liste

TOP 10: PARAMORE

Kim derdi 2007’nin en cool pop-punk grubu 2017’nin en iyi pop albümlerinden birini yayımlayacak diye? Paramore‘un son albümü After Laughter, bu senenin en iyi işlerinden biri olmanın yanı sıra aynı zamanda grubun diskografisindeki köşe taşlarından biri oldu. Sürekli olarak değişen kadrosu ile grup her sene daha da kan kaybediyordu. Ancak müzik için yola devam etmeye karar verdiler ve kariyerlerinin en başarılı albümünü yayımladılar. Paramore‘un After Laughter‘ını senelerce dinleyeceğiz belki de. Ancak önceki şarkılarının başarılarını da göz ardı edemeyiz.  Paramore‘un yola devam etmesini en sevdiğimiz 10 şarkısını listeleyerek kutluyoruz.

10. Emergency (All We Know is Falling, 2005)

Grubun kariyerlerinin başında olduğu zamanlar. O zamanlar henüz daha kendilerini tanımıyorduk, ancak harika şeylerin peşinde oldukları çoktan belliymiş.

9. Pool (After Laughter, 2017)

Grubun ustalık eserlerinden. Hayley Williams’ın konu aşk olduğunda yaşadığı gelgitler fazlasıyla realist bir çerçeve çiziyor.

8. Born for This (Riot, 2007)

“We were born for what??!!”

7. Fast in My Car (Self-Titled, 2013)

Josh ve Zac Farro’nun ardından grup “Kaldığımız yerden devam ediyoruz.” diyor.

6. Rose-Colored Boy (After Laughter, 2017)

Bu şarkı için yeni Paramore marşı diyebilir miyiz?

5. That’s What You Get (Riot, 2007)

Grubun diskografisinin mihenk taşlarından biri.

4. Brick by Boring Brick (Brand New Eyes, 2009)

Hayley Williams’ın şöhret ile değişimine uzaktan bir bakış.

3. Fake Happy (After Laughter, 2017)

Herkesin kendinden bir parça bulduğu ama keşke bulmasaydı dediğimiz şarkılardan.

2. Turn it Off (Brand New Eyes, 2009)

İtirazları duyabiliyorum. Ancak bu şarkının grubun en iyi işlerinden biri, en gölgede kalan ve hakkettiği ilgiyi bulamayan kayıtları olduğunu yadsıyabilir miyiz?

1.Hard Times (After Laughter, 2017)

Grubun yeni kaydı daha önce dinlediğiniz hiçbir şeye benzemiyor ve gelmiş geçmiş en iyi Paramore şarkısı. Gelecek albümlerde bizi harika işlerin beklediğinin habercisi.

OST #41: BİTMEYEN STAJ

Okulların açılması bir kısım için daha da acılı bir süreçtir. Eğer staj yapıyorsanız neden bahsettiğimi gayet iyi anlıyorsunuzdur. Okuldan arta kalan azıcık vaktinizi deneyim kazanmak ya da ek gelir amacıyla staja kurban ettiğinizde gençliğinizi sorgular, ders çıkışı yurda gidip boş boş tavanı izlediğiniz günleri iç çekerek hatırlarsınız. Üstelik sabahın köründe ya da öğlen okul çıkışı çalışmaya koşturmanız yetmezmiş gibi bir de yöneticinizin yaptığı en küçük hatada sizi suçlamasına, ikide bir ofisin diğer köşesine kahve taşımaya ve fotokopi makinesi ile aşk yaşamaya katlanmanız gerekir. Üzülmeyin, her şey iyi bir amaç için. Sizin için hazırladığımız staj playlisti ile moral depolayın biraz.

 

OST #33: BÜYÜK KARAR

Biliyoruz, yarım saat sonra ne yemek isteyeceğinizi bile tahmin edemezken vermeniz gereken büyük kararların ardı arkası kesilmiyor. Anlıyoruz, ebeveynleriniz ve mezun olduğu saniye kurumsallaşan arkadaşlarınız tam tersine işaret etse de 27 yaşına varmış olmak kariyer tercihi yapmayı daha kolay kılmıyor. Hak veriyoruz, biriciğiniz olarak seçtiğiniz insanın artık biriciğiniz olmaması gerektiği fikri mantıklı temellere dayansa da asla mümkün gelmiyor. İnanıyoruz, ev arkadaşınızla gireceğiniz tartışma 10 dakika bile sürmeyecek olsa da günlerdir kafanızın içinde dönüyor.

Gördüğümüz kadarıyla nedenler ve nasıllar arasında kaybolunan karar anları insan hayatından eksilmiyor. Ne demişler? Eğer bir problemi çözemiyorsan, ona bir playlist hazırla. (Doğru tahmin, kimse böyle bir şey demedi. Şimdi uydurdum.) Karar süreciniz için özenle seçtiğimiz şarkılarla en doğru ve en yanlış kararlar kadar ısrarla alınmayan aksiyonların sahte huzurunda da sizinleyiz.

TOP 10: WARPAINT

Los Angeleslı dörtlü Warpaint, geçtiğimiz günlerde yeni albümleri Heads Up‘ı yayımladı. Grubun içindeki dansçıları ortaya çıkaran bu yeni albümü biz, maalesef, pek sevmedik. Yine de önceki iki albümü sevmiş, bağrımıza basmışken eski günleri yad etmek, biraz da yeni albümdeki güzel şarkılara göz atmak istedik. İşte en sevdiğimiz 10 Warpaint şarkısı:

10. Undertow, The Fool (2010)

Grubun enfes bas melodilerine giriş niteliğinde.

9. Whiteout, Heads Up (2016)

Yeni albümün açılış parçası ve ilk gelen şarkılardan.

8. Hi, Warpaint (2014)

Bu şarkıyı dinledikten sonra yerinizde oturmak istemeyeceksiniz.

7. So Good, Heads Up (2016)

Şarkı tam anlamıyla adını temsil ediyor.

6. Disco//very, Warpaint (2014)

Bir diğer dans etmelik şarkı. Kardeş şarkı Keep it Healthy de bonusu!

5. Heads Up, Heads Up (2016)

Tam ne kadar da depresif bir şarkı derken…

4. Biggy, Warpaint (2014)

Ah o gitarlar…

3. Billie Holiday, The Fool (Deluxe) (2011)

Dinleseydi, şüphesiz Billie de en az bizim kadar mutlu olurdu.

2. No Way Out, No Way Out/I’ll Start Believing (2015)

Son albüm Heads Up için beklentileri yükselten şarkı.

1. Love is to Die, Warpaint (2014)

Kabul edin, hepiniz bu şarkıyı 1 numarada görmek istiyordunuz.

2015: GÖLGEDE KALAN ALBÜMLER

Yılın son günlerine doğru hızla yol alırken, etrafımız  “2015’in en iyileri” listesi ile doldu taştı. Hatta hepimiz sonradan pişman olmayalım, aman güzel bir albümü kaçırmayalım derken hepsini tükettik bile. Listelerimiz Tame Impala, Courtney Barnett, Kendrick Lamar ile doldu taştı. Ancak 2015′ te dinlediğimiz albümler o kadar da az değil tabii ki. Sadece bazıları listelerde çok az görüldü ya da sadece… görülemedi. İşte biz de Avaz olarak gözünüzden kaçmış olması muhtemel, dinlemeden yeni yıla girmeyin dediğimiz albümleri sizler için sıraladık.

Laura Marling- Short Movie

Bu kadar kısa bir sürede, kariyerine 5 tane birbirinden güzel albüm sığdırmış olması Laura Marling‘ e özgü bir şey. İtiraf edelim, önceki albümleri ile kıyasladığınızda Short Movie, oldukça sönük kalıyor. Ancak elektro gitarı benimserken Laura Marling, bir yandan da köklerine bağlı kalmayı gayet güzel başarmış. Üstelik albümün Director’s Cut‘ taki şarkı versiyonları daha da bir güzel, dinlemeden geçmeyin.

Alela Diane & Ryan Francesconi- Cold Moon

Alela Diane, About Farewell ile hepimizi ağlatalı daha çok olmadı aslında. Arayı pek açmak istememiş olsa ki gitarist Ryan Francesconi ile bu sene güzel mi güzel bir albüm kaydetti, ağlatmaya devam etti. Alela’ nın şiirsel, melankolik şarkı sözleri ile gitarda Francesconi, pek bir yakışmış, pek bir güzel olmuş.

Tobias Jesso Jr.- Goon

Tobias Jesso Jr., bu sene indie aleminin Adele‘ i, Haim kardeşlerin biricik can yoldaşı oldu. Her ne kadar senelerce bas gitar çalmış olsa da Kanadalı müzisyen, piyanoda harikalar yaratıyor. Ayrıca hemen belirtelim, kendisi Adele’ in son albümü “25” teki bir şarkıyı da Adele ile bizzat yazma şerefine erişmiş durumda.

TORRES- Sprinter

2015′ in ilk yarısı listeleri yayınlandığında sık gördüğümüz, ikinci yarısında ise yeni albümlerin hezimetine uğramış bir albüm Sprinter. NYC sahnesinin son dönem isimlerinden TORRES, ilk albüme göre daha özgüvenli, daha şairane ve kesinlikle çok daha cesur. Albüm bittiğinde üzerinizde küçük bir PJ Harvey etkisi kalabilir, söyleyelim.

Jessica Pratt- On Your Own Love Again

Jessica Pratt‘ in ikinci albümü “On Your Own Love Again” i dinlediğinizde, senelerdir tanıdığınız bir arkadaşınızın hiç beklemediğiniz o gizli kalmış düşüncelerine ve duygularına sonunda tanıklık ediyormuş hissine kapılıyorsunuz. Pratt’ in melodileri ve gitarı oldukça narin. Sıcak çikolatanızı alıp bu kış gününde 2015 anılarınızı beraberinde hatırlamak isteyebileceğiniz bir albüm.

My Morning Jacket- Waterfall

Eskiler bilir. My Morning Jacket, 90’ların sonunda oluşmuş, kendilerine özgü ciddi bir hayran kitlesi olan bir grup. 7. stüdyo albümleri ile 4 seneden sonra bir dönüş yaptılar, bizi mutlu ettiler. Waterfall albümü pek ses getirmedi ama yine de bir Grammy adaylığı kaptı. Kim bilir, belki de Grammy’ i eve götüren, bu sene My Morning Jacket olur.

Beach House- Thank Your Lucky Stars

Depression Cherry ile o kadar meşguldük ki galiba Thank Your Lucky Stars‘ ı unuttuk. Ancak hemen belirtelim, albümde Depression Cherry’ den çok daha fazlası var. Thank Your Lucky Stars, kesinlikle daha duygulu, daha narin ve daha yoğun bir albüm.

The Soft Moon- Deeper 

The Soft Moon -gerçek adıyla Luis Vasquez-, bu sene Salon’ un açılış ismi, bizim röportaj konuklarımızdan biri olmasının yanı sıra bir de güzel bir albüm yayınladı. Vasquez’ in müziği her kulak için değil. Ancak müziğin içinde kaybolmayı ve hatta yok olmayı sevenlerdenseniz kaçırmak istemeyeceğiniz bir albüm Deeper.

Archy Marshall- A New Place 2 Drown

Bir zamanlar King Krule olarak bildiğimiz Archy Marshall, bu yeni albümde yeni bir persona ile karşımıza çıkıyor. Elektrodan hip hopa birçok müzik tarzını birarada bulabileceğiniz bir çalışma olmuş A New Place 2 Drown. 2015′ in son güzel sürprizlerinden biri.

Lower Dens- Escape From Evil

2015′ in ilk yarısında gördüğümüz, sonra ortadan kaybolan bir başka albüm daha. Lower Dens, Escape From Evil ile ciddi bir hayran kitlesi edinip kendine kocaman bir yer açtı. To Die in LA ve Sucker’s Shangri- La senenin en güzel şarkıları arasında yer aldı. Jana Hunter‘ a sıkı sıkı sarılıp, hiç bırakmamak istedik. Bir an önce buralarda da görsek de hayaller gerçek olsa.

Julien Baker- Sprained Ankle

Julien Baker, oldukça yeni bir isim. Henüz daha 20 yaşında ve Sprained Ankle daha ilk albümü. Ancak Baker’ ın albümü, beklenenin aksine oldukça yoğun ve ağır. Senenin en iyi çıkış albümlerinden biri olmasının yanı sıra, sevgili Julien’ ın kariyeri için de oldukça umut vaadediyor.

The Staves- If I Was

İngiliz kardeşler, folk aleminin yeni Haim‘ i olma yolunda hızla ilerliyor. Çok seveceğinizi düşündüğümüz ( ya da umduğumuz) If I Was, çok zengin bir albüm. Bon Iver‘ den Justin Vernon‘ ın producer olarak yer aldığı kayıtlar ile kardeşler, Florence& The Machine‘ in açılış grubu olarak yer aldı bile. Kendilerini daha çok duyacağız gibi.

Thundercat- The Beyond/ Where The Giants Roam

Kendrick Lamar, 2015 listelerinde birinci sırayı kapmış olabilir. Ancak biz de albümün önde gelen isimlerinden, yakın zamanda bu topraklara da uğramış olan sevgili Stephen Bruner‘ i unutmadık tabii ki. Yakın bir dostunu kaybettikten sonra kaydettiği kayıtlar ile Bruner, gönüllere hafifçe dokunup geçiyor.

Lady Lamb- After

Bu sene Tanışın’ a da konuk ettiğimiz Aly Spaltro ile halen tanışmadı iseniz işte size ikinci bir fırsat. Özgün şarkı sözleri ve kendine has tarzı ile New York sahnesinde kendine özel bir yer edinmenin yanı sıra Lady Lamb, gönüllerimizi de fethetti. 2. albümü After, çok ses getirmese de biz hayranları mutlu etmek için yetti de arttı bile.

2015’İN ŞARKI HASADI

2015’in sonuna geldik. Geçen sene yaptığımız gibi bu sene de Avaz Avaz yazarları olarak en çok dinlediğimiz şarkıları listeledik. Bu sefer 10 yetmiyor, 15 şarkı olsun dedik. Bu yıl içimizdeki gizli popçuların, rapçilerin ve hipsterların ortak buluşma noktası Tame Impala olmuş, onu fark ettik. Bir kısmımız ise bütün yaz gizli oturumda Cool for the Summer dinleyip şarkıyı listeye eklemeyi coolluğuna yediremedi, onun da farkındayız.

Keyifli dinlemeler, mutlu seneler!

Büşra Mutlu:

Buse Özdelice:

Ahmet Karaca:

Cemre Coşkun:

Ege Kayalar:

Ahmet Mert Çamgören:

Hande Yıldırım:

Arda Tahiroğlu:

Ronay Pekgöz:

OST #29: BANKA SIRASI

Maaş işleri, kira işleri, kredi kartı işleri, yurtdışı/Erasmus işleri, burs işleri… Bu listenin sonu gelmez. Evet, ne yazık ki ömrümüzün oldukça büyük bir kısmını bankada sıra bekleyerek harcıyoruz. Bilirsiniz ki saat kaçta giderseniz gidin o sıra asla gelmez. Instagram’da 1 hafta geriye gidilir, telefona indirilmiş saçma sapan bir oyunda rekorlar kırılır, yapılmamış okumalar yapılır hatta sonraki haftanınkilere bile geçilebilir. Hele bir de öğle arası gelmeden işinizi halledemezseniz veya uyuzlar uyuza bir gişe memurunu denk gelirseniz kafanızda intihar planları canlanır. Avaz Avaz olarak “Banka sırasında sıkılmamayı başarmak” isimli bir hayli elzem meseleye de parmak basmayı ihmal etmedik. Playlist bitmeden sıranızın gelmesi en büyük temennimiz.

OST #27: SOLO

İnsanın kendisini sevmesinden daha güzel bir şey var mı? Hayır, kişisel gelişim kitaplarında anlattıkları gibi değil. Daha çok kadın dergileri, erkek muhabbetleri gibi… Kafandan geçenleri, tam olarak ne istediğini, ne zaman, nasıl istediğini senden daha iyi kim bilebilir? Yalnızlığın konforu ve hayal gücünün sınırlarında, kontrol (kelimenin gerçek anlamıyla) senin ellerinde. Zaman şu an, evren sen, müzik bizden.

OST #26: SOĞUK DUŞ ETKİSİ (ESMİYOR)

Cehennem sıcağının ülkeyi dört bir yandan sardığı Ağustos ayının sonlarına yaklaşırken bu dönemde bizi mutlu eden bazı şeyler hakkında bir playlist yapalım dedik. Peki “Cehennem Sıcakları Starter Pack” tadında olan bu bizi mutlu eden şeyler neydi: soğuk su, deniz, rüzgar, havuz, soğuk su, gölge, maden suyu, Churchill (soda-limon), soğuk duş, soğuk su, vantilatör, tavan pervanesi, buz gibi bilimum asitli içecekler, soğuk su, CEREYAN, ıslak mendil, soğuk su, sıcak olmayan su ve böyle şeyler… Evden çıkmak bir yana dursun bir gölge altında sigara içmek bile imkansız gibi bir şey. İşte böyle zor günlerde hislerinize tercüman olup içinize sular serpiştirecek serinletici bir liste yaptık sizlere.

TOP 10: RUPAUL’S DRAG RACE

Bugün Avaz Avaz ofisimizde -herkes hayal kurabilir- oturup LGBTİ Onur Haftası kapımıza dayanmışken nasıl yazılar yazabiliriz de biz de bu haftada yerimizi alıp renklerimize renk katabiliriz diye düşünüyorduk. Sonra aklımıza bu harika fikir geldi. 2009’dan beri gay erkekler ve drag queen’lerin yaşam mücadelesini anlatan ve hayran kitlesi her geçen gün büyüyen televizyonun en tanınan ve eğlenceli “queer” programı RuPaul’s Drag Race‘e bir Top 10 yapmak! Sonuçta sloganı “If you can’t love yourself, how in the hell you gonna love somebody else?/Kendini sevmiyorsan başka birini nasıl sevebilirsin ki?” olan bir yarışmadan bahsediyoruz. RuPaul da zaten 30 yılı aşkın kariyeriyle her an LGBTİ haklarını savunan aktivist bir drag queen.

Yarışmanın formatı gereği o haftanın “challenge“larında en düşük performans gösteren iki yarışmacı jüri tarafından seçiliyor ve elenme adayı oluyorlar. Son söz her zaman RuPaul‘da. Fakat RuPaul adaylardan birini elemeden önce bu iki yarışmacıya kendilerini kanıtlamaları için son bir şans veriyor. Bu şans ise daha önce seçilip yarışmacılara önceden verilen bir şarkının “lip sync” performansını sergileyip RuPaul‘u etkilemek. RuPaul “Lip sync for your life!” diye bağırıyor ve şov başlıyor.

RuPaul lip sync’i kazanana “Shantay, you stay!” diyor.

Ve elenen yarışmacının duyduğu son sözler “Sashay away!” oluyor.

Aklınızda hala bir şey oluşmadıysa sizi listemize alalım.

10. Manila Luzon X Delta Work

Bölüm: Sezon 3 Bölüm 8
Şarkı: Donna Summer – Macarthur Park
Elenen: Delta Work
Biz Kimiz?: Konuk jüri Arden Myrin (1.03) ve Alexis Mateo (1.42)
Neden Top 10?: Bu performansın üzerinden 4 yıl ve 4 sezon geçti ama Drag Race izleyicisi hala buradaki Manila Luzon kadar çılgın yüz ifadeleri görmedi.

9. Ginger Minj X Jaidynn Diorre Fierce 

Bölüm: Sezon 7 Bölüm 8
Şarkı: Tiffany – I Think We’re Alone Now
Elenen: Jaidynn Diorre Fierce
Biz Kimiz?: Katya bütün hislerimize tercüman oluyor. (1.07)
Neden Top 10?: Son 7 yarışmacının kaldığı bu haftanın “challenge”ı elenen 7 yarışmacı ile eşlenip “yapışık ikizler” konseptiyle podyuma çıkmaktı. Tesadüf de o ki son ikiye kalanların eşleri ilk iki elenen yarışmacı Sasha Belle ve Tempest DuJour‘du. Bu performansta bol bol meme kesme, yerde yuvarlanma, uçan peruklar ve çıplaklık mevcut.

8. Sharon Needles Phi Phi O’Hara

Bölüm: Sezon 4 Bölüm 8
Şarkı: Martha Walsh & RuPaul – It’s Raining Men (The Sequel)
Elenen: Willam
Biz Kimiz?: Michelle Visage (0.50)
Neden Top 10: 4. sezonun şampiyonu Sharon Needles ve ikincisi Phi Phi O’Hara‘nın lip sync performansı gerçekten Drag Race tarihinin en iyilerindendi. Ama yukarıda yanlış okumadınız. Bu performans sonunda iki yarışmacı da elenmedi ve Drag Race‘te ilk ve son kez bir diskalifiye olayı yaşandı ve şu anda en ünlü drag queen’ler arasında olan Willam kural kırmaktan dolayı yarışmadan elendi. Bu olay yaşanmasaydı büyük ihtimal Sharon Needles Top 3’de bile olamayacaktı ve Phi Phi şampiyon olacaktı. Çünkü Phi Phi sahneyi tamamen ele geçirmişti. Ve işin ironik tarafı Phi Phi ve Sharon bütün yarışma boyunca azılı düşmanlardı.

7. Jinkx Monsoon Detox

Bölüm: Sezon 5 Bölüm 11
Şarkı: Yma Sumac – Malambo No 1
Elenen: Detox
Biz Kimiz?: Michelle Visage (1.25) ve RuPaul (2.23)
Neden Top 10?: Belki şarkının absürtlüğünden belki de Jinkx ve Detox‘un komik kişiliklerinden dolayı ama bu performans yarışma tarihinin en komik performanslarından biriydi. O yüz hareketleri, o dans figürleri… İzlerken kahkahalarla gülmemek biraz zor.

6. Raven X Jujubee

Bölüm: All-Stars Sezonu Bölüm 5
Şarkı: Robyn – Dancing On My Own
Elenen: Yok
Biz Kimiz?: Bu sezon şampiyon olan Chad Michaels’ın tepkisi = Bizim tepkimiz = YES! (4.05)
Neden Top 10?: 2. sezondan beri en yakın arkadaş olan Jujubee ve Raven All-Stars sezonunun finalden önceki bölümünde karşı karşıya geldi. İkisi de birbirlerine karşı mücadele etmek istemediği için bütün şarkı boyunca ağlayıp sarılarak lip sync yaptılar. Yarışmanın en duygusal performansı olduğu kesin. RuPaul da bunu görünce yarışma tarihinde ilk defa hiç kimseyi elemedi.

5. Adore Delano X Trinity K. Bonet

Bölüm: Sezon 6 Bölüm 9
Şarkı: Paula Abdul – Vibeology
Elenen: Trinity K. Bonet
Biz Kimiz?: Michelle Visage (1.07) ve Cher‘in annesi konuk jüri Georgia Holt (1.23)
Neden Top 10?: Bir tarafta iki kişiyi lip sync performansları ile evine göndermiş ve profesyonel işi lip sync yapmak olan Trinity K. Bonet, diğer tarafta da yarışma tarihinin en parlak kişiliklerinden birini sahip ve tüm vücudu lateks bir kıyafetle kaplı bir Adore Delano. Durum böyle olunca gerçekten dillere destan bir performans çıkıyor ortaya.

4. Raja X Carmen Carrera

Bölüm: Sezon 3 Bölüm 12
Şarkı: Paula Abdul – Straight Up
Elenen: Carmen Carrera
Biz Kimiz?: Konuk jüriler Margaret Cho (1.15) ve Sharon Osbourne (1.43)
Neden Top 10?: Şarkının ortasında 3. sezon şampiyonu Raja elbisesini çıkarıp fırlatıyor ve bunu gören Carmen de sahnenin arkasına gidip altındakini çıkararak çırılçıplak oluyor. Daha sonra da yerlerde sürünüp sürtünerek yarışmanın en erotik performansını sergiliyorlar. Alexis Mateo‘nun da dediği gibi bu “soft porn”!

3. Roxxxy Andrews X Alyssa Edwards

Bölüm: Sezon 5 Bölüm 7
Şarkı: Willow Smith – Whip My Hair
Elenen: Yok
Biz Kimiz?: RuPaul (0.37) ve her fanboyun/fangirlün gününün her anında kullanabilmesi için harika bir gif malzemesi olan Michelle Visage (0.42)
Neden Top 10?: Queer lingosuyla uzaktan yakından alakası olan herkes “snatch her weave/peruğunu kopar” deyimini bilir. Yarışma tarihindeki en ikonik hareketlerden birini bu performansta Roxxxy Andrews yapıyor. Peruğunu çıkarıp fırlatıyor ve altındaki başka bir perukla performansa devam ediyor. (0.39) Alyssa da tüm “fierce” kişiliği ve akrobasisiyle RuPaul‘u oldukça etkilemiş olacak ki yarışmada ikinci kez bir bölümde kimse elenmiyor.

2. Laganja Estranja X Joslyn Fox

Bölüm: Sezon 6 Bölüm 8
Şarkı: P!nk – Stupid Girls
Elenen: Laganja Estranja
Biz Kimiz?: Bu sefer de Courtney Act hislerimize tercüman. (1.10)
Neden Top 10?: Yarışmanın en atletik ve esnek yarışmacılarından ikisi bir araya konursa ne olur? İşte bu olur! Videonun 1.04 saniyesinde Laganja ve Joslyn aynı anda “split” için zıplıyor ve karşınızda tamamen senkronize “double split“. Yarışmanın en hatırda kalır anlarından biri.

1. Katya X Kennedy Davenport

Bölüm: Sezon 7 Bölüm 11
Şarkı: Katy Perry – Roar
Elenen: Katya 🙁
Biz Kimiz?: Michelle Visage (0.52) ve “YAAAAAASSSSSS COME THROUGH!” diye kendini yırtan sezonun şampiyonu Violet Chackhi (1.26)
Neden Top 10?: Bu videonun 1.00-1.05 aralığı RuPaul’s Drag Race tarihinin en ikonik anlarıdır. Nokta. Gelmiş geçmiş en iyi lip sync performansını ortaya koyan bir Kennedy Davenport ve onun altında bir gıdım bile kalmayan gönüllerimizin biricik sahibi Katya. Bundan daha güzel ne olabilir ki?

BONUS: Katya X Kennedy Davenport (REMATCH)

Bir kulüpte ikili efsane performanslarını yeniden canlandırıyor ve 2.47‘de meşhur “Kennedy Davenport usulü jump split“i birlikte yapıyorlar. Görüntü ve ses biraz kalitesiz ama yine de değer.

 

 

 

 

 

OST #24: YEMESENE ŞAPŞAL!

Siz de son zamanlarda anlamlandıramadığınız renkli toplar gördünüz mü orada burada? Bu soruya iki türlü cevap verilebilir ve ikisi de evet. Ya henüz tanışmamışsınızdır ve her yerde bu renkli topları görüyorsunuzdur ya da tanıştığınız için her gözünüzü kapadığınızda bu renkli toplar önünüzde beliriyordur. Neyle mi tanışmaktan bahsediyorum? Tabi ki yeni internet sansasyonu “agario“dan. İşsiz saatlerin yeni katili o oyun. Biz de Avaz tayfası olarak bu agario manyaklığının peşine takıldık ve bağımlısı olduk. Biri bizim üstümüze atlamadan bu hafta agario‘ya adadığımız listemizi paylaşalım sizlerle.

Bu arada zaten biliyorsunuz am oyunu buradan oynayabilirsiniz.

ARCTIC MONKEYS’İN ŞARKI SÖZLERİYLE DEĞİNDİĞİ 21 MESELE

Geçtiğimiz 10 yılda Alex Turner,  yeni nesil söz yazarları arasında en tepelere oynadığını bize defalarca gösterdi. Son zamanlarda, cebinde her daim bir tarak bulundurmak, Brit Awards’da gaza gelip mikrofonu yere fırlatıp faturasını bana yollayın demek, bir sonraki Blurred Lines videosu olmaya aday Mini Mansions’un Vertigo’sunun klibinde oynayarak özlediğimiz Alex Turner’dan hiç eser kalmadığını göstermek, bütün dikkatleri üzerine çekip Arctic Monkeys = Alex Turner gibi bir imaj yaratmak gibi bizi üzen tavırları olsa da; sahnede sivilcesinin kanadığı zamanları, Cornerstone’un klibindeki hallerini, Alexa Chung’la arasının bozuk olduğu bir dönemde sahnede 505’ın ortasında bir sigara yaktığı içli performanslarını da unutmadığımız için kendisini ne olursa olsun bağrına basan biz Arctic Monkeys severler olarak sözleriyle önemli meseleleri ele alan, çok severek dinlediğimiz Arctic Monkeys şarkılarını bir yandan Alex’in o briyantini saçlarına boca ettiği güne lanet ederek, masaya yatırdık. Ortaya bunlar çıktı:

“Last night what we talked about
It made so much sense
But now the haze has ascended
It don’t make no sense anymore”
-From The Ritz To The Rubble
Alkol etkisinde konuşulan şeyler, yine alkol etkisindeyken çok mantıklı görünebilir. Aldanmayın.

“Crawlin’ back to you
Ever thought of calling when you’ve had a few?
‘Cause I always do
Maybe I’m too busy being yours to fall for somebody new
Now I’ve thought it through”
-Do I Wanna Know
Eski sevgilinizi tam unutamadığınızda ve yeni insanlara ayıracak vaktiniz olmadığında kısa yolu seçip aklınızdan bir anlık bir arasam mı diye geçiyor olması gayet normal.

 

“Baby, we both know that the nights were mainly made for saying things that you can’t say tomorrow day”
-Do I Wanna Know
Konuştuğun ya da yaptığın şeyleri, sabahında sanki hiçbir şey olmamışçasına yok sayarak davranabileceğin bazı geceler gerçekten var.

“The sheer desperation to be seen
Staring at the television screen”
-Teddy Picker
Televizyoncluk gerçekten rezil bir halde.

“But what do you know?
Oh, you know nothing
Yeah, but I’ll still take you home”
-Still Take You Home
Durumlar sizi eve döndüğünüz kişi hakkındaki beklentilerinizi düşürmeye itebilir.

“When did your list replace the twist and turn
And the fist replaced the kiss”
-Teddy Picker
İnsanlar birbirine karşı sevgiden çok şiddet göstemeye meyilenebiliyor.

“Thrown in the riot van
And all the coppers kicked him in
And there was no way he could win
Just had to take it on the chin”
-Riot Van
Polisin her yerde polis, tekme tokat dalabilir.

“A young girl’s telephone beeps
Yeah she’s dashing for the exit
Oh, she’s running to the streets outside
“Oh you’ve saved me,” she screams down the line
“The band were fucking wank
And I’m not having a nice time”
-Fake Tales Of San Francisco
Tam da bir yerden kurtulmaya çalışırken telefonunun çalması harika bir rahatlama değil mi?

“I wanna grab both your shoulders and shake baby
Snap out of it”
-Snap Out Of It
Aklını başına getirmek için zaman zaman birilerini kollarından tutup sarsmak isteyebilirsiniz.

“They’re all infected but he’ll be alright,
Cause he’s a scumbag don’t you know”
-When The Sun Goes Down
“Scumbag”lerin başına asla kötü bir şey gelmez.

“And the clean coming will hurt
And you can never get it spotless
When there’s dirt beneath the dirt
The liar takes a lot less time”
-Dance Little Liar
Temize çıkmak ne kadar rahatlatıcı olsa da kaybedilen güven hiç geri dönmez.

“We all want someone to shout for
Yeah, everyone wants somebody to adore
But your heroes aren’t what they seem
When you’ve been, where we’ve been”
-Who The Fuck Are Arctic Monkeys?
Gözümüzde büyüttüğümüz insanlar yakından tanıyınca bizi hayal kırıklığına uğratabilir.

“And I tried last night
To pack away the laugh,
Like a key under the mat,
But it never seems to be there
When you want it”
-Black Treacle
Mutluluk sonra lazım olur diye saklanamıyor.

“I wish you’d stop ignoring me
Because you’re sending me to despair
Without a sound yeah you’re calling me
And I don’t think it’s very fair”
-I Bet You Look Good On The Dancefloor
Hoşlanılan insan oralı olmadıkça kendisine daha çok bağlanılası görünebilir.

“Curiousity becomes a heavy load
Too heavy to hold, too heavy to hold”
-Do Me A Favour
Fazla merak başa bela.

“You have got that face that just says
Baby, I was made to break your heart”
-Suck It And See
“Bak kızım ben seni üzerim” insanlarına tekrar tekrar şans vermeyi bırakmak çok zor.

“The day after you stole my heart
Everything I touched told me
It would be better shared with you”
-Fire And The Thud
Birini sevince hayattaki en ufak şeyin dahi onunla paylaşmak istemek diye bir gerçek var.

“When you look at me like that my darling,
What did you expect,
I probably still adore you with your hands around my neck,
Or I did last time I checked”
-505
Bize zarar verdiği halde bazı insanları hayatımızda tutmak için maksimum çaba gösterebiliyoruz.

“Like in my heart there’s that hotel suite and you lived there so long,
It’s kinda strange now you’re gone”
-Fireside
Biten uzun ilişki sonrası boşluk hissi yaşamak en doğal tepkilerden biri.

“They always offer when there’s loads of love around
But when you’re short of some it’s nowhere to be found”

-No Buses
Sevgilisi olunca insanın kısmeti açılıyor ne yazık ki.

“All that’s left is the truth that love’s not only blind but deaf.”
-Fake Tales Of San Francisco
Aşkın insanı sadece kör etmekle kalmayıp bir de arkadaşlarının “Sonunda üzülen sen olacaksın” sözlerine kulak asmamaya teşvik ettiği doğrudur.

OST #23: EV BOŞ ALERT

Havalar ısınırkene… Emekli ebeveynler tatile giderkene… O ev boşalır! Ama boş ev boş durur mu? Asla. İsteyene house party, isteyene sevgiliyle baş başa vakit imkanı, isteyene içindeki nüdisti dışarı çıkarma fırsatı. Biz hazır yaz yaklaşırken ısınan havayla birlikte vücudumuzu ele geçirmeye başlayan hormonlarımıza teslim olduk ve size erotik mi desek sensüel mi desek işte öyle bi liste hazırladık.

OST #22: METROYU ALAN ETİLER’İ GEÇTİ

Sizleri bilemeyeceğiz ama biz Avaz yazarları olarak hepimiz Boğaziçi öğrencileri (ya da mezunları) olduğumuz için 43R, 559C veya 59R gibi belki de sizin için bir anlam teşkil etmeyen harf ve rakam kombinasyonlarını kabuslarımızda görmeyi alışkanlık haline getirmiş insanlarız. Akmerkez‘in trafiği mi Etiler‘in trafiği mi dersiniz bir Boğaziçi öğrencisini böylesine yıldıran? NusrEt‘te kendinden geçenleri ya da Limonata‘da keyfine keyif katanları izleyerek derse yetişememenin hüznünü de en iyi biz biliriz. Ama artık yılmak yok! Artık bizim de tatlı mı tatlı rengarenk bir metromuz var. Eğer ki şahit olduysanız metronun neon renkli duvarlarını yalayan o insanlar bizlerdik. İnsan böyle günlerde gerçekten Marmaray açılışında kendinden geçen Zeytinburnulu kardeşlerini anlıyor.

OST #21: İYİ HUYLU BORDERLINE

Hani bazen olur ya Yıldız Tilbe‘den damar bir şarkı açıp sigaranızı yaktıktan sonra çayınızdan bir yudum alırsınız. Ve hani bazen de olur ya o dinleyip efkarlandığınız şarkı bittikten sonra sıradaki şarkıya geçişte yaşanan o 5-10 saniyelik sessizlikte canınız One Direction dinlemek ister. Hayır, bu hiçbir zaman olmaz. Ama ana fikri aldınız herhalde. Size burada “borderline” kişilik bozukluğu hakkında ansiklopedik bilgi de verebiliriz ama vermeyeceğiz. Bu listeyle işiniz bittiğinde zaten ne olduğunu çok iyi anlayacaksınız. Hepimizin her gün yaşadığı genelde kulakta nükseden borderline dinleyiş bozukluğu için sizi şöyle alalım:

Panzehir niyetine mutlu ve tatlı bir liste ihtiyacı hissederseniz şöyle,

Artık bu dünyada yaşamak istemediğinize karar verdiyseniz de şöyle alalım.

OST #20: BEYAZ GİYME PİS OLUR

Mevsim normali” lafını lugatımızdan kaldıran son yılların dengesiz iklimine bir de böyle “nisan yağmuru” gibi saçma sapan anomaliler eklenince insan ne yapacağını şaşırıyor haliyle. “Hırka mı mont mu?” diye düşündüren serin ama güneşli sabahları takip eden cehennem sıcağı bir gün ve ayaz geceler bünyemizle oynadığı gibi bizleri insanı kendinden şüphe ettirecek boyutta kararsızlıklara da sürüklüyor. Hangimiz gece çok eser diye gündüz tişörtle çıkarken montumuzu çantamıza atıp bavul gibi gezdirmedik ki? Ya da çanta taşımayı reddedip gece donarak ölmemek için gündüz otobüslerde montun içinde kaşar gibi erimeyi göze almadık? Tanıdık geldi mi? Ebru Gündeş’in “şimdilik araftayım” sözlerini bahar mevsimi için yazdığı yönünde temeli sağlam istihbarat aldık.

Bu dengesiz bahar günlerinin en büyük sorunlarından biri de “beyaz ayakkabılar“. Biliyoruz ki siz de kışın başında sezon sonu reyonundan kelepir aldığınız gıcır beyaz spor ayakkabılarınızı giyip ortamda şekil yapmak için havaların düzelmesini dört gözle bekliyordunuz. E tabi insanlar sabırsız varlıklar. Yaz gelmeden sahtekar güneşin yüzünü görür görmez görücüye çıkarılan bu beyaz ayakkabılar aniden gelen saçma yağmurla pert olunca insanın içi bir acıyor. O yüzden biz biz olalım ve meteorolojiden haberi almadan evden çıkmayalım. (Tecrübeyle sabittir.)

OST #18: SABAH SABAH METAMORFOZ

Bu sabahtan beklentileriniz bazılarınız için tatlı bir morning wood, bazılarınız için kocaman bir kahvaltı, bazılarınız için öğlene kadar uyumaktı. Ama hayır! Bu sabah derisi çıtır, kafasında anteni koca kıskaçlı bir böceksiniz. Ne olduğu hakkında hiçbir fikriniz yok ama dün gece güzellik uykusuna yatan prensesten eser yok. Tek yapabildiğiniz salgılarınızı çarşaflara süre süre yatakta dört dönmek. Kafka‘nın Dönüşüm‘ü film olsa ilk sahnede fonda çalması muhtemel şarkılar tadında karanlık mı karanlık bir liste yaptık sizlere.

OST #17: DOĞALGAZ FATURASI AZALIRKEN

Beklediğimiz ay, sıcakların habercisi mart geldi. Her zaman kar görelim, kar yağsın diyen bizler bu kış kardan usandık ve ne zaman bitecek bu yüz ifadelerini donduran soğuk dedik, herkes demiştir. Sonunda mart geldi ve ısındı lanet hava, gerçi yine de arada bir nevri dönüyor ama idare ediyoruz. İşte bu ay, 200lerde gezinen doğalgaz faturalarının azalma ayı, hepimize hayırlı olsun! Biz de bunu kendi seçtiğimiz şarkılarla kutlayalım dedik, listemiz hemen burada; keyifle dinleyin.

TOP 10: THE ANTLERS

The Antlers, başlangıçta Peter Silberman’in tek kişilik projesi olarak kaydettiği 2 albüm ve 2 EP’den sonra kadrosunu genişleterek son halini almış bir grup. İlk çalışmalardaki lo-fi/folk temelinin üzerine hem müzikal hem de lirik açıdan yeni katmanlar ekleyerek 2009’da yayınladıkları konsept albümleri Hospice’in (Sharon Van Etten’ın konuk vokalist olarak yer aldığını belirtelim) aldığı olumlu eleştiriler sayesinde tanındılar.

2011 tarihli Burst Apart’la günümüz indie rock sahnesindeki yerini sağlamlaştıran The Antlers, geçtiğimiz yıl yayınladıkları ve MOJO’nun deyişiyle “acıyı coşkuya ulaştıran bir araç haline getiren” Familiars ile şüphesiz yılın en iyi çalışmalarından birine imza attı.

Biz de listeyi oluştururken bütünlük sağlamak – ve biraz da işimizi kolaylaştırmak – adına Hospice ve sonrasındaki albümlerden bir derleme yaptık.

10. Refuge

Belki de grubun evriminin son noktasını görmek için; son albümün son şarkısı.

9. Athropy

Hospice’ten, albümün konsept çevresinde söz ve müzik olarak nasıl iç içe geçtiğinin kanıtı gibi.

8. Doppelgänger

Bu şarkı da grubun son aşamada orkestral açıdan ne çok şey keşfettiğini gösteriyor.

7. Sylvia

“Sylvia, kafanı fırından çıkar.”

6. French Exit

5. Palace

Familiars’tan yayınlanan ilk single ve albümün açılış parçası.

4. Hotel

3. No Widows

Başı sonu bir.

2. Director

Albümün doğasını en iyi yansıtan şarkılardan, bir sürpriz gerçekleşmezse bundan sonra duyacaklarımızın da taslağı ayrıca.

1. Kettering

llk göz ağrısı, hastane yatağında hissetmek için.

Bonus: VCR (The xx cover)