#TBT

#TBT: PRIMAVERA SOUND

Devler devi line-up’ını her inceleyişimizde yeni isimler keşfettiğimiz, Avrupa’nın en şahane müzik festivali Primavera Sound, bu yıl 30 Mayıs – 1 Haziran tarihleri arasında her zamanki gibi Barselona’da gerçekleşecek. Festivale sayılı günler kalmışken bir de geçmişinde neler olduğuna bakalım dedik ve tam 10 yıl geriye gittik.

Geçtiğimiz yıl yaklaşık 220 bin kişiyi ağırlayan festivale 2009’da aşağı yukarı 75 bin kişi katılmış. Son birkaç yılki line-up’larıyla rakipsiz olsa da festivale o yıl katılan isimler de bizim için yeterince ağız sulandırıcı. Mesela Aphex Twin ve nadir setlerinden biri.

İstanbul’da bir türlü izleyemediğimiz Deerhunter da kısa bir set çalmış olsa da festivalin ağır toplarından.

Spiritualized 7 yıldır Türkiye’ye uğramıyor. Primavera 2009 setlerini izleyip gelmedikleri için biraz daha üzülebilirsiniz.

Evet, Sonic Youth da var. Üstelik konserin tamamını Youtube’da bulmanız mümkün.

Bat for Lashes’ı özlemedik mi?

Tam da Wolfgang Amadeus Phoenix üstüne festivale katılan Phoenix’in ağır Fransız aksanlı röportajıyla nostalji yaşamak istersiniz belki.

Festivalin o yılki posterini de paylaşmış olalım.

#TBT: ATOMS FOR PEACE

Thom Yorke dünkü konseri esnasında Flea, Nigel Godrich ve Joey Waronker’ı sahneye davet ederek, 2009 yılında başlattığı süper grup Atoms For Peace’i bir araya getirdi. Performansa hemen buradan ulaşabilirsiniz:

Biz de bu vesileyle Atoms For Peace’in 2013’te yayınlanan ilk ve tek albümü AMOK’ı anmak istedik. Albümün 44 dakikalık romantik ama karanlık dünyasını bir kez daha keşfederken acaba bu sürpriz “reunion” yeni bir projenin habercisi mi diye düşünmeden de edemiyoruz.

#TBT: FOALS – TOTAL LIFE FOREVER

İyi bir çıkış yaptıktan sonra ikinci albümü yapmak aşılması gereken en büyük zorluktur derler. Takip edilmesi gereken albüm Antidotes olunca durum Foals için gerçekten de böyleydi. Ama tam 8 sene önce bu hafta çıkan ikinci albümleri Total Life Forever ile tek albümlük bir grup olmadıklarını ve çok daha yakından takip edilmeye değeceklerini hiç şüphe bırakmayacak şekilde kanıtladılar. Albüm, yaş günü vesilesiyle bu hafta bizim loop’umuzdaydı. Haftanın geri kalanında bize katılmak isterseniz albümü ve sevdiğimiz bir performansı hemen aşağıya bırakıyoruz. İyi dinlemeler.


Spanish Sahara’nın stüdyo kaydını da dinleyin tabii, kısaltılmamış introsu ve outrosuyla birlikte son derece etkileyici.

#TBT: THE VOIDZ

Size bir iyi, bir de kötü bir haberimiz var: Çok yakın zamanda yeniden Julian Casablancas‘ın yeni şarkılarını duyuyor olacağız. Ancak The Voidz ile. Grup, ilk albümleri Tyranny ile bizi hayal kırıklığına uğratmıştı bundan birkaç sene önce. The Strokes‘ u askıya alıp böyle bir projeyle döndüğü için Julian’a ayrı bir kızmıştık. Şimdi grup yeni bir albüm ile dönüyor. Albümden tadımlık yayımlanan single’lar Pointlessness, QYURRYUS ve Leave it in My Dreams‘i bir ümitle dinledik ve ilk albümün devamı kıvamındaki şarkılar olduklarını fark ettik. Aradaki gitar sololar bile şarkıları kurtarmaya yetmiyor maalesef. Yeni albüm yayımlanana kadar The Voidz’a bizi şaşırtmaları için güveniyoruz ve bu güzel perşembe gününde 2015 One Love Festival‘deki performanslarını hatırlayalım diyoruz. Eğer siz de Julian’ın koluna dokunabilmiş o nadir insanlardansanız zaten hiç unutmamışsınızdır.

#TBT: JUNGLE

2014’te kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini yayınladıklarından beri yollarını gözlediğimiz Jungle‘ı yarın Küçükçiflik Park‘ta ikincisi gerçekleşecek olan Harvest Festival‘de headliner olarak izleyeceğiz. Albümlerine de tekrardan sarmışken grubu anmanın tam sırası dedik. Zamanında Mercury Prize‘a da aday olmuş kalabalık ekibin Glastonbury‘deki Busy Earnin‘ (en sevdiğimiz şarkıları) performansıyla üç yıl öncesine gidiyoruz. Grup hem her türe dokunan 80’ler kokulu müziğiyle hem de fazlasıyla eğlenceli ve renkli performansıyla tam bir festival grubu olduğunu kanıtlıyor. Biz yoğun geçen haftanın stresini atmak için yarın sahnenin tam dibinde dans ediyor olacağız, sizi de bekleriz.

#TBT: GORGON CITY

9 Eylül‘de Babylon Soundgarden‘da izleyeceğimiz Gorgon City‘nin ilk albümleri Sirens‘a şu sıralar tekrardan sarmışken kendilerini en sevdiğimiz şarkılarıyla bir analım dedik. İkilinin BBC Radio 1 Live Lounge performansında Jennifer Hudson‘ın sesiyle fezaya ulaşan Go All Night ile ufaktan yerinizde kıpırdanmaya başlayabilirsiniz. Konsere hazırlık mahiyetinde:

#TBT: MODERAT

Geçtiğimiz günlerde aldığımız bir habere göre en sevdiğimiz elektronik gruplardan Moderat müziğe biraz ara verecekmiş. Üstelik bu aranın ne kadar süreceği ya da müziğe geri dönüp dönmeyecekleri henüz belli değil. Grup üyeleri Moderat‘ı kendi kişisel projelerine bir ara vermek amacıyla hayata geçirmişler. Şimdi de solo projelerine yoğunlaşmak için biraz zamana ihtiyaçları varmış. Kendilerine hak vermekle beraber umarız en yakın zamanda sahnelere geri dönerler. Çok özletmemeleri dileğiyle…

 

 

 

 

#TBT: PARAMORE

Paramore‘un yeni albümü After Laughter‘ı çok beğendik ve kendilerini bir #tbt ile analım dedik. Grup şimdilerde daha retro, daha new wave bir sound’u kucaklamış olsa da Paramore hiçbir zaman “pop” klasmanından uzak olmadı, fakat eski emo ve punk esintilerinin artık iyiden iyiye, Hayley Williams‘ın büyümesiyle doğru orantılı olarak azaldığını görmek de zor değil. Grubun hala en iyi ve en sevilen şarkılarından biriyle 2007’ye, kendilerinin “ergen” zamanlarına bir yolculuk yapalım, şimdilerde Rose-Colored Boy gibi şarkılar yapan grup, o zamanlar nasılmış tekrar bir hatırlayalım dedik ve Hayley Williams‘a hala aşık olduğumuzu fark ettik.

#TBT: LCD SOUNDSYSTEM

Açıkçası yeni yıla bu kadar büyük bir şokla başlamayı beklemiyorduk. Yılın sonuna yaklaşırken bile 2016’nın en büyük olaylarından biri olarak anacağımıza kesin gözüyle bakıyoruz LCD Soundsystem‘ın dönüşüne. Yeni bir albüm haberi, yeni konserler tabi ki heyecan ve mutluluk verici; fakat biraz kandırılmış ve boşuna yas tutmuş gibi hissettik, doğruya doğru. Yıl boyu çokça James Murphy konuşacağımız kesin. Açılışı LCD Soundsystem’ın “kapanışıyla” yapalım dedik. 2 Nisan 2011, Madison Square Garden, New York I Love You But You’re Bringing Me Down.

#TBT: GRIMES

Herkes gibi bizim de Art Angels‘tan başka bir şey dinle(ye)meyip delicesine Grimes konuştuğumuz şu günlerde Claire Boucher‘ın geçmiş günlerini yad etmek artık farz olmuştu. Venus Fly‘ı loop’a almayı bırakıp 4 sene öncesine dönüyor ve bize ilk bakışta (ya da dinleyişte) aşkı yaşatan Vanessa ile “perşembeyi geriye fırlatıyoruz”:

#TBT: CRYSTAL CASTLES

Alice Glass‘ın ayrılışından sonra Crystal Castles‘a olan ilgimizin çoğunu kaybetmiş olabiliriz. Kabul ediyoruz Ethan Kath, Crystal Castles’ın her şeyi olabilir ama Alice Glass’lı Crystal Castles hala kulaklarımızda. Bu nedenle 2010 yılına vaftizimize gidiyoruz. Aklımızda “Etle tırnak ayrılmaz ki” cümlesi var.

#TBT: ADELE

Yeni şarkısı Hello ve şarkının Xavier Dolan tarafından çekilen klibi sayesinde son 1 haftadır müzik dünyasında başka bir şey konuşulmasına izin vermeyen Adele‘in artık kaç rekor kırdığını sayamıyoruz ve kaç tane daha kıracağını kestiremiyoruz. Her ne kadar çok uzun zaman önceymiş gibi gelse de Adele’in de ünlü olmadığı zamanlar vardı tabi. Yıl 2007, Adele’in ilk single’ı ve yazdığı ilk şarkı Hometown Glory yeni çıkmış, BBC2’da şarkıyı canlı söylüyor ve her bakımdan adeta “Nereden nereye” dedirtiyor:

#TBT: LADY GAGA

Akılları belli belirsiz Artpop’ta bıraktıktan sonra gözü American Horror Story dizisinde açtıran Lady Gaga ile ilk tanıştığımız güne gidiyoruz. 2008 yılında yayınlanan ilk albümü The Fame‘den Paparazzi o zamanların sıradışı olanıydı, iyi bilinmeyeniydi. Şimdilerde Lady Gaga, AHS severleri şaşkınlığa sürüklese de ne yapsa yetmiyor.

#TBT: BEACH HOUSE

Ağustosta çıkan son albümü Depression Cherry‘nin ardından, yarın yayınlanmak üzere Thank Your Lucky Stars albümlerini müjdeleyerek gündemimizi meşgul etmekte kararlı olan Beach House ile 5 yıl geri gidiyoruz. Beach House ve Devotion albümlerinin ardından, 2010 yılında çıkardıkları üçüncü albümleri Teen Dream ile yılın en güzel albümlerinden birine imza atarken kalplerimizi üçüncü kez çalıyorlar.

#TBT: JANET JACKSON

En son 2008’de sesini duymuştuk sesini ve araya Michael Jackson‘ın ölmesi ve Katarlı bir bilyonerle gizli saklı evlenmesi gibi şeyler girince elini ayağını müzikten çeken Janet Jackson‘ı bu 7 yıllık sessizlik sırasında özlemiştik. Geçen hafta çıkan geri dönüş albümü Unbreakable ile büyük beğeni toplayan Janet Jackson‘la tam 14 yıl geri gidiyoruz. 2001’de çıktığı All For You turnesinin en dikkat çekici (aynı zamanda en tepki toplayan) yanı konserlerde Would You Mind şarkısıyla yaptığı sahne şovuydu. Zaten sözleri ve melodisiyle “seks” ve “erotizm” diye bağıran Would You Mind sırasında Janet kalabalıktan bir erkeği seçiyor ve sahnedeki çarmığımsı bir düzeneğe bağlıyor. Sonrasında da şarkı boyunca ellemedik yer okşamadık bölge bırakmıyor. Kendimizi ön saflarda “I Wouldn’t Mind” pankartları taşıyan beyler yerinde görebiliyoruz.

#TBT: BROKEN BELLS

Geçtiğimiz sene ikinci stüdyo albümleri ile gündemimizde olan ve bu hafta yeni single’ları “It’s That Talk Again” ile tekrar kendinden bahsettiren Broken Bells’le 6 yıl geriye gidiyoruz. Brian Burton ve James Mercer ikilisi 1 yıldır gizlice üzerinde çalıştıkları projelerini henüz duyurmuşlar, ilk single’ları “The High Road” ile deneysel tınılarıyla ilk karşılaşmamızı yaşıyoruz ve pek çok ülkede listelere üst sıralardan giriyorlar: