jack antonoff

2017: TAYLOR SWIFT

Neden Değerli? İstesek de istemesek de burada kendisinden biraz bile bahsetmemize gerek kalmayacak kadar geniş bir kitle olarak kendisini tanımak ve hayatımızdaki varlığını kabullenmek zorunda kaldığımız için benzersiz; bununla birlikte 1984 gibi ödüllere, rekorlara doymayan, birçok başarıya imza atmış bir pop albümünün ardından neredeyse onu sollayacak bir albüm olan “reputation”ı yapabildiği için çok değerli.

Neyi Değiştirdi? Neredeyse her yıl kendisinden bolca bahsettik, özellikle iki senede bir Christmas’a doğru yayınladığı albümlerinin de etkisiyle yıl sonlarında, ta ki geçtiğimiz seneye kadar. Kimye ikilisiyle yaşadığı tatsızlıklar sonrası kameralardan ekstra dikkatli bir şekilde kaçmasıyla uzunca bir süre TS detoksu yapmıştık. Bu süreç boyunca bolca da hater kazanmıştı ve yılan emojisiyle Taylor Swift ismi bütünleşmişti. Artık bu kadar kötü bir “reputation”ı düzeltemez, acaba ne yapacak diye merakla beklerken “reputation” ile geri döndü. Gerçekten bu imajı düzeltmedi de, “kötü kız” olarak anılmaya karşı koymaktansa kabullenmeyi tercih etti ve olabilecek en “Taylor Swift” biçimde sıyrılmayı başardı bu işin de içinden. Tabii ki “shade” kraliçesi olarak bu konsepte yeni bir boyut getirip albümle birlikte çıkardığı kitapçık ile herkese laf sokmayı ihmal etmedi. Bununla kalmayıp albüm tanıtımı için UPS ile anlaşıp kargo araçları aracılığıyla yüzünün bütün Amerika tarafından görüldüğünden emin oldu. 1984’te olduğu gibi haftalarca ilk sıralardan inmeyen inanılmaz hitler çıkaramamış olsa da şu ana kadarki en cohesive albümü “reputation”la hater’larının bile saygısını kazandı.

2018’de Ne Alemde? Turne ile önümüzdeki aylarda çokça meşgul olacak gibi görünüyor. Ama artık başarısız bir iş yapmak için fazla büyük bir isim haline geldiği için kesinlikle “reputation” ile ilgili daha da fazla planı olduğunu düşünüyor ve merakla bekliyoruz. Kişisel bir tahmin olarak da ben gardırop seçimlerinin ani ve büyük değişimi sebebiyle hamile olduğunu düşünmeye başladım, yakında haberlerini duyarız…

2017: LORDE

Neden Değerli?: Lorde‘u tanımayan yoktur sanıyoruz. 2013 yılında yayımladığı çıkış albümü Pure Heroine ile pop müziğe senelerdir kaybettiği kanı geri kazandırdı. Kendisi henüz daha çok genç olmasına rağmen pop müziğin seyrini değiştirdi ve listeleri haftalarca işgal etti. Öyle ki Lorde‘un pop müziğe getirdiği bu yeni soluk birçok pop sanatçılarını harekete geçirdi ve Lorde tarzı bir pop müzik modasına maruz kaldık. (Bakınız; Taylor Swift, Call it What You Want) Ancak yine de hiçbiri Lorde‘un şarkılarındaki o tadı veremiyor tabii ki.

Neyi Değiştirdi?: 4 senelik bir aradan sonra Lorde‘un ikinci albüm sendromuna takılarak bocaladığını görmek şaşırtmazdı. Ancak Lorde bizi ters köşe yaptı ve bu senenin tartışmasız en iyi albümünü yayımladı. Bir diğer 2017 listemizi onurlandıran müzisyen Jack Antonoff ile harika bir iş birliği yaptı. Green Light senenin en sevilen şarkısı oldu ve Lorde‘un kendine özgü yarattığı pop tınıları böylece başarısını kanıtlamış oldu. Yeni albüm Melodrama‘da yer alan birçok şarkı bu sene içinde en çok sevdiklerimiz arasında yer aldı. Özellikle Sober, The Louvre, Liability, Green Light ve Hard Feelings/Loveless bu senenin pop müziğine yön veren kayıtlar oldu.

2018’de Ne Alemde?: Biliyoruz, sizi üzüyoruz. Ancak Lorde da bir diğer 2018 yılında turneleyecek olan müzisyen. Şu anki turnede Türkiye yok. Ancak iki albümü arasındaki uzun süreyi düşünürsek ümitlerimizi kaybetmemize gerek yok. Bir de kendisinden bir Taylor Swift iş birliği bekliyoruz. Sizce de harika olmaz mıydı?

2017: JACK ANTONOFF

Neden Değerli?: Kendisinin adını önce Fun ile, (Özellikle de bir aralar her yerde ama her yerde duyduğumuz We Are Young ile) sonra Bleachers ile, bir de Lena Dunham’la yaşadığı aşkla duyduk. Ardından 2014 yılında, Reputation’ı dinledikçe özlemle andığımız 1989’da albümün en iyisi Out of the Woods dahil birkaç şarkının prodüktörlüğünü yaptığında “Taylor Swift’in birlikte çalışmayı seçtiği adam” oldu, ismini daha sık duyar olduk. Jack Antonoff’un asıl parladığı yıl ise hiç şüphesiz ki 2017 oldu.

Neyi Değiştirdi?: Kafamızdaki “pop prodüktörü” imajını. Önce Lorde, sonra da St. Vincent yeni albümlerinde Jack Antonoff ile çalıştığını duyurduğunda bir hayli şaşırmıştık. Evet, Antonoff kötü bir prodüktör değildi ama o kadar da iyi miydi? Bu iki birbirinden farklı müzisyenin tek isimde buluşmasının bir sebebi olmalıydı. Albümleri dinlediğimizde gördük ki Antonoff’un belirgin bir tarzı vardı evet, belki o kadar çığır açıcı değildi ama şarkıları prodüksiyonu altında ezmek yerine birlikte çalıştığı müzisyenleri daha da iyisini yapmaya zorlayan, yeni seslere açan ve onlara yol gösteren bir prodüktör kimliği vardı Antonoff’un. “Ne yapacağını kesin olarak bilen, konu şarkı yazmak olduğunda insanı acıtacak denli dürüst olan kadın müzisyenlerle çalışmayı seviyorum. Birlikte çalıştığım müzisyenlere ‘Kahraman olma, kendin ol. Lafı dolandırma, ne kadar korkunç olsa da hikayeni anlat’ diyorum” diyen Antonoff’un hem Melodrama hem de MASSEDUCTION’ın bireysel hikayesine, doğrudanlığına ve bütünlüğüne katkısını yadsıyamayız. “Sadece müziğe bakışımı değil, hayata bakışımı da değiştirdi. İroninin ‘duyguların ölümü’ olduğunu gösterdi bana” diyen Annie Clark’tan ve “Melodrama, ikimizin de kariyeri boyunca yaptığı en iyi iş oldu” diyen Lorde’tan da anlıyoruz ki Antonoff, prodüktör olmanın yanı sıra bir mentor gibi de aynı zamanda. Kendisi bize hala her ne kadar antipatik gelse de sırf bu iki muazzam albümde payı olduğu için sevdik kendisini bu sene. Özellikle de Lorde’un Pure Heroine’in başarısının altında ezilmeden beklentileri kat be kat aşmasına yardımcı olduğu için.

Tabii kendisi 2017’de bunlarla da sınırlı kalmadı. Yeni bir Bleachers albümü yayınlamanın yanı sıra Pink ve Taylor Swift’in yeni albümlerinde de prodüktörlük yaptı. Reputation’ın en iyi birkaç şarkısında (Getaway Car, Dress, Call It What You Want, New Year’s Day) kendisinin imzasının bulunması da tesadüf olmamalı. “İnsanları üzerine yazmaya, konuşmaya iten pop şarkıları yazmaya çalışıyorum” diyen Antonoff, Taylor Swift ile işbirliğinde bunu pekala başarmış gözüküyor.

2018’de Ne Alemde?: Antonoff, yılın ilk yarısında Bleachers ile turluyor olacak. İsmini seneye hangi müzisyenlerle duyacağız, bu yıl sayesinde merakla bekliyoruz artık.

PODCAST: AND THE WRITER IS…

Podcast’lerin iyiden iyiye popülerleştiği şu günlerde müzik odaklı programların yaygınlaşması hiç de şaşırtıcı değil. Siz de bizim gibi şu sıralar podcast’lere saranlardansanız size harika bir tavsiyemiz var. And The Writer Is, Billboard listelerinin üst sıralarında görmeye alışık olduğumuz isimlerin birlikte çalıştığı yazarlara, yani popüler müziğin gizli kahramanlarına odaklanıyor ve endüstrinin nasıl işlediğine, kapalı kapılar ardında neler yaşandığına ışık tutuyor. Programın sunucusu ve yapımcısı Ross Golan, Justin Bieber ve Nicki Minaj’dan tutun da Snoop Dogg ve Icona Pop’a kadar onlarca isim için şarkı yazmış bir isim. Bir bakıma sayısız hit şarkı yazsa da ve mainstream müziğe yön verse de neredeyse kimselerin adını bilmediği müzisyenlerin adlarını duyurabilmeleri için bir platform sunmuş oluyor Golan. Konuştuğu isimler arasında R&B müzisyenlerinin sık sık kapısını çaldığı Babyface, bu sene adını çokça duyduğumuz Julia Michaels, tam sekiz tane bir numaralı hitte imzası bulunan Bonnie McKee ve alternatif müziğin Max Martin’i olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Jack Antonoff var ki özellikle onun konuk olduğu bölüm kesinlikle kaçırılmamalı. Tüm bölümlere buradan veya Spotify’dan ulaşabilirsiniz.

(daha&helliip;)