coldplay

FREE FRIDAY THE 2ND (KRCHMT)

İnternette gördüğümüz her şey bizim midir? Yahut bir şeyi internette yayınlıyorsak o bizim olmaktan çıkar mı? Şimdilik sadece soruyorum. Belki ileride cevaplarını beraber buluruz.

Neyse ben bildiğim konuya geri döneyim. Şu müzik konusunun içinde olduğu kadar karşı olmanın “havalı” zannedildiği bir başka konu görmedim. Bakın alternatif olma demiyorum karşı olmaktan bahsediyorum. Tabi bir de bilmeden, dinlemeden işkembeden sallama durumu var ki o bütün hayatımızda zuhur ettiği için özellikle müzik konusunda olanı istisna tutamıyorum. Bu büyük yanılgının da ayyuka verdiği yer, Coldplay karşıtlığı. Coldplay’a karşı olmanın “havalı” olduğunu düşünüp karşı olanlar diye bir topluluk var mesela. En bilindik örnek diye sundum sonra yok sen bu kadar yaygarayı Coldplay övmek için mi kopardın demeyin. Konuşulmuyor diye bunu böyle zannetmeyin. Siz gençler ve kendini genç hissedenler, siz de bu büyük yanılgıya düşmeyin.

Coldplay dinleyeyim de gevşeyeyim. Gevşeyemedim. Konser dans etmeye müsaitse o konserde dans edilir arkadaş. Dans etmeyi insanlara fazla gören Karşı’lara da buradan selam.

Play Tuşu’nun atarlı yazılarını yakından takip ediyorum. Ve bütün sorunlarımızın ülkemizde tam anlaşılmadığına inandığım özgürlük kavramından ortaya çıktığına kanaat getirdim. He tabi siz böyle bir kanaat getirmemekte de özgürsünüz.(?)

Neyse, konuyu Arctic Monkeys’e bağlıyorum. Arctic Monkeys kadar yaşına uygun müzikler yapan başka bir grup görmedim. 1986 doğumlu Alex Turner ile yakın bir yaşta olduğum için beraber büyüdük diyebilirim. Tabi o Sheffield‘ta büyürken ben Kocaeli‘de büyüdüm. Bunları niye anlattım. Şimdilerde yeni bir albüm dedikodusu dönüyor ve bu albümün tam bir otuzlu yaşlar albümü olacağını öngörüyorum ve büyük bir heyecanla bekliyorum. Bizi hiç bırakma Arctic Monkeys emi?

Balkan ritimleriyle nasıl doğru şarkı yapılır? Örnek;

Balkan ritimleriyle nasıl yanlış şarkı yapılır? Örnek;

Arada kulağınızı sıfırlayın ki güzel şarkıların değerini daha bir anlayın. Sağlıcakla kalın.

(OFF THE RECORD): VOL. LVIII

1. Haftanın en komik/saçma/manasız olayı Jay Z ve Marina Abramovic arasındaki anlaşmazlık oldu. Marina Abramovic Jay Z’nin Picasso Baby videosu için The Artist Is Present isimli çalışmasını kullandığını ama söz verdiği gibi bağışta bulunmadığını ve kullanılmış hissettiğini açıkladı. İki gün sonra Marina Abramovic Institute Jay Z’nin bağış yaptığını ama Marina Abramovic’e haber vermediklerini söyleyip iki taraftan da özür diledi. Teşekkürler.

2. Alt-J şarkısı yapmanın formülünü merak ediyorsanız bol miktarda narkotik (muhtemelen yani) ve mısır patlağı eşliğinde hazırlanmış bir video bu hafta Youtube’la buluştu. Video yayınlandıktan yaklaşık 1 gün sonra Alt-J Twitter’daki profil fotoğrafını mısır patlaklarıyla değiştirdi. Komik video, çok güzel hareket.

3. Coldplay ve Game of Thrones güçlerini birleştirdi. Red Nose Day için hazırlanan 12 dakikalık skeçte Chris Martin‘in öncülüğünde başlayan Game of Thrones müzikali macerası anlatılıyor.

4. Beyoncé ve Nicki Minaj‘ın yeni videoları Feeling Myself haftaiçi Tidal üzerinde yayınlandı ve hala daha insanlığın geri kalanıyla paylaşılmış değil. Haftaiçi herkes klibin mükemmelliğinden ve Beyoncé ile Nicki Minaj’ın eşsizliğinden bahsetmiş olsa da hayır, henüz daha Tidal’a gelmeye ikna olmuş değiliz.

5. Miley Cyrus‘un evsiz LGBT gençler için kurduğu The Happy Hippie Foundation için hazırladığı Backyard Sessions videolarına bayılıyoruz. BA – YI – LI- YO- RUZ.

YENİ ŞARKI: COLDPLAY – MIRACLES

A Head Full o Dreams‘in Coldplay‘in son albümü olabileceğini söyleyerek başlayalım çünkü her yerde Chris Martin‘den açıklamalar kol geziyor. Evet, Coldplay yeni bir albüm üzerinde çalışıyor  ve bu albüm çalışmaları sürecinde Angelina Jolie‘nin yönettiği savaş draması film Unbroken için soundtrack olmak üzere Miracles‘ı yayınladı. Olimpik atlet Louis Zamperini‘nin hayatını ele alan film için olabilecek en güzel ismi alan Miracles bir o kadar da güzel ve “Coldplay” tınlıyor.

Unbroken Soundtrack albümü 15 Aralık’ta yayınlanıyor. Film de 26 Aralık’ta İngiltere’de gösterime girecek:

Canlı: Coldplay & Kylie Minogue

Coldplay’in Avustralya çıkarması
 

Coldplay, son albümleri Ghost Stories‘ın ardından çıktıkları (şimdilik) ufak turnede geçtiğimiz gün Sidney’deydi. Konserin sonlarına doğru bir de konukları vardı: Avustralya denince muhtemelen ilk akla gelen isim olan Kylie Minogue. Chris Martin‘in sesiyle Where the Wild Roses Grow daha yumuşak bir havaya bürünürken, gitar ve bateri de Can’t Get You Out Of My Head‘e farklı bir soluk katmış.

Grubun daha önce Can’t Get You Out Of My Head‘i coverladığını da hatırlatmış olalım.