RÖPORTAJ: CHASSOL

Konser programlarında büyük isimleri pek sık göremediğimiz şu zamanlarda Zorlu PSM,  12-16 Nisan arası çeşitli mekanlarda onlarca performansla gerçekleşecek olan XJAZZ Festivali kapsamında Chassol konserine ev sahipliği yaparak bir nebze olsun yüreğimize su serpiyor.

Fransız besteci ve müzisyen Christophe Chassol, görsel albüm olarak yayınladığı dördüncü albümü Big Sun’la 13 Nisan’da, Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde olacak. Şu ana kadar 4 stüdyo albümüne ve onlarca film müziğine imza atan yetenekli müzisyen, geçtiğimiz yaz çıkan ve müzik dünyasını gerçek anlamda sallayan görsel albüm Endless için Frank Ocean’la birlikte çalıştı. Birçok sanat dalına bir şekilde dokunan, şu sıralar kendi projelerine odaklanan sanatçının işlerini takip etmiyorsanız şu an başlamanın tam zamanı, ileride ismini daha sık duyacağınıza eminiz. Yoğun programının arasında bulduğu kısa tatilinde bize zaman ayırdı ve kendisiyle kısa ve dopdolu bir sohbet etme şansımız oldu. Buyurun:

İnsanların sizden caz müzisyeni olarak bahsettiğini duyuyorum ama müziğinizin aslında çok fazla boyut ve klasikten funk’a birçok türden elementler içeriyor. Sizce bu özelliğiniz nereden geliyor, bize biraz müzikal geçmişinizden bahsedebilir misiniz? Siz kendinizi hangi janra’ya ait hissediyorsunuz?

Klasik müzikle büyüdüm ve 4 yaşında eğitimini almaya başladım. Caz hayatıma 14 yaşındayken girdi. Hemen hemen aynı zamanlarda pop müzikle de ilgilendim, müziği hiyerarşik olarak sınırlandırmayı sevmem ve cazla klasiğin birbirinden ayrı olduğunu düşünmüyorum, ikisi de klasik müzik denebilir bence. Soruna cevap olarak da kendimi üçüncü akım müzisyeni olarak görüyorum diyebilirim, Gunther Schuller ve Leonard Bernstein.

Geçen sene görsel albümünüz Big Sun’ı yayınladınız. Şu sıralar bu şekilde albüm çıkarmak çok popüler oldu, sizi bu tip bir albüm yapmaya teşvik eden ne oldu? Çekim ve kayıt süreçleri nasıldı?

20 yaşından beri film müzikleri besteliyorum, o yüzden görsellerle müzikleri bir araya getirmek çok alışın olduğum bir şeydi. Sonra YouTube kuruldu, müzikal materyal olarak kullanabileceğimiz bir sürü görüntüye ve sese ulaşabileceğimiz bir ortam yarattı. Bir noktada kendi görüntülerimi çekmeye karar verdim, New Orleans’dan başladık, sonra Hindistan da çekimler yaptık. Son olarak ailemin kökenlerinin dayandığı Martinique’te Big Sun’ı çektik. Çekimlerden önce biraz beste yapmıştım, sonra orada insanların şarkı söyleyişlerini ve ıslık çalışlarını kaydettik, daha sonra dönüp bu kayıtları kullanarak albümü tamamladım.

Frank Ocean’ın görsel albümü Endless’ta birlikte çalıştınız ve albümü Blonde’dan 6 şarkının düzenlemesini yaptınız, bu iş birliği nasıl oldu?

Diplo, ikinci albümüm Indiamore’u dinlemesini tavsiye etmiş, sonra da benimle iletişime geçti. Daha sonra Londra’da Abbey Road stüdyolarında ve birkaç kez de Los Angeles’ta çalıştık. Bir sürü zamanımızı stüdyoda doğaçlama yaparak ve şarkı söyleyerek geçirdik, çok eğlenceliydi. Çok yetenekli ve cool biri. Sesi gerçekten bambaşka.

Filmler için de sıkça müzik besteliyorsunuz, şu ana kadar yaptığınız sizin müziğinizle bir bütün olarak en sevdiğiniz film hangisiydi?

Marina De Van’ın Dark Touch isimli korku filminin müziklerini bestelemiştim. Hitchcock tarzı bir filmdi, ben de Hitchcock’un ve Bernard Hermann’ın müziklerinin büyük bir hayranıyımdır. O yüzden karanlık ve rahatsız edici bir şey yapmak istedim. İlginç oldu, mutlaka bir göz atmalısın.

Üçlemenizi tamamladığınıza göre gelecek planlarınız nedir? Şu sıralar ne üzerinde çalışıyorsunuz, yeni bir albüm, ya da görsel albüm, bir film belki?

Venedik Bienali’nde ve Kasım ayında Montreal’de Leonard Cohen ile ilgili bir sergide yer alacağım. Yeni bir albüm ve film projesi de var. Fransa’da çekeceğiz, “Oyun” konsepti üzerine kurulu bir film olacak.

Bu İstanbul’a ilk gelişiniz mi? Planlarınız nedir?

Birkaç kez bulunmuştum ama bu sefer farklı duygular içindeyiz.

Zorlu PSM’deki konserinizden bahsedecek olursak, buradaki dinleyicilerinizden neler bekliyorsunuz? Konserden neler beklemeliyiz, nasıl hazırlanmalıyız?

Yüksek olun ve daha da yükselmeye de hazırlanın. Martinique’den birçok görsel göreceksiniz; doğası, insanları ve müzikleri. Ben klavyenin başında olacağım, davulda da çok yetenekli Mathieu Edward’ı göreceksiniz. Bizden daha ön planda, büyük bir ekranda Big Sun’dan görüntüleri izleyeceksiniz. Son zamanlarda gerçekten çok iyi çalıyoruz, çok keyif alacağınız bir konser olacağına eminim.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *