2017

AMAN KOMŞULAR DUYMASIN: ŞARKI LİSTESİ EZBERLENE(MEYE)N ALBÜMLER

2017’nin üstünden daha çok sular akmadı ama aklıma bir soru takıldı. Acaba 2017‘de çıkan bir albümün şarkı listesini ezbere sayabilir miydim? Sayabilme ihtimalim olan albümleri şöyle bir düşündüm. Gorillaz‘ın son albümü Humanz bu fikrim için hem çok uzun hem de çok karışıktı. Ayşe Hatun Önal’ın Selam Dengesiz albümünü ise sayabilsem bir dert sayamasam ayrı dertti. Neyse Verite‘nin Somewhere in Between isimli albümünü de kafamın içinde deneyip başarısız olduktan sonra aklımda artık bir soru daha vardı. Peki ben bu soruyu bir Avaz toplantısında sorsam ne cevaplar alırdım.
Toplantı biterken aklımdaki bu soruyu dile getirdim. İlk deneyen Ege oldu. Hangi albümün şarkılarını saymayı deneyeceğini sorduğum zaman LCD Soundsystem‘ın American Dream’ini saymaya başladı. Hızlı bir giriş yapsa da 6. şarkıda takılan Ege havluyu da böylece atmış oldu.
Peşine mikrofonumuz Cemre’ye döndü. Kendrick Lamar‘ın DAMN. albümüne yürüyen Cemre, sırasız bir şekilde ama koşar adımlarla başladığı bu maratonda saymaya başladığı listeden 8-9 şarkı saydıktan sonra “Dilimin ucunda” evresine girdi. Şarkı listesine bakınca hepsinin tek kelime olması bu yazıyı yazarken gözüme çarptı. İyi deneme Cemre.

Burçak cephesinde ise aklında döndürdüğü bu soruya bir cevap bulamamanın bir hüznü çökmüştü. Bu arada Hande ise ellerini avuşturmaya başlamış da bizim haberimiz yokmuş. Sayma sırası geldiği zaman bütün sene övmelere doyamadığı Paramore‘un After Laughter‘ını saymayı bir nefeste bitirmişti bile. 12 şarkılık bu albüm listesini duraksama bile göstermeden saymasıyla bir anda gözler Hande’ye döndü. Birkaç defa acaba bir yerden mi okudu kontrolünden sonra artık yapabileceğimiz tek şey kalmıştı: Tebrik edip sayabileceği başka bir albümün olup olmadığı. Tekli veya playlist şeklinde müzik dinlenilen bir zamanda bir albümün şarkı listesini sıralı bir şekilde saymak gerçek bir yetenek. Ve bu yeteneğini Taylor Swift‘in Reputation albümü üzerinde bir kez daha gösteren Hande, hem Avaz’ı hem de albüm dinleyen herkesi bugünlük kurtarmış oldu.

Peki sizin hafızalarınızda durumlar nasıl? Ezbere sayabildiğiniz albümler var mı geçtiğimiz seneden? Varsa bir yazın da görelim hangi albümler aklınıza kazınmış?

2017: TÜRKİYE’DE RAP MÜZİK

Neden Değerli?:  Bir zamanlar arama motorlarına “Türkiye rap” diye yazıldığında karşımıza çıkan tablo TV8 yarışması olsa da, su sıralar “underground” için işler pek tadında ilerliyor. Bu ilerlemenin başlangıcını RedBull bu “underground” isimlere destek vererek yaptı ve devamı başka birçok koldan hızlı bir şekilde geldi. Artık çok sevdiğimiz, takip ettiğimiz ve hatta yıllardır bahsettiğimiz halde ismini gördüğümüz yerlerin sayısı bir elin parmağını geçmediği için üzüldüğümüz isimler ikinci evimiz dediğimiz yerlerde sahne almaya, çok daha profesyonel bir duruşla turlamaya, röportajlar vermeye ve hatta yurt dışına açılmaya başladı.

Bu janranın dinleyicisinin artması ve kendi küçük komünitelerinin dışına taşabilmeleriyle Hiphop is Back, Rap Mahal gibi turneler de büyük kitleler toplayabilmeye başladı bu sene. Doğru afiş, doğru tanıtım, doğru kadro ile herkesin dikkatini çeken müzik türü 2017’de ister istemez rap oldu.

Tabii ki seyirci kitlesindeki bu büyüme bir anda olmadı. Müzikte yakalanan kalite, dinleyici desteğini beraberinde getirdi ve 2017’de 3 kişiden 2’sinin ezbere bildiği Ezhel albümü Müptezhel ile hayatında en son 12 yaşında Türkçe rap dinlemiş olan insanlar bile yakalandı bu akıma.

Zira bu sene rap müzik için bereketli de geçti: Ceza ve Ayben albüm yayınladı. DJ Artz albümü king size oldu. Da Poet, Beat Tape 2 ile benim en çok dinlediğim 2017 çıkışlı şarkılar arasında yerini aldı. Ağaçkakan‘ın tarzını çok net ortaya koyduğu A Nakşvit ve albümün salondaki herkesi hipnotize eden Babylon lansmanı da bu senenin unutulmazlarından oldu.

No:1, Radansa, Gazapizm, Hayki (compilation), Sayedar gibi daha saymak istediğimiz birçok isim var ancak derin sulardan uzak durup, takibinde en ön sırada bekleştiğimiz isimlerle bu seneyi toparlıyorum. (Siz de bu sene bu janradan dinlediğiniz isimleri paylaşmak isterseniz yorum kısmımız hemen aşağıda.)

 

Neyi Değiştirdi?:

  • Basit olarak, Türkçe rap müziğe olan bakış açısı değişti. Aslında rap müziğin tek tarz beat ile var olmadığı daha da gün yüzüne çıktı. Rap müzik konserleri “ergen tayfa” diye betimledikleri kitleden daha geniş topluluklulara açıldı (ve biletler tükendi).
  • Janraların işbirliği her zaman dikkat çekici oldu ve fakat bu noktada Nihil Piraye/Kamufle/Ezhel çalışması ilerleyen tabloda tam vaktinde yerini aldı. Ağaçkakan’ın Kutay Soyocak (Jakuzi) ile çalışması “Herr Neyse” bir diğer akılda yer tutup loop’a doymayan işbirliği oldu.
  • “Ya bu da şarkı mı?” sığ eleştirilerinden ziyade gerçekten üzerine konuşulan, tartışılan bir tür oldu bu sene Türkçe Rap.
  • Diziler de reklamlar da bu yükselişten payını aldı.

2018’de Ne Alemde?:

  • 2017’ye son vuruşu “Schengen yoook, Karaköy’e sen gel Angela Merkel” diyerek Xir yaptı gibi görünüyor, bunun devamının geleceği ayak seslerinden belli .
  • Bir yandan Türkiye çapında devam eden “Rap Mahal” isimli turne ile konserler kaldığı yerden devam edecek gibi görünüyor.
  • Yeni videolara dair beklentilerimiz var zira motivasyonumuzu yüksek tutan önemli bir dinamik olarak görüyorum.
  • Alternatif olanın alternatif kalmasına olan inancımı da 2018’de korumak istiyorum.

 

2017: KING KRULE

Neden Değerli?: İngiliz müzisyen Archy Marshall’ın birçok farklı isimle albümler yayımlamasına alışık olsak da en çok onu King Krule olarak biliyoruz. 2010’da yayımlamaya başladığı EP’lerinin ardından olağanüstü bir çıkış gerçekleştirmişti kendisi. 2013 tarihli uzunçaları 6 Feet Beneath The MoonMüzik endüstrisinde yeni bir Morrissey mi doğuyor?” sorularını akıllara getirmişti. King Krule ise hikaye anlatıcılığı ve melankolik sözleri haricinde Morrissey’den çok farklı bir tarzı benimsiyor. Jazz esintilerini post-punk’tan hip-hop’a uzanan geniş bir yelpazeye yayması ile kendisi türünün tek örneği ve yeni neslin en önemli seslerinden biri.

Neyi Değiştirdi?: King Krule adı altında yayımladığı yeni albümü The Ooz ile 2017’nin en iyi işlerinden birini yaptığını söylememize bile gerek yok. Bu albümü duymayan kalmamıştır herhalde. Bu senenin belki de en iyi hip-hop ya da hayır, jazz fusion ya da post-punk albümü olabilir The Ooz. Albümü güzelliği de buradan kaynaklansa gerek. Bu sene yayımlanan hiçbir albüm The Ooz kadar farklı müzik tarzlarının radarından geçerek harika bir iş ortaya koymadı. Belki bir diğer 2017 müzisyeni Perfume Genius, King Krule‘a yaklaşmış olabilir. Ancak Perfume Genius bile birbirine daha yakın ve iç içe geçen müzik tarzlarından yeni albümü No Shape‘i yayımladı. King Krule‘un The Ooz‘u ise çeşitliliği ile kendini ayrıştırıyor.

2018’de Ne Alemde?: Müjde! King Krule 2018’de turnede ve şubat ayında Salon IKSV sahnesinde bu güzel şarkıları bu defa bizim için söyleyecek. Üstelik kendisi iki akşam üst üste sahne alacak. 7 ya da 8 -belki de hem 7 hem 8- Şubat için biletlerinizi bir an önce almanızı tavsiye ederiz.

2017: LORDE

Neden Değerli?: Lorde‘u tanımayan yoktur sanıyoruz. 2013 yılında yayımladığı çıkış albümü Pure Heroine ile pop müziğe senelerdir kaybettiği kanı geri kazandırdı. Kendisi henüz daha çok genç olmasına rağmen pop müziğin seyrini değiştirdi ve listeleri haftalarca işgal etti. Öyle ki Lorde‘un pop müziğe getirdiği bu yeni soluk birçok pop sanatçılarını harekete geçirdi ve Lorde tarzı bir pop müzik modasına maruz kaldık. (Bakınız; Taylor Swift, Call it What You Want) Ancak yine de hiçbiri Lorde‘un şarkılarındaki o tadı veremiyor tabii ki.

Neyi Değiştirdi?: 4 senelik bir aradan sonra Lorde‘un ikinci albüm sendromuna takılarak bocaladığını görmek şaşırtmazdı. Ancak Lorde bizi ters köşe yaptı ve bu senenin tartışmasız en iyi albümünü yayımladı. Bir diğer 2017 listemizi onurlandıran müzisyen Jack Antonoff ile harika bir iş birliği yaptı. Green Light senenin en sevilen şarkısı oldu ve Lorde‘un kendine özgü yarattığı pop tınıları böylece başarısını kanıtlamış oldu. Yeni albüm Melodrama‘da yer alan birçok şarkı bu sene içinde en çok sevdiklerimiz arasında yer aldı. Özellikle Sober, The Louvre, Liability, Green Light ve Hard Feelings/Loveless bu senenin pop müziğine yön veren kayıtlar oldu.

2018’de Ne Alemde?: Biliyoruz, sizi üzüyoruz. Ancak Lorde da bir diğer 2018 yılında turneleyecek olan müzisyen. Şu anki turnede Türkiye yok. Ancak iki albümü arasındaki uzun süreyi düşünürsek ümitlerimizi kaybetmemize gerek yok. Bir de kendisinden bir Taylor Swift iş birliği bekliyoruz. Sizce de harika olmaz mıydı?

2017: PRIESTS

Neden Değerli?: Punk müziğin uzun zamandır yakalamaya çalıştığı yeni soluğu bize kazandıran grup oldu Priests. Washington DC’li dörtlü aslında birkaç senedir müzik piyasasında emin adımlarla yükseliyordu. Kendi çabaları ile yayımladıkları iki adet Tape albümleri ve bir de 7 şarkılık bir EP ile Priests çoktan sizin de radarınızdaydı belki de. Diğer punk gruplarından farklı müzik tarzlarını harmanlamaları ile ayrışmayı henüz daha kariyerlerinin başında başardılar ve kendilerini daha uzun bir süre duyacağız gibi duruyor.

Neyi Değiştirdi?: 2017’nin -biraz iddialı olacak belki de ama- en iyi çıkış albümlerinden birini yayımladılar. Nothing Feels Natural 70’lerin California kıyılarının hippie melodileri ile İngiltere’nin melankolik tınılarını bir araya getirdi. Birçok müzik kritiğinden tam not aldılar. Son zamanlarda sene sonu listelerinde kendilerini sık sık görmüş olmanız da çok olası. Nothing Feels Natural gibi hit olma potansiyeli taşıyan kayıtların yanı sıra Appropriate gibi sert punk tınılarının da altından başarı ile kalktılar. Hafif politik sözleri ile yeri geldiğinde korkusuzca Amerikan rüyasını eleştirirken aynı zamanda politik görüşlerinden uzak bir müzikal duruş sergilemeyi de paralelde başardılar. Öyle ki müzik endüstrisinde kendilerinden Savages’dan beri ortaya çıkan en iyi punk müzisyenleri olarak bahsediliyor.

2018’de Ne Alemde?: Her yeni büyük çıkışını yapan müzisyen gibi onlar da tabii ki turne yollarında olacaklar 2018’de. Ancak geçmiş diskografilerine baktığınızda ve çalışkan bir grup olmalarını göz önüne aldığınızda yeni bir albümün olası olduğunu söyleyebiliriz. Ya da en azından umabiliriz…

2017: JULIA MICHAELS

Neden Değerli?: Julia Michaels’ın ismini her ne kadar en çok bu sene duymuş olsak da kendisi son birkaç yıldır pop endüstrisinin gizli yeteneklerinden biri olarak Gwen Stefani’den Britney Spears’a, John Legend’tan Fifth Harmony’ye kadar pek çok isim ve grup için şarkılar yazmaktaydı. Mesela bize Justin Bieber sevdiren şarkı Sorry ve yılın en başarılı pop şarkılarından Bad Liar onun eseriydi. Doğrusu artık kendi ismiyle ün kazanması kaçınılmazdı.

Neyi Değiştirdi?: Julia Michaels, oldukça başarılı bir şarkı yazarı. Ana akım pop’un iyiden iyiye tekdüzeleştiği, sürprizsizleştiği 2017’de kendisinin Nervous System isimli 7 şarkılık EP’si resmen ilaç gibi geldi. Etkilendiği isimler arasında Fiona Apple ve Laura Marling’i sayan Julia Michaels, 90’ların içten ve müziklerinde kişisel deneyime odaklanan singer-songwriter kadınlarının tarzını günümüz pop trendleriyle buluşturuyor şarkılarında. Daha ilk EP’den bu sene listelerde görmeye alışık olduğumuz isimlerden farklı olarak kendine has tarzını oturtmuş gözüküyor Michaels. Bunu en iyi örnekleyen şarkı Issues ile hakkıyla Billboard listesinde 11. sırayı görmeyi başardı. Uh Huh ile yılın en orijinal ve zengin pop hitlerinden birine imza atarak bizi sonraki işleri için daha da heyecanlandırdı. (Klibinin cheesy’liğini görmezden geliyoruz.)

2018’de Ne Alemde?: Julia Michaels yıl boyunca Maroon 5 ile birlikte turluyor olacak. Araya bir albüm olmasa bile bir EP daha sıkıştırmasını umuyoruz. Pop’un kendisi gibi yeni bir soluğa ihtiyacı var çünkü.

2017: PERFUME GENIUS

Neden Değerli?: Perfume Genius -gerçek adıyla Mike Hadrias- dört albümlük kariyerinde duruşu ve şarkıları ile queer müziğin indie sahnesindeki en büyük seslerinden biri oldu. Farklı tarzları harmanlaması ve bu tarzlardan kendi tınılarını yaratması ile kendine ayrı bir yer edindi.

Neyi Değiştirdi?: Yeni albümü No Shape ile bu senenin en başarılı işlerinden birine imza attı. No Shape harika bir albüm olmasının yanı sıra Perfume Genius‘ı benzersiz yapan kendi tarzını en iddialı biçimde ortaya koydu. Hiçbir şarkının diğerine benzemediği ve oldukça farklı tarzlardan ilham alan kayıtları ile ayaklarımızı yerden kesti desek yeridir. Sides şarkısındaki Weyes Blood iş birliği ise bizi bir başka mutlu eden detay oldu.

2018’de Ne Alemde?: Yeni albüm kapsamında turneleyeceği kesin. Kendisi aynı zamanda canlı performanslarının güzelliği ile de oldukça ses getiriyor. Yurtdışında konser kovalayacak olanların kaçırmaması gereken bir isim.

2017: JACK ANTONOFF

Neden Değerli?: Kendisinin adını önce Fun ile, (Özellikle de bir aralar her yerde ama her yerde duyduğumuz We Are Young ile) sonra Bleachers ile, bir de Lena Dunham’la yaşadığı aşkla duyduk. Ardından 2014 yılında, Reputation’ı dinledikçe özlemle andığımız 1989’da albümün en iyisi Out of the Woods dahil birkaç şarkının prodüktörlüğünü yaptığında “Taylor Swift’in birlikte çalışmayı seçtiği adam” oldu, ismini daha sık duyar olduk. Jack Antonoff’un asıl parladığı yıl ise hiç şüphesiz ki 2017 oldu.

Neyi Değiştirdi?: Kafamızdaki “pop prodüktörü” imajını. Önce Lorde, sonra da St. Vincent yeni albümlerinde Jack Antonoff ile çalıştığını duyurduğunda bir hayli şaşırmıştık. Evet, Antonoff kötü bir prodüktör değildi ama o kadar da iyi miydi? Bu iki birbirinden farklı müzisyenin tek isimde buluşmasının bir sebebi olmalıydı. Albümleri dinlediğimizde gördük ki Antonoff’un belirgin bir tarzı vardı evet, belki o kadar çığır açıcı değildi ama şarkıları prodüksiyonu altında ezmek yerine birlikte çalıştığı müzisyenleri daha da iyisini yapmaya zorlayan, yeni seslere açan ve onlara yol gösteren bir prodüktör kimliği vardı Antonoff’un. “Ne yapacağını kesin olarak bilen, konu şarkı yazmak olduğunda insanı acıtacak denli dürüst olan kadın müzisyenlerle çalışmayı seviyorum. Birlikte çalıştığım müzisyenlere ‘Kahraman olma, kendin ol. Lafı dolandırma, ne kadar korkunç olsa da hikayeni anlat’ diyorum” diyen Antonoff’un hem Melodrama hem de MASSEDUCTION’ın bireysel hikayesine, doğrudanlığına ve bütünlüğüne katkısını yadsıyamayız. “Sadece müziğe bakışımı değil, hayata bakışımı da değiştirdi. İroninin ‘duyguların ölümü’ olduğunu gösterdi bana” diyen Annie Clark’tan ve “Melodrama, ikimizin de kariyeri boyunca yaptığı en iyi iş oldu” diyen Lorde’tan da anlıyoruz ki Antonoff, prodüktör olmanın yanı sıra bir mentor gibi de aynı zamanda. Kendisi bize hala her ne kadar antipatik gelse de sırf bu iki muazzam albümde payı olduğu için sevdik kendisini bu sene. Özellikle de Lorde’un Pure Heroine’in başarısının altında ezilmeden beklentileri kat be kat aşmasına yardımcı olduğu için.

Tabii kendisi 2017’de bunlarla da sınırlı kalmadı. Yeni bir Bleachers albümü yayınlamanın yanı sıra Pink ve Taylor Swift’in yeni albümlerinde de prodüktörlük yaptı. Reputation’ın en iyi birkaç şarkısında (Getaway Car, Dress, Call It What You Want, New Year’s Day) kendisinin imzasının bulunması da tesadüf olmamalı. “İnsanları üzerine yazmaya, konuşmaya iten pop şarkıları yazmaya çalışıyorum” diyen Antonoff, Taylor Swift ile işbirliğinde bunu pekala başarmış gözüküyor.

2018’de Ne Alemde?: Antonoff, yılın ilk yarısında Bleachers ile turluyor olacak. İsmini seneye hangi müzisyenlerle duyacağız, bu yıl sayesinde merakla bekliyoruz artık.

2017: PARAMORE

Neden Değerli?: Çoğu insanın sadece emo ergenlerin dinlediğini düşünmesine rağmen pop-punk’ın dünyadaki öncü ismi hâline gelerek hemen ardından da rock müziğin mihenk taşlarından biri oldular. Self-Titled albümü ile gelen Grammy ile çıtayı yükselttiler ve After Laughter ile 2017’nin en iyi işlerinden birine imza attılar. Üstelik 4 kere dağılma tehlikesi atlatıp hâla bu kadar güzel işler çıkarabilmeleri de cabası.

Neyi Değiştirdi?: Rock ve pop-punk akımının öncüleri olarak görülürken bizi bu sene ters köşe yaparak harika bir pop albümü yayımladılar. Üstelik After Laughter, birçok müzik tarzına ve 80’lerin pop tınılarına göz kırparak bu sene yayımlanan diğer pop albümlerine kıyasla farkını ortaya koydu ve oyunu değiştirdi. Gitar ile yapılan kaliteli pop müziğe hasret olduğumuz şu dönemlerde hepimize ilaç gibi geldi.

2018’de Ne Alemde?: Paramore turneye devam ediyor. Bu topraklara uğramaları pek olası olmasa da kendilerini yakından takip etmeye yeni yılda da devam edeceğiz. En önemlisi de Fake Happy‘nin hemen ardından hangi kaydın single şarkısı olarak yayımlanacağı. Rose-Colored Boy en kuvvetli aday olsa da Paramore bizi şaşırtabilir. Bekleyelim ve görelim.

2017: JULIEN BAKER

Neden Değerli? : Sharon Van Etten, Angel Olsen, TORRES gibi otobiyografik ve melankolik kadın müzisyenler akımına ayrı bir soluk getirdi. Julien Baker‘ın 2015 yılında yukarıdaki isimlerin ilk çıkış zamanına kıyasla bu kadar hızlı parlamasının bir sebebi var tabii ki. Diğer müzisyenlere kıyasla Baker, duygularından bir hikaye yaratmaktansa direk onları çiğ ve olduğu gibi dinleyicisine sunuyor. Bu da hâliyle saf açığa vurulan duyguların güzelliği ile kendisine hayran kalınmasını sağlıyor. Bir jenerasyonun en iyi şarkı yazarı olabilme potansiyeline sahip.

Neyi Değiştirdi?: Aynı kulvardaki müzisyenlere kıyasla diğer müzik türlerinin büyük isimleri ile turneledi. Kaç müzisyen henüz daha ikinci albümünde Death Cab for Cutie, Paramore, Belle & Sebastian ve The Decemberist ile turneye çıkma şansına erişebilir ki? Yeni albümü Turn Out the Lights ile bu senenin en sevdiğimiz albümlerinden birine imza attı. Öyle ki uzun zaman sonra Avaz ahalisinden biri, kendini hüngür hüngür ağlarken buldu.

2018’de Ne Alemde? Julien Baker’ın turne yollarında olacağına kesin gözü ile bakıyoruz. Esas bu kadar güzel bir albümün ardından kendisini Salon IKSV‘de izlesek çok güzel olmaz mıydı? Burdan yetkililere sesleniyorum.