takım elbisene kadar her şeyinle. Özgünlüğe verdiğin bir değer yok mu? Alay konususun. Sevimsizsin. Bu yaptığın iğrenç. Bu yaptığını kişisel ve sanatsal olarak korkunç buluyorum. Senin huzurunda sana fikrimi beyan edip onurlandırmaktan bile utanıyorum.”

Kocası Willy Moon da kırıcı sözler sarf ettikten sonra hakaretlerine şöyle devam ediyor:

Bunu söylemem gerekiyor. Bu iğrenç. Buna katlanamıyorum. Bu kesinlikle iğrenç. Kimliğinin olmaması mide bulandırıcı.

Neyse ki siz ekranı kırmadan önce jüri üyesi Melanie Blatt bu iki sanatçıya (!) ağzının payını veriyor.

İşin komik yanı ise Natalia Kills‘in tüm kariyeri boyunca (eğer ki varsa şayet) jeneriklik ve Lady Gaga ile Nicki Minaj gibi starları taklitle suçlanması.

Ve son olarak “sadece bariz olan espriyi yapacağız”: Natalia Kills Her Own Career.

 

OST #18: SABAH SABAH METAMORFOZ

Bu sabahtan beklentileriniz bazılarınız için tatlı bir morning wood, bazılarınız için kocaman bir kahvaltı, bazılarınız için öğlene kadar uyumaktı. Ama hayır! Bu sabah derisi çıtır, kafasında anteni koca kıskaçlı bir böceksiniz. Ne olduğu hakkında hiçbir fikriniz yok ama dün gece güzellik uykusuna yatan prensesten eser yok. Tek yapabildiğiniz salgılarınızı çarşaflara süre süre yatakta dört dönmek. Kafka‘nın Dönüşüm‘ü film olsa ilk sahnede fonda çalması muhtemel şarkılar tadında karanlık mı karanlık bir liste yaptık sizlere.

YENİ VIDEO: AZEALIA BANKS – WALLACE

Haylaz olduğu kadar yetenekli rapper Azealia Banks‘in çok beğendiğimiz albümü Broke With Expensive Taste‘in çok beğendiğimiz şarkılarından Wallace‘ın klibi dün yayınlandı. Fakat bu klibi gidip de YouTube’dan izlemiyorsunuz, çünkü bu interaktif bir klip çalışması.  Google Cloud Platform işbirliği ile oluşturulan çalışmada klibi izlerken siz de klipte yer alabiliyorsunuz. Tek ihtiyacınız olan bir adet webcam ve şu link. Tarayıcı olarak sadece Google Chrome’dan girebileceğinizi de söylemeyi unutmayalım.

Çalışmanın teaser’ı da şöyleydi: