fmk

FMK: DRAKE – MORE LIFE

2016’da Views ile hem hayranlarını hem de popüler müzik dinleyicilerini kutuplaştıran Drake, buna rağmen belki de bir sanatçının geçirebileceği en iyi yıllardan birini geçirdi. Zaten artık herhalde kimse Drake‘in hit şarkı ve Twitter caps’i potansiyelini inkar edemez. Bir süredir çıktı çıkacak denilen, eli kulağındaki “playlist” More Life, nihayet 18 Mart günü tüm malum ortamlara düştü. İlk bakışta 22 şarkılık upuzun bir maratonun beni beklediğini düşünsem de üç tam turun sonunda More Life’ın Kanadalı sanatçının belki de en ileriyi düşünen ve müzik dünyasındaki konumunun farkındaki albümü olduğunu karar verdim. Tabii ki de kusursuz bir proje değil ama benim kişisel beklentilerimin çok üstünde çıktı More Life. Ayrıca belki de Drake‘in de diskografisinin en tepelerine doğrudan yerleşecek bir albüm olduğunu da unutmamak lazım. Dinleyiciler ve eleştirmenlerden gelen ilk geri dönüşler de genellikle çok olumlu gözükmekte. O zaman lafı çok fazla uzatmadan albümdeki iyisiyle, ilginciyle, kötüsüyle, eğlencelisiyle şarkılara bir göz atalım.

FUCK

No Long Talk: Giggs’in albümde ilk gözüktüğü şarkı ve If You’re Reading This It’s Too Late’te olsa sırıtmayacak sertlik ve güzellikte. Ayrıca belki de bu senenin “If Young Metro don’t trust you, I’m gon shoot you”su olma potansiyelli “Murda on the beat so it’s not nice” adlib’i de bu şarkıya inanılmaz güzel oturmuş.

Get It Together: Albüm çıkalı sayılı gün olmasına rağmen şu ana kadar en çok dikkat çeken iki şarkıdan biri Jorja Smith feat’li ve Black Coffee beat’li Get It Together. Drake tarzı romantizmin Views’da karşımıza çıkan Karayipler havasıyla birlikteliğinden çıkabilecek en iyi sonuç bu olmuş. Dinlemesi çok keyifli, sallanarak dans etmesi de.

Nothings into Somethings: Acı çektirten seviyede tutulan bir BPM, rölanti ama melodik hook, atmosferik beat. Üç dakikayı geçmemiş olması da bir o kadar güzel.

Skepta Interlude: Drake her sene başka bir ülkenin veya kültürün fahri vatandaşı olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda da Londra’da ne kadar takıldığını, Skepta ve JME’nin önderlik ettiği BBK tayfasıyla iyice sıkı fıkı olmasından anlamıştık. Playlistindeki bu şarkıda mikrofonu tamamen grime’ın lider isimlerinden Skepta’ya bırakıyor, Skepta da bu müthiş ortayı jeneriklik bir golle tamamlıyor.

Do Not Disturb: Drake’in muadili herkesten daha iyi yaptığı bir şey varsa o da albümlerin son şarkıları. Klasik şarkı şablonlarını bir kenara bırakıp sadece en iyi yaptığı şeye odaklanmış bir Drake var sahnede. İçindeki ufak 7 AM in Germany göndermesi de yıllardır süre gelen saatli ve mekanlı Drake şarkıları kategorisine selam çakıyor. Dinleyelim, dinletelim efendim.

MARRY

Passionfruit: Albümün en iyisi. Drake’in dahil olduğu en iyi şarkılardan biri. Başındaki DJ Moodyman sample’ından, nakaratın ağızlara inanılmaz kolay pelesenk oluşuna her şeyiyle kusursuza yakın bir şarkı.

Sacrifices: More Life’ın gizli kahramanlarından biri de Young Thug. Bu “nerelerden geldik be” şarkısının da parlayan yıldızı o. Autotune’suz sesi, dinlerken beni önce afallattı ama sonra birkaç kez kendimi direkt şarkının Young Thug’lı bölümüne alırken buldum. 2 Chainz de zaten dahil olduğu şarkıların yüzünü kara çıkartmaz. Bu şarkı da olmuş diyebiliriz.

Portland: 2017 yılının başlarındayız ancak şu ana kadar rap müziğin yıldızı kim derseniz cevap galiba flüt olacak. Önce Kodak Black’in sürükleyici Tunnel Vision’ı, sonra Future’ın baş döndüren Mask Off’u ve şimdi de Portland. Offset ve Takeoff’a ayıp olmasın ama Migos’un gerçek yıldızı Quavo ve Travis Scott’lı bu şarkı, ekranı çatlamış 5S sözüyle zaten sosyal medyanın gözdesi oldu bile.

KMT: Drake bu şarkıyı Avrupa turnesinde dinleyicilere ilk dinlettiğinde küçük çaplı bir olay olmuştu. 19 yaşında ve hapiste olan internet rap fenomeni XXXTENTACION’un Soundcloud’da 40 milyon dinlenmesi olan Look at Me’sindeki vokal düzeni ile Drake’in bu şarkıdaki vokalleri oldukça benzeşmekte. Ama o şarkıyı da seven biri olarak Giggs destekli bu şarkıyı ben yine de çok beğendim. Şarkının genel hattını oluşturan Sonic sample’ı da cabası.

Gyalchester: Yine If You’re Reading This It’s Too Late havası taşıyan ve Drake standartlarına göre bayağı sert bir şarkı. Ama öyle abana abana rap yapanların aksine Drake bu sert ritimleri çok catchy sözlerle özene bezene yapıyor. Sonuç bu şarkı gibi fevkalade oluyor.

KILL

Glow: Uzun süredir merakla beklenen Drake – Kanye işbirliği bu olmamalıydı. Şarkı kesinlikle kötü değil, ama formunun zirvesinde ve yaşayan en iyi rapper’lardan ikisinin ellerinden çıkan Glow, açıkçası beni biraz hayal kırıklığına uğrattı.

Fake Love: Glow için söylediğim şeyi tekrarlıyorum. Fake Love kesinlikle kötü değil. Ama More Life öncesinde yayınlanan şarkılar arasındaki en vasat olan oydu ve Drake albüme onu koyarak biraz üzdü. Keşke Fake Love’ın yerine 21 Savage destekli Sneakin’ olsaydı da şarkıyı üstteki iki kategoriden birine koyabilseydim ama ne yapalım. 22 şarkının hepsinden üst seviye randıman beklemek biraz şımarıklık sanki.

Since Way Back: PartyNextDoor, seni bir türlü sevemiyorum. Belki prodüktör kimliğin başarılı, Drake’in en yakınındaki müzisyenlerden birisin ama dahil olduğun neredeyse her şeyi daha kötü hala getirmeyi başarıyorsun. Şahsi fikrim Since Way Back’in albümdeki tek dinlenilmez şarkı olduğu yönünde.

FMK: AYŞE HATUN ÖNAL – SELAM DENGESİZ

2008 yılında yayınladığı Sustuysam albümden sonra verdiği uzun bir aradan sonra ikinci albümü Selam Dengesiz ile geri dönen Ayşe Hatun Önal, kolaya kaçmayan Türkçe Pop’un bayrak taşıyıcısı olduğuna beni ikna etti. Risk alan altyapılarıyla, özlediğimiz sesiyle; Selam Dengesiz, Sustuysam albümünün şans işi olmadığını gösteren bir albüm olmuş.

FUCK

Dengesiz

Albümün ilk şarkısı olmasıyla albüme ısındırsa da peşinden gelen şarkılardan dolayı bir heves olarak kalıyor. Bitse de diğer şarkılara geçsek dedirtiyor. Bir de abone kelimesi öyle bir yer edinmiş ki şarkı sonunda “şarkıyı beğenmeyi unutmayın.” diyecek diye tedirginlik yaşıyorum.

Sirenler

Marş gibi ilerleyen şarkı ilk duyduğum zaman pek bir ilginç gelse de zamanla ilgiyi kaybediyor. Ara sıra coşmak isteyeceğim vakitlerde hatırlayacağım bir şarkı.

Cehennem

Böyle tatlı tatlı Candan Erçetin havası aldığım şarkı, dikkati hep üstünde tutan altyapılarıyla pek bir güzel iş olmuş.

Çak Bir Selam (Gurcell Style Mix)

Daha geleneksel bir motifte ilerleyen şarkı hem kendini ispat etti hem de artık eskidi.

Şeytan Tüyü

Albümün gitarı en öne çıkaran şarkısı. Bir film için yazılmış olması birazcık hayal gücünü engellemiş. Yine de içeride ritmini değiştiren parçalar hoşuma gidiyor.

MARRY

Olay

Mahmut Orhan işi olduğu yüzlerce metre uzaktan anlaşılan şarkı, Ayşe Hatun Önal vokaliyle de bu albümün Kalbe Ben’î olacak gibi. Umuyorum bu birlikteliği ileride sık sık duyarız.

Dur Dünyam

Sustuysam albümüne güzel bir geri dönüş yaptırıyor. Bu vokal tarzında söylediği şarkılar daha etkileyici oluyor. Yalın bir house müzik altyapısıyla da desteklenince ortaya çıkan işi çok beğendim.

Güm Güm

Onur Özdemir birlikteliği şarkı, böyle risk alan bir albümün habercisiydi. Artık kendisi Onurr olsa da böylesine etkili bir insan olması hoşuma gidiyor. Kendisini her zaman görmek isteriz. Bu birliktelikten boş iş çıkmaz.

KILL

Beyaz Atletli

Şarkının başı acaba Hepsi grubu geri mi döndü diye düşündürüyor. Altyapısıyla albümün genel standartlarına yetişse de sözleriyle fazla ortalıklarda dolaşan pop şarkılarımızla paralel.

Devran

Sözleriyle o çok havalı Ayşe Hatun Önal’ın özel günlüğünü okumak gibi bir şarkı. Günlüğü okuyunca o da bizim gibi insan diyoruz ama ben Wonder Woman’ı görmek istiyorum.

Albüm kapağının güzelliği de şurada arz-ı endam etsin;

selam dengesiz