boy in da corner

DİNLEYİN: DIZZEE RASCAL – RASKIT

Dizzee Rascal‘ın ilk albümüyle birkaç yıl önce hip-hop’a iyiden iyiye sarıp “Amerika tamam da, acaba okyanusun bize yakın tarafında neler oluyor” diye merak ettiğimde tanışmıştım. (The Streets ile tanışmam da tam olarak bu zamanlara tekabül ediyor.) Şimdilerde en sevdiğim albümler arasında saydığım Boy In Da Corner‘ı bir an bile sıkılmadan kaç kere baştan sona dinledim, hatırlamıyorum bile. Dizzee Rascal‘a Mercury Prize kazandıran ve bütün 2000’lerin en iyi albümleri listesinde en tepelerde göreceğiniz Boy In Da Corner, İngiltere’nin müzik dünyasına en güzide hediyelerinden grime’ın başyapıtı olmasının yanı sıra hala aşılamamış bir klasik.

Dizzee Rascal ilk albümü çıktığında daha 20 yaşında bile değildi ve o zamandan beri dört albüm daha yaptı. İlk albümünü hiçbir zaman aşamadı tabi, ki aşmasını beklemek de ayıp olurdu zaten. Grime köklerinden kopmayıp aynı zamanda pop’a ve house’a da göz kırptığı ve tam tamına dört teklisinin İngiltere’de bir numara olduğu 4. albümünden sonra (Albümde Calvin Harris bile var desek?) 2013’te The Fifth ile geri döndü ki keşke dönmeseydi. Feci başarısız bir “Amerika’da çıkış yapma denemesi” olan bu albümle (Albümde Robbie Williams, Jessie J, will.i.am falan var desek?) Dizzee ne istediğini başarabildi, ne de kritiklerden vasatı bile aşamayan yorumlar alabildi.

Aradan geçen dört yılda aslında ta en başından kendisinin etkilediği Skepta ve Wiley gibi isimler Dizzee Rascal‘dan daha popüler hale geldi. Şimdiyse Dizzee, “bir açılın bakayım, geri döndüm” dediği yeni albümü Raskit‘le özlemimizi gidermeye geliyor. Daha dün çıkan albümde ilk göze çarpan şey hiç konuk sanatçı olmaması. Raskit için bir “köklere dönüş” albümü diyebiliriz fakat Dizzee’nin klasik albümlerinden farklı olarak albümdeki çoğu şarkı Amerikan prodüktörlerin elinde ve daha modern, fütüristik bir sound hakim. Bu formül çoğu zaman işe yaramış, albümde inanılmaz başarılı ve Amerikanvari “dance-rap” işlerinin yanı sıra buram buram İngiltere kokan klasik grime ve garage şarkıları da var, dengeyi iyi korumuş Dizzee. Benim şimdilik favorilerim The Other Side, Ghost ve Slow Your Roll oldu. Dizzee’nin enerjisi yerli yerinde. Bir saatlik albümü baştan sona dinlemek biraz yorucu olabiliyor ve en yakın muadili Konnichiwa kadar iyi değil kesinlikle, fakat Dizzee Rascal‘ın The Fifth rezaletinden sonra böyle bir geri dönüş yapması inanılmaz mutlu etti beni. Hafta sonunuzun soundtrack’i Raskit olsun.