editors

ARALIK TAKVİMİ: HANGİ YILBAŞI?

Aralık ayının çoğu insan için ifade ettiği tek şey yılbaşı partileri ve-veya yılbaşı tatili. Ancak bu durum büyük ihtimalle bu sene son bulacak! Çünkü Aralık ayı için hazırladığımız takvimde -takvim ekte değildir, direk alttadır- de göreceğiniz üzere nasıl olursa olsun aynı geçen yılbaşı partilerine pek çok alternatifiniz var artık.

Soğuk, kar vb. hava durumlarından uzakta olup küresel ısındığımız şu yılda, vize notlarını öğrendiğimiz Aralık ayında sokağa çıkıp eğlenmememiz için hiçbir sebep yok.

 

1 ARALIK

Zorlu Performans // MFÖ

2 ARALIK

Beyoğlu Hayal Kahvesi // TNK
Peyote // Ars Longa 

3 ARALIK

garaistanbul // %100 Music Sunar: An evening with Daniel Cavanagh
Babylon Bomonti // Kovacs
Arkaoda // BANT MAG VE FILMA sunar: FREEHELD AFTER PARTISI Toprak Basgit – Ece Özel
Bronx Pi Sahne // Dilan Bozyel Workshop
Salon IKSV // Mathias Eick Quintet

 

4 ARALIK

Roxy // Blond:ish
B1 Live Performance // FOURinthePOCKET
Indigo // Beat the Night Presents: Infinity Ink
Küçükçiftlik Park // Evgeny Grinko
Bronx Pi // Nilipek. – Deniz Tekin
Babylon Bomonti // College – Rone @ Midnight Session (XXF Very Very French Festival)
Peyote // Seretan – Skata

5 ARALIK

Dorock Stage // mor ve ötesi
BKM // Boğaziçi Caz Korosu
Bronx Pi // Adamlar
Roxy // Blacktrick 1. Yıl
Salon IKSV // Limits Off: Denovali Label Night İstanbul: Greg Haines – Ah!Kosmos – Orson Hentschel
Peyote // SHXCXCHCXSH (SE) (Live) / Hiccup (Live) / Neonderthal / Trance Ferdinand
Babylon Bomonti // Kabus Kerim @ Midnight Session
Volkswagen Arena // Hip Hop Jam 2015

6 ARALIK

garajistanbul // The Aristocrats
Dorock Stage // Kes – Kök
Volkswagen Arena // Editors

8 ARALIK

Zorlu Performans // Bülent Ortaçgil & Birsen Tezer
Beyoğlu Hayal Kahvesi // Su Soley
Salon IKSV // Limits Off: Thundercat

9 ARALIK

Dorock Stage // Kaan Tangöze
Babylon Bomonti // Karsu
KadıköySahne // Fatih Ahıskalı
Bronx Pi // Ali Cihan
Salon IKSV // Michael Price Trio

10 ARALIK

KadıköySahne // Manuş Baba
COOP // XJAZZ: Günter Baby Sommer & Tolga Tüzün – Soyut Boyut
Peyote // Yarımada – Agency
Bronx Pi // Can Koray
Salon IKSV // Thomas Dybdahl (Solo)

12 ARALIK

Jolly Joker // Sansar Salvo

15 ARALIK

Babylon Bomonti // Garanti Caz Yeşili: Blonde Redhead

16 ARALIK

Bronx Pi // Doğan Duru & Aylin Aslım
Salon IKSV // Taksim Trio
Beyoğlu Hayal Kahvesi // Burcu Tatlıses
Peyote // Z Axis – Hedonutopia
Babylon Bomonti // Garanti Caz Yeşili: Blonde Redhead

17 ARALIK

KadıköySahne // Jehan Barbur
Peyote // Marta – Melek
Salon IKSV // Taksim Trio
Coop // Stian Westerhus
Babylon Bomonti // Garanti Caz Yeşili: Selah Sue

18 ARALIK

Valentin // Jay Jay Johanson
Peyote // Gökalp K – Sycho Gast – 9VSS – Otherman
Küçükçiftlik Park // EPICA Turkish Enigma Tour with Finntroll as special guest
İstanbul Kongre Merkezi // 6. Avea Sıradışı Müzik Konserleri Bebe
Bronx Pi // No Land &  Peyk
Beyoğlu Hayal Kahvesi // Ceylan Ertem
Kloster // Make the Move Presents: Ryan Crosson
Salon IKSV // Melis Danişmend
KadıköySahne // Adamlar
Babylon Bomonti // RBMA Sunar: Hudson Mohawke – Onra – Iskeletor

19 ARALIK

Volkswagen Arena // Mohsen Namjoo
Peyote // Can Güngör
Salon IKSV // Müzik Hayvanı Salon’da: In Hoodies – On Your Horizon
Bronx Pi // Can Bonomo

20 ARALIK

Arkaoda // Marika
Volkswagen Arena // Vodafone Freezone Festivali: Teoman – Duman – Ümit Besen

 22 ARALIK

CRR Konser Salonu // Dany Brillant

24 ARALIK

Peyote // Emir Aksoy – Roof Penguin

25 ARALIK

Beyrut Performance // Duman
Babylon Bomonti // Ayhan Sicimoğlu – Latin All Stars
KadıköySahne // Birsen Tezer
Babylon Bomonti // Shantel
Peyote // Destroy Earth – Kırkbinsinek

26 ARALIK

Babylon Bomonti // The Avener (DJ Set) & Synapson (DJ Set)
Indigo // Beat the Night Presents: Session Victim Live
KadıköySahne // Baba Zula
Arkaoda // Ah! Kosmos (DJ Set)

27-28-29-30-31 ARALIK

Birtakım yeni yıl aktiviteleri // Birtakım yerler

İNCELEME: EDITORS – IN DREAM

Takvimi milenyumun ilk yıllarına aldığımıza, alternatif müzik sahnesi yepyeni bir tarzın varlığı eşliğinde çalkalanıyordu. Post-punk revival diyorlardı birkaç grubun yaptığı Talking Heads, Siouxsie and the Banshees, the Fall ve özellikle Joy Division kökenli müziğe. Interpol’ün Turn on the Bright Lights’ı belki de 2000’lerin en iyi albümlerinden bir tanesi olmakla kalmayıp grubu akıl almaz yerlere taşıdığı sıralarda Staffordshire Üniversitesi’nde Müzik Teknolojisi okuyan bir avuç genç de Editors isimli bir grup kuracak ve bu türün oldukça sağlam üç örneğini ard arda müzik severlerin önüne serecekti.

Tekrar günümüzdeyiz. Post – punk revival, Latince ne kadar aktif bir dilse o kadar aktif bir tür haline geldi. Interpol, zamanında festivalleri fethederken artık sahnelerin açılışını yapmakla yetiniyor. Yine de 2014 çıkışlı El Pintor bile kendi türlerini iyi şekilde sürdürdüklerini gösteriyordu. Hikayemizin diğer kahramanı Editors ise biraz daha farklı şeyler peşinde. En son Rock’n Coke’ta içerdiği bazı şarkıları canlı dinleme fırsatı bulduğumuz The Weight of Your Love gibi Sugar dışında elle tutulur şarkı bulunmayan bir felaket atlatan Editors, yeni tarzıyla yeni albümüyle ve yeni İstanbul konseriyle (9 Aralık’ta Volkswagen Arena’da) 2015 sonbaharına giriş yaptı. Tüm prodüksiyonunu grup üyelerinin bizzat üstlendiği In Dream, Editors’ın post-punk revival ile synthpop arasında mekik dokuduğu 10 şarkı barındırıyor. Bu açılardan direk aklımıza 2009 menşeli In This Light and On This Evening ve içindeki müthiş güzide synthpopumsu Papillon, The Big Exit şarkıları geliyor. Ancak In Dream’i biraz daha detaylı incelediğimizde bu şarkıların başarısını büyük ölçüde tekrarlayamadığını gözlemliyoruz.

Albümü, ilk single No Harm ile açıyoruz. Biraz ambient havası ve sonlara doğru tüm enstrümanların sesinin açılması ile adeta “Hadi beyler, bakalım neler yapmışsınız!” dedirtiyor ve albüme intro muamelesi çekiyor. Ocean of Night ise arkada devam eden piyanoların üstüne gelen ikonik Tom Smith vokaliyle bizi selamlıyor. Geçişleriyle ve son kısımlarıyla Arcade Fire, özellikle de Haiti esintileri kulaklarımızı ele geçiriyor. Sıradaki Forgiveness ise tarz değişikliğini oldukça keskin bir şekilde hissettirerek bir dönüm noktası maiyetinde. Duraksayarak söylenen vokaller biraz Alt-J vari iken elektronik davulun etkileri iyiden iyiye belirginleşiyor. Salvation ise hiçbir Hurts albümünde sırıtmayacak şekilde ve karanlık synthpop üstüne coşkulu nakarat formülünü uygulmakta. Life is a Fear ise Editors’ın gereksiz samimiyetsizliklere ve eski tarzına sadık kalmaya çalışmadan dümdüz bir synthpop şarkısından altından kalkışının göstergesi olup konserde bağıra çağıra söylemek için oldukça ideal durmakta. The Law o kadar “eh” bir şarkı ki ne diyeceğimi bilmiyorum açıkçası. Neyseki çok uzatmadan Our Love tekrar bizi 80’lere uçuruyor ve Journey başyapıtı Don’t Stop Believin’e saygılarını sunuyor. “All the Kings” de iki eğreti tarzı birleştirme çabasının hasta doğan bebeği misali fena olmamasına rağmen etkileyemiyor. At All Cost için de “The Law”dan daha fazla bir şey söylemek maalesef mümkün değil. Albümün kapanışını ve belki de zirvesini Marching Orders ile yapıyoruz. Neredeyse 8 dakikalık bu destansı şarkı 9 şarkının yapamadığı füzyonu başarıyor. Klavyesinden vokaline, melodisinden sözlerine play tuşuna bastığınızdan bu yana geçen 51 dakikayı biraz olsun değerli kılıyor.

“In Dream” birkaç zirve anı dışında özellikli ve dinlenesi bir albüm olmayı başaramıyor. Albümün tarz değişikliği yaşadığı ve eski Editors’ın klavyeyle buluştuğu şarkılarda sözlerin zayıfllığı, özellikle nakaratların yapısından zarar gördüğünü düşünüyorum. Nakaratlarda ve çoğu şarkının kapanışları birbirine benzer şekilde tek bir kalıbın tekrarı veya azıcık değişikliğe uğramış şekli ile süregeliyor ve dinleyiciyi yakalamayı başaramıyor. Bu doku uyuşmazlığı belki de müzikten kaynaklanmış da olabilir ki Marching Orders albümün geri kalanına göre gayet catchy durumda. Diğer yandan, albümün bütünlüklü yapısı içinde eğreti dursalar da iki saf synthpop şarkıları Life is a Fear ve Our Love kesinlikle başarılı denemeler. Sonuç olarak; Editors, bu marjinal denemesiyle müzik algımızda büyük aydınlanma yaratmazken, kendi repertuarına iki iyi, bir de çok iyi şarkı eklemeyi yine de başarıyor.

 

YENİ ALBÜM: EDITORS- IN DREAM

Editors‘dan yeni albüm müjdesi! İngiliz grup, beşinci albümleri “In Dream” i 2 Ekim‘de piyasaya sürecek.

2013 tarihli “ The Weight of Your Love” ı takip edecek olan albüm İskoçya’ da kaydedilmiş. Üstelik albümde daha önce Arctic Monkeys, My Bloody Valentine ve Foals gibi isimler ile çalışmış olan Alan Moulder imzası var. Slowdive‘dan Rachel Goswell ise ‘Ocean of Night’, ‘The Law’ ve ‘At All Cost’ şarkılarına vokal olarak katkıda bulunmuş.

Albümün tracklisti ise şu şekilde:

‘No Harm’
‘Ocean of Night’
‘Forgiveness’
‘Salvation’
‘Life Is a Fear’
‘The Law’
‘Our Love’
‘All the Kings’
‘At All Costs’
‘Marching Orders’

Açılış parçası ‘No Harm‘, buyrun sizlerle.

YENİ VİDEO: EDITORS – NO HARM

Haftanın ilk sanatsal çalışması Editors‘dan geldi. Yeni şarkıları No Harm‘a siyah-beyaz ve çoğunlukla ağır çekim bir video hazırlayan grup, şarkının geneliyle bütünleşen bir klip oluşturmayı başarmış. Birkaç yerde grup üyelerinin derilerinin altından farklı bir canlı çıkacakmış hissiyatı veren zaman zaman yüz felci olacaklarını düşünebileceğimiz, yönetmenliğini Rahi Rezvani‘nin yaptığı klibi şöyle bırakıyoruz.

YENİ ŞARKI: EDITORS – NO HARM

Beşinci albümleri üzerinden çalıştıklarını bildiğimiz Editors, iki ay önce Slowdive‘ın Rachel Goswell‘iyle stüdyodan fotoğraf paylaşarak bizleri heyecanlandırmıştı. Dünse bağlı oldukları kayıt şirketi Play It Again Sam‘in bu sene için düzenlediği tanıtım albümüne sakladıkları yeni şarkıları No Harm açığa çıktı.

Yaza yavaş yavaş giriş yaptığımız şu günlerde bizi geçtiğimiz haftanın yağmurlu, kara bulutlu günlerine geri götüren ve dinlerken Tom Smith’in vokaliyle her zamanki gibi transa geçtiğimiz No Harm’ı aşağıda dinleyebilirsiniz.

Top 10: Editors

Buz gibi, sağlam, tanıdık.
 
 

Yakın dönem soğuk, hareketli, yüksek sound’lu İngiliz gruplarına bir örnek daha.

Evet, aynı tarzdaki İngiliz gruplarıyla benzerlikleri mevcut ama bir şekilde diğer gruplardan daha sağlam bir sound’a sahipler ve çok daha fazla çeşitlilik katabiliyorlar şarkılara; gerek şarkı içindeki değişimlerle olsun, gerek akustik versiyonlarıyla. Bu da sanırım Tom Smith vokalinin, her ne kadar düz duyuluyor olsa da, güzel evrilebiliyor olmasından kaynaklanıyor. Bir de ilham aldıkları isimlerin çeşitliliğinden: Echo & the Bunnymen, R.E.M., Joy Division, Nick Cave

Hal böyleyken bu liste çok güzel oldu, buyrunuz:


10. You Don’t Know Love
Tom Smith nasıl da duramıyor yerinde, bakın hele.



9. Blood
Hiç zorlamadan, içten.



8. Papillion
O tonda “papillion” nasıl çıkmıyor, belli değil. Çok yakışıyor, o ayrı.



7. The Racing Rats
Enstrümanların yarışı.



6. The Weigh of the World
Piyanodan ya da hafifleyen gitarlardan; daha yumuşak bir şarkı. Çünkü kimse bu yükü tek başına taşıyamaz.

 

5. Fall
Otistik duruşlar, bakışlar ve düşüşler.



4. An End Has a Start
Akustik versiyonu da olsa ruhundan hiçbir şey kaybetmeyen şarkı.

 

3. Munich
Oturduğumuz yerden kalkıp Münih’e kadar gitmemizi sağlayabilecek kadar iyi.



2. Escape the Nest 
Kemanlar ve gitarlar beraber, can acıtana kadar.

 

1. Smokers Outside the Hospital Doors
Klibiyle, vokaliyle, baslarıyla, melodik yürüyüşüyleriyle, her şeyiyle.

.
.