kristen stewart

SALI PAZARI: 04.12.2018

Bütün hafta dinlediklerimizi yine ayrı ayrı Salı Pazarı’nda toparladık bir de Spotify listesi yaptık. Buyurun:

CEMRE’NİN TEZGAHI

Interpol – Rest My Chemistry

Avrupa turneniz umarım gerçekten bu kadar kısa sürmemiştir.

Interpol – If You Really Love Nothing

Geçen günkü “Kristen Stewart Galata’da” krizinden sonra bunu da paylaşmasam olmazdı.

NoMBe – Eden

Albümden en az üzerinde durduğum şarkı iken bu hafta bağımlısı oldum. Bir Türkçe pop şarkısını hatırlatıyor ama ne olduğunu bulamıyorum bir türlü, bir fikri olan bana ulaşsın çok acil.

Audioslave – Like A Stone

Ara sıra aklıma Chris Cornell düşüyor ve mahvoluyorum, huzur içinde.

Blood Orange – Orlando

Yıl sonu geliyor ve senenin en iyi albümlerini toparladığımız listeler için çok heyecanlanıyorum. Hiç düşünmeden koyacağım bir şarkı da bu:

EGE’NİN TEZGAHI

Miya – Hold Me Close

Bir arkadaş tavsiyesiyle tanıştığım Miya’yı sizlerle de buluşturayım dedim. Ayça Z. Aydın ve Murat Matthew Erdem’in projesi bu ve yepyeni EP’leri Hold Me Close’da pop içgüdülerinin kuvvetini ortaya koydukları, tertemiz elektronik altyapılarla ve güçlü bir kadın vokalle süslü, fazlasıyla modern ve evrensel 3 electro-pop şarkısı var ve üçü de birbirinden güzel. Kendileri aslında uzun yıllardır müzik yapıyormuş ve seveni de çokmuş, yeni keşfetmek benim ayıbım belki de. (Back to the Sound’a da sevgiler!)

Viva La Luna – Kaos V Kosmos

Benim için haftanın bir diğer keşfi, İstanbullu genç prodüktör Ferhat Devrim Ataç’ın projesi Viva La Luna oldu. Kendisi o kadar iyi müzik yapıyor ki Soundcloud’taki dinlenme sayılarını görünce bunun düpedüz haksızlık olduğunu düşündüm ve genç bir müzik yazarı olarak görev bilincimle laptop’ımın karşısında aldım soluğu. (lol) Sentetik + Organik EP’sinde lo-fi temeli üzerinde katman katman ilerleyen, emek emek örülmüş, sentetik ile organiğin buluştuğu ve downtempo ve house egemen olmak üzere pek çok türden beslenen şarkılar var. Sonlarına doğru gayet pürüzsüzce bambaşka bir şarkıya dönüşen Kaos V Kosmos’un sıcaklığına özellikle hayran kaldım. Hemen dinlemeniz lazım.

Gesaffelstein – Reset

Tamam beklentilerim yüksekti ama, bu da sanki düpedüz hayal kırıklığı yahu.

Grimes – We Appreciate Power

Bir başka hayal kırıklığı diyecektim ama bugün kendimi bu şarkıyı loop’a almış halde buldum. Bu yeni fütüristik nu-metal estetiği fazlasıyla hoşuma gitti aslında ve Grimes bunun ipuçlarını uzun zamandır veriyordu. Sanırım şarkıyla ilgili en büyük sorunum, Grimes’ın ilk defa bir şarkıyı bu kadar nakaratı üzerine kurgulamış olması. Albüm bağlamında şarkı da daha çok anlam ifade edecektir diye düşünüyorum ve bir yandan “acaba bu albüm, Grimes’ın MAYA’sı (Bkz: M.I.A.’in dinleyici ve kritikleri tümden ikiye bölen albümü) mı olacak?” diye düşünmeden edemiyorum.

HANDE’NİN TEZGAHI

Sharon Van Etten – Jupiter 4

Geldi gönlümün efendisi. Sharon’ın en iyi yaptığı şey aşk şarkıları yazmak, çıtayı tekrardan yükseltiyor.

Blood Orange – Charcoal Baby

Geç keşfetmeme rağmen senenin en iyi işlerinden biri olduğunu düşündüğüm albüm.

Arctic Monkeys – One Point Perspective

Her ne kadar çok çabalasam da yeni albümü sevemiyorum ama bu şarkıdan da vazgeçemiyorum. Albüme tekrar tekrar dönmek için bir tuzak olabilir mi?

HONNE – I Might

Tam Mix Festival’de canlı kanlı dinlemek istediğim isim. Buradan yetkililere sesleniyorum, pişman olmazsınız.

Nadine Shah – Place Like This

“Kim bu Nadine Shah?” diyerek koca bir seneyi bitirip sürekli erteledim. Zorlu’ya gelecek(ti) olmasının şerefine diskografisine daldığım bir müzisyen oldu kendisi. Severek takip ediyoruz artık.

AHMET’İN TEZGAHI

Mark Ronson – Nothing Breaks Like a Heart ft. Miley Cyrus

Miley Cyrus sesini sevmiyorum sanıyordum ama sadece doğru şarkıda duymamışım. Mark Ronson’un ağlatırken dans ettirecek diğer şarkılarını da merakla bekliyorum.

Mezdeke – Ya El Yelil

Ağlatırken dans ettiren şarkılar demişken. Geçtiğimiz hafta en az 16 kez dinlemişim.

DJ Snake – Taki Taki ft. Selena Gomez, Ozuna, Cardi B

Hiçbir şarkıyı dinlerken utanmam diye düşünüyordum. Ta ki Taki Taki’ye kadarmış. Bu hafta da aydınlanma haftası mı belli değil.

Röyksopp – What Else Is There (Trentemoller Remix)

Davutpaşa yolunda Trentemoller ile kopmak herkese nasip olmaz.

Angèle feat. Roméo Elvis – Tout Oublier

Derseniz ki bu hafta hiç mi Avaz’lık bir şey dinlemedin. Dinledim ama Fransızça. Bu isme dikkat edin. Hatta çıkardığı yeni albüm Brol’ü de bir dinleyin.

Tüm şarkıları dinleyebileceğiniz listeye de hemen buradan ulaşabilirsiniz:

 

(OFF THE RECORD): VOL. LIV

1. Woody Allen‘ın yeni filminde Jesse Eisenberg, Bruce Willis ve Kristen Stewart‘ı bir arada görecekmişiz. Tabii ki filmin adını ya da içeriğini bilemiyoruz ve fakat Eisenberg ve Stewart’ı Adventureland‘den bu yana ilk kez tekrar bir arada görme fikri hoşumuza gitmedi değil. (Bruce Willis de iyice yaşlanmıştır artık.)

2. Bu hafta Comedy Central‘ın en çılgın yapımlarından Broad City ile tanıştık. An itibariyle ikinci sezonu yayındaymış. O kadar uygunsuz ve o kadar mükemmel ki…

3. Miley Cyrus sıradaki şarkısını küçücük bir kısmını Instagram’dan paylaştı. Hüzün ve gözyaşıyla gelecek gibi duruyor.

studioooooooooooooo @waynecoyne5 @katyweaver @cheythom @vijatm #turnted

A video posted by Miley Cyrus (@mileycyrus) on

4. Ellen‘ın yazarlarından Liz Feldman yazarlığını yaptığı One Big Happy ile eşzamanlı olarak Youtube programı This Just Out‘u yeniden canlandırmaya karar vermiş. Dizi hakkında yorum yapamasam da (başrolde çeyrek yüzyılın favori komşu kızı Elisha Cutberth oynuyormuş gerçi) programın komikliğinin garantisini verebiliyorum. 

5. Çocuk yeteneklerin gerçekten yetenekli olanları tadından yenmiyor cidden. Bu haftanın büyük bir bölümü bu çocuğa inanamayarak geçti.