mark ronson

TANIŞIN: ROSE ELINOR DOUGALL

2017’nin ilk yarısının kapanışını yaparken keşfetmek için yeni isimler arayanlara güzel bir haberimiz var. Londra’nın kasvetli, yağmurlu havasından ilham almış, aslında fazlasıyla deneyimli ancak yine de istediği değeri göremediğini düşündüğümüz Rose Elinor Dougall ile tanışın. Kendisi bu senenin başında ikinci uzunçaları Stellular‘ı yayımladı. Mükemmel bir indie esintili, Blondie ilhamlı albüm dinlemek isteyenler için birebir. Albümün adının “küçük yıldız” olması ise tesadüf değil. Rosie gerçekten de büyük kitlelere daha ulaşamamış olsa bile 47 dakikalık ikinci uzunçaları ile kendi hâlinde parlamayı başarıyor.

Rose Elinor Dougall aslında 2000’lere Blondie havasını getirmek isteyen üç kızımızdan oluşan The Pipettes grubunun bir üyesi olarak başlamış kariyerine. The Pipettes her ne kadar büyük hayallerle kurulmuş bir grup olsalar bile istedikleri kitleye ve popüleriteye ulaşamamışlar. Hemen ardından 2008 yılında Rosie kendi solo projelerine odaklanmak için gruptan ayrılmaya karar vermiş. İşte, tam bu noktada da kızımızın Rose Elinor Dougall olarak kendi kariyerine yönelmesinin hikayesi  başlıyor. Grubun ardından Rosie ilk uzunçaları Without Why‘ı yayımlıyor. Start/Stop/Synchro, Come Away with Me gibi kritiklerden tam puan alan kayıtlara rağmen ilk albüm istediği etkiyi bırakamıyor başarı yönünden. Yine de Eleanor Friedberger’ı hatırlatan şarkıları, buğulu gitarları ve synthsizerlar’ ı ile oldukça başarılı bir albüm ortaya koyuyor Dougall. Yazdığı “dream pop” şarkıları Mark Ronson‘ın ilgisini çekiyor ve kızımızı 2010 tarihli Record Collection albümü için çalışmaya davet ediyor. Bu albümde çalışmak ise Rosie’ nin hayatında bir dönüm noktası oluyor.

Mark Ronson ile beraber 2 senelik bir turne hayatı yaşayan Rosie, müzik piyasasından harika insanlarla tanışıyor. Yine de çalışmalarını birazcık erteleyerek EP’ ler yayımlamak ile yetiniyor. Özellikle 2013 tarihli albümünde bu sene yayımladığı Stellular hakkında ilk izlenimleri ediniyoruz. Gelelim Stellular albümüne. Color of Water ile açılışı yapan albüm pop müziği indie ile özgün bir biçimde birleştiren en iyi kayıtlardan biri. The Pipettes ve Mark Ronson etkilerini yoğun hissettiğiniz, yine de kendine özgü gitar melodileri ile hepsinden ayrışan yapısı ile dikkat çeken bir uzunçalar. Eşlik etmek isteyeceğiniz ancak kişisel olarak kendinizden belli noktalar ile yüzleşeceğiniz bir terapi albümü etkisi bırakıyor dinleyicide.

Aynı zamanda hemen belirtelim, albümde birçok sanatçının da izini sürebiliyorsunuz. Boxed In’den Oli Bayston prodüktörlüğünde uzunçalar. Kendisini Dive şarkısında vokallerde de duyabilirsiniz. Answer Me‘deki iş birliği ise Andrew Wyatt imzalı. Kendisi Mark Ronson ile de son albümünde çalışmış bir isim. Son olarak da Kanada’ nın en indie ancak bir o kadar da çalışan ismi Sean Nicholas Savage‘ı All at Once‘ın yazım sürecinde görüyoruz. Müzik camiasından birçok isimden onay alan kızımız her ne kadar fazlasıyla indie takılsa da kendisine kulak vermenizi tavsiye ederiz. İkinci uzunçaları Stellular, 2017 yılında dinlediğiniz en başarılı “dream pop” albümü olmaya aday. Bizden söylemesi…

COVER: FOALS – DAFFODILS (MARK RONSON & KEVIN PARKER)

Yeni albümleri What Went Down‘ın yolunu gözlediğimiz Foals, Like A Version serisine Mark Ronson ve Kevin Parker güzelliği Daffodils‘in cover’ı ile konuk oldu. Doğrusu şarkının aslına çok yeni bir şeyler katan bir yorum olmasa da şarkıyı bir de Foals‘un enerjisiyle ve Yannis Philippakis‘in olağanüstü sesiyle dinlemek pek güzel.

PERFORMANS: MARK RONSON – I SAT BY THE OCEAN (ve Daffodils ft. Kevin Parker)

Buraya Cuma günü soundtrack’i olacak (Evet, bugün Cuma gözümüz aydın!) iki performans bıraktık. Dinledikten sonra bu günü daha güzel geçirmek olasılıkların başında geliyor.

Like A Version formatı için hazırlanan yukarıdaki performans, QOTSA‘nın I Sat By The Ocean coverından oluşuyor. Mark Ronson, Kirin J. Callinan ve Kevin Parker performe ediyor, Andrew Wyatt söylüyor. QOTSA’nın lezzetini bir de bu topluluktan dinlemek oldukça keyifli!

Bir diğer performansta da Kevin Parker‘ı mikrofon başında görüyoruz. Mark Ronson ve Kirin J Callinan gitarıyla Kevin Parker’a eşlik ediyor. Yerler değişiyor, sözler değişiyor ama hala Cuma günü için duyabileceğiniz en güzel şeyler arasında:

TOP 10: MARK RONSON

Uptown Special albümü neticesinde birkaç yıl aradan sonra yine bol bol Mark Ronson dinliyoruz, konuşuyoruz. Özellikle Uptown Funk’ın listelerdeki önlenemez yükselişi devam ediyor. Biz de bunu fırsat bildik, Mark Ronson‘ın en iyi 10 şarkısını seçip listeleyelim dedik.

10- You Gave Me Nothing

Mark Ronson’ın en elektropop albümü olarak nitelendirebileceğimiz Record Collection’ın en bomba şarkılarından biri.

9- Feel Right

Uptown Special’ın Mark Ronson’ın en iyi albümü olduğunu düşünüyoruz. Funk ve hip-hop’ın birbirine ne kadar yakıştığını gösteren Feel Right, tezimizi gayet iyi destekliyor bizce.

8- Stop Me

Mark Ronson oldukça riskli bir işe girişiyor ve The Smiths klasiği Stop Me If You Think You’ve Heard This One Before’u coverlıyor. Radiohead klasiği Just için yaptığı cover gibi, beğeneni olduğu kadar beğenmeyeni de çok. Biz beğenen taraftayız.

7- Somebody To Love Me

Mark Ronson bu şarkı için yanına efsane isim Boy George ve Miike Snow vokalisti Andrew Wyatt’ı alıyor. Şarkının kendisi de videosu da 80lerden fırlamış gibi.

6- Oh My God

Kaiser Chiefs klasiği Oh My God, Lily Allen’ın sesiyle bambaşka bir boyutta hayat buluyor. Arada orijinalinden iyi mi diye düşünmüyor değiliz.

5- Ooh Wee

Mark Ronson’ın ilk albümü Here Comes The Fuzz, değeri bilinmemiş bir hip-hop çalışması. Albümün en çok öne çıkan şarkısı Ooh Wee’de Nate Dogg var, Saigon var, Trife Diesel var, yetmedi Ghostface Killah da var.

4- Uptown Funk

Şu sıralar her yerde duyduğumuz fakat sıkılmayı beceremediğimiz Uptown Funk, Bruno Mars’ın en iyi vokal performanslarından birini sergilediği, son zamanların en güzel hitlerinden. Hemen ardından gelen I Can’t Lose’u da atlamayın deriz.

3- Bang Bang Bang

Q-Tip ve MNDR’ı aynı şarkıda buluşturan Bang Bang Bang, patlamaya hazır bir bomba gibi. Klibi de kendisi kadar eğlenceli ve retro.

2- Daffodils

Uptown Special’ın en büyük sürprizi Kevin Parker oldu. Albümün en güzeli Daffodils, şimdiden bir Mark Ronson klasiği.

1- Valerie

Mark Ronson’ın en iyi şarkısı olmayabilir fakat Valerie’yi bir numaraya koymasak ayıp etmiş olurduk. Normalde The Zutons’a ait olan şarkının Amy Winehouse yorumuyla ünlendiği ve devleştiği de bir gerçek. Her iki ismin kariyeri için de bir kilometre taşı. Dinleyip hüzünlenmek serbest.

Bonus:

(OFF THE RECORD): VOL. LI

1. Chance The Rapper, meğer The Social Experiment isimli bir grubun üyelerindenmiş. Yakın zamand Surf isimli bir parça yayınlayacaklarmış ki öncesinde başrolünde Cara Delevingne‘in olduğu 90 saniyelik bir videoyu yayınlamayı uygun görmüşler. Her baktığımız yerde Cara Delevingne görmekten biraz sıkılmış olmakla birlikte, söz konusu 1.5 dakikanın sonunda şarkıyı beklemeye başlayacağınızın garantisini verebiliyoruz.

2. Taylor Swift, son albümü 1989‘da kullandığı “This sick beat” ve “Party like it’s 1989” gibi ifadelerin telifini almış. Kumaş kalemiyle çanta boyayıp Etsy‘de satan çok tasarımcı ve bir o kadar da girişimci gençlerimizin aklında bulunsun. Halbuki “Could show you incredible things” sloganıyla çok para kazanılabilirdi.

3. Jay Z bu hafta Norveçli streaming servisi Wimp‘i 47 milyon pound’a satın aldı. Kuzey Avrupa artık kendisinden soruluyor, dünyanın geri kalanına açılırlar mı henüz bilmiyoruz.

4. Obama‘ya şarkı söyletilen videolar izlemekten kesinlike sıkılmayacağımız şeyler listesinde çok yukarılarda. Bu hafta Mark Ronson‘ın Uptown Funk‘ı yerleştirilmiş dudakları arasına. Çok başarılı.

5. The Pineapple Thief‘in geçtiğimiz Eylül’de albüm çıkarmış olduğu gerçeğini yeni fark ettik. Kendimizi aşırı ayıpladıktan sonra “İyi madem bu haftasonu Magnolia dinlensin” dedik. Dinlensin.

 

#TBT: MARK RONSON & AMY WINEHOUSE

Yeni albümü Uptown Special sayesinde günlerimize neşe katan, Bruno Mars destekli single’ı Uptown Funk sayesinde Billboard listesinde 1 numarayı gören Mark Ronson, bu ara konuşmadan duramadığımız isimlerden. Şimdi kendisiyle 7 sene öncesine dönüyoruz. 2008 yılının Ocak ayında Ronson, Version albümüyle Brit Awards’a “En İyi Erkek Sanatçı”, “En İyi Albüm” ve “En İyi Şarkı” kategorilerinde aday olmuş ve ödül töreninde Amy Winehouse ile Valerie‘yi seslendirmişti. Rolling Stone’un “Back to Black albümünden sonra Winehouse‘un kaydettiği tek dikkate değer şarkı” dediği Valerie, ikilinin arasındaki müthiş kimyayı en güzel ortaya koyan şarkılardan biri. Back to Black albümünün prodüktörü olan Ronson, son albümünü Amy Winehouse‘a adadı ve muhtemelen onu en iyi tanıyan isimlerden biriydi.

FEATURING: Q-TIP

.
Sesi kulak temizleme çöpü kadar yumuşak olduğu için takılan lakabı Q-Tip üstüne yapışınca hayatını bu lakabıyla devam ettiren Kamaal Ibn John Fareed serimize konuk oluyor. Bakalım bir kulak çöpü kadar yumuşak sesini hangi şarkılara sokmuş.
.
The Chemical Brothers çalıyor, Q-Tip söylüyor;
.

.
Mark Ronson şovu emin ellerde;

.
Rap’a doyum noktasına 5 kala, bir katkı da Q-Tip’ten;

.
Hangisinin kulak çöpü kadar yumuşak bir sesi var karar veremedik;

.
R.E.M.‘in seçimi de Q-Tip;

.
.