RÖPORTAJ: LUCY ROSE

Bu akşam Lucy Rose‘u ilk kez İstanbul’da Babylon‘da canlı canlı izleyeceğiz. Hazır kendisini bu kadar yakın bulmuşken eski albümleri, çay sevgisi ve yeni albümü hakkında lafladık. Çok da güzel bir sohbet çıktı ortaya. Buyrun;

Merhaba Lucy. Nasılsın?

İyiyim teşekkür ederim. İstanbul’da olduğum için çok heyecanlıyım.

İlk albümünü kendi çabalarınla kaydettin, ikincisinde ise Sony/Columbia ile anlaşman vardı. İki albümünün üretim süreci açısından karşılaştırmasını yapabilir misin?

İki albümünde süreci çok güzel geçti ama gerçekten de çok farklıydı. İlk albüm için sadece kendimi mutlu eden bir kayıt için uğraşıyordum fakat Sony ile imzaladıktan sonra kayıt şirketimi ve dinleyicileri mutlu etmem gerektiğini düşünerek üzerimde ufak da olsa bir baskı hissettim. Yine de birilerinin stüdyoya girmen için sana yatırım yapması bir onur oldu benim için.

Geçtiğimiz yıl yayınladığın ikinci albümde daha çok pop duyuyoruz. Sana da pek yakışmış aslında. Peki bunun nedeni Sony anlaşman mı ya da sebepleri neler?

Eminim ki bu doğal olarak gelişti. Albümü yazarken çok aşıktım ve evlendim. Sanırım bu duygular albüme sızdı. Açıkçası sonrasında Sony de bu daha mutlu tınlayan albümü çok beğendi.

Müziğin için her yerde bir deneysel lafı dolaşıyor. Sen kendini mi böyle tanımlıyorsun? Ya da insanlar senin hangi deneyimlerinden sana böyle bir sıfat atfetti?

Hiç haberim yoktu öyle bir sıfattan ama çok beğendim. Müziğimin beni çok iyi yansıttığını hissediyorum. Hatta bazen keşke bu kadar yansıtmasa diyorum. İnsanların müziğimin hakkında ne düşündüklerinden haberim yok. Müziğim hakkındaki her yorum bunun için beni hep şaşırtıyor çünkü bir şekilde insanların benim hakkımda ne düşündüklerini de yansıtıyor.

Şarkıların çok farklı mecralarda kullanıldı mesela bir şarkın anime açılış şarkısı olarak kullanıldı. Bu konuya bakış açın ne?

Bence dizilerin/filmlerin bu şekilde şarkıcılara destek vermesi çok güzel bir şey. Müziğin insanlara ulaşmasında büyük bir katkıları var. Hem bu sayede dizinin/filmin beğenilme şansı da oluyor. Bir şarkımın Girls‘de kullanıldığını hatırlıyorum. Çok mutlu olmuştum.

“Yeni dinleyiciler kazanma konusunda bu kadar endişeli olmamalıyım, var olan dinleyicilerimi ziyaret etmeliyim.” sözü bir şarkıcının söyleyebileceği en alçak gönüllü sözlerden biri. Fanlarının sayısı arttıkça her yeri gezmeye hazır mısın peki? Ya da fazla gezmekten dolayı pişman olacak mısın? 🙂

Eğer dinleyicilerim olmasa ben müzik yapmak için imkanım olmayacağı için imkanım oldukça onların yanına gitmekten ve onlara teşekkür etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Onların yanına gidip nasıl bir bağ yakaladığımızı görmek çok güzel. Bunu görmek için de dünyanın her köşesine gitme fikrini de çok seviyorum. Şimdilik çaldığım yerdeki dinleyicilerimin mutlu olmasını görüyorum. Pişman olmak yok.

İstanbul’a ilk kez geldin. İstanbul ile ilk tanışman nasıl geçti?

İlk kez buradayım ve burası sihirli bir yer gibi. Dün çatıdan gün batışını izliyordum ve bu tarz tecrübeleri edindiğim için de kendimi çok şanslı hissediyorum. Burayı daha fazla keşfedebilmek için kesinlikle geri döneceğim.

Bir çay sever olarak buranın çayını denedin mi peki? 🙂

Evet dün sabah kahvaltıyla beraber denedim. Çok lezzetli ve insanın elini iyi ısıtıyor. 🙂

Geçtiğimiz günlerde yeni albümün müjdesini verdin. Yine daha farklı bir Lucy Rose mu göreceğiz? Beklentilerimiz ne olmalı?

Yeni albüm Ocak’ta çıkacak ve ilk iki albümümden bazı şarkıların akustik versiyonları olacak. Şarkıların yeni hali daha gerçek ve daha ham olacak. Beni akustik hallerimle seven dinleyicileri çok mutlu edecek.

Son olarak bugün konser alanında olacak insanlar sahnede ne görecek? Onlara demek istediklerin neler?

Öncelikle beni buraya getirttikleri için kendilerine çok teşekkür ediyorum. Bu akşam sahnede çok içten bir Lucy Rose olacak ve sanırım istedikleri bütün şarkıları çalmış olacağım.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *