lorde

TOP 10: AVAZ AVAZ

Temellerimiz 15 yıl öncesine kadar dayansa da birçoğunuz bizi 2009’da yayına giren avazavazdergisi.blogspot.com.tr’den tanıyor. 8 yılda çok değiştik, küçüldük, tekrar büyüdük, yaşlandık, gençleştik ama güzel müziğe olan açlığımız, merakımız ve paylaşma isteğimiz hiç eksilmedi. Sitemize 5000. yazımızı girerken bu kez de sizin geri dönüşleriniz üzerinden bir de kendi geçmişimize bakmak, en sevilen yazılarımızı derlemek istedik. İyi tekrar okumalar.

10. Tanışın: Lorde

Lorde’u kimseler dinlemezken biz dinliyorduk -o kadar geçmiş bir zaman ki soundcloud linkleri ölmüş-, dedik ve oldu…

Tanışın: Lorde

9. İş Üstünde: Gevende

Gevende ile Kırınardı öncesi bir araya gelmiş ve videolu bir röportaj gerçekleştirmiştik, çok da hoş olmuştu.

İŞ ÜSTÜNDE: GEVENDE

8. 2010-2015: Türkiye’den Sevgilerle

Yerel müzik sahnemizin son 5 yılını özetlemiştik. 2015 yazdığına bakmayın, güncellemeye devam ediyoruz, Türkiye’den yeni müzikler için takiplemeye devam edebilirsiniz.

2010 – 2015: TÜRKİYE’DEN SEVGİLERLE

7. 2014: Popo

Bu yazıyı koymasak olmazdı, 2014’te müzik videolarından şarkı sözlerine her yerde popo vardı, biz de katkımızı bu şekilde yapmıştık.

2014: POPO

6. Röportaj: Yüzyüzeyken Konuşuruz

En iyi röportajımız budur diyebilir miyiz bilmiyoruz ama en popüler oldukları zamanlarda Yüzyüzeyken Konuşuruz’la buluşmuştuk, siz de bolca okumuştunuz.

RÖPORTAJ: YÜZYÜZEYKEN KONUŞURUZ

5. Esas Oğlan: Cameron Monaghan

Bu çocuğu burada keşfettik sonra uçtu gitti, hala sıkı takipçisiyiz.

ESAS OĞLAN: CAMERON MONAGHAN

4. Arctic Monkeys’in Şarkı Sözleriyle Değindiği 21 Mesele

Kabul, herkes gibi biz de Arctic Monkeys fanıydık gençliğimizde, Alex Turner’ın söz yazarlığını da böyle takdir etmiştik.

ARCTIC MONKEYS’İN ŞARKI SÖZLERİYLE DEĞİNDİĞİ 21 MESELE

3. Müzik Savaşları “İyi Ki Dağılanlar”

Dağılan grupların arkasından konuşanlar hakkında diyeceklerimiz vardı, kendimizi durdurmadık.

MÜZİK SAVAŞLARI: “İYİ Kİ DAĞILANLAR”

2. The “Eda Demir” Show

Hayatımıza hızlı ve kalıcı bir giriş yapan Sofar’ı Türkiye’ye getiren, hala projelerini ilgiyle takip ettiğimiz Eda Demir’le çok keyifli ve dolu bir röportaj gerçekleştirmiştik.

THE ”EDA DEMİR” SHOW

1. Youtube Tıklanma Sayıları Arşa Değen 9 Pop Şarkıcımız

Gerçekten ne varsa Türkçe Pop’ta varmış, bilememişiz.

YOUTUBE TIKLANMA SAYILARI ARŞA DEĞEN 9 POP ŞARKICIMIZ

ORADAYDIK: OPEN’ER FESTIVAL 2017

28 Haziran – 1 Temmuz. Gdynia, Polonya.

Bu yaz için aylar öncesinden festival arama çalışmalarıma devam ederken Open’er Festival ve harika line-up’ıyla karşılaştım. Bence dopdolu programı ve uygun bilet fiyatılarıyla bu festival Polonya’nın hatta belki Avrupa’nın en iyi müzik festivallerindendi bu sene. Bunun yanında festivalin yapıldığı Gdynia Polonya’nın kuzeyinde küçük bir liman kenti ve trenle Polonya’nın her yerinden ulaşımı çok kolay, kendine ait bir havaalanı olmasa da çok yakındaki Gdansk şehrindeki havaalanı ile de Avrupa’nın diğer şehirlerine bağlanıyor. Bu kadar artının yanında bir de hali hazırda Polonya’da Erasmus yapıyor olmam bu festivale katılmamın önündeki bütün engelleri kaldırdı, hemen biletimi aldım ve beklemeye başladım.

Birinci gün sahnelere gayet yakın olan kamp alanına yerleştikten sonra festival İngiliz ikili Royal Blood ile başladı. Vokal Mike Kerr hastalığına rağmen toplanan kalabalığa enerjisini hissettirebildi. Main Stage’deki sonraki sanatçı James Blake, beni line-up’ı ilk gördüğümde en çok heyecanlandıran isimlerden biriydi. Kendine has, insanı alıp götüren karanlık sound’uyla 1,5 saat boyunca izleyiciyle bağ kurdu diyebilirim.

James Blake’ten sonra günün ağır abisi Radiohead için beklemeye başladık. Festival alanında dolaşırken Tent Stage’de Quebonafide ve birbirine uçan tekme atan bir kalabalıkla karşılaştım (şaka değil).  Polish hip hop’la uzaktan yakından alakam olmamasına rağmen 3 dakika sonra ben de birilerine uçan tekme atıyordum (bu da şaka değil). Siz de evde kendi imkanlarınızla arkadaşınıza, kardeşinize uçan tekme atmak isterseniz şöyle bir link bırakıyorum. Ve hava karardı, lise yıllarıma ait en anlamlı grubu canlı izleme heyecanı her yanımı sardı. Daha önce belki de binlerce kez dinlediğim Everything In It’s Right Place, Idioteque, 2 + 2 = 5, Lotus Flower, Paranoid Android gibi şarkıları bu kez canlı dinliyordum. Sahnede 2 saatten fazla kaldılar, yeni ve eski albümden toplam 26 şarkı çaldılar. Thom Yorke abim Glastonbury kıyağı yapıp Creep ve Karma Police çalmasa da benim için unutulmaz bir konserdi.

İkinci gün Main Stage’de ilk olarak Charli XCX vardı. Saat erken olmasına rağmen kalabalıktı ve konserdeki enerji çok yüksekti. Main stage’deki sonraki grup bir diğer enerjisi yüksek grup The Kills idi. Çoğunluğu yeni albümdeki şarkılarından oluşan setlistleri harikaydı. Gün, Tent Stage’de M.I.A. ile devam etti. M.I.A. yüzünden mi yoksa havanın yağmurlu oluşundan mı bilmiyorum ama burası tıklım tıklımdı. Sahneye kafes içinde çıkıp Borders ile başladı. Festivalden önce canlı performansını merakla beklediğime değdi; dansçılarıyla, şovlarıyla gerçekten güzel bir konserdi. Sıra geldi ikinci günün headliner’ı Foo Fighters’a. Bu adamlar başta bende bir Radiohead heyecanı yaratmamış da bunun bir hata olduğunu 2-3 şarkı sonra anladım. Dave Grohl’un deyişiyle “her ne kadar sahnede 6 saat kalmasalar da”, 21 şarkılık playlistleriyle bana (beklemediğim bir şekilde) unutulmaz bir konser yaşattılar. Herkes bir festivalde yakalayıp canlı Foo Fighters izlemeli. Gecenin sürprizi ise 15 Eylül 2017’de çıkacak olan Concrete and Gold adlı yeni albümlerindeki The Kills vokali Alison Mosshart ile düetleri La Dee Da’yı o gece beraber söylemeleri oldu.

Üçüncü güne The Dumplings’le başladık. Polish ablamın ne dediğini anlamak zor olsa da sesi kadife gibi. Ağır yağmur altında insanlar altına saklanacak çadır ararken, biz Prophets of The Rage için Main Stage’e doğru yanaştık. İyi ki de yanaşmışız. Bu kadar keyif kaçırıcı bir havada bu kadar keyifleneceğimi düşünmezdim. Bu kadar kalabalık bir pogo hayatımda görmemiştim, yağmurda daha da güzel oldu. Main Stage’de günün headliner’ı the Weeknd’di, uzun zamandır kendisini canlı izlemek istiyordum. Tahmin ettiğim üzere Starboy ile başladı ve Six Feet Under, Sidewalks ve In The Night ile devam etti. Bu adamın sesi stüdyo kayıtlarında nasılsa canlısı da aynı. Açıkça söylemeliyim ki Weeknd’den sonra gün benim için daha yeni başlıyordu. 2017 senesinde hayatıma giren en güzel albümü yapan Warpaint’i izlemek için Tent Stage’in yolunu tuttum. Hatta önlerden yer kapmak için the Weeknd’den erken ayrıldım (havai fişek atmışlar, göremedik). Daha önce haklarında duyduğum kötü yorumlara rağmen, Warpaint’ten tam beklediğim gibi harika bir performans izledim. Konser kayıtlarını Youtube’da defalarca izlesem de canlı izlemek tabii ki çok farklıydı. Festivalde başıma gelen en güzel şeyse davulcuları Stella Mozgawa’dan drum stick kapmam oldu. Şu an çerçeveletilmiş şekilde arkamdaki duvarda asılı duruyor.

Dördüncü gün şarkı sözlerini tamamıyla anladığım Polish rapçi Taco Hemingway ile başladı. Taco’yu erasmusum sırasında bir kez daha canlı dinlemiştim. Bu adam Polonya’da bayağı seviliyor. Gün ortası diğer günlere göre sakin geçti. Gecenin ilk grubu The xx, Intro ile başladı. Açıkçası canlı performansları beklentimin biraz altında kaldı. Bundan sonra benim için iPod efsanesi olmaya devam edecekler. Ardından, Dua Lipa… Bu kıza diyecek bir laf bulamıyorum. Kariyerinin başlarında olmasına rağmen Tent Stage’i doldurup taşırdı. Sahnede çok hareketli, sesi çok güzel (kendisi gibi). Ailecek severek dinliyoruz, böyle devam ederse seneye Main Stage’de olacağı bence kesin. Festivalde çalan son sanatçı ise Lorde oldu. En çok yağmur yağan konser de sanırım buydu. Havadan mı bilinmez ama duygusal bir konserdi. 1 saatlik konsere 13 şarkı sığdırdı, aralarda da sık sık izleyiciyle konuşması da çok hoştu. Son olarak Green Light çalarak, konseri ve festivali nasıl bitmesi gerekiyorsa öyle bitirdi. Lorde seviliyorsun kardeşim.

Seneye gidelim mi?
Biletler Avrupa’daki diğer festivallere göre ucuz. Line-up dopdolu. Şehre ulaşım çok kolay. Polonya faktöründen dolayı içki çok ucuz. Festival alanı çok büyük, yemek seçenekleri çok çeşitli. Ne içki ne de yemek için en yoğun saatte bile sıra beklemiyorsunuz. Geceleri konserler bittikten sonra eğlenecek çok fazla parti var, özellikler elektronik, house tarzı müziklerden hoşlanıyorsanız. Kamp alanı temiz, festivale yakın. 4 złoty (yaklaşık 3,5 lira) gibi bir paraya sıcak duş alabiliyorsunuz. Bu festivale kesinlikle gidilir. 3 evetle uğurluyoruz.

Photo credit: Ben Bentley

SALI PAZARI: 14.03.2017

BUSE’NİN TEZGAHI

Snoop Dogg – Lavender (Remix)

Snoop Dogg, BADBADNOTGOOD ve Kaytranada işbirliği olan Lavender’ı remix’liyor. Videosuna west coast rapperlar ile Donald Trump’ın hesaplaşmasını ekliyor. Çünkü Snoop Dogg’un böyle bir şey yapmasını kim garip karşılardı.

Frank Ocean – Chanel 

Blonde’dan sonra kendisinden Calvin Harris iş birliğine kadar haber alınamayan Frank Ocean çok çalışıyor zira yeni şarkı yayınladı. Gönülleri dağlamaya gelen Frank Ocean, Chanel ile chill R&B tadında Spotify listelerini yıkıp geçer. ASAP Rocky de remix’ini yapmış, hemen altına onu da bırakıyoruz:

Blonde Redhead – Golden Light (Video)

Yeni EP 3 O’Clock henüz dinlenip loop’lara alınmadan, EP’den heyecanı yüksek tutma adına yeni video yayınlandı. Sürrealist bir akışa sahip olduğunu anlamanız için tüm sanat akımlarını bilmenize gerek olmayan videoda renkler can alıyor. 3 O’Clock’u es geçmeyip tez zamanda günlük hayata aktarmayı planlıyorum.

AHMET’İN TEZGAHI

The Weeknd – I Feel It Coming feat. Daft Punk

Feat. Daft Punk yazısı taşıyan en iyi şarkı olan I Feel It Coming’e gelen klip sonunda Daft Punk’ın teşrifiyle başka bir boyuta çıkmış. Daha çok dinlerim ben bu şarkıyı.

The Shins – Name For You

Geçtiğimiz günlerde yeni albümleri Heartworms‘ü yayınlayan grup albümün peşine şarkıların daha arsız (flipped) versiyonlarını yayınlayacaklarını açıklamışlardı. Name For You’nun iki versiyonu da pek şahane.

Albüm versiyon;

Flipped versiyon;

Lorde – Green Light

Üstünde büyük bir baskı ve beklenti olan Lorde’nin batırmayacağını gösterdiği şarkı oldu Green Light.

Patawawa – Diversion

Size İngiltere’den yaz getirdim. Bu şarkıyı dinleyip yazı düşünerek hüzünlenmeniz de ihtimal dahilinde.

EGE’NİN TEZGAHI

Charli XCX – Drugs (feat. Abra)

Charli’nin yeni mixtape’i Number 1 Angel’ın incisi Drugs, Charli’nin hem kendi sınırlarını hem de mainstream’in sınırlarını zorlamayı bırakmadığının kanıtı niteliğinde. Aynı anda hem karanlık hem de cheesy duran şarkıya Abra da çok yakışmış. Hafif bir True Romance havası da var.

CEMRE’NİN TEZGAHI

First Aid Kit – You are the Problem Here
Klara ve Johanna Söderberg ikilisi yeni şarkıları “You are the Problem Here”ı Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak yayınladılar. Sakinlikleriyle aklımızda yer eden nordik prensesler bu kez haberdar oldukları bir taciz olayının ardından duydukları siniri ifade ediyorlar.

DISCLOSURE YENİ ALBÜMLERİ “CARACAL” IN ŞARKI LİSTESİNİ PAYLAŞTI

Geçtiğimiz günlerde yeni bir şarkıyla yeni albümlerinin müjdesini verdiğimiz favori ikilimiz Disclosure, sonunda şarkı listesini bizlerle paylaştı. Görünen o ki, yeni albüm Caracal da yok yok. Özellikle The Weeknd ve Lorde ile olan performanslarını duymak için sabırsızlanıyoruz. Bir an önce 25 Eylül gelse de biz de şarkılara kavuşsak!

‘Caracal’ şarkı listesi:

01 Nocturnal [ft. The Weeknd]
02 Omen [ft. Sam Smith]
03 Holding On [ft. Gregory Porter]
04 Hourglass [ft. Lion Babe]
05 Willing & Able [ft. Kwabs]
06 Magnets [ft. Lorde]
07 Jaded
08 Good Intentions [ft. Miguel]
09 Superego [ft. Nao]
10 Echoes
11 Masterpiece [ft. Jordan Rakei]
12 Molecules
13 Moving Mountains [ft. Brendan Riley]
14 Bang That
15 Afterthought

2014: LORDE

Neden Değerli ?: 17 yaşında Billboard Hot 100 listesinde bir numaraya yerleşmek, 2 Grammy ödülü kazanmak (yılın şarkısı, en iyi pop solo performansı) herkese nasip olmuyor. Yeni Zelanda gençlerinden Lorde, 2013 ün son aylarında kazandığı bu başarılarla beklentimizi yükseklere çıkardı . (Tanışın: Lorde) Haliyle, 2014 yılına da meraklarla girdik. Lorde, hızla yükselen müzik kariyerine 2014’te Yellow Flicker Beat ile kaldığı yerden devam etti. Beklediğimiz performanstı, beklediğimiz güzellik oldu (beklenti: ✔).

Neleri Değiştirdi ?: Lorde’nin seksi kliplerini heyecanla konuştuğunuz oldu mu hiç ? Biz konuşmadık, çünkü görmedik. Son zamanlarda şarkıların popülerliğini arttırmak için sıkça başvurulan, hatta bazen müziğin önüne geçen bu ögeye, Lorde oldukça uzak. (Kendisi olmasa da başkasıyla iş birliğine gitmek o kadar da zor değildi sanki?)Müziğinin kalitesiyle, sesiyle beğendiriyor kendini. Lorde’den itibaren bu alışkanlıklar bırakılmadı tabi, fakat kendisinin farkını açık bir şekilde ortaya koyduğunu düşünüyoruz. Ayrıca Yeni Zelanda’nın gururu olarak, ülkesindeki genç şarkıcıları ve müzik sektörünü etkilediğine şüphemiz yok.

2015’te ne alemde ?: Önümüzdeki seneye ilişkin Lorde’den yeni albüm ve ya şarkı çalışması haberi almadık. Tek bildiğimiz, tarihleri açıklanmış olan 2015 Yeni Zelanda turnesi. Geride bıraktığımız yıllarda övgü toplayan canlı performansların bu konserlerde yenilerini beklemekteyiz. Bunun yanında Lorde’nin müzik kariyerini aynı kalite ile devam ettireceğine inanıyor ve yeni şarkı, albüm haberlerini bekliyoruz.

 

(OFF THE RECORD): VOL. XLVI

1. Girls’ün 4. sezon trailer’ı yayınlandı ve bir sebepten bu konuda hiç konuşmadık. Yeni sezon Girls usulü büyüme problemlerinin yanı sıra bir adet Desiree Akhavan barındırıyor.

2. The Hunger Games: Mockingjay Part. 1 pek çok insanı tatmin etmemiş diye duyduk. Ne var ki bu müziklerine göz atmamak için iyi bir sebep değil. Soundtrack’i Lorde toparlamış, işin içinde XOV gibi yeni keşiflerden The Chemical Brothers ‘a herkesin parmağı var.

3. Woody Harrelson halihazırda Hollywood’daki favori insanlarınızdan biri değilse bile Liam Hemsworth ve Chris Hemsworth‘ün kardeş olduklarını öğrenişine tanıklık ettikten sonra olacak.

4. Interpol web siteleri üzerinden yeni bir parça yayınladı. Parçanın adı “Everything is Wrong” ve kendisine ulaşmak için ana sayfadaki alana albümün adını yazmanız lazım geliyor. Meraklıları şöyle alalım.

5. Bu senenin büyük mevzularını toparlamaya başladık. Sene sonuna kadar da devam ediyor olacağız. Şimdiye dek yazdıklarımız için şuradan.

damonalbarn

 

(OFF THE RECORD): VOL. XLIV

1. Bu hafta hepimiz kuyruklu yıldızda kaydedilen garip seslerin bizi nasıl büyülediğine şaşırmadık mı?

2. Pazar gününüzü nasıl değerlendireceğinizi bilmiyorsanız, High Maintenance‘la tanıştıralım. An itibariyle 5. sezonuna başlayan web serisi, son zamanların en büyük mevzusu. İlk bölüm aşağıda, kalanı burada.

3. Niyetimiz Lorde‘a fangirl’lük yapma niyetinde değilim ve fakat insanın kendisiyle kanka olası gelmiyor mu?

4. Girls‘ün Shoshanna’sı Zosia Mamet zamanın bir noktasında rap yapmış. Rol aldığı Rhyme With Banana‘nın promosu için çekilen video o kadar kötü ki çok güzel.

5. Hayran olduğunuz isimleri hayran oldukları isimlerin yanında görmekten hoşlanıyorsanız huzurlarınızda Tyler, The Creator‘ın Pharrell‘le yaptığı röportaj.

 

REMIX: LORDE – YELLOW FLICKER BEAT (KANYE WEST)

KANLORDE-639x420

 

İşbirlikleriyle son zamanlarda aynı cümle içerisinde  isimlerine sıkça rastladığımız Kanye West ve Lorde günün sonunda yine karşımızda.

Lorde, küratörlüğünü yaptığı 17 Kasım’da yayınlanacak The Hunger Games Mockingjay Pt.1 albümüne  Yeezus‘ı da ekledikten sonra Kanye’de Lorde’un yeni şarkısı Yellow Flicker Beat‘i remixledi. Daha bir karanlık edayla hayat bulan Yellow Flicker Beat’e karşı Lorde’dan gelecek hamleyi merak ediyoruz.

(OFF THE RECORD): VOL. XLIII

1. Bu haftayı Lorde‘un 12 yaşındayken yaptığı Use Somebody cover’ını duymadan geçirdiyseniz internet bağlantınızı tekrar kontrol edin. Her yerde Lorde, her yerde “12 yaşındayken de 12 yaşında gibi değilmiş zaten” haykırışları…

2. Die Antwoord yine internet ortamlarına efsane bir klip saldı. Her zamanki gibi çok garip, her zamankinden farklı olarak kendilerine bu kez Cara Delevingne, Jack Black ve daha bir sürü ünlü isim eşlik ediyor.

3. Dürüst olmak gerekirse, Pink Floyd‘un yeni albümü The Endless River’ı henüz dinlemedik. Dinleme heyecanını da yakın zamanda bulabilecek miyiz bilmiyoruz.

4. Nicki Minaj yeni lirik videosunda Hitler‘e özenmiş diyorlar. Özenmek derken, görselliği tamamen tamamen Nazi’ler üzerine kurgulamaktan bahsediyoruz. “Ne gerek varmış?” diye düşünmekle birlikte “Allah aşkına, siyahi bir insanın Hitler taraftarı olma ihtimali var mı?” sorusunu da oldukça isabetli buluyorum.

5. Foo Fighters‘ın Amerika’nın dört bir yanında kaydettiği ve kayıt süreci HBO‘da yayınlanmaya başlayan Sonic Highways iTunes üzerinden stream’e açıldı. Dave Grohl‘un belgeselciliğe iyiden iyiye ısınmış olması karşısında insan sadece bundan sonra ne yapacağını merak ediyor.

 

 

SOUNDTRACK: THE HUNGER GAMES – MOCKINGJAY, PART 1

The-Hunger-Games_-Mockingjay-Pt.-1-Original-Motion-Picture-Soundtrack-608x608

The Hunger Games – Mockingjay, Part 1‘e ve harika olacağa benzeyen soundtrackine kavuşmamıza az bir zaman kaldı. Geçtiğimiz günlerde Lorde‘un film için bestelediği Yellow Flicker Beat isimli şarkının haberini vermiştik. Şimdi de soundtrackin tracklistiyle beraber The Chemical Brothers‘ın Miguel ve Lorde destekli şarkısı This Is Not A Game görücüye çıktı. Doğrusu şarkı kulağa biraz fazla kafası karışık geliyor fakat soundtrackte başka o kadar çok büyük isim var ki heyecanlanmamak elde değil:

01 Stromae – Meltdown (Feat. Lorde, Pusha T, Q-Tip, And HAIM)
02 CHVRCHES – Dead Air
03 Tove Lo – Scream My Name
04 Charli XCX – Kingdom (Feat. Simon Le Bon)
05 [Track 5]
06 Raury – Lost Souls
07 Lorde – Yellow Flicker Beat
08 Tinashé – The Leap
09 Bat For Lashes – Plan The Escape
10 Grace Jones – Original Beast
11 Lorde – Flicker (Kanye West Rework)
12 XOV – Animal
13 The Chemical Brothers – This Is Not A Game (Feat. Miguel And Lorde)
14 Lorde – Ladder Song

GERÇEĞİN PEŞİNDE: LORDE ASLINDA KİM?

lorde south park

Lorde hayatımıza gireli neredeyse iki yıl oldu ve fakat pek çoğumuz hala daha kendisinin 17 yaşında bir genç kız olduğuna inanmakta sıkıntı çekiyoruz. Kulaklarından fışkıran yeteneği, boyundan büyük karizması ve net duruşuyla Lorde’u nerede konumlayacağını bilemeyenlere South Park‘tan açıklama geldi. South Park’ın son yayınlanan bölümünde gördüğümüz üzere Lorde, Stan’in babası Randy Marsh‘ın alter-ego’suymuş.

Bir önceki bölümde Lorde kılığında şarkı söylerken gördüğümüz Randy, The Cissy‘de Lorde kılığına girmediğini, Lorde’un aslında kendisi olduğunu açıklıyor. Artık her şey çok daha net:

YENİ ŞARKI: LORDE – YELLOW FLICKER BEAT

2ed00a75

Lorde, merakla beklediğimiz The Hunger Games: Mockingjay –  Part 1‘in soundtrack’inde yer alacak yeni bir şarkı yayınladı. Hem sözleriyle hem de güçlü nakaratıyla The Hunger Games havasını sonuna dek yaşatan Yellow Flicker Beat, Pure Heroine albümünü döndürmekten hala sıkılmayanları büyük ölçüde tatmin edecektir: