oradayız

ORADAYIZ: NATHAN FAKE

Geçtiğimiz baharda son albümü Providence’ı yayınlayıp büyük ilgi toplayan ve geçtiğimiz sene Salon’da izleyip hayran kaldığımız benzer başarılı isimlerden Dorian Concept ile yaptığı iş birliğiyle de tanıdığımız İngiliz elektronik müzik sahnesinin yükselişteki isimlerinden Nathan Fake, 6 Ekim akşamı Salon‘da olacak. Öncesinde Men with A Plan, sonrasında ise Büber‘in sahne alacağı etkinlik için biz de orada olacağız.

ORADAYIZ: SEVDALİZA

Babylon’un “Güneşin Kadınları” serisinin ilgi çekici isimlerinden Sevdaliza, 2 Kasım Çarşamba (ki bu akşam oluyor) Bomonti‘de sahne alacak. Şarkı sözleriyle ve videolarıyla düşündüren Sevdaliza ile bizim de ilk tanışmamız 2014’e gidiyor: Tanışın: Sevdaliza   Dolayısıyla bu akşam için heyecanlıyız!

Sevdaliza’ya warm-up ve after party olarak Shangri-La eşlik edecek.

 

ORADAYIZ: BLUES SESSIONS ISTANBUL

Bu akşam Volkswagen Arena‘da unutulmaz bir Blues gecesi yaşamaya hazırlanıyoruz. Jimmy Burns, Katherine Davis, Dave Herrero Trio ve Mississipi Heat gibi isimlerin ve grupların sahne alacağı Blues Sessions Istanbul‘un bir de Elif Çağlar sürprizi var. Haftasonunun en güzel etkinliği için hala bilet bulmak mümkün. Akşam orada görüşmek üzere.

Etkinlik sayfası burada.

ORADAYIZ: THUNDERCAT

Flying Lotus, Erykah Badu ve Kamasi Washington gibi dev isimlerle çalışmış, Kendrick Lamar‘ın bu yılki şaheseri To Pimp A Butterfly‘ın baş mimarlarından Stephen Bruner aka Thundercat, yarın akşam, yani 8 Aralık‘ta Salon İKSV‘ye geliyor. Çıkardığı iki muhteşem albümün yanında 2015’in en iyi işleri arasına giren The Beyond/Where The Giants Roam EP’sinden de şarkılar duymayı beklediğimiz ve türlerarasında dolanacağımız konserin yılın son müthiş etkinliklerinden biri olacağına hiç şüphe yok. Biz pek tabii orada olacağız, sizleri de bekliyoruz.

Etkinliğin Biletix sayfası burada.

ORADAYIZ: NENEH CHERRY

Bu sene içimizi en çok kıpır kıpır eden konserlerden biri, yarın yani 30 Ekim‘de Salon İKSV‘de gerçekleşiyor. Elini atmadığı tür ve altından başarıyla kalkmadığı iş bırakmamış, Massive Attack’ten tutun da Gorillaz ve Pulp’a kadar pek çok büyük grupla çalışmış, günümüzde bile yarattığı etkiyi rahatlıkla gözlemleyebildiğimiz kutsal şahsiyet Neneh Cherry, bir kez daha İstanbul’a geliyor. Üstelik yanına başta son albümü Blank Project‘te olmak üzere sık sık birlikte çalıştığı RocketNumberNine ikilisini de alıyor. Blank Project’teki çoğu şarkının yanında Buffalo Stance ve Manchild gibi klasikleri de dinlemeyi umduğumuz konser, tam da “kaçırırsanız çok üzülürsünüz” cinsinden. O yüzden yarın Salon İKSV’de görüşmek üzere diyoruz ve kendisiyle yaptığımız ufak röportajı da şöyle paylaşıyoruz:

Öncelikle nasılsınız, nasıl gidiyor?

Teşekkür ederim, gayet iyiyim!

Müziğin daha alternatif tarafında yer almanıza rağmen büyük bir popülerlik ve başarı yakalamayı başardınız. Müzik piyasasının günümüzdeki durumu hakkında neler düşünüyorsunuz? Streaming servisleri arasındaki çekişmeler ve müzisyenlerin bu mecralardan kazandıkları paranın azlığı üzerine uzun zamandır süren tartışmalar, doğrusu bizim de kafamızı epey kurcalıyor. Sizin düşünceniz nedir?

Müzik “endüstrisinde” iyi ile kötünün her zaman birlikte var oldu. Şu an görüyorum ki anaakım radyo istasyonlarında ve alışveriş merkezlerinde Drake’in, The Weeknd’in ve kızım Mabel’ın şarkıları sık sık çalıyor. Bunlar benim çok sevdiğim müzisyenler, o yüzden endüstride iyi şeyler de oluyor diyebilirim sanırım!

Streaming savaşlarına gelirsek; tüm endüstrilerde demiryollarının genişliğinden tutun da trafiğin hangi taraftan akması gerektiğine kadar her zaman türlü türlü çekişmeler yaşanmıştır. Bu yüzden bu meselenin niye bu kadar büyütüldüğünü doğrusu pek anlayamıyorum. İnsanlar istedikleri bir şeyi istedikleri fiyata almayı HER ZAMAN başaracak. Hayat böyle. Müzisyenlerin aldığı paraya gelirsek; bazıları yıllardır çokça kazanmaya devam ediyor, bazısı ise pek kazanamıyor. En azından artık müzisyenlerin nasıl soyulduğu ve haklarının nasıl yendiği konusunda daha çok şey biliyoruz.

Müzik dünyasında her zaman feminizmin öncü isimlerinden biri olarak gösterildiniz. Günümüz popüler müzisyenlerinin feminizm anlayışı hakkında ne düşünüyorsunuz? Feminizmin rolünün popüler kültürde giderek daha çok büyüdüğünü gözlemliyoruz.

Ben bütün iyi kadınları ve bütün iyi erkekleri destekliyorum. Peki ben bir feminist miyim? Evet, kesinlikle öyleyim!

Geçtiğimiz yaz bir EP ve ardından da bir albüm çıkarmanız bekleniyordu. Bunları ne zaman duyacağız veya duyacak mıyız acaba?

(Gülüyor) Şaşırtmacalı soru!

Son olarak, İstanbul konseriniz için heyecanlı mısınız? Daha önce buraya bir festival kapsamında gelmiştiniz fakat bu sefer daha ufak bir seyirci kitleniz olacak. Beklentileriniz neler? Bizi neler bekliyor?

Ufak ve samimi konserleri çok seviyorum. Ayrıca (böyle mi ifade etmeliyim bilemiyorum ama) popülerden çok biraz daha “farklı ve ilginç” müzik yaptığım için daha az insana hitap ettiğimin ve konserlerden daha az para kazandığımın da farkındayım. Ama olsun, buna değer!

 

 

ORADAYIZ: BOSTON GAY MEN’S CHORUS KONSERİ

Normalde 17 Haziran’da Zorlu PSM’de gerçekleşecek olan Boston Gay Men’s Chorus Konseri, “Müslüman bir ülkede Ramazan ayında böyle konser olmaz!” gibi müthiş bir gerekçeyle iptal edilmişti. Boğaziçi Üniversitesi‘nin sahip çıktığı konser, LGBTİ Çalışmaları Kulübü‘nün desteğiyle bugün saat 18:30‘da Güney Kampüs Otoparkı‘nda gerçekleşecek. Ücretsiz konserin biletleri, bilet sayısının arttırılmasına rağmen tükendi. Biz bazılarına inat orada olacağız, umarız siz de elinizi çabuk tutup biletlerinizi almışsınızdır. Orada görüşmek üzere.

Etkinlik sayfası burada, koronun müzik direktörüyle yapılan röportaj burada.