daft punk

BEKLENMEDİK GİTAR SOLOLARI

Şu hayatta kim sürprizleri sevmez? Kim? Retorik olsun diye sormadık bu soruyu. Buna cevabı evet olanlar buradan sonra devam etmesin çünkü bu yazı size göre değil. Sürprizleri seven insanlar ile devam edeceğiz bu yazıya. Peki kim şu hayatta gitar sololarını sevmez? Kim? Gitar solosu sevmeyenler de şöyle kenara ayrılsın. Geriye kalanlarla “Beklenmedik Gitar Soloları” listemizi dinlemeye geçebiliriz.

Beklenmedik gidişatıyla bizi ters köşe yapan veya söyleyenin ismine bakıldığında buradan gitar solosu çıkmaz dediğimiz şarkılardan oluşan küçük listemize (gitar soloları gelince şaşırıp bizi hatırlayın) buradan buyurun:

2017: YIL SONU ANKETİ

Senelerdir her aralık ayı geldiğinde, seneyi kendi gözümüzden değerlendirdiğimiz yazılar paylaştık; bu sene de Türkiye’den takip ettiğimiz müzisyenlere, müzik yazarlarına ve müzik ekseninde üreten isimlere çok değerli fikirlerini sormak istedik. Zülal Kalkandelen, Artemis Günebakanlı, Bekir Özgür Aybar, Kerem Ergener, Nordik Simit’ten Utku, In Hoodies, Glasxs, Ah! Kosmos ve Seretan‘ın 2017’ye dair hazırladığımız sorular üzerinden yaptığı sene değerlendirmesi hemen aşağıda.

Upuzun arşivlik değer taşıyan anketimiz 2017’ye dair keşfettiğiniz ya da keşfedemediğiniz bir sürü şey içeriyor. 2018 için daha da zengin bir müzik yılı geçirmek dileğiyle yeni yılınızı kutlayıp sizi severek takip ettiğimiz isimlerin değerlendirmeleriyle baş başa bırakıyoruz. Herkese mutlu ve huzurlu yıllar!

Zülal Kalkandelen: Birçok açıdan zor bir yıldı. Hem dünyada hem Türkiye’de hayatımızı olumsuz yönde etkileyen olaylar oldu. Ülke içinde daha az konsere gittiğim bir yıldı.

Artemis Günebakanlı: 3 kelime de yeterli olur; blood, sweat & tears.

Bekir Özgür Aybar: İstanbul’a geri döndüm. Evlendim ve artık bir kedim var. Her şey çok daha iyi olabilirdi ama birçok şey iyi gitti 2017’de. En azından hala buradayız. Fena mı?

Kerem Ergener: Yeraltı sahnesi için yaratıcı, Mika Vainio ve Can’ın iki üyesi Holger Czukay ve Jaki Liebezeit’ın vefatıyla üzücü ama geleceğe ümitle bakmaya devam ettiğimiz bir yıl oldu.

Nordik Utku: 2017 benim için bol seyahatli, bol festivalli, bol müzikli geçti. En çok ilham aldığım yıllardan birisiydi. Güzel yıl yapmışlar.

In Hoodies: Yazarak, şarkı yaparak, kaydetmeye çalışarak, bekleyerek, beklemek zorunda kalarak ve birkaç güzel konserle… Hayallerin, insan kaynaklı sorunlarla yok olmaları veya gecikmesiyle uğraşarak, yarım kalan şeylere bakıp çileden çıkarak, lego yaparak, yürüyerek, kendimle boğuşarak, iyi olmaya çalışarak.

Glasxs: Değişik. Çok değişik.

Seretan: Uzun zamandır kafamda olan ‘Transference’ ve ‘Persona’ EP projelerini gerçekleştirdiğim bir yıldı. Ben halimden memnun olsam da, Dünya’nın gidişatı açısından ne yazık ki çatışmaların yaşandığı, savaşların ve insan hakları ihlallerinin olduğu bir yıl oldu. Ancak gelecek için ümitliyim.

Zülal Kalkandelen: İlk 5’i söylersem:
Iona Fortune – Tao of I
Mario Batkovic – Mario Batkovic
Morrissey – Low in High School
Belief Defect – Decadent Yet Depraved
Gnod – Just Say No To The Psycho Right-Wing Capitalist Fascist Industrial Death Machine

Yerliler arasında:
Konstrukt & Keiji Haino – A Philosophy Warping
Little By Little That Way Lies a Quagmire
Da Poet – Beattape 2
İpek Görgün & Ceramic TL – Perfect Lung
spc.btwn & Sycho Gast – evasion
Reverie Falls On All – Stellar Stream
tvsn – Wrong Way
Akın Sevgör – Routine

Artemis Günebakanlı:
Ağaçkakan – A Naşkvit
Mount Eerie – A Crow Looked At Me
LCD Soundsystem – American Dream
Angel Olsen – Phases
Protomartyr – Relatives In Descent
Chelsea Wolfe – Hiss Spun

Bekir Özgür Aybar:
Liam Gallagher – As You Were
Kim ki O – Zan
Çağıl Kaya – Şimdilik Her şey Yolunda
The National – Sleep Well Beast
Julie Byrne – Not Even Happiness
Liima – 1982
The Away Days – Dreamed at Dawn
Future Islands – The Far Field
Roger Waters – Is This the Want We Reallt Want
Slowdive – Aynı adlı
The War on Drugs – A Deeper Understanding

Kerem Ergener:
Mount Eerie – A Crow Looked at Me
William Basinski – A Shadow in Time
Damien Dubrovnik – Great Many Arrows
Emptyset – Borders
Tyler, The Creator – Flower Boy

Nordik Utku: Hemen last.fm’ime bakıyorum 😀 Bu sene çıkanlardan;

Elsa & Emilie – Kill Your Darlings
JFDR – Brazil
Ine Hoem — Moonbird

Elsa & Emilie’yi Mart 2017’nin başından beri sürekli dinliyorum. JFDR’ı ise sonbaharda dinlemeye başladım. Ama en çok dinlediklerim sırasında peşpeşe. Aynı zamanda hepsi en sevdiğim albümler.

In Hoodies: Kişisel sebeplerle, bu sene içinde çıkan albümlerle yeterince ilgilenebildiğimi söyleyemem. Genelde çok önceden yapılmış albümleri dinleyerek geçti zaman. İstemeden etrafımda olanlardan ve güncelden gitgide uzaklaştığım bir dönem sanırım. Dinlediğim çoğu şarkı gerçekmiş gibi hissettirmiyor. Mutlaka bir şey seçmem gerekirse Mount Eerie’nin son albümü “A Crow Looked At Me” diyebilirim. Yerli yabancı ayrımı yapmayı sevmiyorum. Yaşadığım yerin yakınlarında üretilmiş müzik anlamında Ağaçkakan’ın albümünü, Mind Shifter EP’sini söyleyebilirim.

Glasxs:
Radiohead – OKNOTOK
Lana Del Rey – Lust For Life
The XX – I See You
Mount Kimbie – Love What Survives
Deniz Tekin – Kozakuluçka
Büyük Ev Ablukada – Fırtınayt
Ezhel – Müptezhel
Alt-j – Relaxer
Kendrick Lamar – Damn
Lorde – Melodrama
Tokimonsta – Lune Rouge
Benjamin Clementine – I Tell a Fly
Emre Akbay – Göğe
Mind Shifter – Horizon

Seretan: Yabancı Albümler:
Land of Talk – Life After Youth
Rafael Anton Irisarri – The Shameless Years
Kaitlyn Aurelia Smith – The Kid
Blanck Mass – World Eater
Slowdive – Slowdive
Laurel Halo – Dust
Ben Frost – The Centre Cannot Hold

Yerli Albümler:
Goralı – Qualia
Ceramic TL/Ipek Görgün – Perfect Lung
Robogeisha – rofl EP
Islandman – Rest In Peace
Reverie Falls On All – Stellar Stream
Men With a Plan – Old Tapes
Affet Robot – Röntgen

Zülal Kalkandelen:
Morrissey – Home Is a Question Mark
UNKLE – Looking for the Rain (Feat. Mark Lanegan)
Ninos Du Brasil – O Vento Chama Seu Nome
LCC – Ka
Iona Fortune – Shi
Belief Defect – Unnatural Instinct
William Basinski – For David Robert Jones
Colin Stetson – Spindrift
Ancient Methods – It Won’t Take Me (feat. Tropic of Cancer)
SUMS – Nomads
Mark Lanegan Band – Nocturne
Gonjasufi – Your Maker (Daddy G Remix)

Artemis Günebakanlı:
LCD Soundsystem – I Used To
Arcade Fire – Creature Comfort
Gorillaz – Saturnz Barz
Ağaçkakan – Şüpheli
Chelsea Wolfe – Static Hum

Bekir Özgür Aybar: Önceki soruda yazdığım albümlerden birer şarkı ekleyebiliriz buraya. Ama yapmasak daha iyi. Çünkü bir albümün bütünlüğüne inanıyorum ve şarkıları birbirinden ayrı düşünemiyorum.

Kerem Ergener:
Biosphere – Black Mesa (feat. Leslie Howard)
Maria Rita Stumpf – Cantico Brasileiro No 3 (Selvagem and Carrot Green Remix)
Aaron Dilloway – Ghost
Forest Sword – The Highest Flood
Zola Jesus – Exhumed

Nordik Utku: Sen Olsan Bari, Çok Çok, Elsa & Emilie – Chains of Promises ve Ocean, JFDR – Instant Patience, Highasakite – Samurai Swords ve Since Last Wednesday ama akustik versiyonları.

In Hoodies: Radiohead & Hans Zimmer – Bloom düzenlemesi.

Glasxs:
Radiohead – I Promise
Lana Del Rey – Cherry
Büyük Ev Ablukada – İhtimallerin Heyecanına Üzülüyorum
Radiohead – Man of War
Alpha Minus – Whale Song
Rain Lab – Infatuation
Ezhel – Benim Derdim
Büyük Ev Ablukada – Hoşçakal Kadar
Ezhel – Küvet
Kendrick Lamar – Element

Ah! Kosmos: Arca – Desafio

Seretan:
Yaeji – Feel It Out
Black Marble – Frisk
Steve Hauschildt – The World Is Too Much With Us

Zülal Kalkandelen: Max Cooper feat Kathrin deBoer – Seed (Video by Vincent Houze)

Artemis Günebakanlı: Gorillaz – Saturnz Barz

Bekir Özgür Aybar: Foo Fighters – Run

Kerem Ergener: Danny Brown – Ain’t it Funny

Nordik Utku: The Blaze – Territory

In Hoodies: Radiohead – Lift (Oscar Hudson)

Glasxs: Tricky – The Only Way

Seretan: Boy Harsher – Motion

Zülal Kalkandelen: Le Guess Who? festivalindeki Oiseaux-Tempête konseri.

Artemis Günebakanlı: Mono (Zorlu PSM)

Bekir Özgür Aybar: Julie Byrne – Salon IKSV

Kerem Ergener: Swans’u son bir kez izlemek benim için çok özel bir deneyimdi.

Nordik Utku: Elsa & Emilie, Sigrid, JFDR

In Hoodies: John Maus, Zorlu PSM – Studio.

Glasxs: Bonobo – VW Arena

Seretan: Liars’ın IKSV Salon konseri.

Zülal Kalkandelen: Iona Fortune – Tao of I

Artemis Günebakanlı: Annie Hardy – Rules

Bekir Özgür Aybar: Liam Gallagher – As You Were

Kerem Ergener: Belief Defect – Decadent yet Depraved

Nordik Utku: JFDR — Brazil

Glasxs: Ezhel – Müptezhel

Seretan: Kelly Lee Owens – Kelly Lee Owens

Zülal Kalkandelen: Yair Elazar Glotman & Mats Erlandsson – Negative Chamber

Artemis Günebakanlı:
Death Machine – Cocoon
Juiceboxxx – Freaked Out American Loser
Ho99o9 – United States of Horror

Bekir Özgür Aybar: Liima’nın 1982 adlı yeni uzunçalarını buraya alabilirim. Sadece bizde değil, uluslararası müzik basınında da pek dikkat verilmedi bu albüme. Gözden kaçıranlar için mutlaka öneriyorum.

Kerem Ergener: Chino Amobi – PARADISO

Nordik Utku: JFDR — Brazil 😀 ve Amanda Delara – Dirhamz kesinlikle.

In Hoodies: Dediğim sebeplerle benim yok. Ne nasıl karşılandı bilmiyorum. Böyle bir birikimim yok ama Zülal Kalkandelen listelerine bakmak gerek. Onun kadar iyi araştırarak müzik bulan ve dürüstçe insanlara ileten başka biri bilmiyorum.

Seretan: Yaeji – Yaeji/EP2

Zülal Kalkandelen: O kadar çok ki… Liste yapmaya kalksam sayfalar tutar.

Bekir Özgür Aybar: Tuzak soru ama yanıt geliyor: Kendrick Lamar – Damn

Kerem Ergener: Yurt içinde Ezhel, yurt dışında Arca.

Nordik Utku: Dua Lipa diyordum başlarda. Hatta amaan diyip konserine gitmemiştim. O gece bir daha dinliyim o neymiş dedim. Aşırı sevdim, konsere gitmediğime çok pişmanım. 2017’de yaptığımdan pişman olduğum tek şey sanırım 😀

In Hoodies: Ne zaman baksam ana akım mecraların neredeyse tamamının günlük yayın akışlarındaki ya da paylaşımlarındaki şarkıların yine neredeyse tamamının para ve ilişki ekseninde kurgulanmış endüstri tarafından bilinçli olarak abartılan şarkılar ve sanatçılar olduğunu görüyorum. Büyük şirketlerin parçası olan medya grupları tarafından hazırlanan veya pazarlanan şarkıların çoğunluğunu için durum böyle sanırım.

Televizyon ile ilgili konuşulan “izleyici bunu istiyor” bahaneleri gibi aslında. İnsanlar, izleyiciler, dinleyiciler yani kitle suçlanır genelde. Halbuki sorun üreten ve onu iletenlerdedir çoğunlukla. Dinleyici/izleyici maruz kaldığı şeyden kaçınılmaz olarak etkilenir. Duyduklarımız hayatımızın parçası haline gelir bir şekilde, alışırız. Sahte, sığ, vakit geçirmeye yönelik şeyler zaman geçirmeyi kolaylaştırır, yaşamla, içimizdeki, çevremizdeki ve dünyadaki acıdan bağlantısız oldukça kişiyi düşünmekten, sorgulamaktan uzaklaştırır, kolay imal edilir, rahatlıkla arzu edilmesi sağlanır, tükettirilir ve yenisi hemen yerine konabilir sanıyorum. Karanlığı ambalajlamak, pırıltılı hale getirmek ne acı. Bu yüzden seri üretimle ama faklı kaplar içinde sürekli bunlar sunuluyor ve olabildiğince abartılıyorlar bence. Bu yapı da ışık seven, gösterişçi, sığ kişi ve işleri ilgi odağı yapıyor. Abartma, ilahlaştırma, ulaşılmaz yapma, müzisyeni bir tapınma figürü haline getirme bu endüstriyi besleyen şeylerden biri. Onlar daha çok ilgiye muhtaç, kendine aşık, alkışa bağımlı hale geldikçe, anlatımın niteliği kaygısı olmadan, nabızsız işler üretmeye devam ediyorlar sanırım. Daha güçlünün, daha büyüğün çıkacak sesi belirlediği alanlara ve burada söz sahiplerine daha da bağımlı hale geliyorlar muhtemelen. Bu isimsiz kişilerce hayatlarımız, anılarımız işgal ediliyor ve hissettiklerimizin samimiyeti çalınıyor gibi hissediyorum genelde. Her geçen gün müzik daha çok ticari oluyor ve dolayısıyla daha çok kara dayalı hale geliyor. Kar için ne gerekiyorsa yapılıyor ve yaymak, abartmak, konuşulmasını, yazılmasını, çalınmasını sağlamak bunun bir parçası gibi geliyor.

Zülal Kalkandelen: Hayır, çünkü medyada sürekli aynı isimler pompalanıyor, kopyala yapıştır türünden aynı listeler yayınlanıyor.

Bekir Özgür Aybar: Hayır, tam da beklediğim gibi.

Kerem Ergener: Hiç şaşırtmadı.

Nordik Utku: Kendrick Lamar’ı bekliyordum. Lorde’un tepelerde olduğunu bilmiyordum 😀 Şaşırdım.

In Hoodies: Kendrick Lamar albümünde bazı anları sevmiştim. Lorde dinlemedim. Hiçbir yıl sonu listesi okumadım maalesef. Bir listede yer bulabilen istisnai üretimler oluyordur mutlaka. Kişisel beğenilere ilişkin samimi değerlendirmeleri ayrı tutarsak, büyük kitlelere ulaşan listelerin bahsettiğim istisnai üretimler hariç gerisi tümüyle maddi güç ve ilişki ile sağlanan tanıtım çalışmaları sonucunda belirleniyor gördüğüm kadarıyla. Tabii ki bir listede olmak için doğrudan para verilmesini kastetmiyorum. O da var ama asıl konu listeyi yapan kişilerin de yıl içinde dinlediği şarkıların çok sınırlı kaynaklardan çıkması. Listeler genel eğilimin küçük bir yansıması muhtemelen. Sorun o eğilimi belirleyen trafikte. Müzik gitgide daha çok sadece bir eğlence biçimine indirgeniyor. Ölmekte olan bir endüstriye yine çıkara dayalı kısa süreli ve süslü elektro şoklarla, tüketim devam ettirilmeye çalışılıyor. Güçü yetenlerin kimin ne kadar duyulması, yazılmasını istedikleri ve bununla ne kazanacakları ile ilgili. Bu anlamda her hangi bir kişi listede olabilir.

İsimler üzerinden değil ama genel bir kaç şey söylemeye çalışayım. Listelere hakim olan, bağımsız, asi görünen, isyan ve itiraz içerdiği düşündürtülen ama aslında son derece ticari bir sistemin içinden çıkmış, “ne satar” düşüncesi ile planlanan, yıllar öncesindeki üretimlerden çalıntılarla dolu, çoğu zaman olduğu gibi temelde tanıtıma ve görüntüye dayalı projeler çoğu zaman. Örneğin rock, punk, garage, indie, rap müzik özünde ne ifade ediyorsa tam tersi bu üretimler gitar müziğinin dönüşü X, varoştan gelen sınıfsal mücadelenin ve isyanın sesi Y, seksenler estetiğinin modern öncüsü Z gibi sunulup taçlandırılabilir. Başlık içeriğin kendisinden çok daha önemli. İçi umursamazlık ve çıkarcılık, kan ve iltihap dolu kutuyu  şekerle kaplamak… Bu işlerin arkasındaki şirketsel yapı veya  çıkar düşüncesi önde tutulmasa da yeni hype’ı, yeni cool’u yaratacak dinlenilen sesteki asıl enstrumanlar gitar, davul, bas veya insan sesi değil. Asıl enstrumanlar görüntü, imaj, (yazışmalar, bağlantılar, tanıdıklar için) klavyeler – cep telefonları, reklam mecraları ve tabii en basit ifadeyle para. Müzik paylaşımında alternatif yöntemler bulunmaz, var olan farklı yollar denenmez ve desteklenmezse, ana akım veya alternatifin ana akımı dışında müzik iletilemez olmaya devam ederse aynı saçma sistem devam edecektir.

Dünyanın genel durumuma, uyuşturulmuş olsalar da çoğunluğun haklı olduğu düşüncesinin bizi getirdiği yere ve tarihsel olarak hiç birşeyden ders almayışımıza bakarsak kaçınılmaz sonuç bu … Dans ettiren, daha çok içki tükettiren, eğlendiren veya melankoliyi, depresyonu, acıyı hedef kitle olarak gördüğü insana ulaşmanın bir diğer yolu olarak görenlerin planlanmış ve paketlenmiş seslerin, 3 arkadaş ikinci el gitarlarla en ucuz stüdyoda provalarla çıkardıkları istisnai sesleri, gerçek haykırışı, içten ifadeyi bastırıp yok etmesi. Belki yanılıyorum ama yakın hissedemiyorum.

Zülal Kalkandelen: Hayır, beni etkileyen bir kayıt olmadı.

Artemis Günebakanlı: Beğendim.

Bekir Özgür Aybar: Maalesef hayır. Üstelik bunun için çok çabaladım. Tekrar tekrar tüm dikkatimle albüme daldım. Yine de olmadı. Sanırım artık Björk ile yollarımız ayrılmış.

Kerem Ergener: Björk’ün yakın zaman işlerini beğenmiyorum. Bir an önce Arca ile olan müzikal ilişkisini kesmesi gerektiğine inanıyorum.

Nordik Utku: Dinlemedim (utanan emoji)

In Hoodies: Evet.

Seretan: Beğendim.

Zülal Kalkandelen: Hayır, abartıldığını düşünenlerdenim.

Artemis Günebakanlı: Evet.

Bekir Özgür Aybar: Yeni LP üst perdede. Ancak bu gibi durumlarda önemli olan albümün seviyesi olmaz. Geri dönüş başlı başına yeterli.

Kerem Ergener: Maalesef başarısız bir dönüş olarak değerlendiriyorum.

Nordik Utku: Gittiğinin farkında değildim.

In Hoodies: Mükemmel fazla büyük bir kelime olurdu, ama ekibi ve müziklerini çok seviyorum, yeniden üretmeleri ne güzel.

Zülal Kalkandelen: O da fazlasıyla abartıldı.

Artemis Günebakanlı: Maalesef onlarınki beklediğim gibi olmadı.

Bekir Özgür Aybar: Yukarıdaki cevabımı buraya kopyalıyorum.

Kerem Ergener: Çok beklediğim bir çalışmaydı ancak ciddi hayal kırıklığına uğrattı. Özellikle Savages’dan sevdiğimiz Jehnny Beth’le yaptıkları parçayı düşündükçe kahroluyorum.

Nordik Utku: Döndüğünün farkında değildim.

In Hoodies: Damon Albarn’ın içerisinde olduğu her müzik heyecanlandırıyor beni. İyi anların olduğu bir albüm bence. Saturnz Barz’ı çok sevmiştim.

Zülal Kalkandelen: Grammy Ödülleri’ni uzun bir süredir ciddiye almıyorum. Müzik endüstrisinin yönlendirmesiyle verilen haksız ödüllerin prestiji kalmadı. Soruda belirttiklerinizden daha çok, Bowie’nin yaşarken hiçbir Grammy’e değer bulunmaması ve öldükten sonra Blackstar gibi bir olağanüstü kalitesindeki bir albümün birçok kategoriden dışlanıp En İyi Rock Performansı dalında ödül verilmesi hayret verici. Sanatsal bakış açısından anlaşılacak bir durum değil.

Bekir Özgür Aybar: Grammy ile ilgilenmiyorum.

Kerem Ergener: Grammy değer vermediğim, taraflı bir ödül ama Arcade Fire’ın albümünü övenlere çok güldüğümü söyleyebilirim.

In Hoodies:  Hiç fikrim yok, takip etmedim.

Zülal Kalkandelen: Hem konuyu ana akım medyanın tık almak için sansasyonel başlıklarla pompaladığı gibi algılamışsınız hem de albümü bu rüzgarın etkisi altında yorumlamışsınız derim. Günümüzün popüler müzik dünyasında kimsenin hem şarkı sözleri hem de müzik açısından bu kadar yüksek düzeyde yaratıcılık sergileyen, şarkılar arasında tema bağlantısını bu kadar iyi kuran, böylesine sıra dışı ve cesaretli bir albüm yapmadığını söylemek abartılı değil. Morrissey, günümüz müzik dünyasında eşsiz bir hikaye anlatıcı; “Low in High School”, savaş, medya manipülasyonu ve otoriteye karşı bir başyapıt.

Bekir Özgür Aybar: Katılmam. Morrissey’in yeni albümünü beğenmemeniz bile onun ne kadar büyük bir isim olduğunu kanıtlar. Çünkü hafızanızda çok yukarıda bir Morrissey var ve bu yeni albümü orasıyla kıyaslayınca geri düşüyor.

Nordik Utku: Gözümde hiç yükselmemişti…

In Hoodies: Morrissey hiç bir zaman gözümden düşmedi. Film veya müzik endüstrisi içinde geçmişten bu yana o kadar büyük haksızlıklar, o kadar korkunç olaylar oluyor ki. Bu konularda kimin gerçeği ifade ettiğini tespit edebilmek neredeyse imkansız.

Albüm konusunda ise biraz haksızlık edilmiş olur aslında, ama size hitap etmemiş olabilir.

Zülal Kalkandelen: Fazla müzisyen takip etmiyorum. Çünkü çoğu kendisi kullanmıyor hesabını, plak şirketlerinin reklam aracı olarak kullanılıyor o hesaplar. Geoff Barrow, kendisi kullanıp her konuda ilginç paylaşımlar yapıyor. Onu örnek verebilirim.

Artemis Günebakanlı: Geoff Barrow.

Bekir Özgür Aybar: Paul McCartney.

Nordik Utku: Hiç müzisyen takip etmiyorum aslında. Birkaç tane tanıdığım için takipleştiğim isim var, onlar da tweet atmıyor. Bir tane de crushım olduğu için takip ettiğim var ama dikkatini çekemedim bir türlü…

In Hoodies: Sosyal medya takip etmek beni çok kötü etkiliyor, atıllaştırıyor, sinirlendiriyor ve etrafımdaki gerçeklikten, tanıdığım kişilerden ve sevdiğimi düşündüğüm üretimlerinden uzaklaştırıyor. Mecbur hissetmedikçe çok parçası olmamaya çalışıyorum, kişisel olarak kullandığım hesaplar yok. Bildirimler hariç, özellikle Twitter’a neredeyse hiç bakmıyorum, Instagram’dan sürekli takip ettiğim kişiler var ama çoğunluğu görsel sanatlara ilişkin üretenler.

Seretan: Zomby.

Zülal Kalkandelen: Dizi izlemiyorum. Beğendiğim hiçbir şarkıdan suç duymam.  Banu Berberoğlu kim bilmiyorum… Vegan fast food sayılır mı? 🙂

Nordik Utku: Ben bu yıl da Simge – Yankı’dan vazgeçemedim. 2 yıldır en çok dinlediğim şarkılar listesinde üst sıralarda. Dua Lipa – Blow Your Mind da sayılır mı?

In Hoodies: Genelde mainstream hip hop dinlememe şaşırıyor gören kişiler. Ön yargılı olmadan herhangi bir üretimde bizi heyecanlandıran, ilhan veren veya içinizdekilerin karşılığı olabilecek bir ses bulabiliriz bence. Dediğiniz kişiyi tanımıyorum ama zevk / mutluluk sağlayan bir şeyi suçluluk hissi olmadan yaşadığımı pek bilmiyorum zaten.

Zülal Kalkandelen: Not Even Happiness.

Artemis Günebakanlı: Turn Out the Lights.

Bekir Özgür Aybar: Not Even Happiness.

Kerem Ergener: İki albüm de birbirinden iyi ama Turn Out the Lights.

Nordik Utku: Şu an dinliyorum ikisini de ilk defa. Turn Out the Lights’ı tercih ettim.

In Hoodies: Genel olarak müzisyenleri, müziği veya albümleri birbiri ile kıyaslamak doğru gelmiyor.

Seretan: Not Even Happiness.

Zülal Kalkandelen: İkisi de bana hitap etmiyor.

Artemis Günebakanlı: A Deeper Understanding.

Bekir Özgür Aybar: A Deeper Understanding.

Seretan: A Deeper Understanding, tabii ki.

Zülal Kalkandelen: Sleep Well Beast.

Bekir Özgür Aybar: Sleep Well Beast.

Seretan: Sleep Well Beast.

Zülal Kalkandelen: Who Built the Moon.

Artemis Günebakanlı: Şaşırtıcı biçimde As You Were.

Bekir Özgür Aybar: As You Were.

Zülal Kalkandelen: İkisi de değil.

Artemis Günebakanlı: RTJ3.

Bekir Özgür Aybar: Big Fish Theory.

Kerem Ergener: Big Fish Theory.

Zülal Kalkandelen: A Naşkvit.

Artemis Günebakanlı: A Naşkvit.

Bekir Özgür Aybar: A Naşkvit.

Kerem Ergener: Tabii ki A Naşkvit!

In Hoodies: “Sur üfle duymadım. Bir şey mi dedin hacım?” Ağaçkakan’ı, “Hep size hep size, biz de isteriz bişi. Gençler hep işsiz de, patronlar sizken s*keyim işi” Ezhel’i.

Seretan: A Naşkvit.

Zülal Kalkandelen: İkisi de değil.

Artemis Günebakanlı: Sen Olsan Bari.

Bekir Özgür Aybar: Sen Olsan Bari.

Nordik Utku: ÇOK ÇOK.

Glasxs: Sen Olsan Bari.

Zülal Kalkandelen: İkisinden de nefret etmiyorum, ilgi alanımda değiller.

Bekir Özgür Aybar: Taylor’dan.

Kerem Ergener: Nefret ettiğim nefret etmek fiili. Müzik gündemimin içinde değiller.

Nordik Utku: Taylor Swift’ten nefret etmek daha güzel. #teamyeezy

In Hoodies: Nefret etmemeye çalışmak, belki dinlememek sadece. Ruhunuza hitap eden müziği kendi başınıza aramak, bulmak, seçmek.

Bekir Özgür Aybar: Bodak Yellow.

Nordik Utku: Rockstar ama Berkcan Güven cover’ı.

Zülal Kalkandelen: Fazla ticari kokan bir pazarlama stratejisi…

Artemis Günebakanlı: Arcade Fire’ın Everything Now’da söylediklerine uygun düşen bir merch.

Bekir Özgür Aybar: Tükenmişlik.

Kerem Ergener: Albümün ne kadar kötü olduğunun fizikselleşmiş hali.

Nordik Utku: Ya ortadaki logo bir şeyin logosuydu. Türkiye’de resmi bir kurum sanki. Değil mi? İyi dönmez bence o bu arada. Döner mi?

In Hoodies: Her gün düşündüğüm şeyleri hatırlatıyor, onlardan bağımsız değil. Bu merch’ü ilk gördüğümde çok beğenmiştim. Albümü birkaç cümleyle özetlemek mümkün değil ama içinde yaşadığımız, koşulsuzca şimdinin kutsandığı, inanılmaz bir hızla akan, sonuçlarını gözlemleyemediğimiz, data ve madde tüketimine dayalı, uyuşturucu ve yıkıcı toplumsal yaşamımız üzerine sözleri çok etkilemişti. Bu saçma çark da güzel sembolize ediyor bence.

Anlamsızca ilerleyen nesneleri ve görüntüleri izler hale gelmek, üretilen arzular doğrultusunda yaşamak, nesneler, görünüş ve tükettiklerimizle kendimizi tanımlamamız, ürünleşmemiz, sürülerin veya tarafların içinde güvende hissederek yaşamak, dayatılan güzellik algıları içine hapsolmak, varlığımızı ifade edemeden kendimizden nefret eder hale gelmemiz, içeriğe boğulmak, kısa süre önce varolmayan şeylerin bir anda hayatlarımızın kaçınılmaz  parçalarına dönüşmeleri, onlarsız yaşanamadığını düşünecek hale gelmek, imitasyonlarla çevrelenip hayatla tek bağlantımızın onlar haline gelmesi, bunların içinde yaralanmamız, kendimizi yaralamamız, arzulamaya koşullandıklarımızı satın alabilmek, sahip olabilmek için çalışmak, koşturmak, yavaşlayamamak, duramamak, bencilce istemek, istemek, istemek, sonuçta gerçekten üretemeden, kendimiz seçmediğimiz veya itiraz etmediğimiz için bizim adımıza kurgulanan kısıtlı ve yapay varoluş biçimlerini yerine getirmek ve özetle herşeyin yolunda olduğu yalanları içinde sadece günü tamamlayarak, katlanarak ve vakit geçirerek, dans ederken, kutlarken, yavaşça ölerek yaşamak…

Zülal Kalkandelen: Bence bu tweet ile uğraşmak zaman kaybı…

Bekir Özgür Aybar: Bu tweeti algılayacak kadar birikim sahibi değilim.

Nordik Utku: Kendi şarkı sözü ile cevap vermeye çalıştım komik olur diye ama beceremedim.

Ah! Kosmos: “Nem olsan bari” diye cevaplar alan tweet’ini yaz ayları için tavsiye ederim.

Zülal Kalkandelen: Üstteki siyah olanı. Hem rengi siyah hem de diğerlerinde yazan isimlerin hayranı olan bir arkadaşım yok.

Artemis Günebakanlı: Run the Yules.

Kerem Ergener: Bunlar yerine aynı hattan ilerleyip Daft Punk’ın “Da Funk” klibinden hatırlayacağınız Charles adlı insan-köpeğin görüntüsünde yapılmış olan broş.

Nordik Utku: Kendime Run the Yules olanı alacağım kesin. Hediyelik Daft Punk mumu alırdım ama.

Nordik Utku: Havalimanındayım. 11 dakikadır bunu izliyorum. Mutluyum. 8 yıl önce kimsenin farkına varmadığı şarkı diyor videoda ama ben çok severdim… Yeliz Yeşilmen haklı resmen. Yeliz Yeşilmen JFDR coverlasın.

In Hoodies: Az önce izledim. Uzun zamandır televizyonum yok ama böyle saçmalıklardan uzak kalmak mümkün değil herhalde.  Kasıtlı olarak sunulan aptallık işte. Bir tarafta kişisel beğeniler var diyorum, bir şeyi sevip sevmemek vs. ama bu kültürel soykırım sanırım.

Zülal Kalkandelen: Dizi izlemiyorum. Film olarak Genç Karl Marx’ı beğendim.

Bekir Özgür Aybar: Manchester by the Sea / Dunkirk / T2 Trainspotting / Three Billboards Outside Ebbing, Missouri / The Florida Project.

Kerem Ergener: Dizi olarak Twin Peaks, Mr. Robot, Master of None. Filmlerde, Wind River, The Disaster Artist, Free Fire ve en sevdiğim yazarlardan biri olan Joan Didion’ı anlatan belgesel Joan Didion: The Center Will Not Hold.

Nordik Utku: Bu sene çıkan filmlerden Dunkirk, ama bu sene izlediğim filmlerden As Far as My Feet Will Carry Me. Dizi olarak da bu sene yayınlanmasa da bu sene izlediğim Fleabag güzeldi.

In Hoodies: Bu sene çekilmiş film veya dizi neredeyse hiç izleyemedim. Kasıtlı bir şey değil. Siz sorunca fark ettim, utandım. Trainspotting 2’yi sevmiştim.

Glasxs: Stranger Things, Guardians of the Galaxy 2, Thor: Ragnarok, Baby Driver, Valerian, Beauty and the Beast, Spider-Man: Homecoming, Wonder Woman, War for the Planet of the Apes, King Arthur, Okja.

Ah! Kosmos: The Square.

Seretan: Bo Jack Horseman, Good Time, Mother!, The Killing of a Sacred Deer, Call Me By Your Name.

Zülal Kalkandelen: Evet, bilimkurgu cok severim ve Star Wars için heyecanlıyım.

Artemis Günebakanlı: Vizyona girer girmez izleyenlerdenim.

Bekir Özgür Aybar: Hayır.

Kerem Ergener: Bir Trekie olarak hayır.

Nordik Utku: Hayır 🙂

In Hoodies: Bir sebeple, biraz.

Seretan: Maalesef. Aynı kulvarda değiller ama ‘Dune’ serisi daha çok ilgimi çekiyor.

Zülal Kalkandelen: The Black Dog, Orson Hentschel, Johnny Marr, My Bloody Valentine, Interpol, The Membranes, Nils Frahm, Moby ve yayınlanacak bir sürü deneysel albüm.

Bekir Özgür Aybar: The Soft Moon’un yeni albümünü sabırsızlıkla bekliyorum. Sonrasına adım adım gideceğim.

Kerem Ergener: 2002’de kaydedilmiş ama Ocak’ta albüm olarak elimize ulaşacak Mika Vainio, Ryoji Ikeda ve Alva Noto üçlüsünden Live 2002, Alva Noto ve Ryuichi Sakamoto’nun yeni albümü Glass, bir de Frozen Reeds, Karlrecords ve New World Records’dan yayınlacak her albüm.

Nordik Utku: Amanda Delara ve Elsa&Emilie yeni bir şeyler yayınlayacakmış diye duydum, o heyecanlandırıyor. Ama albüm yayınlamayacak olan, 2018’de albüm yayınlamasını istediğim isimlerin tam sıralı listesi çok uzun.

In Hoodies: İnanın bilmiyorum.

Seretan: My Bloody Valentine, Interpol ve The Prodigy’nin albümleri.

Zülal Kalkandelen: Tüm dünyada şiddetin hem insanlar hem de hayvanlar için azaldığı bir yıl olmasını dilerim; şiddetin tümüyle yok olmasını isterim ama sanırım insanoğlunun yakıp yıkan yapısını düşünürsek o fazla ütopik olur.

Artemis Günebakanlı: Huzur.

Bekir Özgür Aybar: Bize hayat veren her ne ise ona dair konuşabilelim ve onu gerçekten hissedelim yeter.

Kerem Ergener: Bol yeni müzik ve güzel konserle dolu bir yıl.

Nordik Utku: Bol bol yeni keşif.

In Hoodies: Bir şekilde herkes kendisini yaşayabilirken, birbirimize daha az zarar vermemiz. Duygu ve zihin bütünlüğünün (insanlarca kalbinin kırılmamasının) iyi yasalar ve uygulayıcılarca global olarak korunma altına alınması da fena olmazdı.

Glasxs: Aşırı güzel olsun.

Seretan: Barış.

5 ADIMDA HEPSİ’DEN BJÖRK’E

“Dünya küçük” ya da bilimsel söyleme şekliyle, “dünyadaki her insana en fazla altı adımda ulaşabilirsin” derler. Söyledikleri doğru ya da yanlış ama insanlar arasındaki bağlantıları incelemeyi hep merak etmişizdir. Tabii konu müzik olunca bu bağlantıları takip etmek çok daha eğlenceli bir oyuna dönüşüyor. Biz bu oyunu çok oynuyoruz ve bu sefer 6 adımda Hepsi’den Björk‘e ulaştığımız bu akışa sizi de davet ediyoruz.

Bir zamanlar Türkiye’nin fenomen “kız grubu” Hepsi‘yi başlangıç noktamıza koyduk.

Gruptan ayrılıp solo işler yapmaya koyulan Gülçin Ergül yaptığı coverlarda Daft Punk‘a da el atmıştı.

Daft Punk ikilisi Thomas Bangalter ve Guy-Manuel de Homem-Christo Kanye West’in Yeezus albümünde 3 parçanın yapımcısı olarak yer almıştı.

Yine aynı albümde yapımcı olarak yer alan prodüktör Arca, son iki Björk albümü Vulnicura ve Utopia’nın da yapımında rol almıştı.

SALI PAZARI: 14.03.2017

BUSE’NİN TEZGAHI

Snoop Dogg – Lavender (Remix)

Snoop Dogg, BADBADNOTGOOD ve Kaytranada işbirliği olan Lavender’ı remix’liyor. Videosuna west coast rapperlar ile Donald Trump’ın hesaplaşmasını ekliyor. Çünkü Snoop Dogg’un böyle bir şey yapmasını kim garip karşılardı.

Frank Ocean – Chanel 

Blonde’dan sonra kendisinden Calvin Harris iş birliğine kadar haber alınamayan Frank Ocean çok çalışıyor zira yeni şarkı yayınladı. Gönülleri dağlamaya gelen Frank Ocean, Chanel ile chill R&B tadında Spotify listelerini yıkıp geçer. ASAP Rocky de remix’ini yapmış, hemen altına onu da bırakıyoruz:

Blonde Redhead – Golden Light (Video)

Yeni EP 3 O’Clock henüz dinlenip loop’lara alınmadan, EP’den heyecanı yüksek tutma adına yeni video yayınlandı. Sürrealist bir akışa sahip olduğunu anlamanız için tüm sanat akımlarını bilmenize gerek olmayan videoda renkler can alıyor. 3 O’Clock’u es geçmeyip tez zamanda günlük hayata aktarmayı planlıyorum.

AHMET’İN TEZGAHI

The Weeknd – I Feel It Coming feat. Daft Punk

Feat. Daft Punk yazısı taşıyan en iyi şarkı olan I Feel It Coming’e gelen klip sonunda Daft Punk’ın teşrifiyle başka bir boyuta çıkmış. Daha çok dinlerim ben bu şarkıyı.

The Shins – Name For You

Geçtiğimiz günlerde yeni albümleri Heartworms‘ü yayınlayan grup albümün peşine şarkıların daha arsız (flipped) versiyonlarını yayınlayacaklarını açıklamışlardı. Name For You’nun iki versiyonu da pek şahane.

Albüm versiyon;

Flipped versiyon;

Lorde – Green Light

Üstünde büyük bir baskı ve beklenti olan Lorde’nin batırmayacağını gösterdiği şarkı oldu Green Light.

Patawawa – Diversion

Size İngiltere’den yaz getirdim. Bu şarkıyı dinleyip yazı düşünerek hüzünlenmeniz de ihtimal dahilinde.

EGE’NİN TEZGAHI

Charli XCX – Drugs (feat. Abra)

Charli’nin yeni mixtape’i Number 1 Angel’ın incisi Drugs, Charli’nin hem kendi sınırlarını hem de mainstream’in sınırlarını zorlamayı bırakmadığının kanıtı niteliğinde. Aynı anda hem karanlık hem de cheesy duran şarkıya Abra da çok yakışmış. Hafif bir True Romance havası da var.

CEMRE’NİN TEZGAHI

First Aid Kit – You are the Problem Here
Klara ve Johanna Söderberg ikilisi yeni şarkıları “You are the Problem Here”ı Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak yayınladılar. Sakinlikleriyle aklımızda yer eden nordik prensesler bu kez haberdar oldukları bir taciz olayının ardından duydukları siniri ifade ediyorlar.

(OFF THE RECORD): VOL. LII

1. Günün büyük haberi Daft Punk‘ın Nile Rodgers‘ın yeni albümü “It’s About Time” için bir film çekmiş olmasıymış. Ne var ki mevzunun detaylarını henüz açıklayan yok. Siz de bilin ama kimseye anlatamayın.

1

2. Arcade Fire‘ın Will Butler‘ı yarından itibaren 1 hafta boyunca her gün The Guardian‘daki bir habere şarkı besteleyecekmiş. Will Butler’ın açıklamalarına bakılırsa söz konusu girişimin sebebi can sıkıntısı. Kendisinin ilk solo albümü Policy de 10 Mart‘ta yayınlanıyor.

3. Scarlett Johansson yeni bir kız grubu kurdu. Este Haim, Holly Miranda, Kendra Morris ve Julia Haltigan‘dan oluşan grup Singles‘ın ilk parçası Candy yayınlanmış. İsimler güzel ve fakat duyduklarımızdan çok etkilendik diyemeyeceğiz.

4. Beyoncé de insanmış. “Photoshopsuz halleri” topuna girmek istemezdik ve fakat işte Beyhive‘ı ayağa kaldıran “o fotoğraflar….” (Tı tım tım tı tım)

beyonce

5. Yeni gün, yeni şarkı, yeni klip. Eric Pryds ve CHVRCHES‘dan geliyor:

*Görsel: Holychild – Mindspeak

(OFF THE RECORD): VOL. XXXIX

1. Radiohead‘in daha önce yayınlanmamış eski ama yeni parçası Spooks Paul Thomas Anderson’un yeni filmi Inherent Vice‘da yer alacakmış. Gitaristleri John Greenwood‘un halihazırda film müziği yaptığını biliyoruz, herhangi bir filmde Radiohead çaldığında memleketimizin adı geçmiş gibi sevindiğimiz de malum. Hal böyle olunca, bir pazar günü insanın aklına, “Bütün bir filmin müziğini Radiohead’in eline bıraksalar ya” gibi düşünceler gelmiyor değil.

2. Bu sırada Fiona Apple da isimli yeni bir dizinin jeneriği için yeni bir şarkı yayınladı. Şarkının adı Container ve fena da duyulmuyor. Diğer yandan videoya bakınca, artık seks/şiddet/güç vs. alt metinli, bölük pörçük sahneleri çok hızlı/çok yavaş/çok yakından gösterip cool bir müzikle birleştimenin modası geçmedi mi yahu?

3. Pink Floyd‘un yeni albümü öncesi Roger Waters herkesin kendisinin 1985’te gruptan ayrıldığını, geri dönmediğini ve yeni albümle de alakası olmadığını bilmesini istiyormuş. Haberiniz olsun.

4. Dört bir koldan Tove Lo dinliyoruz. Nedenini anlamadan, tekrar tekrar dinliyoruz. Bütün şarkıları ezberden söyleyecek derecede dinliyoruz. Yakında kendisi hakkında daha çok konuşacağız. Beklensin.

5. Yeni bir Pharrell Williams ve Daft Punk işine hazırsanız, Gust of Wind geliyoor.

*Görsel: Skunk Anasie – Wonderlustre albüm kapağı

FRAGMAN: EDEN

Mia Hansen-Løve‘ün yönetmenliğini yaptığı şiddetle beklenen film Eden, Daft Punk bölümlü fragmanını paylaştı. Fransa‘da elektronik müziğin yükselişini anlatan, bu süreçte doğal olarak bir çok DJ’in hayatına yer veren film, dikkatleri Daft Punk üzerinde topluyor.

Greta Gerwig‘in başrolünü kaptığı filmde Daft Punk ikilisini (Guy-Manuel de Homem-Christo ve Thomas Bangalter) Arnaud Azoulay ve Vincent Lacoste oynayacak. Film, bu pazar the Toronto Uluslararası Film Festivali‘nde prömiyerini de gerçekleştirecek.

One More Time”lı fragman ile heyecanlı bekleyişleri şimdilik 1.54 dakika ile sınırlandırıyoruz:

YORULMAYALIM

Dinlediğimiz şarkıların sözlerini bilmiyoruz. Bu şarkılar ne anlatıyor diye hiç merak etmiyoruz. Konserlerde eşlik edilecek yerler geldiği zaman birbirimizin yüzüne bakıyoruz. Bunu birazcık dert edindik ama neyse ki çözümü hemen burada. Bu şarkılar boyunca tek bir kelime ve ya cümle dönüyor, bizi hiç zorlamıyor.

Caribou – Sun

“Sun”

Daft Punk – Around The World
 

“Around The World”


Gorillaz – White Light

“White Light”


Dinosaur Jr. – The Lung

“No where to collapse the lung. Breathes a doubt in everyone.”

 
Kate Nash – I Just Love You More
 

“I Just Love You More”

 
Queens Of The Stone Age – Feel Good Hit Of The Summer


“Nictoine, Valium, Vicodin, Marijuana, Ecstasy and Alcohol”

Yeni Albüm: Pharrell – G I R L

Kimler kimler!

Geçtiğimiz yılın adeta her delikten çıkan ve en çok konuşulan müzik adamı Pharrell‘ın yeni bir albüm yapması tabi ki kaçınılmazdı. Kendisinin ikinci solo albümü G I R L, 3 Mart‘ta çıkıyor. İlk single’ı, son zamanlarda her yerde duyduğumuz Happy. Albümde Daft Punk (ehm), Justin Timberlake, Miley Cyrus ve Alicia Keys de var. Evet, albümde Daft Punk var. Nasıl bir heyecanla beklediğimizi hiç sormayın.
Tracklist:
1 Marilyn Monroe
2 Brand New (feat. Justin Timberlake)
3 Hunter
4 Gush
5 Happy
6 Come Get It (feat. Miley Cyrus)
7 Dust of Wind (feat. Daft Punk)
8 Lost Queen
9 Freq
10 I Know Who You Are (feat. Alicia Keys)
11 It Girl

Brit Awards 2014

Photo: Getty
2013’ün İngiliz özeti

London O2 Arena‘da önceki gece gerçekleşen 2014 Brit Ödülleri bazı yandan güzel bazı yandan garipti, bize bu ödül gecesini incelemek düştü. İkişer ödülle geceye damgasını vuran isimler Arctic Monkeys ve One Direction oldu. Alex Turner, Rock’n Roll will never die.” (Rock’n Roll ölmez, vatan bölünmez.) cümlesiyle ödülü aldı.
https://youtube.googleapis.com/v/sDpiBCdAZr0&source=uds
Nile Rodgers ise Daft Punk adına ‘Uluslararası Grup Ödülü’nü aldı; alırken “Tahminimce şanslıyız.”  cümlesiyle herkesi güldürmeyi (!) başardı. Gecenin ilginç performanslarından biri de Katy Perry‘ye aitti. Neon renkli kostümleri ve lazer çubuklarıyla Kleopatra rolünde Dark House performansını gerçekleştiren Katy Perry, pek de iyi tepkiler almayacak gibi görünüyor.
Photo: Getty

David Bowie ‘İngiliz Erkek Sanatçı’ ödülünü Noel Gallagher’ın samimi cümlesiyle aldı. Aldı diyoruz ama Bowie yerine ödülü almaya gelen isim Kate Moss oldu. Rudimental ise kıyafetleriyle dikkat çeken isimlerdendi. Pijamaya benzeyen kostümleri gözleri kamaştırdı. Gecede ‘En İyi İngiliz Single’ ödülünü Waiting All Night şarkıları aldı.
https://youtube.googleapis.com/v/M97vR2V4vTs&source=uds

Ellie Goulding in ‘En İyi Kadın Sanatçı’ ödülünü Prince sundu. Ödülü Goulding’in alması kimleri ne kadar sevindirdi bilinmez. En iyi performanslardan biri Lorde ve Disclosure‘un ortaklaşa dans performansı ve Royals‘ı söylemeleriydi.

Photo: Getty
‘En İyi Solo Erkek Sanatçı’ ödülünü Bruno Mars aldı ancak sahne performansı Superbowl‘u arattı..

Grammy Ödülleri‘nin İngiliz karşılığı olan Brit Ödülleri 2014 böyle geçti!

2013: Kanye West

Yeezy taught us
 

Neden Değerli?: Jay-Z‘nin The Blueprint albümündeki işleriyle tanınan Kanye West, ilk albümünü çıkardığında çoktan konuşulmaya başlamıştı bile. 2000’ler boyunca dur durak bilmeyen ve hepsi birbirinden efsane albümler çıkaran bu adam, egosuyla ve dobralığıyla Amerika’nın hem en sevilen hem de en nefret edilen adamı olmayı başarmıştı. Yıllar geçse de ne uyuz kişiliğinden ne de müzisyenliğinden bir şey kaybetti. Son solo albümü My Beautiful Dark Twisted Fantasy ile sınırları iyice zorlayan, adeta kendini aşan ve müzik tarihinin en iyi albümlerinden birine imza atan Kanye‘nin yeni albümü için heyecanlanmamız için elimizde yeterince sebep vardı.
.
.
Neyi Değiştirdi?: Yeezus, tanıtım döneminden çıkışına, tarzından kliplerine kadar inanılmaz farklı bir albümdü. Çıkış tarihine kadar albümle ilgili çoğu detay belirsizdi, bu da mainstream bir albüm için oldukça alışılmadık bir durumdu. New Slaves‘in projeksiyonlarla dünyanın çeşitli yerlerindeki binalara yansıtılarak tanıtılması, resmi bir single’ın olmaması, oldukça kısıtlı bir zamanda kaydedilmesi, tracklist’in ve albümde kimlerin yer aldığının çıkışına dek kesin olarak bilinememesi albümü oldukça ayrı kılmıştı. “Çıkış tarihi kesin ertelenir” diyorduk ki Yeezus birden kucağımıza düşüverdi. Daft Punk‘tan tutun da Rick Rubin, Frank Ocean, Gesaffelstein, Justin Vernon ve Chief Keef gibi birbirinden alakasız müzisyenleri tek çatı altında buluşturan Yeezus, minimal, karanlık ve industrial etkisi bariz sound’ıyla hepimizi etkisi altına alan bir acayip albümdü. Turnesiyle de, röportajlarıyla da, klipleriyle de tüm yıl boyunca konuşuldu ve yıl sonu listelerinde hak ettiği biçimde en üst sıralarda kendine yer edindi.
.
.
2014’te Ne Alemde?: Her yıl olduğu gibi 2014’te de Kanye konuşmaya devam edeceğiz gibi görünüyor. Yakın zaman önce Blood on the Leaves‘in albümün 3. single’ı olacağı açıklandı. Kim Kardashian ile olan ilişkisi ve tasarımları sebebiyle magazin basınının zaten gözdelerinden biri Kanye. Ayrıca 2014’te bir albüm daha çıkarmak istediği, prodüktörlerinin Q-Tip ve Rick Rubin olduğu da biliniyor. Jay-Z ile ortak albümleri Watch the Throne‘un devam haberini de her an alabiliriz.
.
.

2013: Daft Punk

Robotların istilası

Neden Değerli?: 2010 yılında Tron: Legacy için yaptıkları soundtrack albümü saymazsak, 2005 yapımı Human After All‘dan sonra tekrar bir albüm için bu sene karşımıza çıkacaktı. Çıkış süreçlerini bilmediğimiz ama birer efsane olarak onlarca kez dinlediğimiz albümlerin sahibinden, Daft Punk‘tan yeni bir albüm geliyordu. Albüm sürecini canlı canlı yaşama fırsatı bulduk. Bu sürecin ürünü Random Access Memories ile kulaklarımızın pasını sildik. Daft Punk geri dönmüştü ve Daft Punk konuşmak çok hoşumuza gidiyordu.Neyi Değiştirdi?: Columbia Records ile anlaşmalarıyla müzik tarihinin en önemli reklam kampanyalarından birini gerçekleştirdiler. Hangi taşı kaldırsak altından Daft Punk çıkıyordu. İnsanların Daft Punk ile tanışması için bir çok fırsat yaratılmıştı ve bu tanışma gerçekleşti. Artık herkes bu robotları biliyordu ve konuşuyordu. Bu sayede bu sene müzikteki ana temalardan birinin de Disko olmasını sağladılar. Tema disko olunca, bu türün efsaneleri ile çalışan Daft Punk; Giorgio Moroder, Nile Rodgers gibi isimleri dünyaya tekrar hatırlattı.
.

.
2014’te Ne Alemde?: Yakın zamanda çıkardıkları Instant Crush‘ın videosuyla yeni yılda da Daft Punk konuşulmaya devam edileceğin sinyallerini almıştık. Sadece gelecek yıl değil bundan onlarca yıl sonrada Daft Punk konuşmak için heyecanlanıyor olacağız.
.

FEATURING: PHARRELL WILLIAMS

.
Kendisi şu sıralar 24 saatlik Happy klibiyle alışılmadık bir şeyler yapmanın sınırlarını zorluyor. Şimdilerde hangi taşı kaldırsak altından çıkan Pharrell Williams, solo çalışmaları kadar kurduğu ortaklıklarla da konuşuluyor.
.
Bu ortaklıkların içinde hafızalarda en çok yer edeninden başlayalım. Eski dostlar, eski dostlar.
.
.
Materyalizm ve kişilik bozuklukları: Uffie ve Pharrell‘in dünyasına hoş geldiniz.
.
.
Eski güzel günlerde Britney Spears ve Pharrell.
.

.

Kelime oyunu çabalarını takdir ettiğimizi söylemeden geçmeyelim.

.

Julian Casablancas ve Santogold ile güzel bir “yaz geldi” şarkısı yapabileceğinizin kanıtı. En azından Pharrell  yapabiliyor.

.
Yılın en büyük virali olan Get Lucky‘nin gölgesinde kalmasına gönlümüz razı olmazdı:
.
.
.

Yeni Video: Daft Punk – Instant Crush (feat. Julian Casablancas)

İşte biz o gün tükeneceğiz

Random Access Memories konuşmaya devam ediyoruz. Bu seferki konuşma nedenimiz, albümün Julian Casablancas vokalli şarkısı Instant Crush‘a gelen video. Daft Punk‘ın klipteki görünümü ürün yerleştirmeden öteye gidemese de Julian Casablancas’ın balmumu halinin gözlerimizin önünde tükenişi bize yetiyor.

United State of Pop 2013 (Living The Fantasy)

Pop2013.rar

Müzik ve video mashup ustası DJ Earworm, geleneğini bu sene de bozmadı. Senenin en pop 25 şarkısı ve onların kliplerini karıştırdı ve 5 dakika 31 saniyelik bir özetini çıkardı.
.

Merak edenler için video kullanılan 25 şarkı;
.
Avicii feat. Aloe Blacc – Wake Me Up
Bruno Mars – When I Was Your Man
Capital Cities – Safe & Sound
Daft Punk feat. Pharrell Williams – Get Lucky
Eminem feat. Rihanna – The Monster
Florida Georgia Line feat. Nelly – Cruise
Imagine Dragons – Radioactive
Imagine Dragons – Demons
Jay Z feat. Justin Timberlake – Holy Grail
Justin Timberlake – Mirrors
Justin Timberlake feat. Jay-Z – Suit & Tie
Katy Perry – Roar
Lady Gaga – Applause
Lorde – Royals
Macklemore & Ryan Lewis feat. Ray Dalton – Can’t Hold Us
Macklemore & Ryan Lewis feat. Wanz – Thrift Shop
Miley Cyrus – Wrecking Ball
Miley Cyrus – We Can’t Stop
OneRepublic – Counting Stars
P!nk feat. Nate Ruess – Just Give Me A Reason
Rihanna – Stay
Robin Thicke feat. Pharrell & T.I. – Blurred Lines
Swedish House Mafia feat. John Martin – Don’t You Worry Child
Taylor Swift – I Knew You Were Trouble
Will.I.Am feat. Britney Spears – Scream And Shout