Shia LaBeouf

(OFF THE RECORD): VOL. L

1. Bu hafta Hailey Tuck isimli bir hanımla tanıştık. Jazz Age‘e duyduğunuz sempatiyi bu kendisine yönlendirebilirsiniz keza her yönüyle oralardan kopmuş gelmiş.

2. Yer gök Sleater-Kinney diye inlerken daimi bir fransızlık durumu içindeyseniz derdinizin dermanı ayağınıza kadar geldi. Spin bu hafta Sleater-Kinney’nin şimdiye kadar yayınlanmış bütün şarkılarını tek tek incelemiş. İyi iş, burada.

3. Sia‘nın Elastic Heart klibi insanlarda pedofili paniği yaratınca videonun arkasındaki kip sahne arkası görüntüleri insanlıkla paylaşma ihtiyacı hissetmiş. Paniğe gerek yok, ikisi de aynı insanı temsil ediyor diyorlar. Bir de Shia LaBeouf, muhtemelen yaptıkları işin sanat olduğunun altını çizmek için, tekrar tekrar “cathartic” diyor.

4. Her hafta bir kez Tina Fey demek alışkanlığa dönüştü ama elden bir şey gelmez, kadın çalışıyor. Tina Fey aşıklarına müjde, bu hafta yeni dizisi Unbreakable Kimmy Schmidt‘in trailer’ı yayınlandı. Dizi 6 Mart‘ta Netflix‘te.

5. Bu hafta okumaktan keyif aldığımı bir diğer şey de Richard Brody‘nin Whiplash eleştirisi oldu. Ayıla bayıla Whiplash öven milyonların karşısında söylediği şey çok net: “Bu sanat değil, askerlik.” Buradan.

(OFF THE RECORD): VOL. XLVIII

1. Thom Yorke yine çok kazandı. Öyle deniyor ki, deneysel işlerin adamı Eylül’de yayınladığı solo albümü BitTorrent üzerinden 4.4 milyon kez indirilmiş. Söz konusu sayının içinde 6 dolarlık paketin yanı sıra ücretsiz indirmeler de var, dolayısıyla 20 milyon coşkusuna kapılmamak gerek ama evet, yine çok kazanıldı.

2. Orange is The New Black‘in yeni sezon kadrosuna Ruby Rose‘un katılacağı açıklandı. Dahası kendisinin oynayacağı karakterin Piper ve Alex ile bir takım gönül ilişkileri içerisinde olacağının da haberi dört bir yanı sarmış durumda. Yeni sezon spoiler’ı veriyorm: Leitchfield Hapishanesi alev alacak.

ruby rose

3. Bundan sonra Alexa Chung daha ne kadar mükemmelleşebilir diye merak ettiğiniz anlarda kendisinin karaoke performansını hatırlayın.

4. SIA‘nın yeni klibiyle birlikte yine ortamlarda Shia LaBeouf‘ın adı geçmeye başladı. Konuya bir katkımız olacaksa:

5. MTV ikinci Nicki Minaj belgeselini hazır etmiş bile. Trailer’ına bakılırsa starlığın duygusal anlamda ne kadar yıpratıcı, ne kadar zor, ne kadar tehlikeli (yılan vardı) ve ne kadar başka şeyler olduğunu görmemiz ve Nicki Minaj’a çok saygı duymamız bekleniyor.

YENİ VİDEO: SIA – ELASTIC HEART

Chandelier şarkısıyla bütün yıl dilimizde olan, kendisiyle birlikte klibinde oynayan genç dansçı Maddie Ziegler‘in da yıldızını parlatan Sia‘dan bugün yeni bir klip geldi. 1000 Forms of Fear albümünden ikinci klip Hunger Games: Catching Fire filminin soundtrackinde de yer alan Elastic Heart için çekildi.  Elastic Heart’ın da klibinde yer alan Maddie Ziegler’a bu kez son zamanlarda sıradışı davranışlarıyla  gündemimizde olan Shia LaBeouf eşlik ediyor, kendisini bu genç yeteneğe ayak uydurabildiği için tebrik ediyoruz. Keyifli izlemeler.

2014: NYMPHOMANIAC

Neden Değerli? Lars von Trier’i tanıyan bilir, daha hiç yayınlanmadan önce bile, bütün filmleri gibi Nymphomaniac‘ın da herkese hitap edecek bir film olmadığını belliydi. Ne var ki, başarılı bir tanıtımla herkesin ilgisini zaten çekmişken bir de içeriği yüzünden Türkiye’deki sinemalarda yasaklanması üzerine uzunca bir süre gündemde kalmayı başardı.

Tahmin ettiğimiz gibi Lars von Trier, Charlotte Gainsbourg ve Stellen Skarsgard’ın elinin değdiği bir şeyin kötü olması mümkün değildi. Bütün Trier filmlerinde olduğu gibi bize farklı bir sinema deneyimi yaşatttığı, normal bir durumda olsa hiçbir şekilde bu filmi izlemeyecek olan insanlara bile kendini izlettiği için değerli.

Neyi Değiştirdi? Normal yaşamında da dünyalar tatlısı sayılamayacak bir insan olan Shia LaBeouf‘e karşı olan bu garip hislerimizle birlikte ününü de arttırdı, Charlotte Gainsbourg‘un oyunculuğuna hayranlığımızı binlerce katına çıkardı ve en önemlisi yüzlerce yönetmeni ve kurumu sansür karşısında birleştirerek bize sanatın özgürlüğüne önem veren insanların azımsanmayacak sayıda olduğunu gösterdi.

2015’te Ne Alemde? Şu sıralar bahsedilme sıklığı azalmış olsa da sadece 2015’te değil çok daha uzunca bir süre boyunca, sansür karşısında bir duruş sergilendiği her an akıllara geleceğinden hiç şüphemiz yok.