2011

2011: Who is Arcade Fire?

Who the hell?

Neden değerli?: Haklarında çoğu arkadaşımızdan daha çok detay bildiğimiz insanların geleneksel medya‘ya çıkmadıkları sürece dünya çapında bilinirliklerinin olmadığını gösterdi. 
Neyi değiştirdi?: Grammy ödüllerinde en iyi albüm kategorisinde birincilik kürsüsüne çıkmalarıyla insanları bir birine Arcade Fire kim ya? diye sormalarına ya da Arcade Fire ismini “google“lamak zorunda bıraktılar. Bu sayede insanlar ana akım dışındaki müzikleri de görebildi.
2012’de ne alemde?: Grammy’li grup olarak Arcade Fire bu durumdan paçayı kurtardı. Bunun yanında, 2012 yılını içine alan fakat yavaş yavaş sonunda geldiğini düşündüğümüz bir dönem daha, geleneksel medya’ya çıkamamış gruplar insanlarla muhabbetlerimizde ortak noktalar olmamaya devam edecekler.

2011: Teoman

Teoman müziği bıraktığı için kimse ölmedi.


Neden değerli?: Böyle söylemek fena ama müziği bıraktığı için. Teoman bizim canımız. 9 stüdyo albümüyle Türk müziğini rock çizgisiyle kendi ismini yazdırmış, başarılı bir söz yazarı, müzik yazarı. Ancak 2011’in Ağustos’unda müziği bıraktığını açıkladı, yıktı ortalığı. 

Neyi değiştirdi?: Demek ki insan yaptığı iş kötüleşmeye başladığında bunu fark edebiliyor ve önüne geçebiliyormuş. Daha da öte, yaptığı açıklamalardan anlayacağımız gibi, başka bir şey yapmak istiyorsa onun peşinden gidebiliyormuş. Bu iyi, çünkü Ömür Gedik’le Teoman’ı bir kez daha aynı şarkıda duysak isyan çıkarabilirdik. Oysa biz onun pop/rock kavramını Türk müzik sektörüne yerleştirişini izledik, Türkçe sözlerin rock alt yapıda hiç irite edici durmayacağına şahit olduk ve buna inancımız arttı. Dolayısıyla sonsuz kredi açtık biz ona, her işini merakla takip eder hale geldik.

2012’de ne alemde?: Teoman 2012’de yeni bir albümle çıkarsa karşımıza şaşırır mıyız? Yok. Güler miyiz? Çok. Albümü dinler miyiz? Pek tabii. Bunu hepimiz biliyoruz, Teoman da biliyor. Yine de gerçekten müziğe ara vermiştir diye düşünüyorum ve muhtemelen film sektöründe bir işle çıkacak karşımıza. Sinan Çetin’le çalışmadığı sürece sorun yok. 

2011: Elbow

Baktığın senin olsun, gördüğünü anlat. 

Neden değerli?: Köşe başının kıymetini bildikleri için, nostaljiyi çikolatayla kaplamadan sunacak kadar dinleyicilerine inandıkları için, Mercury Prize kazandıktan sonra bile Coldplay’in alt grubu olarak sahne alıp müzik piyasasının haline dudak kenarından tebessüm ettirdikleri için.

Neyi değiştirdi?: Kendilerini Glastonbury, Roskilde ve Wembley’e taşıyan The Seldom Seen Kid‘in ardından Build a Rocket Boys! gibi bir uzunçalar kılığında meditasyon seansı kaydedebilecek sayılı gruplardan biri olduklarını gösterdiler. Personasının yarattığı karakterle sahiciliğin tanımını elastikleştirenlerin müzik muhabbetlerine yön verdiği bir yılda, ilk gençliklerinden beri birlikte müzik yapan orta yaşlarına yaklaşmış adamlardan pek beklenmeyecek şekilde iki nefeslik temiz hava tedarik ettiler.

2012’de ne alemde?: Paralel evrenlerden birinde, Ağustos 2011’de Londra’da ayaklananların kulaklıklarında Lippy Kids dönüyor olabilir. Bu evrende ise biz Elbow’un 2012 Londra Olimpiyatları’nın müziğini yapmasıyla yetiniyoruz.

2011: M83


Farklı güzergahlar




Neden Değerli?: M83 endüstriyel” çağrışımlı adına rağmen sıradışı olabilen bir grup. 2000’lerin belası “grup isimlerinde vasatlık” akımına rağmen akılda kalabilen bir tarzı taşıyorlar. Türdeşlerine nazaran bu akılda kalıcı müziği yapabildikleri için değerliler.

Neyi Değiştirdi?:  Her yeni grubun birbirine benzemeye başladığı bir piyasada hele ki elektronik ve ambient kategorilerinde özgün bir ses yakalamak çok zor. Bu güçlüğe rağmen M83 farklılığın artık mümkün olmadığı düşüncesini değiştirdi. Başkalığın bayrağını taşımaya başladı.

2012’de Ne Alemde?: 2011 yeterince kötü bir yıl olmuşken korkuların odak noktasındaki 2012’nin nasıl geçeceği, M83‘ün karanlık müziğini nereye taşıyacağı kadar merak konusu. Hurry Up, We Are Dreaming sonrası M83‘ten bizi çıkardığı yolculuğun sonuna getirmesini bekliyoruz.

2011: M83


Farklı güzergahlar  




Neden Değerli?: M83 endüstriyel” çağrışımlı adına rağmen sıradışı olabilen bir grup. 2000’lerin belası “grup isimlerinde vasatlık” akımına rağmen akılda kalabilen bir tarzı taşıyorlar. Türdeşlerine nazaran bu akılda kalıcı müziği yapabildikleri için değerliler.

Neyi Değiştirdi?:  Her yeni grubun birbirine benzemeye başladığı bir piyasada hele ki elektronik ve ambient kategorilerinde özgün bir ses yakalamak çok zor. Bu güçlüğe rağmen M83 farklılığın artık mümkün olmadığı düşüncesini değiştirdi. Başkalığın bayrağını taşımaya başladı.

2012’de Ne Alemde?: 2011 yeterince kötü bir yıl olmuşken korkuların odak noktasındaki 2012’nin nasıl geçeceği, M83‘ün karanlık müziğini nereye taşıyacağı kadar merak konusu. Hurry Up, We Are Dreaming sonrası M83‘ten bizi çıkardığı yolculuğun sonuna getirmesini bekliyoruz.

2011: Maroon 5

Moves like Jagger

Neden Değerli?: Maroon 5 bu sene, aslen 2010’da yayınlanan albümleri Hands All Over‘ı parlatmayı çok iyi başardı. Bütün bir sene boyunca rahatsız etmeden, yine de asla görüş alanınızın dışına çıkmayarak alternatif/pop rock yapan isimler arasında zirvedeki yeri kaptı.

Neyi Değiştirdi?: Grup halihazırda It Won’t Be Soon Before Long ile romantik aşık imajlarındaki seksapel oranını arttırmaya başlamıştı. Hands All Over ile iyice pop sound’una dönüşleriyle kitlelerinin de her zamankinin çok çok üstüne çıkmasıyla birlikte Maroon 5 ve aslında diğer elemanların öncesinde Adam Levine 2011’in sonuna geldiğimizde artık dönemin en seksi erkeklerinden.




2012’de Ne Alemde?: Grup an itibariyle turnelerine devam ediyor. Albümleri arasındaki boşlukları uzun tutmaktan hoşlandıklarını göz önünde bulundurursak Hands All Over‘ı takip edecek albüm bu sene gelmeyecek gibi duruyor. Bunun tam tersi yönde seyreden klip çekme sevdalarıysa bu sene de kendilerini sık sık karşımızda bulacağımızın bir nevi garantisi.



2011: Fizy

Eurovision-vari






Neden Değerli?: Daha önce de benzer hizmetleri sağlayan “stream” müzik sitelerinden farklı olarak Türkiye’den çıktı ve minimalist bir dizaynla Türkiye kullanıcısı tarafından kabul gören ender sitelerden birisi oldu.

Neyi Değiştirdi?: Küresel ölçekte “Internet Mahir” fenomeni dışında sarsıcı bir etki yaratmakta son derece başarısız bir profil çizen “güzel ve yalnız” ülkenin neredeyse medar-ı iftiharı oldu. MÜYAP’la yaşadığı mücadele kamuoyunda, korsan CD baskınlarından ibaret “telif hakları” algısını değiştirdi.

2012’de Ne Alemde?: MÜYAP tartışmaları fizy’yi bir internet kahramanı yapamadı. “İtildiği kadar çeker” prensibi uyarınca Turkcell’e satıldı. Turkcell’in neler planladığını bu yıl Ali Poyrazoğlu‘ndan öğreneceğiz.

2011: Black Swan

This is psychosis!

Neden değerli?: Darren Aronofsky darbesini uzun zamandır hissetmediğimiz için. Tam zamanında ergen olanlarda Requiem for a Dream ile cool gibi görünenlerin saçmalık olabileceği fikrini yerleştiren Aronofsky, aynı dozda bir filmle geliyor olduğu haberi çok uzun süre çalkalamıştı ortalığı. Nitekim, aynı şey olmuş ve hissettirmeyi amaçladığı psikolojik gerilimi iliklerimizde hissetmiştik. 
Neyi değiştirdi?: Bir kere Natalie Portman‘ı değiştirdi. Güzel oyuncunun güzelliğine güzellik, oyunculuk yeteneğine yetenek kattı. Aronofsky efsanesinin hala devam edip etmediğine dair tartışmaları başlattı. Kimileri yönetmenin eski halinden eser kalmadığını ve filmin reklamlarca şişirilmiş bir balon olduğunu iddia ederken, filmin vuruculuğuyla kendini kaybeden diğerleri de yönetmenin zekasına ve becerisine methiyeler düzdüler. Bu arada Mila Kunis‘i de unutmayalım: Güzel oyuncunun ismi, bu filmle çok daha fazla anılmaya başladı.

2012’de ne alemde?: Prestijli ödüllerinde bol bol alan film, sektörde izini bırakacaktır. Gerilimin sadece insanı korkutarak değil, zorlu psikolojik problemlerle yüzleştirerek de olabileceğinin bir kanıtı olan film, bu yönüyle gerilim filmlerinde Aronofsky etkisini devam ettirecektir.

2011: Mylo Xyloto

2011 biterken


2011’i derleyip toparlamanın zamanı geldi. Bir kez daha yıl boyu biriktirdiklerimizi ortaya döküp geçtiğimiz seneyi hatırlanmaya değer kılanları çıkarmaya girişiyoruz.

2011’i kapatıyoruz!

İşe Mylo Xyloto‘yla başlıyoruz.

Neden değerli?: Coldplay’in bundan yaklaşık 10 sene önce çıktığı yolculukta hala aynı yeri hedeflediğini ve ona ulaşmadan vazgeçmeyeceğini hatırlattığı için. Zirvede ve zirvede tek başlarına olana kadar durulmayacaklarını görmek zor değil.

Neyi değiştirdi?: Mylo Xyloto’yla işittikleriniz şüphesiz daha önceki Coldplay albümlerinden çok farklı. Çok daha pozitif, çok daha basit, inkar edilemezcesine pop. Bütün bunlara rağmen hala kendileri gibi duyuluyor oluşları bazılarınca büyük bir cesaretsizlik örneği olarak görülmüş olsa da, Coldplay kendini kayalıklardan aşağı bıraktığı vakit uçamayacağını fark edeli oldukça uzun bir zaman oluyor. Mylo Xyloto, bunun yerine bir süredir havada süzülmeyi tercih eden grubu varmak istedikleri yere her zamankinden daha da çok yaklaştırdı.

2012’de ne alemde?: Dünyanın dört bir yanında büyük sahnelerde, stadyumlarda ve yeterince şanslıysak İstanbul’da.