mia

4 ADIMDA MISSY ELLIOTT’TAN ALEYNA TİLKİ’YE

“Dünya küçük” ya da bilimsel söyleme şekliyle, “dünyadaki her insana en fazla altı adımda ulaşabilirsin” derler. Söyledikleri doğru ya da yanlış ama insanlar arasındaki bağlantıları incelemeyi hep merak etmişizdir. Tabii konu müzik olunca bu bağlantıları takip etmek çok daha eğlenceli bir oyuna dönüşüyor. Biz bu oyunu çok oynuyoruz ve bu sefer dört adımda Missy Elliott’tan Aleyna Tilki’ye ulaştığımız bu akışa sizi de davet ediyoruz.

Missy Elliott’ı başlangıç noktamıza koyalım bakalım. Work It’i sevmeyenimiz yoktur herhalde.

Missy Elliott denince Work It’te de olduğu gibi akla ilk gelen isim Timbaland oluyor. Peki Timbaland’ın sonsuzluğa uzanan iş birlikleri arasında M.I.A.’in de yer aldığını biliyor muydunuz?

E konu M.I.A. olunca Diplo’ya da değinmeden olmaz. İkilinin fazlasıyla uzun bir geçmişi var ama biz fazla uzağa gitmeyelim.

Milli gurur kaynağımız Aleyna Tilki’nin Diplo ile yapacağı şarkıyı merak etmiyorum diyen yalan söylüyordur.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Amerika’da iki aşamalı projemizin ilkini hazırlamaya başladık 🎉 @diplo Welcome to the partyyy🎉 @diplo 😈 🇹🇷 🌍 🇺🇸

Aleyna Tilki (@aleynatilkiofficial)’in paylaştığı bir gönderi ()

FMK: M.I.A. – AIM

Aslında bu yazıyı 1-2 hafta kadar önce yazmam gerekiyordu. Fazlasıyla sıkı bir M.I.A. hayranı olarak albümü 2-3 hafta boyunca aralıksız dinleyip yalayıp yutarım diye düşünüyordum çünkü MAYA ve Matangi çıktığında tam olarak böyle yapmıştım. (Bahanem asla yoğunluk veya tembellik değil evet) Fakat gelin görün ki araya Bon Iverler, Solangelar, Danny Brownlar girdi ve ben AIM’e olan hevesimi kaybetmiş buldum kendimi. Evet, ne yazık ki elimizdeki M.I.A.’in en zayıf albümü. M.I.A.’in bazı şarkılardaki bezgin vokalleri, albümün odaksızlığı, M.I.A.’in kıyıda köşede kalmış şarkılarından yaptığı bir kolaj havasında olması ve kişisel diskografisine önceki albümlerinin ve mixtapelerinin aksine pek az yeni şey katması gibi birtakım eksileri var. Fakat bana göre albümün beğenilmemesinin en büyük sebebi bir M.I.A. albümü olması. U dönüşü yapmış gibi olmayayım ama her ne kadar fazla beğenmemiş olsam da elimizdeki kesinlikle kötü bir albüm değil. Açıkçası başka birinin ilk albümü olsaydı AIM fazlasıyla övülecekti adım gibi eminim. Ancak M.I.A. gibi her albümünde bambaşka sulara dalan bir sanatçı böylesine risksiz bir son albümle gelince doğal olarak eleştirildi. Albümde çok çok iyi şarkılar var ama “Olmasa da olurmuş sanki” dedirten, M.I.A.’in daha önce benzerini defalarca kez yaptığı şarkılar da var. Bir nevi tüm diskografisine karşı yaptığı, ortalamanın biraz üstünde bir throwback derlemesi gibi AIM. Fakat yine de M.I.A.’den başkasının yapamayacağı kadar dolu dolu, çılgın ve her ne kadar kendisi aksini söylese de politik ve de hüzünlü bir albüm aynı zamanda. Tam olarak M.I.A. standartlarında bir son albüm olmasa da kesinlikle şans verilesi. Bize 4 adet birbirinden muazzam albüm sunan Maya’yı birazcık tökezledi ve kendini tekrar etti diye hoş görmemek haksızlık olur bence.

Albüme dair içimde biriktirdiklerimi döktüğüme göre bu aralar daha sık dinlediğim, yıllar boyu dinleyeceğimi düşündüğüm ve “albümden atılsa da olur” dediğim şarkıları listeleyeyim artık:

FUCK

Visa: Albümü ilk dinlediğimde en çok dikkatimi çeken şarkı Visa olmuştu. Bunda en sevdiğim M.I.A. albümünün Arular olmasının büyük etkisi var çünkü Visa, tam anlamıyla Arular’dan fırlamış gibi. Galang sample’ı da cabası zaten. Çok çok eğlenceli bir şarkı.

Freedun (feat. ZAYN): Sanırsam XXXO’dan sonra M.I.A.’in mainstream pop’a en çok yaklaştığı şarkı. Şarkıda bir “daha iyi olabilirmiş” havası var ama bir kere dinledikten sonra akıldan atabilmek bir hayli zor. Zayn’in de şarkıya ayrı bir hava kattığını düşünüyorum. Ayrıca albümün en uzun şarkısı ve ben tuhaf bir şekilde en çok outro kısmını sevdim.

Finally: Açıkçası harika bir şarkı olduğunu söylemek zor ama şarkıda insanı çeken nostaljik bir Grimes havası var ve bu aralar pek sık dinliyorum.

Swords: Şarkı çıkalı bayağı oldu ve bonus olsa da albüme alınmasına bir hayli sevindim. Bence M.I.A.’in MAYA albümünden beri yaptığı en iyi şarkılardan biri. Biri bana “M.I.A.’i tek şarkıda özetle” dese Swords’u dinletebilirdim sanırım.

MARRY

Talk: Benim için albümün en büyük sürprizi oldu. Kesinlikle albümde en çok beğendiğim şarkı. Gaz ve bol tekrarlı tipik bir M.I.A. nakaratı, politik sözlerle twerk yapma isteğini aynı potada eritebilmesi ve M.I.A.’in rap yapıp döktürmesi gibi bir M.I.A. şarkısında aradığım her şeye sahip. Ayrıca kısacık olması sebebiyle devamlı loop’a alırken buluyorum kendimi. Bir de “I talk and talk until I piss’em off” M.I.A.’in kariyerinin özeti değildir de nedir?

Jump In: Hafif MAYA albümü havası, üst üste binmiş vokalleri, iniş çıkışlarıyla albümdeki en değişik şarkılardan biri.

Borders: Şimdiden bir M.I.A. klasiği. Zaten duymayan kalmamıştır diye tahmin ediyorum.

Ali R U Ok?: Albümün standart versiyonunun en iyi şarkısı bence. Sözleriyle, nakaratıyla, altyapısıyla fazlasıyla bütünlüklü ve dolu dolu. M.I.A.’i neden bu kadar çok sevdiğimi bana bir kez daha hatırlattı.

KILL

Bird Song (Blaqstarr Remix): Açıkçası Medz and Fedz, 20 Dollar ve Matangi gibi en gürültülü ve baş ağrıtan M.I.A. şarkılarını bile delicesine seven biri olarak bu şarkıya asla ama ısınamadım. Şarkıda tam bir demo havası hakim ve sonuna dek dinleyebilmek cidden sabır istiyor. Diplo remixi kesinlikle tercihim.

A.M.P (All My People): Kötü bir şarkı değil ama M.I.A. adına yeni bir şey sunmuyor ve albümdeki çoğu şarkının yanında silik kalıyor.

Fly Pirate: Nakaratın uydurukluğu mu desem, altyapıdaki olmamışlık hissi mi desem, M.I.A.’in vokallerindeki kafasına silah dayamışlar da zorla söyletmişler havası mı desem, bu şarkıyı da sevemedim bir türlü.

YENİ VİDEO: GENER8ION + M.I.A. – THE NEW INTERNATIONAL SOUND PART II

Fransız yapımcı Surkin‘in son projesi Gener8ion bir M.I.A işbirliğiyle aklınızı almaya geliyor.

Gener8ion’ın dün yayınlanan yeni EP’sinde de yer alan The New International Sound Part II, halihazırda tek başına da dikkatinizin her bir parçasını hak ediyor. Söz konusu parça gençlerden oluşan 36.000 kişilik bir dövüş ordusuyla (Aslen Çin’in en büyük dövüş okulunun öğrencileri) bir araya gelince anında “Bunu görmek zorundasın” mertebesine ulaşmış oluyor.

2013: M.I.A.

Başı dertten kurtulmuyor
.

Neden Değerli?: İç savaşla boğuşan memleketi Sri Lanka’da yaşadığı zorluklardan sonra kendini İngiltere’ye atan M.I.A., grafik tasarım ve sinema gibi pek çok alanla uğraştıktan sonra müziğe yöneldi. Kökenlerini hiçbir zaman unutmadı ve politik, radikal, feminist ve aktivist tutumunu müziğine her zaman yansıttı. World music, jungle, hip-hop, electro, pop gibi pek çok türü Afrika ve Asya ezgileriyle buluşturup kendine has bir tarz yarattı ve 2000’lerin en orijinal müzisyenlerinden biri oldu. Galang, Bucky Done Gun, Paper Planes, Boyz, Born Free ve daha sayamayacağımız kadar harika şarkıya imza attı. Politik görüşleriyle pek çok insanın başına bela oldu, kıyafetleriyle, röportajlarıyla, klipleriyle ve kendi tasarladığı albüm ve single kapaklarıyla da en çok konuşulan müzisyenlerden biri olmayı başardı.
.
.
Neyi Değiştirdi?: 2013, M.I.A.‘in en çok göz önünde olduğu yıllardan biriydi. Kenzo‘nun defilesi için bir mix hazırladı, Versace için tasarımlar yaptı, Madonna‘nın Super Bowl şovunda gösterdiği orta parmağı yüzünden NFL ile atışıp durdu. En önemlisi de, Interscope ile yaşadığı sorunlar yüzünden 4. albümü Matangi devamlı ertelendi ve sonunda dayanamayıp albümü sızdırmakla tehdit ederek farkını yeniden ortaya koydu. Neyse ki albüm Kasım ayının başlarında yayınlandı ve M.I.A.‘i ne kadar özlediğimizin farkına vardık. Tarz olarak ilk 3 albümünün bir karışımı olan, Hinduizm esintili ve spiritüel temalı Matangi ile M.I.A., bizi hem dans ettiren, hem de sözleriyle oturup düşündüren bir albüm yapmayı başarmıştı. Kendisinin en az satan albümü olsa da Matangi, yılın en farklı işlerinden biri olarak hafızalara kazındı ve eleştirmenlerden aldığı bol puanları hanesine yazdırdı.
.

2014’te Ne Alemde?: M.I.A., Matangi‘nin son albümü olabileceğini söylüyordu ama biliyoruz ki kendisinin sağı solu belli olmaz. Her an yeni bir mixtape veya single ile kapımızı çalabilir. Müziğiyle olmasa bile yaptığı tasarımlarla, giydikleriyle ve hiçbir zaman dile getirmekten kaçınmadığı görüşleriyle 2014‘te de kendisinden mahrum kalmayacağız gibi görünüyor.