OzgenurKorlu

Geri Dönüyor: Mad Men

Nihayet!




Dile kolay bitti mi, devam edecek mi diye merak ederek geçirdiğimiz tam 18 ay! Ama hasret 25 Mart’ta 2 saatlik bir bölümle sona eriyor, Mad Men geri dönüyor.
Dördüncü sezon finalini Tomorrowland adlı bölüm ile yapan dizide beşinci sezonun ne gibi sürprizlere gebe olacağı henüz belirsiz ama John Slattery (Roger Sterling), bu sezonun dizinin en iyi sezonu olacağına inanıyor. 
25 Mart’a kadarsa tesellimiz aşağıdaki videolar. Çok özlemişiz.


Tavsiye: Alcatraz

Karlı günlerin tesellisi



İzmir’e bile kar yağdığı, geleneksek medyadan sosyal medyaya her yerin kar görüntüleriyle dolup taştığı şu günlerde huzur, evde. 
Evde kapanıp kalındığında ise en güzeli yeni diziler izlemesi. Takip ettiğiniz üzere Alcatraz‘ı size daha önce anlatmış, J.J. Abrams‘ın bu yeni işini merakla beklediğimizi söylemiştik. Bu hafta dördüncü bölümü ile ekrana gelen dizi, karlı günlerin tesellisi.
Bilmeyenler için dizinin konusunu hatırlatalım. Herkes 21 Mart 1963’te Alcatraz‘ın resmi olarak kapatıldığını ve 302 azılı suçlu adadan transfer edildiğini zannetmektedir. Aslında o gün suçlular aniden ortadan kaybolmuşlardır. Olaydan 49 yıl sonra suçlular birer birer ortaya çıkmaya başlar. FBI ajanı Emerson Hauser (Sam Neill),  Dr. Diego Soto (Jorge Garcia) ve dedektif Rebecca Madsen’in (Sarah Jones) görevi, onları yakalayıp, olayın gizemini çözmektir.
Alcatraz’da şu sıralar olay temelde, her bölüm bir suçlunun ortaya çıkması ve onun yakalanması olarak görünse de, aslında gittikçe artan ve bizi heyecanlandırmaya başlayan bir gizem, inkar edemeyiz. Henüz ısınma turlarında olan dizi, kar yağışının arttığı ve takip ettiğimiz bir çok dizinin yayından kalktığı bir dönemde bir teselli. Bu tesellinin bir efsaneye dönüşüp dönüşmeyeceğini zaman gösterecek. Umarız J.J. Abrams yine kalbimizi kırmaz.

Esas Oğlan: Richard Armitage

Nam-iıdiğer Tharin oğlu Thorin Oakenshield.

Fakir ama Gururlu: İngiliz aktör olmak zor zanaattir. Önce tiyatroyla ilgilenip Shakespeare’e borcunuzu ödemeniz, ardından da BBC dizilerindeki zorunlu hizmetinizi tamamlamanız gerekir. Ne yazık  Richard Armitage da bir İngiliz’di ve her İngiliz aktörün vatan borcu olan bu görevleri yerine getirmeliydi.
.
Biz Sevişiyoruz: Viktoryen dönem dizileri, yetenekli İngiliz aktörlerin yıldızını parlatmak için birebir.   North and South da Richard Armitage için bir dönüm noktası oldu. Ardından gelen Robin Hood, Spooks ve Strike Back gibi dizilerle ünü pekiştirdi, sinemaya göz kırptı. İngiliz aksanlı rollerinin ardından Captain America: The First Avenger‘da Gestapo Heinz Kruger’ı canlandırması ise oldukça şaşırtıcıydı.
.
Bitmesin Rüya: 2012’nin hevesle ve merakla beklenen filmlerinden The Hobbit: Unexpected Journey‘de Thorin Oakenshield’ı canlandıracak. Bu rüyalar hiç biter mi? Film devamı var. The Hobbit: There and Back Again‘de de oynayacak İngiliz aktörümüz.
.

Esas Oğlan: Ashton Kutcher

 
Yakışıklı, uzun boylu, komik

Fakir Ama Gururlu: Hasta bir ikiz kardeş, sorunlu bir ergenlik ve Iowa Üniversitesi’nde bitmek bilmeyen partiler, yakışıklı bir adamın beyaz ekrana ait olduğunun açık göstergesiydi. Önce her yakışıklı, uzun boylu ve fotojenik adamın kaderi olan modelliğe yönelecek, sonra oyunculuğun ağır bastığını söyleyip yoluna That 70’s Show ile devam edecekti. İşte tam bu noktada biz, yakışıklı olmanın her şey olmadığını iddia ediyorduk.
Biz Sevişiyoruz: İdeal erkeğin yakışıklı ya da komik olarak tanımlandığı zamanlar bitti.  Ashton Kutcher, romantik-komedi filmleri ve şakacı kimliği Punk’d ile artık her yaştan kadının hayallerini süsleyecek mertebeye erişti. Üstelik aynı kategorideki diğer esas oğlanların filmografilerinde göz yaşı yüklü dramlar, ödüllü büyük performanslar bulunurken, Ashton Kutcher bunu The Butterfly Effect, The Gurdian ve Personal Effects‘ten ibaret drama oyunculuğu ve Just Married, The Boss’s Daughter, Spread, Killers ve No Strings Attached gibi romantik-komediler ile başardı.
 
Bitmesin Bu Rüya: Charlie Sheen yoksa Two & A Half Men” biter” tezini “neredeyse” çıplak sahneleriyle acımasızca çürüten Ashton Kutcher, önümüzdeki dönemde sosyal medyadaki paylaşımları ve bir yıldızlar geçidi olan yeni filmi New Year’s Eve ile yine yakışıklı, uzun boylu ve komik olacak. Böyle kaldığı sürece de bu rüyanın bitme ihtimali yok gibi gözüküyor.

2011: Foo Fighters

“Godlike Genius” ve tayfası


Neden Değerli?: Dave Grohl‘un NME tarafından Godlike Genuis ilan edilmesi, Wasting Light adlı dinle dinleye doyamadığımız bir albüm ve grubun 16 yıllık hikayesinin muazzam performanslar ve görüntüler eşliğinde anlatıldığı Back and Forth “2011 Foo Fighters’ın yılıydı” demek için yeterli değilse, başka ne yeterli olabilir ki?

Neyi Değiştirdi?: Nirvana ve yaptıkları 20 yıldır bizi ilk günkü gibi heyecanlandırmaya devam ederken, Dave Grohl’un Foo Fighters’ından 16 yıldır yüzümüzde gülümseme kulaklarımızda memnuniyetle bahsediyor olmamız büyük grupların dağılmasının büyük gruplara yol açabileceğinin kanıtı. Üstelik daha farklı, daha oturaklı ve bitmez tükenmez bir istikrar aşkıyla, başlangıçta tam tersini olacağını “öngörenlere” rağmen.

2012’de Nerede?: Biz rotalarının İstanbul’u göstereceği günü bekleyedururken onların gönüllerinde yatan aslan 2012’nin yepyeni bir albüme gebe olması yönünde. Hangi tarafın dileğini gerçekleşirse gerçekleşsin,  2012’de de Foo Fighters’ı konuşmaya doyamayacağımız kesin.

Yeni Film: Carnage

“Vahşi Tanrılar” için kurban gerek



Roman Polanski’nin yeni filmi Carnage veya Türkçe adıyla Vahşi Tanrılar 16 Aralık cuma günü vizyona giriyor.

Film konusu şöyle: Aynı okula giden çocuklarının kavgası üzerine Longstreet ve Cowan çiftleri bir araya gelip, çocuklarının sorunlarına bir çözüm bulmaya karar verirler. Ama bir apartman dairesinde çözüm için toplanan bu ekip kısa sürede raydan çıkar ve yeni sorunlar yaratmaya başlar.

Artık seksenlerine yaklaşan Roman Polanski‘nin hala aynı enerjiyle yeni filmler çekip, muazzam oyuncularla çalışıyor olmasını görmek heyecan verici. Daha geçen sene Ghost Writer ile aralarında 60. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde kazandığı Gümüş Ayı’nın da bulunduğu pek çok ödülle dönen Polanski’nin, Carnage ve heyecan verici kadrosuyla neler kazanacağını merakla bekliyoruz.

Heyecan verici kadro derken, Kate Winslet, Judie Foster, Christoph Waltz ve John  C. Reilly‘den söz ediyoruz. En çok hangisinin sizi heyecanlandırdığını bilmiyorum ama beni meraklandıran Inglourious Basterds‘daki Hans Landa rolüyle kendine hayran bırakan Christoph Waltz. Bu sefer bir Polanski filminde nasıl bir iş çıkaracağını merakla bekliyorum.

Carnage, Yasmina Reza‘nın Tony ödüllü aynı adlı oyundan Yasmina Reza ve Roman Polanski tarafından senaryolaştırıldı. Carnage’ı bir de tiyatroda seyretmek isteyenler için, bu ay İstanbul Devlet Tiyatrosu oyunu Ülkü Duru, Zafer Alagöz, Zerrin Tekindor ve İşdar Gökseven‘den oluşan bir başka muazzam bir kadroyla sahneledi. Henüz ocak ayı programı açıklanmadı ama umuyoruz ki oyun önümüzdeki ay da sahnelenecek.

Bir gerilim yaratma ustası olan Roman Polanski’nin Repulsion, Rosemary’s Baby ve Le Locataire‘den oluşan meşhur Apartman Üçlemesi‘nden farklı da olsa yönetmenin sevdiği mekanlarda birinde, bir apartman dairesinde geçen bu yeni filmi, yepyeni ilhamlara gebe, şiddetle tavsiye ediyoruz.

16 Aralık’ta sinemaseverlere Sherlock Holmes: A Game of Shadows ve Altın Koza Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü ile dönen Aşk ve Devrim‘in de vizyona girdiğini hatırlatmak isteriz. Sinema dolu bir hafta sonu en güzeli.

Esas Oğlan: Bradley Cooper

2011 yılının en seksi erkeği



Fakir Ama Gururlu: Sene 1999. People dergisine göre dönemin en seksi adamı Richard Gere. 16 Kasım 2011 itibariyle bu unvanın sahibi olacak adamsa Sex and The City ile ilk kez kamera karşısına geçiyor. Bu ilk karşılaşma ismini aklımıza kazımaya yetmese de mavi gözleri ve muazzam gülümseyişini unutmak mümkün değil.
Biz  Sevişiyoruz: Kitchen Confidential sadece 13 bölüm sürmesine rağmen bu süre, bırakın ismini aklımıza kazımayı, dağlara taşlara yazmamıza bile yetti. Artık ekran karışına geçtiğimizde yollarını gözlediğimiz tek bir adam var:  Bradley Cooper. Önce televizyonda Nip/Tuck ile, sonra sinemada Yes – Man, New York, I Love You ve He’s Not That Into You ile mest oluyoruz. Artık zirveye çıkması için son bir hamleye ihtiyacı var: Hangover.
Bu Rüya Bitmesin: Limitless ve Hangover 2‘nin sinemalarımızı ziyaret etmesinin ardından Bradley Cooper, 2012’de vizyona girmesi muhtemel dört yeni filmin hazırlıklarını sürdürüyor. Ama bu bize yetecek mi? Tabii ki hayır, yaşayan en seksi adamdan söz ediyoruz. Bu rüyanın bitmesinin imkanı yok, hele de böyle Fransızca konuşabiliyorken:

İnanılmaz: Wonderwall Yorumu

Pazar, hava kapalı da olsa pazardır



Pazar bir lütuf, pazar modern zamanlardaki en büyük nimet. Hava nasıl olursa olsun.
Alex Goot, gitarda, bateride ve piyanoda, yaptığı işin altından alnının akıyla kalkmasını becerebilenlerden. Aşağıda Wonderwall yorumu var, karanlık bir pazar gününe çok yakışacak cinsten.

Esas Oğlan: Justin Timberlake

Enerjik, haylaz, deli dolu   

Fakir Ama Gururlu: Dönem, boy-band dönemi. Kimler yok ki? Back Street Boys, New Kids On The Rock, ‘N Sync ve daha nicesi.  Sırf yaptıkları müzikle değil, bazıları yakışıklılıklarıyla da adından söz ettiriyor. Mesela ‘N Sync’nin solistini çok beğeniyoruz ama seviyoruz diyebilmemiz için henüz çok erken.
Biz Sevişiyoruz: Artık eminiz, çok seviyoruz. İsmi Justin Timberlake. Enerjik, haylaz, deli dolu. Onu durmak mümkün değil. Önce Justified ile solo kariyerine başladı, başlar başlamaz da 6 Grammy ve 4 Emmy kazandı. Yetmedi sinemaya da bulaştı.  Çıkardığı albümlerden daha fazla filmde oynadı.  Özellikle The Social Network ile yakın zamanda sinemada da ödüller kazanacağının sinyalini verdi, Friends With Benefits‘te Mila Kunis ile muazzam bir ikili oldu. Kalbimizi çaldı, rüyalarımıza girdi.
Bitmesin Bu Rüya: Son filmi In Time şu an vizyonda, Justin Timberlake yanı başımızda. Ama tabii ki bununla yetinmek istemiyoruz. Daha çok film çeksin, yeni şarkılar yapsın, tekrar tekrar Saturday Night Live‘e konuk olsun, rüyalarımız uzadıkça uzasın daha da güzelleşsin.

Esas Oğlan: Jude Law

Ve kader ağlarını ördü



Fakir Ama Gururlu: Henüz İngiliz aktör denilince aklımıza ilk gelen isim Hugh Grant. İlk karşılaşmamızla adını zihinlerimize kazıyacak adamsa tiyatro ile ilgileniyor. Tiyatro ile uğraşarak Tony Award‘ı ve Theatre World Award‘ı kazanabilir ama kalbimizi kazanmak istiyorsa, sinemada da boy göstermeli.

Biz Sevişiyoruz: Ve kader ağlarını ördü. The Talented Mr. Ripley‘de bronz teni, renkli gözleri ve bohem havasıyla sevdik onu ve tabi ki ismini hemen not ettik: Jude Law. Ama o zaten bize ismini unutturmamaya kararlıydı. Önce  BAFTA’da en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü kaptı. Sonra Cold Mountain ile aday olmadığı ödül bırakmadı üstelik Oscar‘a da çok yaklaştı. Sonrasıysa seveni ve sevmeyeni ile Closer, Jude Law kalbimizin tek sahibi.

Bitmesin Bu Rüya: Sherlock Holmes: A Game Of Shadows ile 16 Aralık’ta sinemalarımıza konuk olacak. Ama biz daha da yaklaşsın istiyoruz. Hazır Kevin Spacey gelmişken, Al Pacino‘nun geleceği kesinleşmişken Jude Law da gelse, Anna Christie‘yi bir de İstanbul’da oynasa, bu rüya hiç bitmese.

Yeni Film: Dark Shadows

Vampir akımına Tim Burton da kayıtsız kalamadı




Stephenie Meyer‘ın Twilight serisi ile başlayan vampir akımının onunla sınırlı kalmayacağını biliyorduk ama sıranın Tim Burton‘a da gelebileceği düşünmemiştik.

1966 – 1971 yılları arasında çekilen aynı adlı dizinin sinemaya aktarılması Dark Shadows. Tim Burton, bu filmde de ana asları Helena Bonham Carter ve Johnny Depp‘ten vazgeçmedi ama kadroda bizi heyecanlandıran başka isimlerde yok değil: Eva Green, Alice Cooper, Michelle Pfeiffer.
Son zamanlarda vampir efsanesine getirilen yeni bakış açıları varken, eskiye dönüş enteresan olabilir. Tabi hala vampirlerden sıkılmadıysanız.

Film, 4 Mayıs 2012’de vizyona girecek. Çekimleri hala devam ediyor ve henüz resmi bir fragman yayınlanmış değil ama dizi versiyonunu siz de bizim gibi merak etmişsinizdir diye düşündük:

İnanılmaz: Rolling in the Deep Yorumu

Keramet Rolling in the Deep‘te mi?


Linkin Park‘ın Rolling In The Deep yorumu şaşırtıcı ve çok iyi.

Glee’deki Lea Michele – Jonathan Groff düeti ise hala aklımızdan silinmedi.

Geçen hafta Alexa Narvaez‘e Home yorumuyla hayran olmuştuk ama bir de bu var:

Ama yine de bir de ondan dinlemenizi, daha da çok sevmenizi ve hayran olmanızı istiyoruz. İşte 13 yaşındaki Cihan Karaca‘nın Das Super Talent‘taki Rolling in the Deep yorumu:
http://www.timsah.com/getswf/v2/NTrVQhegLTN

Yeni Şarkı: She & Him

The Christmas Waltz




She & Him bir süredir klasik Christmas şarkılarından oluşacak albümleri A Very She & Him Christmas üzerinden çalışıyordu. Gruptan gelen en son açıklamaya göre albümün yayın tarihi 24 Ekim. Şarkı listesi aşağıda:

  1. “The Christmas Waltz”
  2. “Christmas Day”
  3. “Have Yourself a Merry Little Christmas” 
  4. “I’ll Be Home for Christmas” 
  5. “Christmas Wish” 
  6. “Sleigh Ride” 
  7. “Rockin’ Around the Christmas Tree” 
  8. “Silver Bells” 
  9. “Baby, It’s Cold Outside”
  10. “Blue Christmas” 
  11. “Little Saint Nick” 
  12. “The Christmas Song” 


Güzel haberlerimiz bununla sınırlı değil. She & Him bugün Facebook’taki sayfalarından albümün çıkış parçası The Chrismas Waltz‘ı paylaştı. Zooey Deschanel‘ın sesi eşliğindeki sıcakcık melodisiyle, havaların soğumaya başladığı şu günlerde ilaç gibi geldi.

http://player.soundcloud.com/player.swf?url=http%3A%2F%2Fapi.soundcloud.com%2Ftracks%2F25201397&height=84&show_artwork=false&color=3b5998&width=398

She & Him demişken, sizce de Zooey Deschanel gerçek bir dev kedi değil mi?

Tavsiye: Person of Interest

Hiç birilerinin sizi izlediği düşüncesine kapıldınız mı?



J.J. Abrams‘ın Alcatraz‘ından daha önce bahsetmiştik. Diğer yeni dizisi Person of Interest‘i ise izlemeden tavsiye etmek istemedik. İlk üç bölümü izleyip, memnun kaldıktan sonra da böyle güzel bir diziyi kaçırmanıza gönlümüz razı olmadı. Hazır yağmurlu hava, pazartesi sendromu ve okul bermuda şeytan üçgeninde sıkışmışken, daha da fazla bölüm kaçırmadan hemen izlemeye başlayın istedik.
Aslında dizinin senaryosu oldukça tanıdık. Minority Report‘tan hatırlayabileceğiniz, suçun işlenmeden durdurulması mevzusuna bu sefer uzak bir gelecekten değil, devletten tarafından dinlenmenin ve izlenmenin artık bir komplo teorisi olmadığı günümüz dünyasından bakıyor. Siz de benim gibi, aşina olunan şeylerin farklı bir şekilde sunulmasına yaratıcılık diyenlerdenseniz, memnun kalacağınızı garanti edebilirim.

Person of Interest’in en ilgi çekici yanı şüphesiz ki dizinin yaratıcısı Jonathan Nolan. Christopher Nolan‘ın kardeşi, bu sefer tek başına. Dizinin ilk üç bölümü, daha ziyade izleyiciyi olaya dahil etmeyi amaç edinse de, Jonathan Nolan’ın daha önceki işlerinin Memento ve The Prestige olduğunu unutmamak gerek. Bunun yanında J.J. Abrams dizilerinin klasiği flashback’ler burada da ortalığı karıştıracak gibi duruyor.
Dizide kendileri sevmemenin elimizde olmadığı iki muazzam adamın oynadığını da söylemeden geçmeyelim: Michael Emerson ve Jim Caviezel.
Bu arada tanıtım videosunda The Big Bang Theory ekibinin kullanılması da çok güzel olmuş.

South Park Belgeseli

9 Ekim’de

Bu sezon bitecek mi, bitmeyecek mi tartışmalarının ortasında sezon ortası finali yapan South Park‘ta olacakları bütün yaz çok merak ettik. Neyse ki gelen haberler yüreğimize su serpti. South Park, 5 Ekim’de 15. sezona kaldığı yerden devam edecek. Üstelik anlaşmalarını yenilediler. Her ne kadar Trey Parker ve Matt Stone‘un ne yapacağı  belli olmasa da 2013’e kadar “South Park bitiyor mu?” diye endişelenmeyeceğiz.
5 Ekim’de geri dönüşün ardından uzun zamandır planlanan South Park belgeseli 6 Days To Air: The Making of South Park, 9 Ekim’de Comedy Central‘de yayınlanacak. Belgesel bol kahkaha ve ilgiyle seyrettiğimiz dizinin bir bölümünün nasıl çekildiğini anlatıyor. Tabi ki özel ve güzel röportajlar ve görüntüler eşliğinde. Fragmanı hemen aşağıda.

Bu arada sezon kaldığı yerden devam etmeden önce şunu hatırlatmazsak olmaz: Şu ana kadar Kenny’nin 99 kere öldüğünü gördük, yüzüncüsü için özel bir bölüm bekliyoruz.

Yeni Video: Mor ve Ötesi

“Kaza raporu okur gibiyim, kendime bakarken”


Yorma Kendini, Araf, Sor ve Bisiklet‘in ardından Mor ve Ötesi klip için bu kez albümün en çok sevilen şarkılarından birini seçti: Kara Kutu.
Her ne kadar klibi Bisiklet‘inki kadar sevmesek de şarkı o kadar güzel ki bunu dert etmiyoruz. Bu arada Bisiklet’teki gibi burada da bir rakun var, gördünüz mü?

Yeni Sezon Başlamadan: Glee

Kaybedenler kaldığı yerden devam ediyor



Bir Broadway müzikalini sahneye koymak zor ve masraflı, hemen hemen herkesin kaybedenlerden olduğunu iddia ettiği bir dünyada, kaybetmek konusu klişe ve bu konuyu liseliler üzerinden anlatmaksa Türk dizi sektörünün bile bulaştığı bir numara. Bunların hepsini toplayıp, elini taşın altına koymaksa Glee. Başarıysa 2 sezondur onların yanında. Başarı yeni sezonda onlarla olacak mı göreceğiz ama yeni sezonda olması beklenen bazı şeyler aşağıda:

“Loser is the new winner” mottosuyla ilerledikleri yolda hala kazananlardan olamayan kahramanlarımızın arasına kazananlar dahil oluyor. Ocak ayında başlayan yarışma The Glee Project‘in kazananları Damien McGinty ve Samuel Larsen, bu sezon yedi bölümde oynayacaklar.  Damien McGinty, Rory isminde bir değişim öğrencisini canladıracak ve Brittany’lerin evinde kalacak.

Geçen sezon Sam’i oynayan Chord Overstreet, solo kariyerine yöneleceğini açıklayarak diziden ayrıldı. Onun Mercedes’te yarattığı boşluğu doldurmak için bu sezon diziye LaMarcus Tinker dahil olacak. Vannessa Lengies ise diziye dahil olan isimlerden bir diğeri o da Sugar Manta isimli karakteri canladıracak. Herkesin mükemmel şarkı söylediği dizi de nihayet sesi kötü olan birisini göreceğiz. Dizide bu sezon bir de geri dönüş var. Geçen sezon Rachel’ın annesi Shelby’i oynayan Idiana Menzel, bu sezon diziye geri dönüyor. Bu sezon Blaine’i oynayan Darren Chris ve Mike Chang’i oynayan Harry Shum daha fazla izleyeceğiz. Blaine’in New Directions’a katılacağı yönünde haberler var.

Bu sezon, McKinley High’ta bazı son sınıfta. Kurt, Finn ve Rachel’ın bu sezon mezun olacakları kesinleşti. Ama Ryan Murphy, Comic-Con’da bunun onlar için dizinin sonu olmadığını ve dördüncü sezonda da oynabileceklerini söyledi.

Cheerios’un yeni kaptanı, Santana olacak ama yardımcı kaptanın kim olacağı hala bir muamma.

3. sezonun ilk yarısında diziye konuk olacak ünlü sanatçı olmayacak ve şu ana kadar planlanan sadece bir tribute bölüm var ama kimin tribute bölümü olacak hala bilmiyoruz. Ben oyumu The Beatles’dan yana kullanıyorum, artık zamanı geldi.

Glee ekibi bu sene dizi ve film dışında işlere girişti. Vogue‘un gelenekselleşen Fashion Night Out‘un bu sene ki tanıtım videosunda onlar var. Üstelik cover’ladıkları parça da David Bowie‘nin Fashion‘ı.

Yeni sezonsa nihayet 20 Eylül’de başlayacak. Her ne kadar Dave Grohl, Kings of Leon ve Guns N’ Roses asla şarkılarını kullanmalarına izin vermeyeceklerini açıklasa da, piyasaya Smash gibi yeni ve güçlü bir rakip gelse de, biz Glee’yi hevesle bekliyoruz.

Mixtape: Steve Jobs

“Stay hungry, stay foolish”



“İç güzellik mi dış güzellik mi” tartışmalarının eskimediği bir dünyada, ikisini birden vaat eden bir şirketin nasıl bu kadar başarılı olduğunu anlamak zor değil.  Söz yarattığı marka bağımlılığına geldiğinde, rehabilitasyon merkezleri artık Apple bağımlılarına kucak açmalı. Sevenleri, sevmeyenleri ve bütçesi sevmeye yetmeyenleriyle Apple, bir markayı arzulamak denince ilk akla gelenlerden.

Hal böyle olunca bu şirketin arkasındaki adamı tanımamak imkansız. Bir Türk filmi edasıyla başlayan hayatını Amerikan rüyasına çeviren bu adam, eminiz ki pankerans kanseriyle mücadelesinde de bize yepyeni şeyler öğretecek. Dünya Tim Cook’un Apple’ın yeni patronu olmasını tartışa dursun, bu mixtape’in amacı Steve Jobs’a geçmiş olsun dilemek.


Keyifli dinlemeler.

A Yüzü
B Yüzü

Yeni Şarkı: Green Day

“Amy”



Club 27’ın son üyesi Amy Winehouse için Green Day de boş durmadı. Amy adını verdikleri şarkılarını geçtiğimiz günlerde konserlerinde çalan grup, bunun hemen ardından şarkının sözlerini internet sitelerinde yayınladı. Şarkının henüz kaydedilmiş versiyonu yayınlanmadığı için ne yazık ki konser kaydıyla idare etmek zorundayız.

Şarkı bizi hüzünlendirse de Green Day cephesinden gelen haberler sevindirici. Grup, yeni albüm için yepyeni şarkılar üretip, kaydetmeye tam gaz devam ediyor. Yeni albüm haberi yakındır.