ORADAYIZ

ORADAYIZ: BLUES SESSIONS ISTANBUL

Bu akşam Volkswagen Arena‘da unutulmaz bir Blues gecesi yaşamaya hazırlanıyoruz. Jimmy Burns, Katherine Davis, Dave Herrero Trio ve Mississipi Heat gibi isimlerin ve grupların sahne alacağı Blues Sessions Istanbul‘un bir de Elif Çağlar sürprizi var. Haftasonunun en güzel etkinliği için hala bilet bulmak mümkün. Akşam orada görüşmek üzere.

Etkinlik sayfası burada.

ORADAYIZ: THUNDERCAT

Flying Lotus, Erykah Badu ve Kamasi Washington gibi dev isimlerle çalışmış, Kendrick Lamar‘ın bu yılki şaheseri To Pimp A Butterfly‘ın baş mimarlarından Stephen Bruner aka Thundercat, yarın akşam, yani 8 Aralık‘ta Salon İKSV‘ye geliyor. Çıkardığı iki muhteşem albümün yanında 2015’in en iyi işleri arasına giren The Beyond/Where The Giants Roam EP’sinden de şarkılar duymayı beklediğimiz ve türlerarasında dolanacağımız konserin yılın son müthiş etkinliklerinden biri olacağına hiç şüphe yok. Biz pek tabii orada olacağız, sizleri de bekliyoruz.

Etkinliğin Biletix sayfası burada.

ORADAYIZ: NENEH CHERRY

Bu sene içimizi en çok kıpır kıpır eden konserlerden biri, yarın yani 30 Ekim‘de Salon İKSV‘de gerçekleşiyor. Elini atmadığı tür ve altından başarıyla kalkmadığı iş bırakmamış, Massive Attack’ten tutun da Gorillaz ve Pulp’a kadar pek çok büyük grupla çalışmış, günümüzde bile yarattığı etkiyi rahatlıkla gözlemleyebildiğimiz kutsal şahsiyet Neneh Cherry, bir kez daha İstanbul’a geliyor. Üstelik yanına başta son albümü Blank Project‘te olmak üzere sık sık birlikte çalıştığı RocketNumberNine ikilisini de alıyor. Blank Project’teki çoğu şarkının yanında Buffalo Stance ve Manchild gibi klasikleri de dinlemeyi umduğumuz konser, tam da “kaçırırsanız çok üzülürsünüz” cinsinden. O yüzden yarın Salon İKSV’de görüşmek üzere diyoruz ve kendisiyle yaptığımız ufak röportajı da şöyle paylaşıyoruz:

Öncelikle nasılsınız, nasıl gidiyor?

Teşekkür ederim, gayet iyiyim!

Müziğin daha alternatif tarafında yer almanıza rağmen büyük bir popülerlik ve başarı yakalamayı başardınız. Müzik piyasasının günümüzdeki durumu hakkında neler düşünüyorsunuz? Streaming servisleri arasındaki çekişmeler ve müzisyenlerin bu mecralardan kazandıkları paranın azlığı üzerine uzun zamandır süren tartışmalar, doğrusu bizim de kafamızı epey kurcalıyor. Sizin düşünceniz nedir?

Müzik “endüstrisinde” iyi ile kötünün her zaman birlikte var oldu. Şu an görüyorum ki anaakım radyo istasyonlarında ve alışveriş merkezlerinde Drake’in, The Weeknd’in ve kızım Mabel’ın şarkıları sık sık çalıyor. Bunlar benim çok sevdiğim müzisyenler, o yüzden endüstride iyi şeyler de oluyor diyebilirim sanırım!

Streaming savaşlarına gelirsek; tüm endüstrilerde demiryollarının genişliğinden tutun da trafiğin hangi taraftan akması gerektiğine kadar her zaman türlü türlü çekişmeler yaşanmıştır. Bu yüzden bu meselenin niye bu kadar büyütüldüğünü doğrusu pek anlayamıyorum. İnsanlar istedikleri bir şeyi istedikleri fiyata almayı HER ZAMAN başaracak. Hayat böyle. Müzisyenlerin aldığı paraya gelirsek; bazıları yıllardır çokça kazanmaya devam ediyor, bazısı ise pek kazanamıyor. En azından artık müzisyenlerin nasıl soyulduğu ve haklarının nasıl yendiği konusunda daha çok şey biliyoruz.

Müzik dünyasında her zaman feminizmin öncü isimlerinden biri olarak gösterildiniz. Günümüz popüler müzisyenlerinin feminizm anlayışı hakkında ne düşünüyorsunuz? Feminizmin rolünün popüler kültürde giderek daha çok büyüdüğünü gözlemliyoruz.

Ben bütün iyi kadınları ve bütün iyi erkekleri destekliyorum. Peki ben bir feminist miyim? Evet, kesinlikle öyleyim!

Geçtiğimiz yaz bir EP ve ardından da bir albüm çıkarmanız bekleniyordu. Bunları ne zaman duyacağız veya duyacak mıyız acaba?

(Gülüyor) Şaşırtmacalı soru!

Son olarak, İstanbul konseriniz için heyecanlı mısınız? Daha önce buraya bir festival kapsamında gelmiştiniz fakat bu sefer daha ufak bir seyirci kitleniz olacak. Beklentileriniz neler? Bizi neler bekliyor?

Ufak ve samimi konserleri çok seviyorum. Ayrıca (böyle mi ifade etmeliyim bilemiyorum ama) popülerden çok biraz daha “farklı ve ilginç” müzik yaptığım için daha az insana hitap ettiğimin ve konserlerden daha az para kazandığımın da farkındayım. Ama olsun, buna değer!

 

 

ORADAYIZ: MARİKA

Ellerinden çıkan her projeyi büyük bir merakla bekleyip heyecanla dinlediğimiz adamlar, Korhan Futacı, Barlas Tan Özemek ve Berke Can Özcan, bu akşam son harikaları Marika ile Salon’da! “Bol doğaçlamalı ve gürültülü bir caz performansı sizi bekliyor, hazır olun!” deniyor.

Hazırız, akşama oradayız!

Konser öncesi ısınma turları için daha fazlasına ihtiyacınız varsa sizi grubun Youtube kanalına yönlendirelim.

XXF – VERY VERY FRENCH: 2015

Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan ve gelenekselleşme yolunda hızla ilerleyen XXF – Very Very French Festival için tarihler belli oldu. 20 Kasım’da başlayacak olan festival için bu sene tek bir mekan seçilmiş. Fransız Kültür Merkezi önderliğinde bu sene Fransız müziği Babylon Bomonti‘ye taşınacak. Biz de gelecek isimlere şöyle bir göz attık.

Plaza Francia (20 Kasım)

Tango müziğiyle pop müziği bir araya getiren üçlü Plaza Francia, Catherine Ringer‘in güçlü sesiyle tutkulu bir açılış bizi bekliyor.

Grant Lazlo (20 Kasım)

Yine açılış günü sahne alacak Grant Lazlo ile electro-swing’e kucak açacağız.

Pony Pony Run Run (25 Kasım)

Fransız sahnesinden ilgimizi çeken isimlerden biri Pony Pony Run Run, festivalde de performansını en merak ettiğimiz grup. Gitarlı, danslı bir gece bizi bekliyor.

Brigette (2 Aralık)

Sylvie Hoarau ve Aurélie Saada ikilisinden oluşan Brigitte, grubun ismiyle de bütün Brigitte’lere de göz kırpıyor. Indie-Folk’un Fransızca’sıyla da güzel bir gece vaadediyor.

 Chinese Man (27 Kasım)

Caz’dan Funk’a, Raggea’den Hip-Hop’a türlü müzik türlerinden örnekler bulunduran kompozisyonlarıyla festivalin ilgi çekici isimlerinden.

College (4 Aralık)

Elektronik müzikteki başarısını Fransız olduğuna bağlayabileceğimiz bir isim Collage, “Fransızlar bu işi biliyor.” dedirtmek için geliyor.

Rone (4 Aralık)

Şöyle diyelim. Gerçek isimiyle Erwan Castex sahne adıyla Rone, Paris’te doğmuş müziğinde ilham için Berlin’e taşınmış. Siz ortaya neler çıkarabileceğini hayal edin. Festivale yakışır bir kapanış.

GELİYOR: HOZIER

2016’nın ilk isimleri düşmeye başladı bile. Hozier 3 Mart 2016’ta Volkswagen Arena‘ya konuk olacak. Pozitif’in Off The Hook serisine dahil olacak konser, 6 Aralık 2015 tarihli Editors konseriyle açılacak serinin devamı olacak. 3+1 müstakil kiliselere bakmaya başladık bile.

ORADAYIZ: THE CHARLATANS

Bu yazdan henüz umudu kesmemişken 14 Ağustos – The Charlatans konseri serin sular gibi geldi. Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşecek olan konser, bir BKM organizasyonu olmakla birlikte 21:00’da bizlerin ön sıralarda yerlerimizi almamızla hayat bulacak. 2011’den bu yana değişenleri de yad edeceğiz (bknz: Oradaydık: The Charlatans).

26 Ocak 2015’te yayınlanan albümleri Modern Nature‘ı canlı dinleme arzuları (artı tabi ki nostalji kotasından The Only One I Know, Love is the Key, You Cross My Path ve diğerleri) için geri saymaya başlayabilirsiniz.

ORADAYIZ: “KUZEY IŞIKLARI” SLY & ROBBIE MEET NILS PETTER MOLVÆR / THE ASTEROIDS GALAXY TOUR / KFKO

22. İstanbul Caz Festivali‘nde sıra bu müthiş kompozisyon, Kuzey Işıkları’nda. İlk önce Korhan Futacı ve Kara Orkestra ile hüzünlenip, The Asteroids Galaxy Tour ile kurtları döktükten sonra Sly & Robbie ile kendimizi raggae müziğin caz müzikle kesiştiği o noktada kendimizi bulacağız. Üstelik Sly & Robbie sahnesinde ünlü trompetçi Nils Petter Molvaær‘i konuk edecek. Küçük bir festival mahiyetindeki bu akşam için saat 7’de Uniq Açık Hava Sahnesi‘nde olacağız. Siz de bu akşamdan kulaklarınızı mahrum etmeyin.

Sly & Robbie meet Nils Petter Molvaær

The Asteroids Galaxy Tour

Korhan Futacı ve Kara Orkestra

ORADAYIZ: JOOLS HOLLAND & HIS RHYTHM AND BLUES ORCHESTRA FEAT. MARC ALMOND // IMELDA MAY

Başlık sizi korkutmasın. Aksine dolu dolu bir konsere dolu dolu bir başlık bizim çok hoşumuza gitti. Her müzik türünü bir patron yapsak patronların patronu Jools Holland‘ı, enstrüman başında ilk kez İstanbul’da canlı izlemek gerçekten güzel bir deneyim olacak. Önden çıkacak isim Imelda May ise gerçek bir rock n’ roll kadını. İstanbul Caz Festivali dahilinde gerçekleşecek konser için bu akşam saat 21.00‘de Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu‘nda yerimizi alacağız. Bize öyle geliyor ki efsane bir gece olacak.

ORADAYIZ: BOSTON GAY MEN’S CHORUS KONSERİ

Normalde 17 Haziran’da Zorlu PSM’de gerçekleşecek olan Boston Gay Men’s Chorus Konseri, “Müslüman bir ülkede Ramazan ayında böyle konser olmaz!” gibi müthiş bir gerekçeyle iptal edilmişti. Boğaziçi Üniversitesi‘nin sahip çıktığı konser, LGBTİ Çalışmaları Kulübü‘nün desteğiyle bugün saat 18:30‘da Güney Kampüs Otoparkı‘nda gerçekleşecek. Ücretsiz konserin biletleri, bilet sayısının arttırılmasına rağmen tükendi. Biz bazılarına inat orada olacağız, umarız siz de elinizi çabuk tutup biletlerinizi almışsınızdır. Orada görüşmek üzere.

Etkinlik sayfası burada, koronun müzik direktörüyle yapılan röportaj burada.

ORADAYIZ: FRANÇOIS & THE ATLAS MOUNTAINS

Pek bir şirin grup François & The Atlas Mountains bu akşam İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Fransız Kültür Merkezi bahçesinde konser verecek. Bir sürü bileşeni karıştırıp ortaya güzel pop kompozisyonları çıkaran grubu dinlemek için tek yapmanız gereken de saat 9‘da bahçeye gelmek olacak. Eli cebe attırmayan konser ile hayatımızdaki Fransızca müzik ihtiyacını da karşılamış olacağız.

ORADAYIZ: BOĞAZİÇİ TAŞODA FESTİVALİ ’15

Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü tarafından düzenlen Taşoda Festivali‘nin 2015 versiyonu geldi, çattı. Bu akşamdan başlayacak ve haftasonu boyunca çimlere ve müziğe doyuracak festival için mikrofonu elimize aldık. Sahne alacak isimleri sizlere tanıtmak için gecemizi gündüze kattık. Yazıyı okuyun, festivale hazırlıklı gelin.

Son bir kaç senedir olduğu gibi bu sene de festivalde iki sahne var. Manzara ve Ana Sahne olarak ikiye ayrılan sahnelerde, ilk performanslar bu akşam (cuma) Manzara Sahne‘de. Festival’in ilk performansı da saat 18.00‘de Şenceylik‘ten;

Peşinden Cazmatik grubunu ağırlayacak Manzara, sonrasında Sofar ile kulaklarımıza ulaşan No Land‘i misafir edecek. No Land’e kesinlikle bir kulak kabartın bu akşam.

Sırasıyla Dem ve Dalga‘da sahne aldıktan sonra gecenin eğlencesi için sahne SinanU‘nun olacak. Geçmişteki performanslarını dikkate alırsak yine bizi daldan dala atlayan bir dans saati bekliyor. Böylece Cuma’ya bir nokta koymuş olacağız.

Cumartesi ile birlikte gün geleneksel Taşoda sahnesinde açılacak. 14.30’da Padme grubu sahnenin ilk çıkanı olacak. Great Scott ve Ginger performanslarını sergiledikten sonra sahne 17.30 gibi pek bir sevdiğimiz Agency‘e emanet. Mesajlarını şöyle iletelim;

Agency’i nasıl müzik yapar diye soranların merakını da Strawberries in A Gunfigth şarkısıyla giderelim.

Agency’den sonra sahneye Ravenswood ve Dinar Bandosu çıkacak. Onlar da sahneyi enerjik performanslarıyla dikkat çeken Kırk’iki‘ye bırakacak. Kırk’iki için yeni besteleri varmış, öyle duyduk. Bizden söylemesi. BÜMK Orkestra ve The House performanslarıyla Ana Sahne programı bu şekilde biterken Manzara Sahne’de Cumartesi günü ne varmış ona da bir bakalım.

Cumartesi günü Manzara Sahne, Nurfeşan ile saat 16.00’da ilk seslerini vermeye başlıyor. Nihil Piraye ile de havasını hızlı yakalıyor.

Sırasıyla Ahmet Ali Arslan ve Onikiye Kadar’ı dinleyen Manzara dinleyicileri için sıra Kalben‘e gelecek. Yaz aylarına yaklaşırken onu her festivalde göreceğiz ama Taşoda’da da karşılaşacak olmak güzel. 20.00 ise konserin saati.

Manzara Sahne için Serbest Düşüş’ü de dinledikten sonra zaman Provokators zamanı olacak. İstanbul alternatif sahne için de gelecek vadeden gruplardan biri olacağına inandığımız grubun performansına şahit olmak için biz orada olacağız. Mesajlarını da şöyle iletelim;

Cumartesi gününün hem kapanışı hem de büyük sürprizi ise The Away Days. Bir İstanbul fenomeni olan grubu Boğaziçi’nde dinleyecek olmak büyük zevk.

Cumartesi gününü böyle kapadıktan sonra Pazar gününe de şöyle bir bakış atalım. Ana sahnenin açılışı için 14.30’da Serial Jam enstrümanları ellerine alıyorlar. Sırasıyla Mirage, Jugband, Mat performanslarından sonra sahne Kaç Canım Kalmış‘a kalıyor. 18.30’da başlayacak performansa da kulak kabartmayı unutmayın. Zaten sözler bir kez sizi ele geçirince karşı koyamayacaksınız. Konsere gelecekleri selamladıkları video’yu da izlemeden geçmeyin;

Ana sahne için ismiyle dikkat çeken Bimp Lizkit vakti de geçtikten sonra Taşoda’nın eskilerinden İhale, Magenta ve Tilki Ana Sahne’nin son isimleri olacak.

Pazar günü için Manzara’ya geçersek, sahnenin açılışı Pagos’a emanet. Peşi sıra bu ara ismini sık sık duymaya başladığımız Mr. Mina‘nın performansını izleyeceğiz.

Mr. Mina’dan sonra bir başka fenomen ama bu sefer Taşoda fenomeni Pyongyang, Manzara’yı ele geçirecek. Funk Efendi de performansını sahneledikten sonra yakın zamanda Eski Dostum Tankla Gelmiş albümünü yayınlayan Adamlar, sahnenin sahibi olacak.

Adamlar sahneyi Yok Öyle Kararlı Şeyler‘e teslim ederken seyirciler arasında bu grubun davulcusu Educatedear’mış dedikoduları yükselecek.

Festival’in Manzara tarafını da The Smart Business ve Waterfall Desire kapatacak. Bize kalan ise çimlerde güzel müzik dinlediğimiz dakikalar anı olarak kalacak. Taşoda 15‘te görüşmek üzere.

ORADAYIZ: SAPAN “5. YIL ÖZEL”

Beraber büyüdüğümüz grupların başında gelen Sapan‘ın 5. yılını kutlamak için bu akşam yolumuzu Bronx Pi Sahne‘ye düşürüyoruz. Biz dinlemeye giderken Vera, Ars Longa, Neva, No Land ve Biz gibi gruplardan da bazı konuklar Sapan’a eşlik etmek için orada olacak.

Kutlamalar için bir de nostalji video yayınlamış grup. Yılların ne çabuk geçtiğini düşünüp ağlamak serbest.