childish gambino

TOP 10: CHILDISH GAMBINO

Donald Glover son iki senedir sadece başarıdan başarıya koşan bir kariyer resitali sunuyor adeta. Dizi, film, müzik, eğlence fark etmeksizin elini attığı her alanı bir anda altın madenine çevirmeyi başarıyor. Yakınlarda yayınlanan Spider-Man: Homecoming‘deki rolü de yine popülaritesini ve nüfuzunu pekiştiren bambaşka bir öge oldu. Ancak bugün konumuz tam olarak bu değil. (more…)

OST #39: ŞEREFSİZLİK

Çağımızın getirdiği hızlı tüketme alışkanlığından ikili ilişkiler de nasibini aldı. Eski hoşlantıların evlendiği, yenilerin ise durup dururken yok olduğu, travmatik eski sevgililerin arada bir yoklamak için arayıp alt üst ettiği zamanlarda girdiğimiz moda uygun; serseriliği bırakma isteği içinde sevgi ve şefkat arayıp “hah galiba buldum” derken, karar veremeyişler, uyuşmayan beklentiler sonucu sadece kısa süreli tatminlere ulaşabildiğimiz ilişkilenmelerin tam da zirve yaptığı yazın ortasında dinlemelik playlist yaptık. Bir sonraki “utanç yürüyüşü”nüze fon müziği olmak üzere hemen burada:

(OFF THE RECORD): VOL. LXI

1. Katy Perry yeni albümü Witness’ı beğenilerimize sundu. Ne tesadüftür ki yıllardır Apple Music dışında hiçbir ortamda müziklerine ulaşamadığımız Taylor Swift de aynı gün bütün kataloğunu Spotify başta olmak üzere bütün platformlarda paylaşmaya karar verdi. Her ne kadar Katy Perry’yi bir noktada dinlemeyi planlıyor olsak da bu harika trollük karşısında elimizi 1989’a gitmekten alıkoyamıyoruz. Açıkçası Katy Perry unutulmaya oldukça yakınken ve en çok Taylor’la atıştığı zamanlarda gündemde olabiliyorken belki de albüm için iyi bir gelişme olmuş bile olabilir diye düşünerek vereceği karşılığı bekliyoruz.

2. Birkaç sene önce Amanda Bynes, Drake hakkında cinsel içerikli niyetlerini ifade ettiği birkaç tweet atmıştı ve bu konudaki sessizliğini birkaç gün önce bozdu. “Ciddiydim ama aynı zamanda uyuşturucu etkisi altındaydım” diyen oyuncunun yıllar önce olmuş bir şey üzerinden tekrar hypelanmaya çalışmasını komik bulsak da Drake hakkındaki karmaşık hislerimizi dillendirdiği için takdir de ediyoruz.

3. Britney Spears‘ın asla eskimeyen hiti Toxic‘in ortaya çıkan eski bir demosunu bu hafta bolca dinledik ve çok sevdik; mutlaka dinleyin, Britney Spears’ın sesi hakkındaki olumsuz düşüncelerinizin değişeceğinden eminiz:

4. Marvel filmlerinin ne kadar zevkimize hitap etmediğini bir yana bırakıp önyargısız bir şekilde Black Panther’in ilk fragmanını izledik. Açıkçası sebebi şu ana kadar izlediğimiz Marvel yapımlarından farklı (ama çok da değil) ve egzotik durması mı yoksa soundtrack’inin Run the Jewels’ın elinden çıkmasından dolayı mı emin değiliz ama etkilendik diyebiliriz. Muhtemelen ikinci sebepten ötürü, yine de videoyu şuraya bırakalım bir de siz düşünün:

5. Büyük bir Seinfeld hayranı olan Kesha‘nın sarılma teklifinin Jerry Seinfeld tarafından birkaç kez reddedilişini izledik. Boşver Kesha biz sana sarılırız.

6. Şurada da gizlice senenin en çok dinlediğimiz albümünü yaptığını itiraf ederek belirttiğimiz üzere Demi Lovato’yu seviyoruz. Geçtiğimiz hafta Los Angeles’ta katıldığı bir partide Paramore’un Misery Business şarkısı arkaplanda çalarken eşlik etmesi gerekirken bazı teknik sorunlar planı bozuyor ve şarkıyı çıplak sesinden dinleme fırsatı bulduğumuz bir kayıt çıkıyor ortaya:

7. Son olarak bir Childish GambinoArctic Monkeys mash-up’ına çok takıldık bu hafta, ne kadar yakıştıklarına şaşırarak defalarca dinledik, siz de dinleyin:

2016: DONALD GLOVER (CHILDISH GAMBINO)

Neden Değerli?: Donald Glover, beş parmağında yirmi beş marifet bir kişilik. 2016 yılı da kendisinin yazar, komedyen, aktör ve müzisyenlik görevlerinin hepsini layığıyla gösterdiği bir yıl oldu. İlk olarak Spider-Man Homecoming’de yer alacağı açıklandı. Sonra, uzun süredir üzerinde uğraştığı ve “Twin Peaks’in rapçilerle olanı” diye tanımladığı dizisi Atlanta yayına girdi ve televizyondaki diğer işlerden ne kadar farklı olduğunu hemen ispatladı. Yılın sonuna doğru bir açıklama da Star Wars cephesinden geldi ve Han Solo spin-off’unda tüm zamanların en karizmatik karakterlerinden Lando Calrissian’ı Donald’ın oynayacağını öğrenmiş bulunduk. Müzik cephesi ise Kasım ortasında yayınladığı “Me and Your Mama” ve bir hafta sonra onu takiben “Redbone” ile bu zamana kadar Childish Gambino markası altında duyduğumuz hiçbir şeye benzemeyen ama tadından yenmeyen şarkılarla onsuz geçen 2 seneye lanet okudu. 2 Aralık’ta yayınlanan üçüncü albümü “Awaken, My Love!” ile dinleyicilerine soul – funk karışımı muhteşem bir ziyafet sundu. Bu işi de kotarabilen Gambino’nun sıradaki hamlelerini merakla bekliyoruz.

Neyi Değiştirdi?: Atlanta ile 2016 Amerika’sında siyah olmanın korkunç ve garip bir şey olduğunu yüzümüze yüzümüze vurdu. Bunu da tamamı azınlıklardan oluşan bir yazar, yönetmen ve prodüksiyon ekibiyle yaptı. Ayrıca, rap müziğin domine ettiği bir yılda insanlara “Awaken, My Love!” ile gitarlı müzik dinletmeyi başaracak olması da rap tandanslı bir müzisyen için takdir edilesi bir olay.

2017’de Ne Alemde?: 2017 çok yüksek ihtimalle Childish Gambino ismini Donald Glover’dan daha çok duyacağımız bir yıl olacak. Keza yeni albüm turnesi, festivaller, klipler derken önümüzdeki sene müziğine bizi doyuracaktır.

FEATURING: JHENÉ AIKO

2013’te çıkardığı Sail Out EP‘si ile dinleme fırsatı bulduğumuz Jhené Aiko, hiphop/R&B aleminde yaptığı işbirlikleriyle bu süre zarfında adından söz ettirir oldu. Beklediğimiz çıkış albümü Souled Out ise 2014’te Tinashe ve FKA Twigs gibi isimler ile birlikte “kadın R&B çıkış albümlerinin yılı” yapan albümlerdendi. Öyle ki Souled Out son dağıtılan Grammy ödüllerinde En İyi Urban Contemporary albümü ödülüne Beyoncé ve Pharrell‘la birlikte aday oldu. (Fakat Pharrell’a kaybetti.) Aday olduğu diğer iki kategoride de üzücü bir şekilde kazanan olamadı.

Neden Jhené Aiko’yu iyi bir gelecek bekliyor?: Çıkış döneminde 3 Grammy adaylığı aldı. Çok promo olmadan ilk albümü ile Billboard 200’de 3 numaradan giriş yaptı. Şimdiden Drake ve Big Sean gibi mevcut sektörde büyük isimlerle çalışıyor.

Gelelim Aiko’nun konuk olduğu şarkıların aşırı doz rap, hiphop ve r&b içeren güzel listesine.

Drake – From Time: Başarılı hiphop albümlerinden biri olan Nothing Was The Same’in bir parçası da From Time ile Jhené Aiko’ydu. Yumuşak vokalleriyle şarkının “chill” havasına olan katkısı büyük.

Nick Jonas – Chains (Remix): Aiko, geçenlerde hiç de bir gün övmeyi beklemediğimiz Nick Jonas‘ın Chains şarkısının remix versiyonunda yer aldı. Remix desek de şarkının orijinalinden tek farkı şarkıda Jhené Aiko olması. Chains Aiko’nun şu an için en güncel işbirliği.

Big Sean – Beware: Big Sean‘ın 2013 albümü Hall Of Fame‘in ana single’ı Beware‘de Lil Wayne ile birlikte Jhené Aiko da işbirlikçilerden biriydi. Şarkıyı başarıya ulaştıran en büyük etkenlerden biri de oldu aynı zamanda.

Common – Blak Majik: Common son zamanlarda daha çok John Legend ile birlikte yaptığı Glory ile gündeme geldiyse de çok göz önünde olmayan Jhene Aiko’lu Blak Majik bu sene bir Grammy adayıydı.

Chris Brown – Drunk Texting: 2012’de Fortune ile yaşadığı fiyaskodan sonra 2014’te X ile iyi bir dönüş yapan Chris Brown‘a albümün kapanış şarkısı Drunk Texting‘de eşlik eden yine Jhené Aiko’ydu.

Omarion – Post To Be: 3 tane R&B’ciyi bir araya koyunca ne olur? Omarion, Post To Be‘de Chris Brown ile Jhené Aiko’yu tanıştırıyor.

Kendrick Lamar – Growing Apart (To Get Closer): Şu sıralar To Pimp A Butterfly ile ortalığı kasıp kavuruyor Kendrick Lamar. Henüz kariyerinin başlarında mixtape olarak kabul edilse de ilk albümü de diyebileceğimiz Overly Dedicated‘ın giriş parçası Growing Apart (To Get Closer) şarkısında yer almıştı Jhené Aiko. Fazla zorlama bir tespit girişiminde bulunursak Jhené Aiko’ya Kendrick Lamar’ın diskografisine birlikte başladığı isim diyebiliriz.

Childish Gambino – Pink Toes: Albümü Because The Internet ile bu sene En İyi Rap albümü kategorisinde Grammy adayı olan rap’in yükselen isimlerinden biri Childish Gambino. Jhené Aiko, Pink Toes ile Because The Internet’te de yerini almış.

J. Cole – Sparks Will Fly: Single çıkarmadan, promo yapmadan, haber bile vermeden 2014’ün en çok satan hiphop albümü 2014 Forest Hills Drive‘a imza atmıştı J. Cole. Bir önceki albümü Born Sinner‘ın kapanışını yapan Spark Will Fly‘da yine Jhené Aiko’yu görüyoruz.