damon albarn

2017: GORILLAZ

Neden Değerli?: Damon Albarn’un çizgi karakterlere hayat verdiği projesi Gorillaz, 7 senelik aranın ardından 2017 baharında Humanz’la aramıza dönmüştü. Birçok sanatçının konuk olduğu bu sanal dünya, karşımıza güzelliğini karmakarışıklığından alan bir albüm çıkardı. 2016 ABD başkanlık seçimini eleştiren politik yorumları, konuk sanatçılarla ve kendi müzik kültürüyle harmanlayan Gorillaz, albümü uzun saatler boyunca loop’a almamızı sağlamayı başarmıştı. Hallelujah Money’den beklediğimizi bulamamıştık belki ama albümden beklediğimizden fazlasını aldığımız kesindi:

Neyi Değiştirdi?: Bu kadar çok farklı sanatçı, bu kadar farklı müzik türleri, hem eski albümlerin Gorillaz’ını anımsatan şarkılar hem dönüşmeye başlayan tarzlarının ipuçları nasıl oluyor da aynı albümde olabiliyor hala şaşkınız. Bunun yanında bir müzik projesi olduğu kadar bir çizgi dünya projesi de olan Gorillaz, bu kez bizi neredeyse şarkılarından çok klipleriyle etkisi altına almıştı. Daha uzunca bir süre eşi benzerine rastlanmayacak türden olduklarına dair inancım hala sürüyor.

2018’de Ne Alemde?: Sanıyoruz ki albümden alınan enerjiyle konserler hız kesmeden devam eder. Chicago’da “ Gorillaz Festivali” etkinlik planı yapıldığı da kulağımıza çalınanlar arasındaydı. Ayrıca Jamie Hewlett, 2018’de yeni bir albüm gelebileceğini de açıklamıştı ama buna inanmalı mıyız pek emin değiliz.

TANIŞIN: FUFANU

Ne kadar harika ve az tanınmış grup keşfettiysem hepsi Pitchfork’un albüm kritikleri sayesinde oldu. Yine geçenlerde şubat ayında çıkan ve daha önce hiç duymadığım grupların albümlerini dinlerken birçok hazine değerinde albüm keşfetmiş oldum. Zaman zaman bana Joy Division’ı hatırlatan kayıtları, melankolik havası ve elektrodan etkilenen post-punk tarzı ile İzlanda’dan Fufanu da yine radarıma giren gruplardan biri oldu. Nordik toprakların fazlasıyla popüler olduğu şu son zamanlarda böyle bir grubun nasıl gözden kaçtığını görüp şaşırdım. Henüz daha ikinci albümlerini yayımlamış olmalarına vererek kendilerini sizlerle tanıştırmak isterim.

Grubun esas adamı Kaktus (Bundan daha havalı bir isim olabilir mi? Ben de sanmıyorum.) ve gitaristi Guðlaugur daha öncesinde Captain Fufanu adında bir techno grubu icra ediyorlarmış. Grubun kayıtlarını dinlediğinizde de bu ilk projenin etkilerini hemen hissediyorsunuz zaten. Hemen ardından davulda Erling Bang’in de katılımıyla şu anki kadro oluşmuş. Bir hevesle ilk albümlerini kaydetmişler ancak albümün kayıtlı bulunduğu stüdyonun soyulması ile tüm kayıtlar uçup gitmiş. Fufanu adında eski techno tınılarını biraz daha geliştirip punk ile buluşturmaları ile şimdilerde dinlediğimiz kayıtları kaydetmişler hemen ardından.

Grubun ilk albümü Few More Days to Go özenle yazılmış 10 adet punk kaydından oluşuyor. Albümü ilk dinlediğinizde bunun bir grubun ilk uzunçaları olduğuna inanmakta zorluk çekebilirsiniz. Kayıtlar fazlasıyla özgüvenli. Albümdeki herhangi bir şarkı Parquet Courts’un son albümünde yer alabilirdi ve hiç de sırıtmazdı. Ancak benim dikkatimi çeken geçtiğimiz şubat ayında yayımlanan ikinci uzunçalar Sports oldu. Yeah Yeah Yeahs’den Karen O’nun işbirlikçisi Nick Zinner prodüktörlüğündeki Sports 2017’nin en iyilerinden biri olabilir rahatlıkla. İlk albümdeki punk tınıları ikinci uzunçalarda Ian Curtis ruhu ile buluşarak post-punk kayıtlar ortaya çıkarıyor. Yeni nesil gruplarda 80’lerin özlenen pop tınılarını yeniden hayata geçirme hırsı var. Fufanu da bu akımdan nasibini alıyor. Güçlü bas melodileri, durgun vokaller ve buğulu gitar formulü hiç olmadığı kadar işe yarıyor. Grup kesinlikle sakin değil şarkılarındaki duyguları aktarmaya çalışırken. Ancak yine de çok hevesli ve gürültülü oldukları da söylenemez. Şimdilik kalıcı melodilerin denge ile buluştuğu güvenli bir bölgede olduklarını söyleyebilirim.

Grubun esas adamı Kaktus’ün Damon Albarn‘ ın Everyday Robots albümünde yer aldığını ve grubun Blur‘ün Hyde Park konserinde açılışı gerçekleştirdiğini hemen belirtelim. Grup henüz daha hakkettiği ilgiyi görememiş olsa da yavaşça uluslararası sahneye doğru yol alıyorlar. İlk dinleyişte abartılı bulabilirsiniz ancak The Drums’ın The Smiths etkili tınılarından beri 80’leri bu kadar günümüzde yaşamamıştım. Birkaç dinleyişten sonra ise grubun kayıtlarda gerçekleştirdiği ufak mucizeleri fark ediyorsunuz ve çoktan Fufanu dinleme listenizde beliriyor.

 

 

DAMON ALBARN KOMÜNİST Mİ?

Geçtiğimiz günlerde Gorillaz aşkım depreşti. Şöyle bir eski albümleri dinleyeyim dedim. Clint Eastwood‘u dinlerken de bu akıl almaz gerçeği gördüm ve bunu sadece kendime saklayamazdım. Burada kanıtlarla anlatıp bu gerçeği herkesin görmesini sağlamalıydım. Buyrun şarkının sözlerini beraber inceleyelim.

Öncelikle şarkı “I aint happy, I’m feeling glad” sözleriyle başlıyor ki bu durum dünyada geçerli olan kapitalizm sistemi altında insanların hislerini betimliyor. Hepimiz mutsuzuz ama bir yandan da herkes geçerli bir hoşnutluk durumu var. “I got sunshine in a bag” cümlesindeki sunshine’ın para demek olduğunu “İyi, Kötü ve Çirkin” filmine yapılan göndermeden çıkardıktan sonra buna rağmen kendini işe yaramaz hissetmek de bu dünyadaki geçerli sistemde yaşamanın bir sonucu olduğunu anlatıyor. Yine de bu durumun uzun süre geçerli olmayacağını anlattıktan sonra kritik nokta geliyor. “The future is coming on” cümlesini tekrar eden Damon Albarn bir yandan da bu dizenin kulaklara “the future is communist” şeklinde duyulmasını sağlıyor.

Sıra Del The Funky Homosaphiens’in kısımlara geliyor ki kendisi bu şarkıda kapitalizmi simgeliyor. Sonunda birileri beni kafesimden çıkardı cümlesiyle başlayan anlatım işleri yoluna koymakta iyi olmaktan ve her düzenbazlığın altından çıkmaktan bahsedilerek devam ediyor. Taşınamaz bir mal olmama rağmen sizlere emir veremeyeceğimi sanmayın diyerek bir nevi kendini açık ediyor. Büyük resimde her şeyi yoluna koyan olduğu iması da kendini güzel gösterme çabalarından. En iyi yandaşının televizyon olduğunu anlatan “Picture you getting down in a picture tube like you lit the fuse, you think it’s fictional” kısımlarından sonra göz önüne koyduklarından da “I put you on the hype shit” diyerek yardım bekliyor.

Arada bir Damon Albarn tekrarından sonra yine kulakları Del’e yani kapitalizme döndürüyoruz. İnsan olmanın esasından ayrıldığımız zaman kimsesiz ve çırılçıplak olduğumuzu hatırlattıktan “The essence, the basics, without it, you naked” izin verin size çocukça bir şekilde yeni bir benlik sunayım diyor “Allow me to make this, childlike in nature”. “Every cloud and sea, you see with your eyes I see destruction and demise, corruption in disguise.” dizeleriyle itiraflarda bulunan imgemiz “Where the thought is, I brought all this So you can survive when law is lawless.” sözleriyle de bu kaotik durumda bir nevi şükran içerisinde olmamız gerektiğini söylüyor. Son olarak da “Feelings, sensations that you thought was dead No squealing, remember that it’s all in your head” sözleriyle eğer duyguların öldüğünü düşünmek gibi bir çıkarıma ulaşırsan da bunun sadece senin kafanda yarattığın bir şey olduğunu telkin ediyor. Ne de olsa ben duyguları öldürdüm deyince güzel gözükmezdi.

Şarkı sona ererken Damon Albarn tekrarını dinledikten sonra uzunca bir süre “The future is communist” yinelemesiyle geleceğin komünizmde olduğunu kafalara yerleştiriyor.

HAZİRAN TAKVİMİ: AZ ÖZ

Biz hayatımızda bir Haziran ayını hem bu kadar az hem de bu kadar dolu görmedik desek ne kadar ikna edici olur bilemiyorum ancak PJ Harvey mi diyelim, Patti Smith mi diyelim yoksa Die Antwood ve Oscar and the Wolf mu? Liste uzun, liste güzel. Güle güle kullanın.

 

1-24 Haziran

İKSV MÜZİK FESTİVALİ

4-29 Haziran

AKBANK SANAT NORDİK FİLM GÜNLERİ

 

1 Haziran

KadıköySahne // Work Hard, Play Hard

Peyote // Hedonutopia

Arkaoda // West Coast – Anil Akyildiz

2 Haziran

Albert Long Hall // İdil Biret: Bir Virtüözün Piyano Maratonu – I

Peyote // Kara Cephe

Bronx Pi // Sansar Salvo Yakında Şans (Lansman)

3 Haziran

The Ritz-Carlton, Bleu Lounge // James Walsh

Peyote // TKO – Z Axis – Hiccup

60 Metrekare // Jehan Barbur

Arkaoda // Deform-e

Kadıköy Sahne // Bülent Ortaçgil

4 Haziran

Hayal Kahvesi Atakent // Ceylan Ertem: Sezen Aksu Tribute

Tırmata Beach Kilyos // Renkli Çadır Festivali

Arkaoda // Klan Showcase 1. Gün

Peyote // Volkan İncüvez vs. Fitisound – Kırkbinsinek

Babylon Kilyos // Babylon Soundgarden 2016

5 Haziran

santralistanbul // MindBody Festival 2016

Arkaoda // Klan Showcase 2. Gün

KüçükÇiftlik Park // Dropout Festival – Die Antwoord

6 Haziran

Aya İrini Müzesi // Academy of St. Martin in the Fields

7 Haziran

Akbank Sanat // Müzikus Ensemble

Aya İrini Müzesi // Academy of St. Martin in the Fields

8 Haziran

Aya İrini // İdil Biret:

Peyote // Emergency Broadcast – Wolf Down

Arkaoda // lightbringsshade – Şafak Oral

Zorlu PSM // PJ Harvey

9 Haziran

Peyote // Tolerance Break – Roof Penguin

10 Haziran

Peyote //  Locus Star – The Ousted

Arkaoda // Kim Ki O DJ Set

11 Haziran

Volkswagen Arena // TEDxİstanbul

Peyote // The Medical Phalanx of Space – Foton Kuşağı

Arkaoda // Blacktrick

Zorlu PSM // Sigur Ros

12 Haziran

Arkaoda // Neon Lies – Kaosmos (Live)

13 Haziran

14 Haziran

Aya İrini Müzesi // Borusan İstanbul Filarmoni Orkestra

Peyote // Müzik Üzerine Konuşmalar 2: Ülkenin, Dünyanın ve Varoluşun Gamları – Emre Karacaoğlu

15 Haziran

Peyote // Kozmik Ykım – Velet

Arkaoda //Black is the Color – DJ Jam&Jazz

16 Haziran

Harbiye Cemil Topuzlu // Duman

17 Haziran

Peyote // Acaipademler

Peyote // Semra Çelik DJ Set

İş Sanat Kültür M. // Beethoven Akademi Orkestrası & Herbert Schuch

Akbank Sanat // Günümüz Türkiye’sinden Ses Manzaraları (1990-2015)

18 Haziran

Harbiye Cemil Topuzlu // Şebnem Ferah

Arkaoda // Soul Mates – Tam Kadro

Peyote // Black Omen

Dorock XL // Pilli Bebek

İş Sanat Kültür M. // Beethoven Akademi Orkestrası & Gautıer Capuçon

19 Haziran

Arkaoda // Spin&Spray – Ares – Cünort

Harbiye Cemil Topuzlu // MFÖ

20 Haziran

21 Haziran

22 Haziran

Peyote // Deli Saçması – Mosquito

Fransız Sarayı Bahçesi // Richard Galliano & Sylvain Luc

Arkaoda // Plaktan – Kornelia Binicewicz

23 Haziran

Peyote // Ozan Yıldız – İdil Meşe

Zorlu PSM // Patti Smith and her band

24 Haziran

Harbiye Cemil Topuzlu // Teoman

Peyote // Kam

Arkaoda // Kati Suretle Vinil

Lütfi Kırdar Auditorium // Viyana Senfoni Orkestrası & Pablo H

25 Haziran

Peyote // Islandman

Arkaoda // Mr. Riddler

26 Haziran

27 Haziran

Harbiye Cemil Topuzlu // Africa Express presents: The Orchestra of Syrian Musicians + Damon Albarn + Guests

28 Haziran

KüçükÇiftlik Park // CHIC Feat. Nile Rodgers / Unknown Mortal Orchestra

29 Haziran

Peyote // A.I.D. Takes Over! – Isıdor Fink

Arkaoda // Yerin Dibi – Emre Aksoy

30 Haziran

Peyote // Can Karadoğan – Umut Töre Bandosu

 

23. İSTANBUL CAZ FESTİVALİ’NİN PROGRAMI AÇIKLANDI!

2016 yaz aylarına düşen konserleri sevinç göz yaşları ve bolca umutla beklerken IKSV’nin düzenlediği İstanbul Caz Festivali programı ile yollarımız sonunda kesişti. 27 Haziran-25 Temmuz tarihleri arasında Garanti Bankası’nın sponsorluğunda yirmi üçüncüsü gerçekleşecek olan festivalin programı gündemin en güzel haberlerinden. Vakti geldiğinde aylık takvimimizdeki yerini ayrıntılı olarak bulacak olan festivali yer/zaman/ içerik olarak şimdilik böyle sıralıyorum:

27 Haziran Pazartesi, 21.30, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi: Africa Express sunar…. Eski ve yeni üyeleriyle Suriye Ulusal Arap Müziği Orkestrası, Damon Albarn ve konuk sanatçılar

28 Haziran Salı, 20.00, KüçükÇiftlik Park: Nile Rodgers, Chic 

12 Temmuz Salı, 21.00, İstanbul Erkek Lisesi Bahçesi: Özdemir Erdoğan ile bir Caz Akşamı

13 Temmuz Çarşamba, 19.45, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi: Nicholas Payton Trio, Jane Monheit

14 Temmuz Perşembe, 20.45, Beykoz Kundura Fabrikası: Kamasi Washington ve Ibeyi

15 Temmuz Cuma, 20.30, Uniq Açık Hava Sahnesi: French Quarter ve Hugh Coltman

16 Temmuz Cumartesi, 15.00, Bomontiada: “Çocukça Bir Gün”, Oran Etkin Timbalooloo ve Barış için Müzik Üflemeli Çalgılar Orkestrası

17 Temmuz Pazar, 17.00-23.30, Fenerbahçe Parkı ve Fenerbahçe Khalkedon: “Parklarda Caz” etkinliği

18 Temmuz Pazartesi, 19.30, Zorlu PSM Drama Sahnesi: Cyrus Chestnut / Buster Williams / Lenny White       

18 Temmuz Pazartesi, 21.30, Zorlu PSM Ana Tiyatro: Branford Marsalis Quartet ve Kurt Elling

19 Temmuz Salı, 19.00, Zorlu PSM Drama Sahnesi: Antonio Sanchez and Migration

19 Temmuz Salı, 21.00, Zorlu PSM Ana Tiyatro: Scofield Mehldau Guiliana 

20 Temmuz Çarşamba, 20.00, KüçükÇiftlik Park: Ernest Ranglin & Friends // The Budos Band

21 Temmuz Perşembe, 18.00-03.00, Kadıköy, Moda: “Gece Gezmesi” konserleri

22 Temmuz Cuma, 20.30, Almanya Sefareti Tarabya Yazlık Rezidansı: Laura Mvula ve Jacob Collier 

23 Temmuz Cumartesi, 19.00, KüçükÇiftlik Park: Joss Stone

25 Temmuz Pazartesi, 21.00, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi: Gregory Porter ve Roberta Gambarini, TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası ile buluşuyor

 

-Salon’da Avrupa Caz Kulübü geceleri-

Volkan Topakoğlu feat. Matthias Konrad, 13 Temmuz Çarşamba, 21.30

Ercüment Orkut “Low Profile” feat. Marius Neset, 14 Temmuz Perşembe, 21.30

Big Beats Big Times / Full Moon Theory Live, 15 Temmuz Cuma, 22.00

Çağıl Kaya Band feat. Airelle Besson, 16 Temmuz Cumartesi, 21.30

Bulut Gülen Quintet feat. Yuri Honing, 20 Temmuz Çarşamba, 21.30

Eylem Pelit Band, 22 Temmuz Cuma, 21.30

Festival biletleri 16 Nisan’da satışa sunulacak.

 

YENİ ALBÜM: BLUR – THE MAGIC WHIP

12 yıl aradan sonra yeni albüm haberi ile dört bir yanı sevinçle karışık hüzne boğan Blur, The Magic Whip‘i 27 Nisan‘da yayınlayacak. Go Out ise albümden sızan ilk şarkı. Gençliğe armağan olsun!

Olaylar neden Japonca gelişiyor diye sorarsanız kayıtların bir kısmı Hong Kong‘da yapılmış cevabını bulabilirsiniz. Albarn’ın söylemlerine göre Hong Kong’daki stüdyonun çok sıcak olması bu kayıt sürecini kısa kesmiş.

Bir yandan Gorillaz bir yandan Blur derken Damon Albarn şu günün gençlerinin gözü yaşlı bırakıyor

GORILLAZ GERİ DÖNÜYOR!

Gorillaz‘ın geri döneceği dedikoduları geçen yıldan beri kulaktan kulağa dolaşıyordu. Damon Albarn elinde çok fazla materyal olduğunu, istese yeni Gorillaz albümünü bir haftada bitirebileceğini söylemişti ve yeni albümün en geç 2016’da geleceğini belirtmişti. Bugün grubun diğer beyni Jamie Hewlett, bir hayranının sorusuna “Evet, Gorillaz dönüyor” cevabını verdi ve Instagram’da paylaştığı çizimlerle de grubun döneceğinin kesin olarak müjdesini verdi. Cumartesiye daha mutlu bir haberle uyanamazdık.

2014: DAMON ALBARN

Neden Değerli?: Burada Damon Albarn anlatmaya başlarsak sonunu göremeyeceğimizden korkuyoruz ama yine de kendisi hakkında kısaca Blur ve Gorillaz dersek birbirimizi anlarız. Bu sene ise resmi olarak ilk solo albümünü çıkararak kalbimizi bir kez daha çaldı. Everbody Robots ile bir kez daha ama bu sefer tek başına Mercury Ödülleri’ne aday gösterildi.

Neyi Değiştirdi?: Kendisinin her halini sevdiğimizi gün gibi ortaya çıkardı. Damon Albarn ismini de gruplarının önüne aldı. Artık Blur, Gorillaz gibi konuşmak yerine tek başına Damon Albarn konuşmaya başladık.

2015’te Ne Alemde?: Bir başka grubu the Good, the Bad & the Queen için yeni bir albümün kaydedilmeye hazır olduğunu söyleyen Damon Albarn, Gorillaz için yeni bir albüm müjdesini de 2016 için vermişti.

MERCURY PRIZE 2014 ADAYLARI AÇIKLANDI

fka

İngiliz diyarlarının en prestjili ödülü Mercury Prize’ın 2014 adayları açıklandı.

Liste her zamanki gibi Royal Blood gibi daha çok yeni çıkış yapmış isimlerden Bombay Bicycle Club gibi yılların tecrübelilerine uzanan bir skalada çeşitleniyor. Adaylar arasında bu sonbahar İstanbul’da dinleyeceğimiz GoGo Penguin ve East India Youth da var. Tam liste şöyle:

Anna Calvi, One Breath 
Bombay Bicycle Club, So Long, See You Tomorrow
Damon Albarn, Everyday Robots
East India Youth, Total Strife Forever
FKA twigs, LP1
GoGo Penguin, v2.0 
Jungle, Jungle 
Kate Tempest, Everybody Down
Nick Mulvey, First Mind
Polar Bear, In Each and Every One
Royal Blood, Royal Blood
Young Fathers, Dead

Açık konumak gerekirse kişisel favorim Jungle. Sizce kim alır?