run the jewels

FREE FRIDAY (KRCHMT)

Her tarafımız kalıp olmuşken kalıp yıkmak yine bize düştü. Havalı bir giriş yapmaya çalışırken hiç de havalı olmadığını fark ettim. Onun için okuduğunuz cümleyi unutmaya çalışın. Ben de o sıra acaba kelimeler arasında iki boşluk bıraktım mı diye kontrol edeyim. Bir sonraki cümlede buluşuruz.

Ayşe Hatun Önal‘ın Dur Dünyam şarkısındaki “Asice yaşadım her daim bu hayatı, hayat hep hayalimdeki” diyecekken “hayat çok bayat” kandırmacası yaptığı kısma bayılıyorum. Zaman zaman şarkıyı açıp sadece o kısmını dinliyorum.

Rick and Morty için hazırlanan Exquisite Corpse videosunu izlediniz izlemediyseniz videoyu şöyle bırakıyorum;

Ama asıl anlatmak istediğim video değil, kullanılan müzik. Run The Jewels‘in Thursday in Danger Room‘undan bahsediyorum. Son zamanlarda gördüğüm en güzel sözlere sahip şarkı.

Yüzyüzeyken Konuşuruz‘un Ne Farkeder‘inin kafasıyla Arctic Monkeys‘in Why’d You Only Call Me When You’re High?‘ın kafası aynı. Peşpeşe bir dinleyin bana hak vereceksiniz. He bir de Ne Farkeder’in Pink Floyd’un On The Run’una geçecekmiş gibi sona ermesi var.

Free Friday dedik ama son olarak biraz da istatistiklerden bahsedelim. Nielsen Müzik‘in yaptığı araştırmaya göre bu sene ilk defa A.B.D’de R&B/Hip Hop müzik türü Rock‘un önüne geçerek toplam müzik tüketimdeki en büyük paya sahip olmuş. Streaming tarafını bir kaç senedir domine ettikten sonra toplam müzik tüketiminde de %25.1 ile birinci olmuş. Yakın zamanda R&B/Hip Hop fırtınasını Türkiye’de de hissetmeye başlarız diyeceğim zaten yavaş yavaş başladık. Ezhel‘i duymayan kalmamıştır.

(OFF THE RECORD): VOL. LXI

1. Katy Perry yeni albümü Witness’ı beğenilerimize sundu. Ne tesadüftür ki yıllardır Apple Music dışında hiçbir ortamda müziklerine ulaşamadığımız Taylor Swift de aynı gün bütün kataloğunu Spotify başta olmak üzere bütün platformlarda paylaşmaya karar verdi. Her ne kadar Katy Perry’yi bir noktada dinlemeyi planlıyor olsak da bu harika trollük karşısında elimizi 1989’a gitmekten alıkoyamıyoruz. Açıkçası Katy Perry unutulmaya oldukça yakınken ve en çok Taylor’la atıştığı zamanlarda gündemde olabiliyorken belki de albüm için iyi bir gelişme olmuş bile olabilir diye düşünerek vereceği karşılığı bekliyoruz.

2. Birkaç sene önce Amanda Bynes, Drake hakkında cinsel içerikli niyetlerini ifade ettiği birkaç tweet atmıştı ve bu konudaki sessizliğini birkaç gün önce bozdu. “Ciddiydim ama aynı zamanda uyuşturucu etkisi altındaydım” diyen oyuncunun yıllar önce olmuş bir şey üzerinden tekrar hypelanmaya çalışmasını komik bulsak da Drake hakkındaki karmaşık hislerimizi dillendirdiği için takdir de ediyoruz.

3. Britney Spears‘ın asla eskimeyen hiti Toxic‘in ortaya çıkan eski bir demosunu bu hafta bolca dinledik ve çok sevdik; mutlaka dinleyin, Britney Spears’ın sesi hakkındaki olumsuz düşüncelerinizin değişeceğinden eminiz:

4. Marvel filmlerinin ne kadar zevkimize hitap etmediğini bir yana bırakıp önyargısız bir şekilde Black Panther’in ilk fragmanını izledik. Açıkçası sebebi şu ana kadar izlediğimiz Marvel yapımlarından farklı (ama çok da değil) ve egzotik durması mı yoksa soundtrack’inin Run the Jewels’ın elinden çıkmasından dolayı mı emin değiliz ama etkilendik diyebiliriz. Muhtemelen ikinci sebepten ötürü, yine de videoyu şuraya bırakalım bir de siz düşünün:

5. Büyük bir Seinfeld hayranı olan Kesha‘nın sarılma teklifinin Jerry Seinfeld tarafından birkaç kez reddedilişini izledik. Boşver Kesha biz sana sarılırız.

6. Şurada da gizlice senenin en çok dinlediğimiz albümünü yaptığını itiraf ederek belirttiğimiz üzere Demi Lovato’yu seviyoruz. Geçtiğimiz hafta Los Angeles’ta katıldığı bir partide Paramore’un Misery Business şarkısı arkaplanda çalarken eşlik etmesi gerekirken bazı teknik sorunlar planı bozuyor ve şarkıyı çıplak sesinden dinleme fırsatı bulduğumuz bir kayıt çıkıyor ortaya:

7. Son olarak bir Childish GambinoArctic Monkeys mash-up’ına çok takıldık bu hafta, ne kadar yakıştıklarına şaşırarak defalarca dinledik, siz de dinleyin:

SALI PAZARI: 25.10.16

EGE’NİN TEZGAHI:

Run The Jewels – Talk to Me

Run the Jewels tam anlamıyla cayır cayır bir şarkıyla geri döndü. Sanırım son yıllarda beni en çok heyecanlandıran ikili bu ve asla ama asla kötü bir şarkı yapmayacaklar. Yine yılın en bomba hip-hop albümüyle geliyorlar.

Austra – Utopia

Austra Ocak’ta çıkacak yeni albümünün ilk teklisinde hepimizi kendi ütopyamızı bulmaya davet ediyor. Katie Stelmanis’in güzeller güzeli sesiyle coşan Utopia, grubun şimdiye dek yaptığı en pop nakaratlardan birine sahip ve tam bir konser şarkısı. Bunun dışında bildiğimiz Austra sound’u yerli yerinde.

Lady Gaga – Diamond Heart

Lady Gaga’nin yeni albümünü çıktığından beri döndüre döndüre dinliyorum. Her ne kadar dinlerken hiçbir şarkıda “vay be, Gaga ne yapmış böyle” demesem de ve birkaç aya sıkılacağımı bilsem de birkaç şarkı haricinde albümü beğendim ve bence Gaga’nın kariyerinin şu noktasında yapması gereken albüm tam olarak buydu. Şimdilik favorilerimden biri açılış parçası Diamond Heart. Hem yeni albümün tamamında hissedilen çiğ Americana ve country havasının hem de Gaga’nin bilindik pop sound’unun bir buluşması.

Lapsley – This Woman’s Work (Kate Bush Cover)

Normalde cover dinlemekten hiç hoşlanmam fakat bu aralar adını sıkça duyduğum Lapsley, bambaşka bir aşk duyduğum Kate Bush’u coverlayınca kayıtsız kalamadım. Kate Bush şarkısı coverlamak zor şey ama Lapsley bu işin altından başarıyla kalkmış.

Drake – Fake Love

Views’u birkaç şarkı hariç pek beğenmeyen bir Drake sever olarak Fake Love benim için pek güzel bir hediye oldu.

MERT’İN TEZGAHI:

Allie X – Alexandra

Uyku sorunu ya da öfke yönetimi problemleri olan insanlar için bayağı önem arz edebilir.

Pusha T – Circles (feat. Ty Dolla $ign & Desiigner)

Boşuna King Push demiyor kendine. Bu senenin en sevdiğim rap parçalarından.

Dawn Richard – Renegades

Bazı yerlerinde resmen sabit kalamıyorum. Bu kadın bu kadar underrated olmasa keşke.

AHMET’İN TEZGAHI:

Glasxs – She Won2t Give a Fu**

Glasxs’in yeni albümü dinlemediyseniz bu şarkı güzel bir başlangıç. Daha fazlasını isteyeceksiniz zaten.

The Lemon Twigs – As Long As We’re Together

Günümüz gençlerinden 70ler salatası.

 

2014: RUN THE JEWELS

Neden Değerli?: Biri politik duruşu ve aktivistliğiyle bilinen, 2000’lerde nedense değeri pek bilinmemiş, rahatlıkla rap alanındaki en iyi söz yazarlarından biri diyebileceğimiz Killer Mike; diğeriyse agresif, bol metaforlu ve özellikle de bilimkurgu kokan sözlerle industrial ve grime eksenli beatleri buluşturmasıyla pek çok bilindik hip-hop sanatçısından ayrılan El-P. İkili önce 2012’de Killer Mike‘ın en iyi albümü diyebileceğimiz R.A.P. Music‘te birlikte çalıştı. Albümün tamamının prodüksiyonu El-P‘ye aitti. Geçen yılsa Run The Jewels adı altında ilk albümlerini çıkardılar. Bu yıl çıkan Run The Jewels II ise ikisinin de tüm kariyerleri boyunca yaptıkları en mükemmel albümdü.

Neyi Değiştirdi?: Killer Mike & El-P‘nin, Outkast ve Clipse’ten sonra boşalan “hip-hop ikilisi” tahtına ne kadar yakıştığının farkına vardık. Yılın bariz bir şekilde en iyi hip-hop albümü ve pek çok dergiye (ve bana) göre de yılın en iyi albümüydü Run The Jewels II. Hip-hop için bir mihenk taşı diyebiliriz rahatlıkla. Killer Mike & El-P‘nin adeta kendilerini aştıkları, inanılmaz sözler, göndermeler ve ikili arasındaki atışmalarla bezeli, El-P‘nin prodüksiyon yeteneğine, yarattığı beat’lere ve Killer Mike‘ın enerjisine hayret ettiren, bir hayli sert, gaz, gümbür gümbür, hızlı, “old-school” olduğu kadar geleceğe de göz kırpan ve fazlasıyla politik ve “orta parmak” modunda olduğu kadar da eğlenen ve seks-uyuşturucudan bolca bahsetmekten de çekinmeyen bir albüm RTJII. Albümü iki müthiş yetenekli adamın buluşmasından çok iki yakın arkadaşın buluşması olarak da nitelendirebiliriz; çünkü dinlerken ikisinin de ne kadar eğlendiğini hissedebiliyorsunuz resmen. Kimyası yüzde yüz tutan, neredeyse kusursuza yakın bir albüm RTJII.

Bunların haricinde albümün ücretsiz yayınlanması, Rage Aganist The Machine frontmani Zack De La Rocha‘ya ve Boots‘a yer vermesi, Killer Mike‘ın Ferguson olayı üzerine söyledikleri, El-P‘nin biraz fazla cool oluşu ve daha pek çok şey bu iki adama duyduğumuz saygıyı gün geçtikçe katladı.

2015’te Ne Alemde?: Run The Jewels III‘ün geleceğini biliyoruz. Bizi daha çok heyecanlandıran ise bir Kickstarter projesiyle hayat bulan, tüm albümün kedi sesleriyle remixlenmiş versiyonu olan Meow The Jewels. Tüm zamanların en garip albümlerinden biri olacağa benzeyen projede Zola Jesus, Boots, Baauer, Geoff Barrow ve daha pek çok isim var. Albümün bir trailer’ı bile var. Yani Run The Jewels‘un adını 2015’te de bolca duyacağız ve bu durumdan çok mutluyuz.