OST

OST #23: EV BOŞ ALERT

Havalar ısınırkene… Emekli ebeveynler tatile giderkene… O ev boşalır! Ama boş ev boş durur mu? Asla. İsteyene house party, isteyene sevgiliyle baş başa vakit imkanı, isteyene içindeki nüdisti dışarı çıkarma fırsatı. Biz hazır yaz yaklaşırken ısınan havayla birlikte vücudumuzu ele geçirmeye başlayan hormonlarımıza teslim olduk ve size erotik mi desek sensüel mi desek işte öyle bi liste hazırladık.

OST #22: METROYU ALAN ETİLER’İ GEÇTİ

Sizleri bilemeyeceğiz ama biz Avaz yazarları olarak hepimiz Boğaziçi öğrencileri (ya da mezunları) olduğumuz için 43R, 559C veya 59R gibi belki de sizin için bir anlam teşkil etmeyen harf ve rakam kombinasyonlarını kabuslarımızda görmeyi alışkanlık haline getirmiş insanlarız. Akmerkez‘in trafiği mi Etiler‘in trafiği mi dersiniz bir Boğaziçi öğrencisini böylesine yıldıran? NusrEt‘te kendinden geçenleri ya da Limonata‘da keyfine keyif katanları izleyerek derse yetişememenin hüznünü de en iyi biz biliriz. Ama artık yılmak yok! Artık bizim de tatlı mı tatlı rengarenk bir metromuz var. Eğer ki şahit olduysanız metronun neon renkli duvarlarını yalayan o insanlar bizlerdik. İnsan böyle günlerde gerçekten Marmaray açılışında kendinden geçen Zeytinburnulu kardeşlerini anlıyor.

OST #21: İYİ HUYLU BORDERLINE

Hani bazen olur ya Yıldız Tilbe‘den damar bir şarkı açıp sigaranızı yaktıktan sonra çayınızdan bir yudum alırsınız. Ve hani bazen de olur ya o dinleyip efkarlandığınız şarkı bittikten sonra sıradaki şarkıya geçişte yaşanan o 5-10 saniyelik sessizlikte canınız One Direction dinlemek ister. Hayır, bu hiçbir zaman olmaz. Ama ana fikri aldınız herhalde. Size burada “borderline” kişilik bozukluğu hakkında ansiklopedik bilgi de verebiliriz ama vermeyeceğiz. Bu listeyle işiniz bittiğinde zaten ne olduğunu çok iyi anlayacaksınız. Hepimizin her gün yaşadığı genelde kulakta nükseden borderline dinleyiş bozukluğu için sizi şöyle alalım:

Panzehir niyetine mutlu ve tatlı bir liste ihtiyacı hissederseniz şöyle,

Artık bu dünyada yaşamak istemediğinize karar verdiyseniz de şöyle alalım.

OST #20: BEYAZ GİYME PİS OLUR

Mevsim normali” lafını lugatımızdan kaldıran son yılların dengesiz iklimine bir de böyle “nisan yağmuru” gibi saçma sapan anomaliler eklenince insan ne yapacağını şaşırıyor haliyle. “Hırka mı mont mu?” diye düşündüren serin ama güneşli sabahları takip eden cehennem sıcağı bir gün ve ayaz geceler bünyemizle oynadığı gibi bizleri insanı kendinden şüphe ettirecek boyutta kararsızlıklara da sürüklüyor. Hangimiz gece çok eser diye gündüz tişörtle çıkarken montumuzu çantamıza atıp bavul gibi gezdirmedik ki? Ya da çanta taşımayı reddedip gece donarak ölmemek için gündüz otobüslerde montun içinde kaşar gibi erimeyi göze almadık? Tanıdık geldi mi? Ebru Gündeş’in “şimdilik araftayım” sözlerini bahar mevsimi için yazdığı yönünde temeli sağlam istihbarat aldık.

Bu dengesiz bahar günlerinin en büyük sorunlarından biri de “beyaz ayakkabılar“. Biliyoruz ki siz de kışın başında sezon sonu reyonundan kelepir aldığınız gıcır beyaz spor ayakkabılarınızı giyip ortamda şekil yapmak için havaların düzelmesini dört gözle bekliyordunuz. E tabi insanlar sabırsız varlıklar. Yaz gelmeden sahtekar güneşin yüzünü görür görmez görücüye çıkarılan bu beyaz ayakkabılar aniden gelen saçma yağmurla pert olunca insanın içi bir acıyor. O yüzden biz biz olalım ve meteorolojiden haberi almadan evden çıkmayalım. (Tecrübeyle sabittir.)

OST #19: O SON BİRAYI İÇMEDİĞİNDE

Kaç kez “o son birayı içmeyecektim” diye geçirmişizdir içimizden? Eski sevgiliye mesaj atmamayı, asla gitmeyeceğin bara hala gitmemiş olmayı, arkadaşlarının yanında saçmamalamayı ya da evin yolunu bulabilmeyi istediğimiz çoğu gece o son birayı içmemiş olmayı dilemişizdir. Peki ne değişirdi o son birayı içmemiş olsak? Gerçekten olduğumuz kişi mi olurduk yoksa olmayı seçtiğimiz, farklı biri mi? Büyük ihtimalle o son birayı içmesek sadece biraz daha az eğlenmiş olurduk. Kimsenin umursamadığı şeyleri sırf eğlenmek için ya da öyle istediğimiz için yapmamış olurduk. Bu gibi günlerin sabahı ya da eve dönüşü için o son birayı içmediğinizde, yani eğlenceyi saatlere bağlı olmayan bir erken vakitte sonlandırdığınızda içinizdeki boşluğu doldurabilir olmasını umduğumuz alternatif bir liste hazırladık, fonda çalmak üzere şöyle bırakıyoruz.

OST #18: SABAH SABAH METAMORFOZ

Bu sabahtan beklentileriniz bazılarınız için tatlı bir morning wood, bazılarınız için kocaman bir kahvaltı, bazılarınız için öğlene kadar uyumaktı. Ama hayır! Bu sabah derisi çıtır, kafasında anteni koca kıskaçlı bir böceksiniz. Ne olduğu hakkında hiçbir fikriniz yok ama dün gece güzellik uykusuna yatan prensesten eser yok. Tek yapabildiğiniz salgılarınızı çarşaflara süre süre yatakta dört dönmek. Kafka‘nın Dönüşüm‘ü film olsa ilk sahnede fonda çalması muhtemel şarkılar tadında karanlık mı karanlık bir liste yaptık sizlere.

OST #17: DOĞALGAZ FATURASI AZALIRKEN

Beklediğimiz ay, sıcakların habercisi mart geldi. Her zaman kar görelim, kar yağsın diyen bizler bu kış kardan usandık ve ne zaman bitecek bu yüz ifadelerini donduran soğuk dedik, herkes demiştir. Sonunda mart geldi ve ısındı lanet hava, gerçi yine de arada bir nevri dönüyor ama idare ediyoruz. İşte bu ay, 200lerde gezinen doğalgaz faturalarının azalma ayı, hepimize hayırlı olsun! Biz de bunu kendi seçtiğimiz şarkılarla kutlayalım dedik, listemiz hemen burada; keyifle dinleyin.

OST #14: KARIN GETİRDİĞİ GEREKSİZ ROMANTİZM

Her kar yağdığında, çoğumuz oturduğumuz apartmanlarda karın camda eriyişine dalıp gereksiz bir romantikliğe bürünürüz. Yeşilçam-Holywood karışımı bir hayal dünyasında bu romantiklik beraberinde gereksiz bir ruh haline sokar bizi ve boş yere Danimarka’da yaşıyoruz ama French-Jazz dinliyoruz hissi verir. Bu durum için dinlenebilir şarkıları bir araya getirdik. Buyrun, kar manzaranıza eşlik etsin;

OST #13: YAĞMURLU GECELERDE PARTİYE GİDERKEN

Saçını yaptın. Partiye gideceğin için yünlü kıyafetlerden uzak durdun, tişörtünü üstüne çektin. Çanta almıyorsun ya da alsan da en küçüğünü buluyorsun. Ayakkabın da tabi dolayısıyla bot/çizme değil çünkü yolun sonunda dans var. Ve dışarı çıktın.

Çıktın da dışarıda şakır şakır yağmur… Araban yok. Taksi bulamıyorsun. Makyajın bir yere gidiyor sen bir yere. Saçından hayır gelmeyeceği belli. Ayakların ıslak. Islandığın için üşümek de cabası. İşte burnundan gelmeye başladı. Yağmurlu günlerde partiye gitmek gerçekten bir çile olabiliyor, üzgünüz.

Yağmurla ilgili bir sorunumuz yok. Kendisini yer yer çok seviyoruz ama partiye/dansa gitmeye kalktığımızda yaşadığımız durumlar bizi üzüyor. Durum böyle olunca bu hissiyatı şarkılarla listeleyelim dedik. Sarcasm’ın doruklarında bu OST ile yağmursuz partiler!

 

 

 

SOUNDTRACK: THE HUNGER GAMES – MOCKINGJAY, PART 1

The-Hunger-Games_-Mockingjay-Pt.-1-Original-Motion-Picture-Soundtrack-608x608

The Hunger Games – Mockingjay, Part 1‘e ve harika olacağa benzeyen soundtrackine kavuşmamıza az bir zaman kaldı. Geçtiğimiz günlerde Lorde‘un film için bestelediği Yellow Flicker Beat isimli şarkının haberini vermiştik. Şimdi de soundtrackin tracklistiyle beraber The Chemical Brothers‘ın Miguel ve Lorde destekli şarkısı This Is Not A Game görücüye çıktı. Doğrusu şarkı kulağa biraz fazla kafası karışık geliyor fakat soundtrackte başka o kadar çok büyük isim var ki heyecanlanmamak elde değil:

01 Stromae – Meltdown (Feat. Lorde, Pusha T, Q-Tip, And HAIM)
02 CHVRCHES – Dead Air
03 Tove Lo – Scream My Name
04 Charli XCX – Kingdom (Feat. Simon Le Bon)
05 [Track 5]
06 Raury – Lost Souls
07 Lorde – Yellow Flicker Beat
08 Tinashé – The Leap
09 Bat For Lashes – Plan The Escape
10 Grace Jones – Original Beast
11 Lorde – Flicker (Kanye West Rework)
12 XOV – Animal
13 The Chemical Brothers – This Is Not A Game (Feat. Miguel And Lorde)
14 Lorde – Ladder Song

OST #4: Photoshop Üstünde

Bileklere kuvvet

Şu zamanların en gözde programı Photoshop, en gözde mesleği Photoshopçuluk. Kalabalık çoğaltmaktan tutun da Oscar selfiesine isim eklemeye kadar uzanan işler kuru kuru gitmez. Tabi ki Avaz Avaz olarak zor zamanlarda da yanınızdayız ve Photoshop yapmaya katık bu playlist ile karşınızdayız. Böyle listeye montaj denir, bu yaptığımıza şantaj denir.