OST

OST #59: EXIT MUSIC (FOR A CITY)

Bu zamanlarda İstanbul’dan çıkmanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Yolda olanların yardımına da biz koşuyoruz. Gece yolculuğu temalı OST’miz ile karşınızdayız. Buyurun, OST #59: Exit Music (For A City) sizi evinize 1 saat yaklaştıracak. İyi dinlemeler.

OST #58: BİR ZAMANLAR INDIE’DE

“Eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağardı.” deseler de gayet eskiye rağbet ediyoruz. Bir kısmımız şu zamanlar gençliğinin baharını yaşasa da (umarız yaşayabiliyorsunuzdur) bazılarımız 30‘larına merdiven dayadı. Şimdiden uyaralım bu OST’mizdeki şarkılar 10 – 15 yıllık. Sonradan bu şarkının çıkışını ben çok iyi hatırlıyorum nasıl 10 – 15 sene geçmiş diye kendinizi Galata Kulesi‘nden atmaya çalışmayın. Buyurun güzel güzel dinleyin;

OST #56 ATIN BENİ DENİZLERE

Kimimizin tüm yıl boyu beklediği, kimimiz içinse işkenceden farkı olmayan yaz mevsimine nihayet giriş yapmış bulunuyoruz. İtiraf ediyorum! Ben de oturduğum yere yapışıp kalmalara, toplumdaki her bir bireyin kokusunu ayırt edebilecek kadar çok solumalara rağmen bu mevsimi seviyorum. Bu sevgide çok etkili iki sebep var: Birincisi bedenlerimizi saran ağır kazakların yerini alan tiril tiril kıyafetler, ikincisiyse sık sık yaşanan bavul hazırlama fasılları.

Hepimizin hayatında iki günlük tatile çıkarken yanına alacağı çantayı hazırlaması bile saatler süren insanlar vardır. İşte ben o insanlardanım. Belki siz de öyle! Bu OST’yi dolabın karşısına geçip kıyafetlerini dansıyla hareket ettiren güzel insanlara adıyorum. Umuyorum tatilleriniz de bavul hazırlama seanslarınız kadar keyifli geçiyordur.

OST #55: LAHMACUN FESTİVALİ

Bahar bitiyor yaz geldi artık. Haziran’ın ilk hafta sonunu geride bıraktık. Normalde festival sezonunu açmış bile olmamız lazım ama nerede. Cidden bu müzik festivalleri nerede? Tabii ki bunun bütün suçunu organizatörlere atacak kadar cahil ve kötü niyetli değiliz. Sonuçta siz de biz de biliyoruz böyle organizasyonlar için ne gibi zorluklarlar çıkarıldığını veya zorluklarla karşılaşıldığını. Yine de Rock’n Coke’larla One Love’larla büyümüş bir nesil için sahneden sahneye koşmalı festivaller gözümüzde tütüyor. Neyse biz OST’mize geri dönelim. Lahmacun’un yanında gelen şöyle buz gibi bir ayran hissiyatı veren şarkılarımızla Lahmacun Festivali‘ne davetlisiniz.

OST #54: DOLARIN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİ

Bu sabah siz de aklınızı kaybedip “ben zaten 50 liralık alıyorum” insanının IQ’suna düşmeyi dilediniz değil mi? Çaresizce virgülden sonraki rakamların artışını izlerken yine en iyi bildiğimiz işi yaptık; bu problemimize de bir playlist hazırladık. Moral düzeltmeyi başarabileceğini sanmıyoruz ama en azından her sabah sürpriz rakamlara uyanmaya alışmaya çalışırken yanınızda olacak. İyi dinlemeler.

OST #53: YEMEK YAPARKEN

Geçenlerde ev arkadaşım benden yemek yaparken dinlemelik playlist önerisi istediğinde aklıma düştü bu OST’yi yapmak. Avaz ahalisi olarak o kadar OST hazırlamıştık (tam olarak 52 tane), DNS ayarları değiştirmekten muhabbete kitleyen taksiciye kadar pek çok aşırı elzem meseleye playlist adamıştık ama yemek yaparken dinlemelik bir playlist yapmak aklımıza gelmemişti. Bugün itibariyle hem kendimiz için hem de sizler için bu büyük eksikliği gidermiş bulunmaktayız. Üstelik hem makarna yaparken hem de dev sofralar hazırlarken dinlenebilsin istedik; pek uzun, pek dolu, pek güzel oldu. Biz de yapınca fark ettik ki Bora Uzer, Alvvays ve Jazmine Sullivan’ın ortak noktası, yemek yaparken çok iyi gitmeleriymiş. Afiyetle dinlensin o zaman! (Yazmasam içimde kalacaktı.)

OST #52: ALKOL ZAMMI

İstanbul’da hayatın pahalılığından şikayet etmeyen kaldı mı? En temel gıda ürünlerinden tutun konserlere ve ev kiralarına kadar her şeyin ateş pahası olduğu bir şehirde yaşıyoruz. Alım gücümüz yerinde sayarken zamlara doyamıyoruz. Hafta sonu geldi mi özellikle bir şeyin pahalılığı bizi (ve eminiz ki sizi de) pek bir üzüyor. Doğru bildiniz: Alkol. “Evde pre-drinkimi yaparım, mekanda da bir bira içerim” kafasıyla bile geceyi ucuza kapatmak pek mümkün değil artık maalesef. Bize sorsanız biz de Babylon’da 33’lük Becks’e 27 lira verirken 60 cent’e marketten birasını kapan Almanları kıskanmak veya arkadaşımızı “Carrefour kapanmadan gelirken bir Sava alsana” diye darlamak istemezdik. Peki şartlar böyleyken ne yapacaktık? Tabii ki bir playlist hazırlayacaktık. En azından bir kez evde kendi birasını yapmayı düşünmüş olanlara gelsin bu güzide OST’miz. (Tabii yapanlara da gelsin, size saygımız gerçekten sonsuz.)

OST #51: FRIENDZONE

Pek de bilimsel olmayan verilere göre her gün her 8 kişiden 9’u friendzone‘lanıyor, bu yüzden böylesine yaygın bir konuya biz de katkımızı yapmak istedik.

Hepimiz biliyoruz ki çok bir şey istememiştiniz, sadece birbirinize iyi geldiğinizi hissettiğiniz bir insanın sizi, sizin onu gördüğünüz gibi görmesini dilerdiniz. Mantıklı olanı yapıp kendi ihtiyaçlarınızı gözetebilir, bir adım daha uzak durabilirsiniz ya da kendinize hakim olamayıp onun aklının ucundan dahi geçmediğinizi bile bile playlistimize dalıp hiçbir çaba göstermemesine rağmen biriciğiniz olmayı başaran, o ilgili kişiyi düşünerek hüzünlenebilirsiniz. Bence ilkini yapın ama kesin ikincisini seçeceksiniz, o yüzden şöyle buyurun:

OST #50: 2018’E HIZLI GİRENLER

Geçenlerde Avaz Avaz ahalisi olarak toplandığımızda “2018 biraz fazla iyi başlamadı mı yahu?” diye konuşmuştuk. Gerçekten de yılın daha ikinci ayını bile doldurmamışken yakından takip ettiğimiz pek çok ismin şarkı veya albüm yayınladığını ya da bir dolu yeni isim keşfettiğimizi fark ettik. Hatta yalan olmasın, bazen yetişmekte dahi zorlandık. Hal böyleyken bir playlist yapıp 2018’in ilk iki ayını özetleyelim, yıla hızlı giriş yapanları listeleyelim dedik. Senenin geri kalanının da bizi üzmeyecek denli dolu dolu geçmesi dileklerimizle, 3 buçuk saatlik Ocak-Şubat özetini huzurlarınıza sunuyoruz.

OST #47: ODALARDA IŞIKSIZ

Senenin en uzun gecesini geride bırakmış olsak da sabah karanlıkta evden çıkıp akşam güneş battıktan sonra dönmeye, d vitamini takviyesi almaya ve güneş ışığına hasret kalmaya bir süre daha devam edeceğiz. Bu durumla birlikte gelen ruh hallerimize yakışır, iç karartımıza eşlik edecek şarkılarla dolu playlistimizi de arka planda çalmak üzere buraya bırakıyoruz. Keyifli dinlemeler.

OST #45: AŞKLARIMIZA

Evet size çok ayıp etmişti, evet ya çok şerefsiz ya da çok salaktı. Kesinlikle iyi ki bitmişti. Ama tüm bu lafları bir kenara bıraktığımızda, beraber ne günler geçirmiştik değil mi? Ne güzel şeyler yaşamıştık ya da gözümüz nasıl da ne kadar karardığını bile fark etmeyecek kadar kararmıştı. Yüzüne bile görmek istemediğinizden hala görüştüğünüze; en hızlı biteninden en uzun ilişkinize tüm eski aşklarınızı hala hatırladığınızı biliyoruz. Evet biz de olayları unutup hisleri unutamayanlardanız. Ve evet, bizim de bazı zamanlar aşk hayatımız bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçiyor. “Sahi, 2017’de ne olmuştu ya?” derken şimdi tarihin eski sayfaları gibi gelen o günlere dönenlere, yaşanmışlıklara gülümseyerek bakanlara sevgilerimizle.

OST #44: STEAM İNDİRİMİ

Cüzdan boşaltan şanlı gün Black Friday geldi, önümüz arkamız indirimden geçilmez oldu. Tabi bu indirimlerden Steam de nasibini aldı ve büyük sonbahar indirimi başladı. Biz de fırsat bu fırsat, çok uzun zamandır yapmayı planladığımız Steam indirimi playlistini artık bir yapalım dedik. Hotline Miami ve Portal gibi sevdiğimiz birtakım oyunların OST’lerinden şarkılar da içeren bu playlist, sırf ucuz diye aldığı oyunları aylarca Steam kütüphanesinde tozlanmaya terk edenlere, mesela bize, gelsin. Bol müzikli, bol oyunlu indirimleriniz olsun.

OST #43: UMUTSUZ ROMANTİK

Yıllardır çektiğiniz sefaletin ardından hala karşılıklı değer verilen/görülen bir ilişkinin mümkün olduğuna mı inanıyorsunuz? Hoşlantılarınızla sadece takılmak değil, paylaşımda bulunduğunuz bir iletişiminiz olsun mu istiyorsunuz? Her seferinde kalbiniz kırılmış olsa da yine de birine bağlanmaktan çekinmiyor musunuz? Tek eşliliğin son kalesi gibi mi hissediyorsunuz? “Evet”ler çoğunluktaysa tebrikler, çağımız sizi umutsuz romantik ilan etti. Hemen aşağıdan playlistimize buyurun, yalnızsınız ama yalnız değilsiniz.

OST #42: TÜYLER DİKEN DİKEN

Avaz Avaz olarak OST serimize başladığımızdan beri her türlü ana ve hissiyata uygun playlistler yapmayı kendimize görev bildik. En son Fever Ray‘in yeni albümünden Red Trails‘ı dinlerken aklımıza düştü, bu sefer de tüyleri diken diken eden şarkılar playlisti yapalım dedik. Yaptık, oldu. Aşağıdaki 31 şarkı bambaşka türleri ve sesleri buluştursa da, hepsinin yaşattığı his farklı olsa da ortak özellikleri tüyleri diken diken etmeleri. En azından bizimkileri. Şimdiye dek yaptığımız en uzun playlistle korkmayın, titreyin.

Ve evet, Lazarus ile başlayıp black screen ile bitirmemiz tamamen kasıtlıydı.

OST #41: BİTMEYEN STAJ

Okulların açılması bir kısım için daha da acılı bir süreçtir. Eğer staj yapıyorsanız neden bahsettiğimi gayet iyi anlıyorsunuzdur. Okuldan arta kalan azıcık vaktinizi deneyim kazanmak ya da ek gelir amacıyla staja kurban ettiğinizde gençliğinizi sorgular, ders çıkışı yurda gidip boş boş tavanı izlediğiniz günleri iç çekerek hatırlarsınız. Üstelik sabahın köründe ya da öğlen okul çıkışı çalışmaya koşturmanız yetmezmiş gibi bir de yöneticinizin yaptığı en küçük hatada sizi suçlamasına, ikide bir ofisin diğer köşesine kahve taşımaya ve fotokopi makinesi ile aşk yaşamaya katlanmanız gerekir. Üzülmeyin, her şey iyi bir amaç için. Sizin için hazırladığımız staj playlisti ile moral depolayın biraz.