off the record

(OFF THE RECORD): VOL. LIX

1. Lena Dunham‘ın HBO için Max isimli yeni bir “feminist dizi” projesi hazırladığı haberi geldi. Kendisi hala çok yetenekli ve feminizmle popüler kültür bir arada çok tatlı ama lütfen artık biri yazar/yönetmen/müzisyen/pazarlamacılara “feminist yaklaşımla hazırlanmış içerik” ile “bir içerik olarak feminizm” arasındaki farkı anlatsın.

2. Taylor Swift, GQ’ya verdiği bir röportajda Bad Blood‘ın Katy Perry ile alakalı olmadığını açıklamış. Sevindik; Katy Perry‘i hakkında şarkı yazacak kadar önemsemesi normal değildi zaten.


3. Başrolde Drake‘in oynadığı bir filmi izlemez miydiniz? W Magazine‘e verdiği röportajda oyunculuk yıllarını yad eden Drake meğer senelerdir bir rol teklifi gelse de oyunculuğa dönsem diye bekliyormuş. Bir seneye kalmaz kendisini uçmalı kaçmalı bir Hollywood filminde görürüz.

4. Doğumuyla neredeyse eş zamanlı olarak tarihin derinliklerine gömülen Tidal‘ın varlığını unutmuş olmanız normal; Jay Z de unutmuş. Mısırlı besteci Baligh Hamdi’nin müziğinin izinsiz sample’lanması üzerine açtığı davada yaptığı işler sorulan Jay Z, sayısız meşgalesi arasında Tidal’ı saymayı unutmuş. Mahkeme salonunda yaşanan diyalog tam olarak şöyle:

Jay Z: “I make music, I’m a rapper, I’ve got a clothing line, I run a label, a media label called Roc Nation, with a sports agency, music publishing and management. Restaurants and nightclubs … I think that about covers it.

Avukatı: “I’m not so sure. You have a music streaming service [Tidal], don’t you?”

Jay Z: “Yeah, yeah. Forgot about that.”

5. Kaan Tangöze‘nin solo albümünü dinleme girişiminde bulunduk bu hafta. Çok politik ve bir o kadar Türkçe country müziğin bünyemizde yarattığı ani şok sonrası albümün kalanını dinlemeye cesaret edemedik ama sizin ne düşündüğünüzü çok merak ediyoruz.

(OFF THE RECORD): VOL. LVII

1. Boston Gay Men’s Chorus konseri “Ramazan ayında eşcinsellik propagandası yapmaya geliyorlar” şeklinde özetlenebilecek reaksiyonların ardından, Zorlu PSM tarafından, Ahmet Nafiz Zorlu‘nun ağzından çıkan birkaç kelimeyle iptal edildi. Şaşırdık mı? Hayır. Diğer yandan, şaşırmamamız yerimizi yadırgamadığımız anlamına gelmiyor.

2. Lana Del Rey geçtiğimiz günlerde konserlerinden birinin açılışını Who Framed Roger Rabbit filminde Jessica Rabbit karakterinini seslendirdiği Why Don’t You Do Right şarkısıyla yapmış. (Bu arada şarkının orijinali Peggy Lee’ye ait.) Yakışmış mı? Hem de çok.

3. M.I.A bu yazı ele geçireceğinin sinyallerini vermeye devam ediyor. Mesajı almak ya da almamak sizin elinizde. Dün sıradaki albümünden yeni bir parça daha insanlıkla buluştu.

4. Lena Dunham‘in elinden çıkan her şeye bayılıyoruz. & Other Stories için çektiği kısa filme de bayıldık.

5. Bir süredir gözlerimizi Willow‘un üstünden ayırmıyoruz. Yeni parçasının haberini vermiştik, parçaya bir de video geldi. (Bu arada şarkının ismi “Frequency 7” şeklinde söyleniyormuş.)

(OFF THE RECORD): VOL. XLVI

1. Girls’ün 4. sezon trailer’ı yayınlandı ve bir sebepten bu konuda hiç konuşmadık. Yeni sezon Girls usulü büyüme problemlerinin yanı sıra bir adet Desiree Akhavan barındırıyor.

2. The Hunger Games: Mockingjay Part. 1 pek çok insanı tatmin etmemiş diye duyduk. Ne var ki bu müziklerine göz atmamak için iyi bir sebep değil. Soundtrack’i Lorde toparlamış, işin içinde XOV gibi yeni keşiflerden The Chemical Brothers ‘a herkesin parmağı var.

3. Woody Harrelson halihazırda Hollywood’daki favori insanlarınızdan biri değilse bile Liam Hemsworth ve Chris Hemsworth‘ün kardeş olduklarını öğrenişine tanıklık ettikten sonra olacak.

4. Interpol web siteleri üzerinden yeni bir parça yayınladı. Parçanın adı “Everything is Wrong” ve kendisine ulaşmak için ana sayfadaki alana albümün adını yazmanız lazım geliyor. Meraklıları şöyle alalım.

5. Bu senenin büyük mevzularını toparlamaya başladık. Sene sonuna kadar da devam ediyor olacağız. Şimdiye dek yazdıklarımız için şuradan.

damonalbarn

 

(OFF THE RECORD): VOL. XLIII

1. Bu haftayı Lorde‘un 12 yaşındayken yaptığı Use Somebody cover’ını duymadan geçirdiyseniz internet bağlantınızı tekrar kontrol edin. Her yerde Lorde, her yerde “12 yaşındayken de 12 yaşında gibi değilmiş zaten” haykırışları…

2. Die Antwoord yine internet ortamlarına efsane bir klip saldı. Her zamanki gibi çok garip, her zamankinden farklı olarak kendilerine bu kez Cara Delevingne, Jack Black ve daha bir sürü ünlü isim eşlik ediyor.

3. Dürüst olmak gerekirse, Pink Floyd‘un yeni albümü The Endless River’ı henüz dinlemedik. Dinleme heyecanını da yakın zamanda bulabilecek miyiz bilmiyoruz.

4. Nicki Minaj yeni lirik videosunda Hitler‘e özenmiş diyorlar. Özenmek derken, görselliği tamamen tamamen Nazi’ler üzerine kurgulamaktan bahsediyoruz. “Ne gerek varmış?” diye düşünmekle birlikte “Allah aşkına, siyahi bir insanın Hitler taraftarı olma ihtimali var mı?” sorusunu da oldukça isabetli buluyorum.

5. Foo Fighters‘ın Amerika’nın dört bir yanında kaydettiği ve kayıt süreci HBO‘da yayınlanmaya başlayan Sonic Highways iTunes üzerinden stream’e açıldı. Dave Grohl‘un belgeselciliğe iyiden iyiye ısınmış olması karşısında insan sadece bundan sonra ne yapacağını merak ediyor.

 

 

(OFF THE RECORD): VOL. XXXIX

1. Radiohead‘in daha önce yayınlanmamış eski ama yeni parçası Spooks Paul Thomas Anderson’un yeni filmi Inherent Vice‘da yer alacakmış. Gitaristleri John Greenwood‘un halihazırda film müziği yaptığını biliyoruz, herhangi bir filmde Radiohead çaldığında memleketimizin adı geçmiş gibi sevindiğimiz de malum. Hal böyle olunca, bir pazar günü insanın aklına, “Bütün bir filmin müziğini Radiohead’in eline bıraksalar ya” gibi düşünceler gelmiyor değil.

2. Bu sırada Fiona Apple da isimli yeni bir dizinin jeneriği için yeni bir şarkı yayınladı. Şarkının adı Container ve fena da duyulmuyor. Diğer yandan videoya bakınca, artık seks/şiddet/güç vs. alt metinli, bölük pörçük sahneleri çok hızlı/çok yavaş/çok yakından gösterip cool bir müzikle birleştimenin modası geçmedi mi yahu?

3. Pink Floyd‘un yeni albümü öncesi Roger Waters herkesin kendisinin 1985’te gruptan ayrıldığını, geri dönmediğini ve yeni albümle de alakası olmadığını bilmesini istiyormuş. Haberiniz olsun.

4. Dört bir koldan Tove Lo dinliyoruz. Nedenini anlamadan, tekrar tekrar dinliyoruz. Bütün şarkıları ezberden söyleyecek derecede dinliyoruz. Yakında kendisi hakkında daha çok konuşacağız. Beklensin.

5. Yeni bir Pharrell Williams ve Daft Punk işine hazırsanız, Gust of Wind geliyoor.

*Görsel: Skunk Anasie – Wonderlustre albüm kapağı

(Off The Record): Vol XIII

1. Nina Simone ve Amy Winehouse‘un aynı bedende geri dönüşünü görüyoruz ve arttırıyoruz.
.

2. Türlerin arasında alışverişin bir sınırı olmalı mı sorusunun kesin cevabı.
.
.
3. Club Bangkok, 3 kişi toplaşıp play tuşuna girme eylemlerini geliştirmiş gözüküyor.
.
.

4. Amacımız Ryan Gosling sevginize balta vurmak değil.

.
5.  Bir’in yanına atılan sıfırlar hikayesini bilirsiniz. O bir, bazen dışarıdan biri de olabiliyor. Hayatımızdaki biri kaybetmemek umuduyla.
.
i

(Off The Record): Vol XI

1. Alışkanlıklardan kolay kolay vazgeçilemeyeceğini Teoman ile bir kez daha öğrenmiş olduk. Teoman bu yaz toplamda 10 konserden oluşan bir turneyle aramıza dönmeyi planlıyor.

2. Marilyn Monroe‘nun, hologram teknolojisiyle konser vereceği haberi bütün bu gelişmelere olan bakış açımızı bir kez daha sorgulattı. Tam olarak nasıl hissetmemiz gerektiğini hala bilemiyoruz.

3. Shazam, kullanıcıların tercihlerini göz önünde bulundurarak yazın en çok dinlenilecek 10 şarkısını seçmiş. Listenin başında ‘Somebody That I Used To Know’ olması bizi şaşırtmadı.

4. ‘Daha Fazla Demokrasi’ mottosundan mı yola çıkılmış bilemiyoruz ama Facebook, kullanıcılarını sitedeki gizlilik ayarlarını belirlemek için oy kullanmaya çağırıyor.

.

5. Madonna‘nın 7 Haziran TT Arena’da vereceği konser için biz geri sayıma çoktan başladık.

Görsel: Dredg – El Cielo

(Off The Record): Vol IX


1.Biz New Girl‘ü neden bu kadar sevdiğimizi düşünürken bir sezon geçip gitti.

.

2.Diablo 3‘ten bahsetmek isterdik ama şu anda sadece “error”lardan bahsedebiliyoruz.

.

 

3.Sony, önümüzdeki sezon Dan Harmon‘ın Community‘de olmayacağını açıkladı. Dan Harmon‘sız bir Community düşünmek istemiyoruz.

.

4.Facebook’un halka arzının yarattığı hayal kırıklığını gölgede bırakabilecek tek haber Mark Zuckerberg‘un evlenmesi olabilirdi.

.

5.I Want You‘yu her haliyle dinlemeye razıyız fakat bu, True Blood‘ın yeni introsu’nun olmamışlığını değiştiremiyor.

.

6.Bazı günler Radiohead her zamankinden daha sert geliyor.

.

.

Gorsel: The Black Keys – El Camino

.
.

(Off The Record): Vol VII


1. Nihayet dün ülke olarak “yeni iPad”e kavuştuk. Yüksek çözünürlük kutlamaları devam ededursun, biz iPad 2’nin fiyatlarının düşmesini bekliyoruz.

2. Foolish Casanova‘nın Petek Dinçöz‘e Avrupa’nın kapılarını açması bizi şaşırttı. Belçikalı prodüktörlerin, bizim yıllardır fark edemediğimiz bir şeyi gördüğünü varsayıyoruz.

3. Şu sıralar yakından takip ettiğimiz isimler arasında Barack Obama var. Yaptığı şeyin farkında olsak da eğlendiğimizi inkar edemiyoruz.

4. The Avengers‘ın kadrosu bile fılmi seyretmemiz için geçerli bir sebep.

5. Judd Apatow, 2005 yılında The 40 Year Old Virgin filmiyle bizi güldürmeyi başarmıştı fakat bu, hala aynı şeylere güleceğimiz anlamına gelmiyor.

6. Bu aralar en çok Oldu Teşekkürler ekibine gülüyoruz. Geç keşfetmemiz bizim ayıbımız.

7. Aklımızdaki tek sorunun “Hangi festivale gitsek?” olduğu günlerin bir an önce gelmesini umut ediyoruz.

(Off The Record): Vol II

1.The Walking Dead: Muhtemel yeni bağımlılığımız. Yönetmen iddialı, içerik iddialı, giriş iddialı.

2. Glee’nin duymaya alıştığımız her şeyi elden geçirmesini istiyoruz.

3. Athena’nın yeni albümü bizi olumlu manada şaşırttı. Sevdik. Birileri tutup ”ağzımızın ortasına koymazsa” dinlemeye devam edeceğiz.

4. Bazı şeylerin yeni hallerinin, halen ilk günkü kadar ‘cool’ kalabilmesini rahatlatıcı buluyoruz.

5. New York’ta Beş Minare’yi henüz izlemedik. Merak ediyoruz.

6. Charles Bukowski’yi özlemiyoruz. Chuck Palahniuk’u özlemeyeceğimiz günlerin henüz gelmediğininse, farkındayız.

* Görsel, Deftones- Around The Fur