2016

2016’NIN ŞARKI HASADI

2016’yı bu gece kapatıyoruz. Geçtiğimiz sene olduğu gibi bu senenin de muhasebesini yaptık. Bu sene yayınlanmış en sevdiğimiz şarkıları listeledik. Geçtiğimiz sene 10 yetmez 15 olsun demişiz, şimdi 15 de yetmedi 20 yaptık.

Keyifli dinlemeler, mutlu seneler!

Buse Özdelice:

Ahmet Karaca:

Cemre Coşkun:

Ege Kayalar:

Hande Yıldırım:

Ahmet Mert Çamgören:

Ronay Pekgöz:

2016: DONALD GLOVER (CHILDISH GAMBINO)

Neden Değerli?: Donald Glover, beş parmağında yirmi beş marifet bir kişilik. 2016 yılı da kendisinin yazar, komedyen, aktör ve müzisyenlik görevlerinin hepsini layığıyla gösterdiği bir yıl oldu. İlk olarak Spider-Man Homecoming’de yer alacağı açıklandı. Sonra, uzun süredir üzerinde uğraştığı ve “Twin Peaks’in rapçilerle olanı” diye tanımladığı dizisi Atlanta yayına girdi ve televizyondaki diğer işlerden ne kadar farklı olduğunu hemen ispatladı. Yılın sonuna doğru bir açıklama da Star Wars cephesinden geldi ve Han Solo spin-off’unda tüm zamanların en karizmatik karakterlerinden Lando Calrissian’ı Donald’ın oynayacağını öğrenmiş bulunduk. Müzik cephesi ise Kasım ortasında yayınladığı “Me and Your Mama” ve bir hafta sonra onu takiben “Redbone” ile bu zamana kadar Childish Gambino markası altında duyduğumuz hiçbir şeye benzemeyen ama tadından yenmeyen şarkılarla onsuz geçen 2 seneye lanet okudu. 2 Aralık’ta yayınlanan üçüncü albümü “Awaken, My Love!” ile dinleyicilerine soul – funk karışımı muhteşem bir ziyafet sundu. Bu işi de kotarabilen Gambino’nun sıradaki hamlelerini merakla bekliyoruz.

Neyi Değiştirdi?: Atlanta ile 2016 Amerika’sında siyah olmanın korkunç ve garip bir şey olduğunu yüzümüze yüzümüze vurdu. Bunu da tamamı azınlıklardan oluşan bir yazar, yönetmen ve prodüksiyon ekibiyle yaptı. Ayrıca, rap müziğin domine ettiği bir yılda insanlara “Awaken, My Love!” ile gitarlı müzik dinletmeyi başaracak olması da rap tandanslı bir müzisyen için takdir edilesi bir olay.

2017’de Ne Alemde?: 2017 çok yüksek ihtimalle Childish Gambino ismini Donald Glover’dan daha çok duyacağımız bir yıl olacak. Keza yeni albüm turnesi, festivaller, klipler derken önümüzdeki sene müziğine bizi doyuracaktır.

2016: PJ HARVEY

Neden Değerli?: 90’ların başından günümüze kadar birbirinden harika işler çıkarmış bir isim PJ Harvey. Albümlerinin her biri bir hazine değerinde. Kendisi müzisyen olmanın yanı sıra aynı zamanda bir ozan ve yazar. Dünyanın birçok köşesinde yaptığı gezilerdeki izlenimleri kitaplaştıran sonra da bu anıları anlattığı güzel mi güzel bir albüm yayımlayan bir müzisyen. 2011’de yayımladığı ve sene sonu listelerini kasıp kavuran Let England Shake‘in hemen ardından kendisinden pek haber alamaz olmuştuk. Bu sene ise yeni stüdyo albümü The Hope Six Demolition Project ile sahnelere geri döndü ve yılın en iyi işlerinden birine imza attı. Sanatçının Kosova, Washington ve Afganistan gezilerindeki izlenimlerini anlattığı albüm tahmin edeceğiniz üzere oldukça politik. Harvey’in arkasında dostlarından oluşan sağlam bir orkestrası var. Gerek canlı performanslarda gerekse de albüm kayıtlarında enstrümanları ile oldukça zengin şarkılar ortaya koydu. 2016 dendiğinde aklımıza gelecek ilk isimlerden biri kendisi.

Neyi Değiştirdi? Daha önce de söylediğimiz gibi PJ Harvey öyle pek de sık albüm çıkaran, ortalarda dolaşan, konserler veren bir müzisyen değil. Son albümünden sonra kendisinden hiç haber almaz olmuştuk. Bu sene ise dünyanın her yerinde bir PJ Festivali oldu. Arayı kapatmak için olsa gerek Harvey, dünyanın her yerinde birçok performans sergiledi. Hayranları özlemlerini gidermek için konser kapılarında uzun kuyruklar oluşturdu. Kendisi aynı zamanda haziran ayında Türkiye’ye de bir uğramış oldu. 2016’da ülkemizde gerçekleşen sınırlı konserler arasında açık ara en iyi performanslardan biri olduğunu da hemen belirtelim.

2017’de Ne Alemde?: Bu kadar yoğun bir konser maratonundan sonra PJ Harvey biraz dinlenmeyi hakketti. Kendisi yeni bir albüm peşine mi düşer, yoksa yeniden kendi köşesine mi çekilir bilemiyoruz. Kendisinin de bu konuda herhangi bir açıklaması yok henüz. Bizim umudumuz arayı bir önceki gibi çok açmaması ve bizi o güzel işlerinden mahrum etmemesi. Kendisi bu konuda ne düşünüyordur bilemiyoruz tabii ki.

2016: BOJACK HORSEMAN

Neden Değerli?: Animasyonlar konusunda gerek sinemada gerekse televizyonda büyük bir rönesans yaşanıyor diyebiliriz. Rick & Morty’nin kült haline gelmesi, geçtiğimiz senelerde Inside Out’un, Frozen’ın ve bu sene de Zootopia’nın büyük gişe başarısı izleyenler ve eleştirmenler tarafından kesinlikle göz ardı edilmedi. BoJack Horseman çok başarılı iki sezonunun ardından muhteşem bir üçüncü sezonu geride bıraktı. Netflix’in gurur kaynaklarından olan dizi, orta yaş krizinde bir atın küçük mutluluklar ve büyük hayal kırıklılıklarıyla süslü yaşamını bizlere sunuyor. Will Arnett, Aaron Paul ve Allison Brie gibi çok iyi bir seslendiren ekibi olan dizinin özellikle su altında ve neredeyse diyalogsuz geçen “Fish Out of Water” (kolaylık olsun, üçüncü sezon dördüncü bölüm) bölümü hayranlık uyandırdı ve TIME‘ın 2016’nın en iyi televizyon bölümleri listesinde Game of Thrones ve Black Mirror’ı geride bırakarak birinci oldu. Depresif komedi sevenler için BoJack Horseman’a başlamak için hala geç değil.

Neyi Değiştirdi?: Prestijli ödül törenleri ve burnu kalkık televizyon eleştirmenleri genellikle animasyonları göz ardı ederler. Ancak, gerek TIME’ın bahşettiği onur gerekse de animasyonların artık mesaj içeren ve samimi hala gelmesiyle BoJack Horseman, tek başına olmasa da, insanların bu sanat türüne bakış açısını değiştirmeye kararlı gibi duruyor. Ayrıca, emsallerinden çok daha karanlık olmasıyla da belki de türünün tek örneği olan dizi, yeni işlere de zemin hazırlıyor.

2017’de Ne Alemde?: Dördüncü sezon, 2017 yazında geliyor. Yani, umarız bu övgü dolu sözlerimizi seneye de tekrarlayabileceğimiz bir sezon bizi bekliyor olur.

2016: STRANGER THINGS

Neden Değerli?: Konu olarak insanları pek şaşırtmasa da dizinin havası kendisine hayran bıraktı. “80’lerin bilim/korku türü filmlerinin havası 2016’ya nasıl uygulanır”ın doğru cevabı oldu. Müzikler konusunda da karanlık synth‘leri pek çok kişinin ağzını açık bıraktı. Birçok müzisyenden de farklı farklı coverlar duyduk. Oyunculukta da deneyimli oyuncular, becerikli küçük çocuklarla karışınca bu kadar ilgiyi hak eden bir dizi ortaya çıktı.

Neyi Değiştirdi?: Bir yandan yükselen retro trendine katkı sağlayan Stranger Things bir yandan da “meme” kültürüne bir sürü miras bıraktı. Mike, Eleven, Dustin, Lucas ve Will isimli tatlı çocukları çok sevmemizi sağladı. Tabi insanların hayatlarını “alt üst” etmesi de cabası.

st-lead

2017’de Ne Alemde?: Dizi bu kadar ilgiyle karşılanınca Netflix boş durmadı tabii ki. Stranger Things, 2017’de 9 bölümlük ikinci sezonuyla bizi bekliyor olacak.