kanye west

(OFF THE RECORD): VOL. LXV

1. Uzun süredir aklıma takılan bir soru vardı: Kanye West hala severek dinleniyor mu? Zira kendim insan olarak hiçbir zaman fan’ı değildim ama hala dinliyorum. Sonunda twitter aracılığıyla bu merakımı cevaplandırdım. Sonuçlar beni şaşırttı, nefret edenlerin sevenlerden çok olmasını beklerdim. Ne yapıyorsan yapmaya devam et Kanye, görünüşe göre yeteneğin iğrenç bir insan oluşunu görmezden gelmemize yetiyor.

2. Dün Banksy’nin ünlü “Girl with Balloon” tablosunun açık arttırmayla 1 milyon dolardan yüksek bir fiyata satılmasını takiben kendi kendisini yok edişine şahit olduk. Çok ileride bile bahsedilecek şeylere zamanında şahit oluyor olmak beni heyecanlandırıyor:

3. İşe giderken otobüste, işten dönünce evde, hafta sonu dinlenirken, kısacası bir an bile gözümüzü ayıramadığımız Netflix’in, fragmanlarınından sonra heyecanla beklediğimiz yeni dizisi Maniac bu hafta yayınlandı. Henüz binge etmediyseniz bu hafta 10 bölümü tüketip Emma Stone’a biraz daha aşık olabilirsiniz.

4. Rashida Jones ve Ezra Koenig in birkaç ay önce bir bebeklerinin olduğu haberini aldık. Henüz bir fotoğrafı bile olmamasına rağmen bu bebeği çok seviyor oluşum bir kez daha fangirl’lük konseptini sorgulatıyor bana.

5. Yılın en sevdiğimiz zamanlarından ve etkinliklerinden biri Filmekimi sonunda başladı. A Star is Born ile festivali açtık, siz ne ile açmayı düşünüyorsunuz?

6. Geçtiğimiz hafta dönemimizin en parlak popçularından Charli XCX ve bu sene başarılı işbirliklerine imza atan Troye Sivan yeni şarkıları 1999’u paylaştı, bunu bütün hafta looplarız.

SALI PAZARI: 11.09.2018

Salı oldu. Biz yine şarkılarımızla buradayız. Hem de bu hafta konuğumuz pek sevdiğimiz grup Vera‘nın sesi soluğu Arel Koray Nalbant.

AREL KORAY NALBANT’IN TEZGAHI

Stone Temple Pilots – Sour Girl

Bana kalırsa grunge döneminin en iyi şarkı sözü yazarıydı Weiland. O yükselirken bizim aklımız ermiyordu, intiharına ise erişkin kafayla şahitlik ettik; bu da bizim jenerasyonun şanssızlığı olsun.

Willamette Stone – Today

Billy Corgan bu şarkısının ortalama bir filmde cover’lanmasına izin vermiş, ne de iyi etmiş. Smashing Pumpkins hali bambaşka şeyler hissettiriyor. Bu versiyondan aklımda kalan tek şey ise, güneş.

The Killers – Miss Atomic Bomb

The Killers’ın duo’ya dönüşmeden önceki son albümünden bir şarkı; Mr. Brightside hikayesini tamamlayan, kırık ve güçlü şarkı.

The Wind And The Wave – Chasing Cars

Youtube cover müzisyenliğinin geldiği en iyi nokta değil belki, ama en kalbe dokunanlarından biri desem pek de hata etmiş sayılmam. İkili, Snow Patrol’ın şahane şarkısına şahane dokunmuşlar.

Marcy Playground – Sex And Candy

Doğru anıyla birleşince unutulması mümkün değil. Çiğ şarkı.

HANDE’NİN TEZGAHI

Natalie Prass – Far From You

Sonbahar moduna girmek için bire bir…

Kanye West – Yikes

Her ne kadar son albümünün çok büyük bir hayranı olamasam da bir türlü bu şarkı beklentimi karşılıyor.

Charlie XCX – Boys

Bu şarkıyı biraz daha yetenekli olabilseydim ben yazabilirdim.

Lily Allen- Trigger Bang (ft. Giggs)

Mercury Prize serimiz şerefine Lily Allen’ın dünyasına geçiş yapmış bulunuyorum. Albümde eski materyalleri bana en çok hatırlatan bu şarkı oldu.

Lykke Li – Jaguars in the Air

Siz de bu şarkıya sardığım için benden nefret ediyor musunuz? Savunmamı şöyle yapıyorum: Bu şarkının uzun otobüs yolculuklarını kısaltma gibi sihirli bir özelliği olduğuna neredeyse eminim. Nakaratı dilinize doladığım için de ayrıca özür dilerim.

CEMRE’NİN TEZGAHI

Mustafa Sandal – Gidenlerden

Geçen hafta bu blogda Mahsun Kırmızıgül’den bahsedildi diyerek iyice koyveriyorum ben de.

Taylor Swift – All You Had to Do Was Stay

Taylor Swift dinlediğimi utana sıkıla söyleyecek noktayı geçeli çok oldu, o yüzden buyurun bu şarkıyı eskittim geçen hafta:

Rhye – Taste

Geçtiğimiz hafta sonu kendisini canlı izlemeden önce bol bol dinlemiştim, canlısı aklımdan çıkmadığı için hala dinleyip duruyorum.

Foals – Lonely Hunter

Şarkı sözü dövmesi yaptırma batağına düşüp de vücudumu not defterine döndüreceğim korkusuyla arka arkaya dinliyorum, n’olur olmasın böyle bir şey…

Warhaus – Mad World

Cuma olsa da canlı canlı dinlesek.

Carly Rae Jepsen – Tonight I’m Getting Over You

Sanmıyorum.

BURÇAK’IN TEZGAHI

The Talking Bugs – Laika

Bu hafta tezgahımın açılışını hak ettiği değeri görmeyen bir grup ve onların ilk ve tek albümleriyle açıyorum. 2013 senesinde çıkardıkları ilk albümü çok beğenerek dinledim ve devamı için 5 senedir gözüm yollarda bekliyorum. Geç keşfedilmiş bir değer olarak aramıza katılışı hayırlara vesile olur belki diyerek playlistlerimin incisi Laika’yı huzurlarınıza sunuyorum:

Rhye – Taste

Geçtiğimiz cumartesi pazar günleri Salon performansıyla gözlerimizin ve kulaklarımızın pasını bir kez daha silen bu parça kesinlikle son zamanlarda dinlediğim en iyi canlı performanslardan biriydi.

Mazhar Alanson – Yandım

Bazı şarkılar bazılarımızın yüreğine herkesten ve her şeyden çok dokunur. Ve bazen bu şarkılar sabah uyandığımız gibi ansızın aklımıza gelir. Bu hafta MFÖ ile yaşadığım bu yürek burgusunu sizlerle paylaşmayı boynumun borcu bilirim.

Muse – Butterflies and Hurricanes

Yaklaşan Muse albümü heyecanıyla hepimiz gibi ben de çok sevdiğim Muse klasiklerini döne döne dinlemeye başladım.

AHMET’İN TEZGAHI

Silk City, Dua Lipa – Electricity

Dua Lipa’yı her yerde görmekten sıkıldım diyorsanız bu şarkı sizin için değil ama kalanlar için çok başarılı bir dans şarkısı. Diplo ve Mark Ronson işbirliği de olsun o kadar. Yine de klip Kanye West’in Fade’ini o kadar andırıyor ki sonunda Dua Lipa’yı fury olarak göreceğim diye kormadım desem yalan olur.

Lorde – Buzzcut Season

Lorde’un ilk albümüne ara ara dönmeyen yeni nesil müziği anlamamış demektir.

Vera – Saklanır Nisan

Arel Koray Nalbant sesiyle tanışmadıysanız tam buradan başlayın. Ben kendisini az dinlemedim.

MØ – Way Down

MØ’den yeni albüm geliyor. Heyecanlıyım. Bu şarkı daha da heyecanlandırdı.

Toplu Spotify listemizi de şöyle bırakalım;

2017: TAYLOR SWIFT

Neden Değerli? İstesek de istemesek de burada kendisinden biraz bile bahsetmemize gerek kalmayacak kadar geniş bir kitle olarak kendisini tanımak ve hayatımızdaki varlığını kabullenmek zorunda kaldığımız için benzersiz; bununla birlikte 1984 gibi ödüllere, rekorlara doymayan, birçok başarıya imza atmış bir pop albümünün ardından neredeyse onu sollayacak bir albüm olan “reputation”ı yapabildiği için çok değerli.

Neyi Değiştirdi? Neredeyse her yıl kendisinden bolca bahsettik, özellikle iki senede bir Christmas’a doğru yayınladığı albümlerinin de etkisiyle yıl sonlarında, ta ki geçtiğimiz seneye kadar. Kimye ikilisiyle yaşadığı tatsızlıklar sonrası kameralardan ekstra dikkatli bir şekilde kaçmasıyla uzunca bir süre TS detoksu yapmıştık. Bu süreç boyunca bolca da hater kazanmıştı ve yılan emojisiyle Taylor Swift ismi bütünleşmişti. Artık bu kadar kötü bir “reputation”ı düzeltemez, acaba ne yapacak diye merakla beklerken “reputation” ile geri döndü. Gerçekten bu imajı düzeltmedi de, “kötü kız” olarak anılmaya karşı koymaktansa kabullenmeyi tercih etti ve olabilecek en “Taylor Swift” biçimde sıyrılmayı başardı bu işin de içinden. Tabii ki “shade” kraliçesi olarak bu konsepte yeni bir boyut getirip albümle birlikte çıkardığı kitapçık ile herkese laf sokmayı ihmal etmedi. Bununla kalmayıp albüm tanıtımı için UPS ile anlaşıp kargo araçları aracılığıyla yüzünün bütün Amerika tarafından görüldüğünden emin oldu. 1984’te olduğu gibi haftalarca ilk sıralardan inmeyen inanılmaz hitler çıkaramamış olsa da şu ana kadarki en cohesive albümü “reputation”la hater’larının bile saygısını kazandı.

2018’de Ne Alemde? Turne ile önümüzdeki aylarda çokça meşgul olacak gibi görünüyor. Ama artık başarısız bir iş yapmak için fazla büyük bir isim haline geldiği için kesinlikle “reputation” ile ilgili daha da fazla planı olduğunu düşünüyor ve merakla bekliyoruz. Kişisel bir tahmin olarak da ben gardırop seçimlerinin ani ve büyük değişimi sebebiyle hamile olduğunu düşünmeye başladım, yakında haberlerini duyarız…

5 ADIMDA HEPSİ’DEN BJÖRK’E

“Dünya küçük” ya da bilimsel söyleme şekliyle, “dünyadaki her insana en fazla altı adımda ulaşabilirsin” derler. Söyledikleri doğru ya da yanlış ama insanlar arasındaki bağlantıları incelemeyi hep merak etmişizdir. Tabii konu müzik olunca bu bağlantıları takip etmek çok daha eğlenceli bir oyuna dönüşüyor. Biz bu oyunu çok oynuyoruz ve bu sefer 6 adımda Hepsi’den Björk‘e ulaştığımız bu akışa sizi de davet ediyoruz.

Bir zamanlar Türkiye’nin fenomen “kız grubu” Hepsi‘yi başlangıç noktamıza koyduk.

Gruptan ayrılıp solo işler yapmaya koyulan Gülçin Ergül yaptığı coverlarda Daft Punk‘a da el atmıştı.

Daft Punk ikilisi Thomas Bangalter ve Guy-Manuel de Homem-Christo Kanye West’in Yeezus albümünde 3 parçanın yapımcısı olarak yer almıştı.

Yine aynı albümde yapımcı olarak yer alan prodüktör Arca, son iki Björk albümü Vulnicura ve Utopia’nın da yapımında rol almıştı.

YENİ ŞARKI: KANYE WEST – 30 HOURS

Albümün ismi, varlığı, Yeezy Season 3 derken gün, sonunda The Life Of Pablo‘nun yayınlandığı vakte geldi. Albümün 12 Şubat’ta yayınlanacağını tweet’leri ile duyuran Kanye West, Souncloud hesabından 30 Hours‘u yayınladı.

Şimdilik her şey tamam görünüyor ve 30 Hours ilk seferde 10/10 tadında. Albümün tamamına kavuşacağımız günler de kapıda:

2 yeni şarkının eklendiği tracklist’i de şöyle bırakalım:

2015: KAVGALAR

2015, müzisyenlerin kendi aralarındaki didişmelerinin en az ortaya konulan müzik kadar konuşulduğu bir sene oldu. Her sabah uyanıp daha gözümüzü tam açamamışken Twitter feed’imizde kavgaların çıktığını görür olduk.  Bu kavgaların tarafları da genelde hep aynı kişilerdi, (Nicki Minaj ve Taylor Swift, evet size diyoruz…) bir türlü rahat duramayan insanlar oldu yani. Peki neydi bu kavgalar?

ROUND 1: DRAKE VS MEEK MILL

Her şey Meek Mill‘in yeni albümünü tweet atmayan Drake‘i “ghostwriting” (rap verse’lerini başkasına yazdırmak) ile suçlamasıyla başladı.

Bu tweet’i atılmayan yeni Meek Mill albümü Dreams Worth More Than Money‘de bir de Drake işbirliği vardı. Meek Mill bu garip duruma da şöyle bi açıklama getirdi:

Drake de boş durmadı tabi. Meek Mill’i hedef aldığı gün gibi ortada olan Charged Up‘ı ve Back To Back‘i peş peşe yayınladı. Nicki Minaj‘a da göndermeler yaptığı Back To Back:

Nicki Minaj demişken… Bu durumdan en rahatsız olan kişi olsa gerek. Bir yandan sevgilisi Meek Mill öbür yandan uzun zamandır arkadaşı olan Drake. Drake ve Nicki Minaj’ın aynı plak şirketine (Cash Money) bağlı olduğunu unutmayalım. Nicki ise açıklamalarında bu kavgaya karışmak istemediğini ve bunun ikisi orasında olduğunu söyledi. Tek isteği ise bitmesi.

ROUND 2: NICKI MINAJ VS TAYLOR SWIFT

VMA adaylıkları açıklandığında Nicki Minaj, rekorlar kıran ve popüler kültürün tam ortasına oturduğunu iddia ettiği klibi Anaconda‘nın Yılın Videosu ödülüne aday bile olamamasından yakındı:

Sonra “Aday olabilmek için klipte zayıf kadınlar olması gerekmiş demek ki.” dedi. Taylor Swift de bunun Yılın Videosu adayı olan klibi Bad Blood‘a yönelik olduğunu düşündü ve tabi ki olaya atladı hemen.

Sonra iki taraf arasında şöyle etkileşimler gerçekleşti:

Daha sonra Bad Blood’ın kendisi hakkında yazıldığı iddia edilen Katy Perry de partiye katıldı (bizce oldukça da haklı):

Fakat sonuç olarak özürler dilendi ve barışıldı. Hatta VMA töreninde Nicki Minaj ve Taylor Swift birlikte sahneye bile çıktı.

ROUND 3: NICKI MINAJ VS MILEY CYRUS

Nicki Minaj, VMA töreninde bir kavgayı tatlıya bağlasa da törenin ilerleyen saatlerinde bir başkasını başlattı.  Miley Cyrus, törenden birkaç gün önce New York Times‘a verdiği röportajda Minaj-Swift sürtüşmesine yorum olarak Nicki Minaj‘ı olayı kendi üstüne çektiğini ve bunun çok hoş olmadığını söylemişti. Minaj da ödül töreninde ödülünü aldıktan sonra törenin host’u Miley Cyrus‘a bunun hesabını sordu. Miley Cyrus da cevabını sakınmadı.

İkili arasındaki gerilim çözülmedi. Bildiğimiz kadarıyla hala araları limoni.

ROUND 4: ZAYN MALIK VS CALVIN HARRIS

Bu kavgada da her şey Zayn Malik‘in şu tweet’i retweetlemesiyle başladı.

Zayn’ın, sevgilisi (Taylor Swift) hakkında böyle bir tweet’i retweetlediğini gören Calvin Harris de hemen sevgilisini kollamaya çalıştı:

Calvin Harris’in “bilmediğin işe bulaşma” tweet’inden sonra işler daha da kızıştı ve Zayn Malik’in Calvin Harris’e “dickhead” demesi ve Calvin Harris’in kavgadan uzaklaşmasıyla bu kavga da son buldu.

ROUND 5: AZEALIA BANKS VS WILLAM BELLI

Twitter kavgası denince bu listede Azealia Banks‘in olmamasını beklemiyordunuz umarız? Bu kavga da Azealia Banks’in bir havayolu şirketi görevlisine “faggot” (ibne) dediği bir videonun gün yüzüne çıkmasıyla alev aldı:

Videoyu gören Willam (en ünlü draq queen’lerden biri) şu tweet’i atınca işler kızıştı:

Azealia Banks de TABİ Kİ cevap vermekten geri kalmaz:

İşin içine Willam hayranları da karışınca ortaya geniş çaplı bir Twitter kavgası çıktı. (buna artık Azealia Banks Effect diyebiliriz sanırım?) Burada Azealia Banks’in de haklı tarafları yok değil.

ROUND 6: MELANIE MARTINEZ VS HALSEY

Alternatif popun yükselen isimlerinden ikisi arasında geçen bu sürtüşme kavgadan çok birbirlerine mention’sız laf çakma şeklinde. Olayı büyüten ise tabi ki obsesif hayranlar.

Bilginize: bu tweetler 19 dakika arayla atılıyor.

ROUND 7: KHLOE KARDASHIAN VS AMBER ROSE

Kanye West‘in Kim Kardashian ile evlenmeden önceki sevgilisi Amber Rose, bir röportajında Tyga‘nın (Amber Rose’un yakın arkadaşı Blac Chyna‘nın eski kocası, çocuğunun babası) 17 yaşındaki Kylie Jenner‘la bir ilişki yaşadığı için utanması gerektiğini söyledi. Sonrasında ise Khloe Kardashian‘ın olaya dahil olmasıyla yine bir Twitter kavgasına tanık oluyoruz.

BONUS ROUND: IGGY AZALEA VS PAPA JOHN’S PIZZA

Iggy Azalea‘nın bir Papa John’s Pizza kuryesinin rapçinin numarasını ailesine vermesiyle Iggy Azalea’nın Papa John’s Pizza’nın Twitter hesabıyla girdiği tek taraflı diyalog. Oldukça komik.

Umarız 2016 da 2015 gibi bol kavgalı ve dramalı geçer. Buradan oturup izlemek çok zevkli çünkü.

YENİ ŞARKI: KANYE WEST – FACTS

Kanye West‘ten bir kez daha bir yılbaşı sürprizi geldi. Geçen yılbaşında Only One‘ı yayınlayan Kanye, bu sefer de Facts isimli yeni bir şarkı yayınladı. Drake ve Future işbirliği Jumpman‘e bir hayli benzeyen şarkı, ilk dönem Kanye West esintileriyle başlayıp Kanye’nin bütün sinirini kusmasıyla son buluyor. Şarkı yeni albüm SWISH‘te olacak mı bilmiyoruz ama olmasa da olur sanki? Buradan dinleyebilirsiniz.

Only One içinse:

YENİ VİDEO: THE WEEKND – TELL YOUR FRIENDS

Kanye West‘in prodüktörlüğünün dokunduğu şarkı Tell Your Friends, videosu ile birlikte dinlenebilir halde hayatlarımızdaki yerini aldı. “Geleceği olan birliktelik” olarak gördüğümüz Kanye West ve Abel Tesfaye işbirliğinden daha çok şarkı duysak daha da çok sevinebiliriz.

Tell Your Friends, 28 Ağustos‘ta yayınlanacak olan LP, Beauty Behind the Madness‘de de olacak; buyrun:

 

STREAM SAVAŞLARI: APPLE MUSIC, TIDAL VE SPOTIFY HAKKINDA BİLMENİZ GEREKEN HER ŞEY

Youtube’dan Pandora’ya, Spotify’dan Tidal’a streaming servisleri hepimizin hayatının bir parçası haline geldi. Doğal olarak biz müzikseverler birbirinden farklı hizmetler sunmayı vadeden bu uygulamalar arasından kendimize en çok uyanının arayışı içine girdik.

Öncelikle ülkemizde kullanılabileceğini pek de ummazken, Spotify hayatlarımıza hızlı bir giriş yaptı, henüz iç yüzünü bilmezken hemen kalplerimizi çaldı. Ardından geçtiğimiz mart ayının sonunda bir gün Twitter’da hangi ünlü sanatçıyı takip ediyorsak hepsinin profili turkuaza boyanmıştı. “Ne oluyor?” derken, Tidal diye bir şeyin adını işittik. Tidal, Jay Z’nin yepyeni streaming app’iydi artık hepimizin öğrendiği ve neredeyse unutmaya başladığı üzere. Geçtiğimiz haftaysa Apple, müzik dinleme tecrübemizi baştan sona değiştireceğini iddia ettiği yeni bir streaming servisinin tanıtımını yaptı. Şimdi denklemimizin içine bir de Apple Music dahil olunca kafalarımızdaki soru işaretleri de arttı, biz de bu belirsizliği bir sonuca ulaştırma çabasına giriştik.

Birkaç ay önce bu videoyla merakımızı kabartan Tidal, ardından onlarca sanatçının katıldığı bir etkinlikle kendini gösterdi. Başlangıçta heyecan büyüktü, ne de olsa Jay Z, Beyonce, Daft Punk, Alicia Keys, Chris Martin, Usher, Nicki Minaj, Rihanna, Kanye West ve Madonna gibi isimler, adını yeni işttiğimiz bir uygulamanın lansman etkinliğinde bir araya gelmişlerdi. Görünüşe göre Tidal sanatçıların onayını almıştı, Tidal ile sanatçıların hak ettikleri parayı alacakları iddia ediliyordu. Spotify gibi uygulamalara tepkili olan sanatçıların (bkz. Taylor Swift), Tidal’ın bir parçası olmaya ikna olması bizi de bu konuda ikna etti. Ne var ki Tidal, Spotify ve benzeri uygulamalardan birkaç kat daha fazla ücret talep ediyor, üstelik Spotify gibi ücretsiz seçeneği de yok. Kafamıza takılan bir diğer nokta da şöyle ki, Jay Z sahneye onlarca, hali hazırda fazlasıyla para kazanmakta olan sanatçı çıkartarak nereye varmaya çalıştı, o sahnede para kazanmakta zorluk çeken yetenekli müzisyenleri görmek daha ikna edici olmaz mıydı?

Apple Music’in lansmanında ise Tidal ile anlaşma aşamasında olduğunu düşündüğümüz Drake’in performansını izledik, Tidal’a nazaran çok daha az reklamını yaptılar. Nitekim ihtiyaçları da yoktu, siz kullanmak isteseniz de istemeseniz de Apple ürününüzün bir sonraki güncellemesinde Apple Music’i otomatik olarak yüklemiş olacaksınız -Bu noktada geçtiğimiz seneki U2 skandalını hatırlamamak elde değil-. Apple Music’e üye olup stream etmeye başlamanın ücreti ise Tidal’dan az, Spotify ile ise aynı, aylık 9.99 dolar, üstelik üç aylık deneme süresi boyunca ücretsiz. Yani Apple Music ceplerinizi boşaltmayacak, fakat istemeseniz de ona katlanmak zorundasınız.

Bu uygulamaları birbirinden ayıran artıları neler peki?

Öncelikle Tidal, benzerlerinin dört katı kalitede müzik vadediyor. Bunların yanında Tidal kullanıcıları kurucu üyelerinin (lansmanında sahnede gördüğümüz isimler) çalışmalarına ilk erişen insanlar olma şansına sahip oluyor. Tabii, ödediğiniz paranın %75’ini dinlediğiniz sanatçılara gidiyor olması da artı bir özellik. Bu özelliklere ekleyecek olursak Tidal, kurucu üyelerinin reklam desteğine de sahip.

Apple Music ise bu noktada algoritmaların yeterli olmadığı, bu tip uygulamalarda bir insan dokunuşunun gerekli olduğu argümanıyla yola çıkarak başta Zane Lowe olmak üzere BBC Radio 1’dan tanıdığımız başarılı DJ’leri kadrosuna dahil edip kullanıcılarına, bu DJ’ler tarafından hazırlanmış, 24 saatlik setler sunmayı vadediyor. Bunun yanında gerekliliği konusunda kafamızda soru işaretleri olsa da, Apple Music ile sanatçıların diskografilerinin yanında Instagram, Twitter, Youtube, Facebook hesaplarına da ulaşabiliyoruz ve sanatçılar direkt olarak dinleyicileriyle iletişim içinde olabiliyor. Apple Music’in şu ana kadar desteğini aldığı sanatçılar ise Drake, Adele, The Weeknd, Frank Ocean ve uygulamanın yapım aşamasında da rol alan Trent Reznor oldu. Trent Reznor’un 2013’ün sonlarından beri Apple’ın yakın zamanda satın aldığı Beats’in streaming servisi üzerinde çalıştığını ve Apple Music’in “beyni” olduğunu biliyoruz; ama diğer isimler önümüzdeki günlerde nasıl değişir hep birlikte göreceğiz. Ayrıca Apple Music en çeşitli ve geniş müzik arşivine sahip olduğunu iddia ediyor, çoğu sanatçının iTunes ile anlaşmasının olduğunu da göz önünde bulundurarak haklı olma ihtimallerinin yüksek olduğuna inanabiliriz. Ama bu noktada sanatçıların albüm satışlarına ne olacak diye de düşünmek gerek. Apple Music’in bahsetmeden geçemeyeceğimiz dezavantajı ise sundukları ses kalitesinin Spotify ve Tidal’a göre düşük olması; normal dinleyicilerin çok önemseyemeyeceği bir nokta olsa da müzik nerd’leri için anlaşmayı bozan bir faktör olacak gibi görünüyor.

Spotify ise bu yeni rekabete ayak uydurmak için yeterince çaba gösteriyormuş gibi görünmüyor açıkçası, her güncellemede uygulama daha kullanışsız hale geliyor. Gün geçtikçe Spotify’dan kazancının az olduğu gerekçesiyle müziğinin kullanım haklarını çeken sanatçı sayısı artıyor. Önümüzdeki günlerde Spotify’ın da harekete geçmesini bekliyoruz.

Bu yeni uygulamalarla ilgili geri dönüşler nasıl oldu?

Tidal’a olan ilgi çok hızlı bir şekilde düştü, Jay Z ve Jack White direkt olarak Tidal kullanıcılarını arayıp teşekkür ederek ilk andaki heyecanı korumaya çalıştıysa da çok başarılı olmuşlar gibi görünmüyor, zira Tidal şu an AppStore’un en çok indirilen 700 uygulama listesinden çıkmış durumda. Jay Z, #TidalFacts hashtag’ini kullanarak attığı bir dizi tweet’le “iyi gidiyoruz” mesajı veriyor olsa da istatistikler yüzlerine gülüyor gibi görünmüyor. Bunun yanında Death Cab for Cutie frontman’i Ben Gibbard, Lily Allen, Mumford and Sons’dan Marcus Mumford ve Haxan Cloak’ın Tidal’ın başarısız olacağı ve insanları korsan siteleri kullanmaya iteceği yönündeki yorumları da düşündürücü olduğu kadar hak verilesi.

Apple Music henüz kullanıma açılmadan, yazı içinde daha önceden bahsi geçen isimleri arkasına aldı bile. Drake Apple Music’in sağladığı sanatçı-dinleyici iletişiminin bir müzisyenin hayal edebileceğinin ötesinde olduğunu söylerken, Trent Reznor ise Apple Music’te, müziğe dijital bir şeye karşı olduğu gibi değil, bir sanat eserine yapılacak şekilde muamele edildiğini açıkladı. Ayrıca görünüşe göre Apple Music ileri tarihli planları için sanatçılarla görüşmelere başladı bile, Kanye West’in SWISH albümünün ilk kez bu ortamdan stream edilmesi için görüşmelerin devam etmekte olduğu söyleniyor. Açıkçası, Tidal’ın düşüşe geçtiği sıralarda Tidal’ı desteklediği tweetlerini silen Kanye West, bundan sonra Apple Music’i destekleme başlarsa hiç şaşırmayız. Bütün bunlara artı olarak en çok gündeme gelen tepki ise Spotify’ın kurucusu Daniel Ek’in yazıp hemen sildiği tweet oldu:


Bu tweet umuyoruz ki “Elinizden geleni yapın, bizim de büyük projelerimiz var” anlamına geliyordur ve Spotify da bu vesileyle kendini geliştirir.

Apple Music, şu an için yeterli olmadığı halde daha iyi bir alternatifi olmadığı için Spotify’a eli mahkum olan müzikseverlere umut ışığı oldu. Şu anki duruma bakacak olursak yapılacak en mantıklı hareket Tidal’ı hiç hesaba bile katmayıp Apple Music’in 3 aylık deneme süresini değerlendirerek Apple Music ve Spotify arasında bir karar vermek olacak gibi görünüyor. Umuyoruz ki bu rekabet hiçbir yerde aradığını bulamayan dinleyiciyi korsana yöneltmekten çok, uygulamalar için hem sanatçıya hem dinleyiciye istediğini verecek yönde bir gelişme ortamı yaratır.

#TBT: KANYE WEST

Bize nefret etmekle sevmek arasındaki çizginin sandığımızdan daha ince olduğunu gösteren Kanye West, her sene olduğu gibi bu sene de radarımızdaydı. Yayınlanan single’ları ile biraz kafa karıştıran, pek tabi “Bir an önce gelse de neymiş ne değilmiş görelim” dediğimiz yeni albümü So Help Me God‘ın dışında Tidal ile alakalı tweet’leri profilinden silmesiyle de birazcık olay oldu. Şimdi Tidal ve So Help Me God tartışmaya ara verip 10 sene önceki Grammy ödül törenine, Kanye’nin epik Jesus Walks performansını izlemeye gidiyoruz:

REMIX: TINASHE – ALL HANDS ON DECK (SMOKO ONO)

Geçen sene 2 On ile dikkatleri üzerine çeken Tinashe, 2015’te de All Hands On Deck ile alıp yürüyecek gibi duruyor. Dünya turnesini bitirip kusursuza yakın Amethyst mixtape’inden sonra All Hands On Deck ile bu sene yayınlanan en iyi kliplerden birine imzasını atan hem çalışkan hem de yetenekli Tinashe‘nin arkasında artık Kanye West de olduğuna göre Tinashe‘yi durdurmak zor olacak.

Tinashe ve All Hands On Deck, hak ettiği büyük ilgiyi toplamaya başladı bile. Şarkıdaki pürüzsüz Tinashe vokallerinin altına döşediği müthiş zamanlanmış davullarla harika bir beat yaratan Smoko Ono‘nun şarkıyı baştan yorumladığı nefis All Hands On Deck remix’i bizce en az şarkının kendisi ve videosu kadar güzel. Parçanın sonundaki gitar yorumları da şekerparenin üstündeki fıstık gibi.

YENİ ŞARKI: VIC MENSA – U MAD (FEAT. KANYE WEST)

Cumartesi günü Coachella’da (biz de ağlayarak izledik) sahne alan Vic Mensa, Kanye West‘i konuk ettiği U Mad parçasını Soundcloud hesabında paylaştı. Kanye West’in merakla beklediğimiz albümü So Help Me God‘ın açılış parçası Wolves‘ta da Sia ile birlikte yer alıyor Vic Mensa. Gümbür gümbür patlayan U Mad için şöyle alalım:

#TBT: JAY Z

TIDAL vesilesiyle bütün müzik dünyasını indiecisinden, rapçisine bir sahneye dizen (Ama neden?), turkuazıyla gözlerimizi yakan, bütün gündemimizi meşgul eden Jay Z’yle 11 yıl öncesine, 2004’e gidiyoruz; Jay Z henüz Beyoncé‘yle evlenmemiş, Kanye West‘le kanka değil ve Linkin Park‘la EP çıkartıyor:

Bonus:
Jay Z ilk kez televizyon kameraları karşısında:

 

(OFF THE RECORD): VOL. LIII

1. Bu hafta Ceylan Ertem‘in Üsküdar kayıtları Twitter’ı ele geçirdi. Simit mimit, ne çok yedik, açık çaylar, sağa kay’lar ve kendisine eşlik etmenin imkansızlığı.

2. Kanye West‘e ve kesinlikle içinde tutamadığı egosuna nasıl yaklaşmamız gerektiğini hala daha kestirebilmiş değiliz. Brit Awards‘da yaptığı açıklamalardan sonra narsisistliği artık iyice sinir bozucu hale gelmişti ki Oxford‘a konuşmacı olarak gitti ve bir kez daha ne yaptığını bildiğine ikna etti. Kanye West’ten nefret etmekle kendisine aşık olmak arasında gidip geldiğimiz kim bilir kaçıncı yıl ve galiba artık taraf seçmeye çalışmaktan vazgeçmek gerek. Söz konusu konuşma burada bu arada.

3. Tina Fey‘in yazdığı Netflix yapımı Unbreakable Kimmy Schmidt bu hafta yayınlandı. Bir 30 Rock değil, Mean Girls (tabii ki) hiç değil ama pazartesiye çeyrek kala “binge-watching” dizisi arıyorsanız kendisi çok doğru seçim.

4. Hepsi bir yana, bugün 8 Mart. Günün okuması 5Harfliler’den, Andrea Dworkin 1979 tarihli “Geceyi Geri Al” konuşması çevirisi.

5. Anadolu Kültür ve !f İstanbul’un ortaklığıyla kurulan Yeni Film Fonu başvuruları geçtiğimiz ay başlamış, 12 Nisan‘a kadar da devam ediyormuş. Biz kendisinden yeni haberdar olduk, başka duymayanlar varsa da duysun istedik. Detaylar da başvuru da şuradan.

MADONNA DA KANYE WEST’İN YENİ ALBÜMÜNDE

Madonna‘nın son albümü Rebel Heart‘ta Kanye West‘in de olduğunu biliyorduk, hatta ikili daha önce Hard Candy albümünde de beraber çalışmıştı. Şimdi Rihanna, Paul McCartney, Sia, Mike Dean, Kendrick Lamar, Vic Mensa ve daha sayısız isimden sonra Madonna’nın da So Help Me God albümünde yer aldığını öğrendik. Birlikte bir şarkı yaptıklarını açıklayan Madonna, şarkının albümde yer alacağını da söyledi.

Madonna’nın hip-hop dünyasıyla ilişkisi Kanye ile sınırlı değil. Kendisi yakın bir zamanda Drake ile çalışacağını ve Drake’in son mixtape’indeki Madonna isimli şarkıyı çok sevdiğini açıkladı. Madonna’yı Drake’in yeni albümünde duyarız belki, belli mi olur?

YENİ ŞARKI: KANYE WEST – ALL DAY

Kanye West‘in birkaç gün önce BRIT Awards’ta oldukça etkileyici bir performansla sunduğu All Day‘in stüdyo kaydı sonunda yayınlandı ve evet, şarkı o performanstaki kadar müthiş geliyor kulağa. Özellikle son kısımları gerçekten harika olmuş. Şarkıya Teophilus London, Allan Kingdom ve ıslık çalan bir Paul McCartney eşlik ediyor. Kanye’nin yeni albümü So Help Me God her an gelebilir, hazırlıklı olun.

PERFORMANS: KANYE WEST – ALL DAY

Bu sene biraz sıkıcı geçen Brit Awards‘ta Madonna‘nın düşüşüyle birlikte gecenin en büyük olayı Kanye West‘in All Day‘i söylemesi oldu. Aylar önce oldukça kalitesiz bir demosu sızan ve o zamandan beri konuşulan All Day‘in tamamını sonunda dinleyebildik. Kanye‘nin arkasında oldukça kalabalık bir grup ve bolca alev eşliğinde söylediği şarkı, Yeezus’ın sert ve karanlık havasından izler taşısa da Kanye‘nin yine yenilik peşinde koştuğunu söylemek zor değil. Bu yıl yayınladığı şarkılar içinde de en iyisi olduğunu söyleyebiliriz.

Kanye’nin Grammy ödül törenindeki atağı üzerine dönen tartışmalar da dinecek gibi değil. Liam Gallagher‘ın Kanye’den pek hazzetmediğini öğrendikten sonra bugün Billy Corgan‘ın açıklamasına tanık olduk. Kanye’nin bunu kesinlikle reklam için yapmadığını fakat sahneye atlamasının çok uygunsuz olduğunu düşünen Corgan, Beck’in yerine sahnede olsaydı, sahneye atlayan birine tereddütsüz yumruk atacağını da ekledi. Billy Corgan’ın açıklamalarını saçma bulduğumuz çok olmuştur ama bu sefer haklı sanki.