büyük ev ablukada

BÜYÜK EV ABLUKADA’NIN FIRTINAYT’TA ŞARKI SÖZLERİYLE DEĞİNDİĞİ 17 MESELE

Fırtınayt için bu topraklardan çıkmış en güzel işlerden biri demek kolay. Çünkü öyle. Müzikal yönden hep övsek de şarkı sözleri için bugün bekledik. Sizin için Fırtınayt’taki şarkıların sözleri arasında kulaklarımıza çarpanları topladık. Bu sözlerin yazılımında katkısı olan herkesi gözlerinden öpüyor, sebep olanları ise birlikte lanetliyoruz.

“Güneş yerinde, her şey yolunda”

İlk şarkının ilk cümlesiyle bu albümde kafamızın içindekilerle boğuşacağımız mesajını açıkça veriyor Büyük Ev Ablukada. Çoğu zaman içimizde fırtınalar koparken dış dünya bundan hiç etkilenmez ve hayat akmaya devam eder. Her şey yolundaymış gibi.

“Bu dünya soğuyacak
Yıldızların arasında bir yıldız
Hem de en ufacıklarından
Mavi kadifede bir yaldız zerresi yani bu koskocaman dünyamız”

Nazım Hikmet’in Yaşamaya Dair’inden alınmış küçük bir parça olan şarkının son sözleri inanamasak da koskocaman dünyamızdaki yaşamın bile bir gün biteceğini açıkça anlatıyor. Ve koskocaman dünyamızın aynı zamanda nasıl da ufacık olduğunu. Yaşamın önemi ve ciddiyetine paha biçmek bu noktadan sonra bizlere kalmış.

“Bu dünya soğuyacak günün birinde
Hatta öyle bir buz yığını yahut ölü bir bulut gibi de değil
Boş bi ceviz gibi yuvarlanacak zifiri karanlığa.”

Albümün ilk şarkısı Güneş Yerinde’nin bitiş bölümü sanki şarkıyı değil de dünya hayatını bitiyor. Öyle ya da böyle gelecek bu dünya sonunu çok dramatik bir şekilde bize anlatıyor. Boş bir ceviz derken tonlama ve peşinden gelen gitar solosuyla etkisi de katlanıyor.

“Benim mi bütün kurduğum hayaller?”

Evren Bozması’nda tam da bu söze kadar gündelik sorumluluklar, hesaplaşmalar ve dertlerle boğuşuyoruz. Peki gerçekten bize ait olduğunu düşündüğümüz tüm hayal ve sorumluluklar bize mi ait? Umarım hepsini bulup bir bir yerine koyacağızdır zamanla.

“İyi misin? Aldı yerini naber’in”

Naber, nasılsın? fasılıyla başlayan gece ilerlemiş, ilk kim kusacak yarışmasına dönmüştür bile.

“İnsan büyüdükçe -kusura bakma- giderek kendine benziyor.”

Yaşlandıkça gerçek benliğinizin ortaya çıkışını yaşlandıkça göreceksiniz.

“Ben bir beni bulup içine girip saklanırsam, kim beni bulur?”

Gerçek benliğimiz olmayan benlikler yaratıp arkasına saklandığımızda kendimizden başka kim asıl ben’i bilebilir ki?

“Ben her zaman ben miyim? Cinayetler miyim?
Gebere gebere çoğalıyorum.”

Sınırları keskin olmayan, ve bana kalırsa hiçbir zaman da olamayacak olan, benliklerimize uymayan sayısız şey yapmışızdır bugüne dek. Daha iç rahatlatıcı bir ifadeyle yapmak zorunda kalmışızdır diyelim. Bu sözlerdeki ifadeyle sayısız kez içimizi öldüre öldüre yaşamaya devam etmek zorunda kalmışızdır.

“Neden hep böyle, mağlubiyetler, giderek üzerime yakışıyor.”

Hayata karşı ilk mağlubiyetinizi hatırlayın. Ne kadar da kendinize yakıştıramamıştınız değil mi? Peki sonra ne oldu? Yenile yenile bu mağlubiyetleri üzerinize yakıştırmaya başladınız değil mi?

“Hangi eczanede kahvaltı
Bir sabah seni unutturacak.”

Gece unutmak içenler sabahında “alka seltzer” kahvaltısına mecburlar.

“Yüzlere bakıyorum, dinlemiyorum hiç
Bir gece ben yokmuşum da korkmuşun
Eve dönünce boynuma sarılışın
Güvendiğim tek şey sensin ve kapının kilidi.”

Benim için Hoşçakal Kadar bu albümün en kendinden emin parçası. Hayatından nesneleri ya da kişileri çıkarmakta zorlanan herkesin şarkısı. Somut olanlar hayatımızdan çıksa da anıları ya da hayalleri kafamızın içinde yaşamaya devam ediyor ve bu çoğu zaman önüne geçilemez bir durum neticede. İşte tam da yukarıdaki sözler kalabalık ortamlarda kafa dağıtmaya çalışırken dinlenmeyen sohbetlere, beyinde canlanan anılara, ve o vazgeçemediğimiz birlikteliklerin aslında normal ilişkiler oluşuna dair duyduğum en etkileyici sözler. Bazen abartılı romantikliklerimizle yüzleşmek zorunda kalmak iyidir.

“Dil boşa dönüyor herkes günahkar.”

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

“Hepsine alışıyor insan, hepsine ne fena.”

Nefret edip her gün şikayet ettiğimiz her şeyin varlığına, çok sevip kaybettiğimiz ya da hiç ulaşamadığımız her şeyin yokluğuna alışıyoruz. Tüm sevinçlere, üzüntülere, heyecanlara ve hayal kırıklıklarına da. Ne fena.

“Kandırıyorum, herkesi, önce kendimden başlıyorum
Sanırsın şeytan taşlıyorum.”

İnsan büyüdükçe giderek kendine benziyor dediler ama insanın kandırma çabasını da unutmamak lazım. Özellikle de büyük bir hevesle kendini kandırma çabasını.

“Tek yürektik hani öğretmenim
Aynı kürekle gömülmeyecek miyim?”

Bütün şarkı iki cümlede özetleniyor. Yoksa hepimiz eşit değil miyiz bu ülkede?

“Kendimce bir olayların içindeyim, içinizde.”

İhtimallerin Heyecanına Üzülüyorum’un Fırtınayt’ın en umutsuz şarkısı olduğunu söylemek işten bile olmaz sanıyorum. Yuvarlanıp gidiyoruz, yaşıyoruz işte özetli cümlesi de tam yukarıda.

“İhtimallerin heyecanına üzülüyorum.”

Umutsuzlukta yeni bir zirve, yeni bir dip noktası.

YENİ VİDEO: BÜYÜK EV ABLUKADA – HEPSİNE NE FENA

28 Temmuz 2017’de yayınladıkları “İstanbul’da Beyoğlu taraflarında bizimle beraber terleyip, dans edip vakit geçiricek 50 kişiye ihtiyacımız var” mesajından sonra dans etmeye daldıkları için yeni yayınladıkları Hepsine Ne Fena‘nın videosu bugün itibariyle izlenebilir durumda. Şaka bir yana Fırtınayt gibi dört dörtlük bir albüm için Büyük Ev Ablukada’dan daha birçok video isteriz ama şimdilik elimizde Hepsine Ne Fena var. Klipte de Bartu var, dans edip vakit geçirecek tahmini 50 kişi var tabii bir de en sevdiğimiz müzikle giden kafalar var. Buyurun buradan da Fırtınayt‘a geçiş yaparsınız.

SALI PAZARI: 15.05.18

BURÇAK’IN TEZGAHI

Courtney Barnett – Sunday Roast

11 Mayıs 2018 müzik sektörünün en bereketli günlerinden biriydi şüphesiz. Arctic Monkeys ve Beach House birçok yeni ürünü gölgede bıraksa da Courtneyy Barnett’ın yeni teklisi Sunday Roast  gözümden kaçmadı. Benim için hiçbir şey git gide heyecanımızı yükselten bu teklilerden birini gölgede bırakamadı.

Arctic Monkeys – Four Out of Five

Bir albümden diğerine koştuğumuz, kulaklarımızın bayram ettiği bir dört gün geçirdik. Dinleme süreci bir bu kadar daha sürecek gibi duruyor, sürecin ortasından bildiriyorum: En çok bunu sevdim.

Pale Honey – Lay Your All Love on Me

Kendileri kadar güzel gözüken iki albüm çıkarmış bu grubu ben yeni keşfettim. Önceden bilenleriniz varsa bu köşeye alalım, yoksa tanışmak için bir başka köşemizde buluşma sözü alalım sizden. Bu ABBA cover’ı küçük bir başlangıç olsun.

HANDE’NİN TEZGAHI

Arctic Monkeys – One Point Perspective

Evet, beklediğimiz an geldi. Yeni albüme kavuştuk. Yerlerde sürünen beklentilerimi karşılayan bir albümle dönmelerinin yanı sıra bu şarkıya fazlasıyla bayıldım.

Beach House – Dive

Senenin en güzel albümü ile karşı karşıyayız. Geçen Cuma yayımlandığından beri son Beach House albümünü dinlemeden duramıyorum. Bu şarkının sonlarına doğru gelen davul ve gitar melodisi ise beni benden alıyor.

HalfNoise – All That Love Is

Paramore’un son albümüne olan bağımlılığımın bittiğini düşünüyorum. Davulcusunun EP’sine takıntılıyım bu aralar.

Of Montreal – Plateau Phase/No Careerism No Corruption

Kevin Barnes’ın sesi bende her daim rahatlatıcı bir etki bırakıyor. Son albümdeki her şarkıyı tek tek elden geçiriyorum.

BERNA’NIN TEZGAHI

Loreen – Euphoria

Her ne kadar ülkemizde artık pek bir anlam ifade etmese de(hepimizi nostaljik hissettirmesi dışında), Avrupa’da hala bir kısım insanın heyecanla takip ettiği o etkinlik: Evet Eurovizyon! (Bir zamanların) Kutsal Eurovizyon haftasında eski favoriler de yad edilir tabii, işte, 2012 yazında ünü Eurovizyon’u aşıp pek çok ülkede hit olmuş, insanın tüylerini diken diken eden, benim de favorilerimden biri:

Athena – For Real

Ve Türkiye’nin yarışmadaki en iyi şarkılarından biri, benim de bu hafta boyunca döndürüp döndürüp dinlediğim;

Leon Bridges – Georgia to Texas

Bütün bunların arasından sıyrılan bu haftanın keşfi ise tınılarıyla sizi geçmişe götürecek olan, ikinci albümü henüz çıkmış olan Leon Bridges, soul sevenler buraya;

AHMET’İN TEZGAHI

LSD – Audio feat. Diplo, Sia, Labrinth

Bu süper gruptan beklentilerim çok yüksekti. Önce Genius sonra da Audio ile daha da yükseldi. Bırakın Diplo, Sia, Labrinth sizi de ele geçirsin.

Arctic Monkeys – The Ultracheese

Tabi bütün hafta sonu döndürmelere doyamadığım yeni Arctic Monkeys’den bir parça gelecekti. The Ultracheese, mükemmel albüm sonu şarkılarına (505 istisnası) bir yenisini eklettiriyor.

Lykkle Li – Time In A Bottle

Yalan söylemeyeceğim Lykkle Li’nin I Follow Rivers’tan başka güzel şarkı yazamayacağını düşünüyordum. Bu şarkıyla beni şaşırtacakken cover olduğunu öğrenmemle önyargılarıma tekrar sımsıkı tutundum.

Bat For Lashes – What’s A Girl To Do

Zaman zaman akla düşen şarkılar kategorisinden.

Büyük Ev Ablukada – Güneş Yerinde

Hakkettiği değeri görmeyen albümün hakkettiği değeri görmeyen şarkısı.

Toplu bir Spotify listesini de şöyle bırakalım;

2017: FIRTINAYT

Neden Değerli?: Ülkemiz gençliği arasında geniş bir hayran kitlesi olan Büyük Ev Ablukada, Full Faça’dan sonra kendini oldukça özletmişti. Fırtınayt’tan uzunca bir zaman önce kendilerini şöyle bir hatırlatmak ve yeni “şekil”lerini duyurmak için zamanında yayınladıkları kendileri kadar tatlı olan şu videoyu tekrar izleyip Büyük Ev Abluka’nın nasıl hem hiç değişmeyip hem  de çok değiştiğine bir kez daha şaşıyoruz:

Neyi Değiştirdi?: Kendi tabirleriyle sürpriz parti tadında yeni Büyük Ev Ablukada şekli. Benim tabirimle ismine yakışır fırtınalıkta bir albüm. Kendi tarzlarını canlı- elektronik denebilecek bir noktaya getirerek hem kendilerinin hem sevenlerinin müzik zevkini tek albümle değiştirdiler sanki.

2018’de Ne Alemde?: Büyük Ev Abluka’da 2018’de konserlerine fırtınayt gibi devam edecek gibi gözüküyor. Yılın ilk aylarındaki konserler özellikle 2018’e hızlı bir başlangıç yapmak isteyenlerimiz için kaçırılmayacak fırsatlar olabilir.

YENİ ŞARKI: BÜYÜK EV ABLUKADA – HAYALETLER

Büyük Ev Ablukada, elektronik ve dans ağırlıklı olmasını beklediğimiz yeni konser formatı Fırtınayt‘ı 19 Mart’ta Volkswagen Arena‘da hepimize tanıtmak üzere tam gaz hazırlıklara devam ederken bizlere de ufak bir hediye sunmayı ihmal etmediler. Zaten iki seneye yakın süredir canlı dinlediğimiz Hayaletler‘i güzelce bir elden geçirip elektronikleştirmişler, hem de single olarak iTunes üzerinden yayınlamışlar. Açıkçası Fırtınayt gelmeden şu yeni tarzın esameleriyle tanışmak çok güzel oldu; diğer yandan yeni albüm konusunda da iştahımız daha da bir kabarmadı değil.

Büyük Ev Ablukada nedir, Fırtınayt‘ta ne olacak diye merak edenleri aşağıya bekliyoruz: