2011

2011: Louis C.K.

Aleladeliğin seksiliği


Neden Değerli: Gözlemden değil itiraftan gelen komedi daha derinde yer ettiği için. Yakın gelecekte George Carlin‘in eksikliğini kapatacağından emin olduğumuz için. Başımıza sıradanlık ve hayal kırıklığından daha kötü şeyler gelebileceği için.

Neyi Değiştirdi: Kendisi yazıp, yönetip, editlediği Louie ile televizyon komedinde alışılmış beklentileri büktü. Kısa hikaye türünü televizyon formatına taşıdı desek fazla ciddi edebiyat havası taşıyan bir yorum olabilir, ama Dokuz Öykü‘yü okumakla Louie’nin ikinci sezonunu izlemek arasında, verdikleri keyif bakımından pek fark yok. Simsarları aradan çıkarıp, izleyicisine direkt ulaştırdığı stand-up gösterisi ile sebep olduğu Radiohead – In Rainbows çağrışımları ise, kendisine olan hayranlığımızı yükseltecek yeni seviyeler aramamıza sebep oluyor.

2012’de Ne Alemde: Her şeyi aynı anda hep birlikte keşfettiğimiz, her şeyi aynı anda keşfettiğimizi fark eder etmez hep birlikte canımızın sıkıldığı bir popüler kültür piyasasında Louis C.K.’den tek beklentimiz, şimdiye kadar ne yaptıysa aynısını yapmaya devam etmesi olabilir. Woody Allen gibi bir marka olmasını sağlayacak mainstream cazibesine sahip olmaması eminiz ki kendisinin de canını sıkmıyordur.

2011: James Franco

İnanmaktan başka çare yok


Neden Değerli?: “İşiyle gündemde” klişesinin sıkıcılığı bir yana, Franco, 2010 yapımı 127 Hours‘un yılın neredeyse ilk yarısı boyunca devam eden etkisine rağmen çalışmayı kesmedi. Onlarca röportaj ve ard arda gelen filmlerden sonra, bütün bir sinema kariyeri boyunca bitmek bilmeyen bu enerjinin kaynağının hırs değil keyif olduğuna inanmaktan başka çaremiz yok. James Franco, bütün inanılmazlığıyla, alıştığımızdan çok daha gerçek.
Neyi Değiştirdi?: Mükemmele inancımızı tazeledi, ideal eşiğimizi üç beş basamak yukarı çekti. Natalie Portman‘ın gerçekliğine inanmayı başarabilmemiz için türünün tek örneği olmadığını görmemiz gerekiyordu. James Franco’yla birlikte mümkün olduğuna ikna olduk.
2012’de Nerede?: Yavru kedilere işkence yapmak gibi kötü alışkanlıkları olduğunu öğrenmediğimiz sürece James Franco’yu şu an bulunduğu yerden kaldırmak kolay olmayacak. Kendisi, izleyeceğimiz 5 yeni filmle 2012’de de her zaman gözümüzün önünde, aklımızın bir köşesinde.

2011: Lana Del Rey


Takvimin en yeni sayfası



Neden Değerli?: Lana Del Rey indie müziğin özellikle bu yıl şiddetlenen karbon kopyalama fetişine rağmen hâlâ özgün bir şeylerin ortaya konulabileceğini göstermesi açısından değerli. Vazgeçilmez olmasa da kaçırılmaması gereken bir müziğe sahip.

Neyi Değiştirdi?: 2011’de çok net bir şekilde hissedilen “müzikte yapılabilecek her şeyin yapılmış olması” inancını değiştirdi. Kendi 21.yy’da sadcore’unu üretebildi.

2012’de ne alemde?: Lana Del Rey‘in saman alevi mi, mainstream mi, pseudo-hip mi olacağına 2012 karar verecek. Lana Del Rey o kadar taze ki henüz kendisinin raf ömrünü bile söyleyebilmek mümkün değil. 

2011: Kickstarter

Arkamda kalabalık



Neden Değerli?: İki yıl içinde doğdu, serpildi, arkasında en büyüklerin gücüyle (CNN, Wired, The New York Times..) on binlerce projeyi gerçek kıldı, kendini zirveye taşıdı.


Neyi Değiştirdi?:  İnternetin her şeyi sonsuza dek değiştirdiğine inananlara o kadar da emin olmamaları gerektiğini gösterdi. Belki bütün bu kabalığın içinde sesinizi duyurmak çok daha zor ama gerçekleşen projeler ve Kickstarter’ın hızlı büyüyüşü somut bir şekilde gösteriyor ki eğer insanların dikkatini çekebilecek kadar iyiyseniz takipçileriniz sizin için para, zaman, enerji harcamaya hala hevesli.

2012’de Nerede?: İzlediğiniz filmde, dinlediğiniz albümde, her geçen gün artan proje ve destekçileriyle kafanızı çevirdiğiniz heryerde. Bir proje olarak platformun kendisi doyum noktasına ne zaman ulaşır bilinmez ama Kickstarter ismini duyma frekansımızın artacağını söylemek çok da hayalperest bir yaklaşım değil.

2011: Wild Flag

Tekrar hoşgeldiniz


Neden Değerli: Carrie Brownstein’ın (artık aktif olmayan) Monitor Mix blogunu sevmiyor yahut Portlandia‘yı yeterince eğlenceli bulmuyor değildik. Ama Sleater Kinney‘i özlemiş olsak gerek, kendisinin müziğe dönmesi, özellikle de Janet Weiss ve Mary Timony ile birlikte çalışması, geçen yıl aldığımız en güzel haberlerden biriydi.

Neyi Değiştirdi: NBA oyuncularının nerd chic’i sahiplenmeye başladığı garip bir dönemde, kimi insanın imaj kaygısından ziyade türlü çeşit takıntılardan ötürü nerd olabileceğini kafalara kaktı. Nasıl göründüğümüzün değil ne hissettiğimizin önemli olduğunu öğreten reklam klişelerinin temelsiz olmadığını fark etmek, içimizde en az gazlı-şekerli içecekler kadar ferahlatıcı bir his bıraktı.

2012’de Ne Alemde: Radyolarda, walkman’lerde, en kötü ihtimalle discman’lerde.

2011: Florence and The Machine

Durmaksızın yükseliyorlardı


Neden Değerli?: İlk albümün yarattığı etkinin ardından müziklerinin odağındaki enerjiyi aynı yoğunlukta tam tersi yöne kanalize ettikleri; çok farklı ama yine de aynı kalabildikleri için.


Neyi Değiştirdi?: Anaakım-alternatif karmaşası içinde savrulanlar bir yana Florence and The Machine ilk albümlerinden itibaren özgün tarzlarına rağmen stadyumlardan küçüğünü hedeflemedi. Küçük plak şirketleri ve ev kayıtlarının karizması isteyenlerin olsun; Florence tanışıklığımızın ikinci yılını lansman konserinin online yayını için bilet satarak kutlamayı seçti.

2012’de Nerede?: Ödül törenlerinde, liste başlarında, festival afişlerinde üst sıralarda. Grubun ikinci harikası Ceremonials çıktığı gibi herkesi kendine hayran bıraktı ama bu daha başlangıç.

TOP 10: 2011’İN EN İYİ VİDEOLARI

Kimler geldi, kimler geçti…



Görsellerin yapılan işi destekleme boyutunda ne denli mühim olduğunu biliyoruz. Keza müzik videolarının yerlerini yavaştan kısa filmlere bırakma eğiliminde olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Hal böyleyken; geride bıraktığımız koskoca bir seneyi görseller bazında da değerlendirmek gerekiyor. Bütün 1 yıl boyunca gözümüzün ve gönlümüzün sevdiği, zihnimizde tortu bırakan işleri 10’dan geriye sıraladık.
.
Keyifli izlemeler.
.
Başlıyoruz:
.
10. Rammstein – Mein Land
Başlangıcı Rammstein’la yaptık diye gözünüz korkmasın. Rammstein’ın kendine has mizah ve estetik anlayışını es geçmemek lazım; pek neşeliler bu videoda.
.
.
9. Real Estate – It’s Real
Gözünüz korkmasın demiştim. Alın size lokum gibi bir video. Real Estate’i henüz keşfetmemişseniz, bu kesinlikle iyi bir başlangıç! Şubat’ta İstanbul’dalar, haberiniz olsun.
.
.
8. Tyler The Creator – Yonkers
Çeşit çeşit insan var tabii. Kimileri videosunda böcekle haşır neşir olmayı tercih ediyor. Bu video epey olay olmuştu, doğru mu?
.
.
7. St. Vincent – Cruel
Bu senenin keşfetmeye değer bir diğer ismi  St. Vincent! Şarkıları gibi videolarının da kendine has bir dokusu var. Şubat’ta kanlı canlı dinleyeceğiz kendisini. Haberiniz olsun.
.
.
6. Rihanna – We Found Love
Bir bütün olarak gelmiş geçmiş en iyi Rihanna videosu; kılığıyla, kıyafetiyle, saçlarıyla… Videonun konusu epey klişe olsa da renkleri ve türlü efektleriyle video kendini izlettiriyor. Bir de; şüphesiz ki hiçbirimiz Rihanna kadar güzel kusamayacağız.
.
.
5. M83 – Midnight City
Bu şarkı o kadar güzel ki; cuma geceleri kontenjanında uzun yıllar durabilir. Videosu da şarkının enerjisinden nasibini almış.
.
.
4. Arctic Monkeys – Suck It And See
Daha aşağısı kurtarmazdı.
.
.
3. Florence + The Machine – No Light, No Light
Sana ne desem kifayetsiz be Flo! Şarkının yoğunluğunun hakkını ancak böyle bir video verebilirdi.
.
.
2. Beastie Boys – Make Some Noise
Beastie Boys’un videolarını es geçmek zor hele bunu es geçmek imkansız. Videoda kimler yok ki; Elijah Wood, Kirsten Dunst, Ted Danson, Zach Galifianakis… Daha ne olsun!
.
.
1. Radiohead – Lotus Flower
Thom Yorke’un samimiyetini sorgulamıyoruz. Söze gerek yok.
.
.
Bunlar da bonus; son 30 yılda müziğin ne minvalde şekil ve tavır değiştirdiğinin ucundan fragmanı.
.
The Offspring- Want You Bad (2001)
2000’lerin başında, ilk gençlik dönemlerimizde, kulaklarımız The Offspring’le şenleniyordu.
.
.
Sonic Youth- Dirty Boots (1991)
1991 nasıl da akılları başlardan alan bir seneymiş; Red Hot Chili Peppers, Nirvana, Primal Scream, Pearl Jam, U2 ve Massive Attack albümleriyle ortalık yıkılmış. Şu anla kıyaslayınca sürreal geliyor.
.
.
The Smiths- This Charming Man (1981)
Ana akımın New Order, The Smiths gibi new wave kaynaklı grupların elinde olduğu bir dünya.
.
.
.

2011: Foo Fighters

“Godlike Genius” ve tayfası


Neden Değerli?: Dave Grohl‘un NME tarafından Godlike Genuis ilan edilmesi, Wasting Light adlı dinle dinleye doyamadığımız bir albüm ve grubun 16 yıllık hikayesinin muazzam performanslar ve görüntüler eşliğinde anlatıldığı Back and Forth “2011 Foo Fighters’ın yılıydı” demek için yeterli değilse, başka ne yeterli olabilir ki?

Neyi Değiştirdi?: Nirvana ve yaptıkları 20 yıldır bizi ilk günkü gibi heyecanlandırmaya devam ederken, Dave Grohl’un Foo Fighters’ından 16 yıldır yüzümüzde gülümseme kulaklarımızda memnuniyetle bahsediyor olmamız büyük grupların dağılmasının büyük gruplara yol açabileceğinin kanıtı. Üstelik daha farklı, daha oturaklı ve bitmez tükenmez bir istikrar aşkıyla, başlangıçta tam tersini olacağını “öngörenlere” rağmen.

2012’de Nerede?: Biz rotalarının İstanbul’u göstereceği günü bekleyedururken onların gönüllerinde yatan aslan 2012’nin yepyeni bir albüme gebe olması yönünde. Hangi tarafın dileğini gerçekleşirse gerçekleşsin,  2012’de de Foo Fighters’ı konuşmaya doyamayacağımız kesin.

2011: Super 8

E.T güzeldi

Neden Değerli?: J.J Abrams, ”Mystery Box” öğretisini, farklı projelere uygulama konusunda gittikçe daha iyi oluyor. Super 8, E.T atmosferinin Mystery Box öğretisiyle güzel bir harmanı.
Neyi Değiştirdi?: Bir nebze abartırsak, J.J Abrams’ın sci-fi kurguları ana-akıma en az kayıpla yaklaştıran adam olduğunu iddia edebiliriz. Super 8’de Steven Spielberg‘le çalışması da muhtemelen tesadüf değil. 
2012’de Nerede?: Wachowski kardeşlerin karmaşa aşkına karşı, J.J Abrams karmaşık kurguları basit aktarmak konusunda oldukça tutucu. Super 8, Lost‘un TV’de başardığını başaramayacak belki, öte yandan benzer projelere yol yapmayı başardığını söylemek mümkün.

2011: Ninni

Quiet is the new Loud

Neden Değerli?: Günü, mikro hayat gibi düşünün. Cenaze şarkıları paylaştığımızı aklınıza getirmeyin. Ninniler, ölmeye yatarken dinlemeyi tercih edeceklerimizi size doğrudan aktarma fırsatı verdi.
Neyi Değiştirdi?: Uyumadan, bizden bir şeyler duymak isteyebileceğinize ikna olduk. Konsept etrafında şarkı paylaşmayı keşfettiğimizi iddia etmeyeceğiz, öte yandan ilham verebildiğimizi gözlemledik, benzerlerine gülümsedik. Webin dev bir sinir sistemi gibi tasarlandığının ve ilhamın amaç olduğunun farkındayız ancak hiçbir şey, orjinal bir fikir kadar tatlı olamıyor.

2012’de Nerede?: Ninniler, bizim ve sizinle paylaşmaya bayılıyoruz. İyi geceler.

2011: Kaybedenler Kulübü



Prime devam

Neden Değerli?: İstanbul‘un üvey evladı Asya yakasından çıkan her şey gibi; nadir ve yoğun olmaktan kaynaklanan bir değeri vardı. Radyo efsanesinin filmde temsil edilişinin yeterli olup olmadığı tartışmalarından çıkan sonuç şuydu: Temsiliyet hakları ve yeterliliği üzerine çatışılan her olgu gibi Kaybedenler Kulübü de kimlerince kutsaldı. Tüm önderini yitirmiş dinler gibi Kaybedenler Kulübü de radyo programı bittikten sonra mezheplere ayrıldı, halifeler çıkarttı ve şekilcilik tehlikesiyle karşılaştı. 2011’de “değer” kavramının neye zamirlik ettiği tartışılıyor ama Kaybedenler Kulübü değer“in benzerlik anlamına geldiği zamanları hatırlayanlar için 2011‘de de değerliydi.

Neyi Değiştirdi?: Film ticarileşmenin karşısına dikilen kalelerin de ticarileştirilebileceğini gösterdi. Kaybedenler Kulübü bir değişiklik değil bir dışavurumdu. Devrim narası değil, ruhun feryadıydı. Kaybedenler Kulübü ticarileşmeye mağlup olarak bir kere daha kaybetti.

2012’de Ne Alemde?: TOKİ, Kadıköy Rıhtım’a 40 katlı dev kibrit kutuları dikene kadar Kadıköy’ün kaybedecek zincirlerinden başka bir şeyi yok. 2012‘de Kaybedenler Kulübü’nün TV’da gösterime girmesi televizyondan arındırılmış bir nesli çok etkilemeyecek gibi görünüyor.

2011: Boğaziçi Caz Korosu

Jericho, Jericho, Jericho

Neden Değerli?: İnanmazsınız ama Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü‘nde yıllardır koral müzik yapılıyor, klasik-rock ve caz türlerinde. Gerçi, ”Metroda Caz”ı izledikten sonra inandınız.
Neyi Değiştirdi?: ”Anlaşılmayan sanatkar”, ”müzik için müzik”, ”kıymeti bilinmemiş, sofiktike, elitist ve kıyak müzik oluşumu” ve çoğaltabileceğiniz kavramların tekrar masaya yatırılmasına ön ayak oldu, koro müziğini mass’leştirdi, şükür. İçerik üretiminde/dağıtımında bariyerlerin ve ara adımların etkisini yitirdiği bir zamanda, güçlü içeriğin gidebileceği yeri Türkiye özelinde işaret etti; müzisyenin / içerik üreticisinin işinin, üretimden ibaret olmadığını halen algılamayanlar kaldıysa, onlar için de güzel bir örnek oldu.
2012’de Nerede?: Nice özel etkinlikte.

2011: Troll

Abi Shaggy ölmüş?

Neden Değerli?: Eskiden toplum içerisinde insanlar statülerine, sınıflarına göre tanımlanırsa kimlerin nasıl davrandığı konusunda daha rahat bir fikir yürütülebileceğine inanılırdı. Sonra internet; sınıflar ve statüler üstü bir yere konumlandı. Bu olayın sonucunda anlaşıldı ki insanlar sınıflar ve statülere göre değil troll, attention whore, fag, summerfag, newfag ve samefag olup olmadıklarına göre kategorilendirilmeliymiş. Troll’ler olmasa kimse böyle bir ayrım yapmanın gereğini duymazdı. Çünkü troll’lere kadar internette herkesin söyleyeceği önemli bir şey olduğu zannedilirdi. Troll’lük herkesin aslında sandığımız kadar önemli olmadığını gösterdi.
Neyi Değiştirdi?: İnsanların iletişim kurabildiği her yerde troll’lerin de var olabileceği öğrenildikten sonra kimse İBB’nin Facebook sayfasında Erol Köse tartışılmasına şaşırmadı. İletişimin bir iletişimsizlik şeklinde de olabilmesi bize insanın sınırsızlığını bir kere daha gösterdi. İnsanlık tarihi kadar eski olan aptallık tarihi George W. Bush‘ın ikinci kere seçilmesinden sonra belki de ilk defa bu derece bilimsel bir malzeme olarak karşımıza çıktı.  
2012’de Ne Alemde?: Troll’lüğün bir trend değil, insanlık hali olduğu muhtemelen 2012‘de anlaşılacak. Artık troll’ler bile troll olduklarını bildikleri için insanlığın karşısında artık yeni bir hedef var: En kötü troll’ün bile erişemeyeceği vandallık seviyelerine aslında yıllardır ana haber bültenlerinde ve “sosyal medya guruları“nın twitter sayfalarında çoktan çıkılmış olduğunu 2012‘de fark etmek.

2011: David Fincher

Allah’ın sopası yok diyenlere


Neden Değerli: Günah çıkarmanın yetmediğini bildiği, dünyayı günahtan arındırmanın tek yolunun daha fazla günah işlemek olduğununın farkında olduğu için.

Neyi Değiştirdi: Madalyonun iki yüzü olduğunu bilen ama aynaya bakmayı sevmeyenlere, aynı madalyondan hepimizin boynunda bir tane olduğunu işaret etti. Televizyonda bayılarak izlediğimiz ama sinemada nedense rağbet etmediğimiz o kompozit antikahramanları, gerçek insanların kurmaca hikayeleri kılığında gişe canavarlarına çevirdi.

2012’de Ne Alemde: Tam olarak neden ve ne kadar çok beğendiğimizi kendimizden başka kimseye itiraf edemeyeceğimiz filmlerinden bir tanesiyle daha bilinçaltımızı yoklamalarda.

2011: Game of Thrones

Mucizesi gelişinden

Neden Değerli?: Dizi yayına girmeden, webdeki ayak sesleri heyecan vericiydi. HBO, yine hayalkırıklığına uğratmadı kimseyi: Yüzüklerin Efendisi, film yerine TV’ye uyarlansa ancak bu kadar iyi olurdu.
Neyi Değiştirdi?: İyi bir öyküyü, iyi bir öykü yapan bileşenleri farklı zaman-mekan ve değişkenler eşliğinde izlemeyi seviyoruz. 2. sezonda ejdarhaların işe dahil olduğunu söylemiş miydik?
2012’de Ne Alemde?: 2011 ve ilk sezon, Game of Thrones için nabız yoklamadan fazlası değildi. İkinci sezona ciddi bir yatırım yapıldığından ve bu kışın daha sert geçeceğinden şüpheniz olmasın.

2011: Steve Jobs

Batı’nın analitiği, doğunun sezgisi

Neden Değerli?: Aklımdan yüzlerce sebep, içimden bu soruya ”:)” şeklinde yanıt vermek geçiyor.

Neyi Değiştirdi?: Çizgi animasyon filmleri. Müzik üretimini/dağıtımını/tüketimini. Tüketici elektroniğini. Cep telefonlarını. Mobil cihazlarda yazılımın algılanışını. Tasarımı. Lansmanları. Platformları. İçerik üretimini/tüketimini. ”Gerçeklik” algısını. Girişimciliğe bakış açısını. ”Disiplinlerarası”na bakış açısını. ”Üniversite”ye bakış açısını. Bob Dylan’a referans vermenin anlamını. 

2012’de Ne Alemde?: Walter Isaacson tarafından kaleme alınan hayatının, yaklaşık 1 ay içinde Amazon’da 2011’in en çok satan kitabı olması sebepsiz değil. 2012’de ve hatta takip eden yıllarda, O’ndan öğreneceğimiz çok şey var.

2011: Lady Gaga

Lady Gaga ve canavarları

Neden Değerli?: Aynı rota üzerinde, her adımda farklılaşabildiği için. Takipçi içgörülerini cesur aksiyonlarla ifade etmeyi yeniden keşfettiği için.
Neyi Değiştirdi?: Ana-akım denileni tanımlayabilmek için, sayesinde, ziyadesiyle sıradışı bir epidemiği örnek olarak kullanıyoruz.
2012’de Ne Alemde?: Facebook’taki 45 milyon hayran, YouTube ve benzeri platformlardaki milyonların şaka olmadığını bize tekrar tekrar kanıtlayacak. Y jenerasyonunun neye benzediğini daha sık tartışırken, Lady Gaga’nın bir araya getirdiği ‘canavarlar’, ayrı bir segment olarak değerlendirilecek. Unutmadan: Gariplikleri salgına dönüşmeye ve dolayısıyla standartlaşmaya devam edecek.

2011: 9GAG


Better than sex




Neden Değerli?: 9GAG hayatınıza girmeden önce ne yaptığınızı size hatırlatmayan sitelerden biri. Facebook-öncesi internet nasıl düşünülemiyorsa 9GAG’siz bir Final dönemi de artık düşünülemiyor.

Neyi Değiştirdi?:Birey tumblr’ının iflası” diye bir olgudan söz ediyorsak bu 9GAG ile gerçekleşti. 9GAG bütün bir tumblr parçalılığını, kollektif bir şekilde kendi üslubu ile eritiyor. Artık tumblr‘ınıza ilginç görseller upload etmek istemiyorsanız bu 9GAG’ın suçu 😉

2012’de Ne Alemde?: İnternet siteleri de insanlar gibidir. Doğar, büyür, kanser olur ve ölürler. 9GAG de artık dönüşü olmayan bir yola girmiş durumda. Bir gün re-post dışında bir şeyin olmadığı bir anasayfa ve troll-free zihinlerden uzak 9gagger’lar etrafı doldurduğunda 2012’nin sadece Dünya için değil 9GAG için de bir kıyamet olduğu anlaşılacak.

2011 : Amy Winehouse

Ölenle ölünmüyor

Neden Değerli? : Birçok müzik üstadına göre onun sahip olduğu ses yüzyılda bir gelecek cinsten özel ve değerliydi. Daha yazabileceği onca şarkı varken şu meşhur 27 lanetine yakalanan Amy’nin ardında bıraktığı şarkıları artık daha bir kıymetli. Bu, “Kör ölür badem gözlü olur” sahiplenişinden ziyade, gerçekten müziğinden mahrum kalmak istemeyişimizdendi.

Neyi Değiştirdi? : 2000’lerde, hala, çirkin kadınlardan da star olabildiğini görmüş olduk. Caz müziği gerçek bir rockstar’ın hayatıyla kesiştiren Amy; alkol, şiddet ve rehabilitasyon dolu özel hayatıyla paparazzilere ekmek kapısı, parçalarıyla dinleyicilerine ilham kaynağı oldu.

2012’de Ne Alemde? : Amaç sarkazm ya da ironi yapmak değil ancak Amy’nin 2012’de bu alemde olmayacağı acı bir gerçek. Amy’nin yollarını açtığı varislerine dönecek olursak, bu yıl da yine bol bol Adele, Duffy, Dionne Bromfield gibi isimleri dinleyeceğiz gibi gözüküyor.