stream

STREAM: RYAN ADAMS – 1989

Ryan Adams‘ın haftalardır ucundan ucundan paylaştığı 1989, sonunda yayınlandı. Taylor Swift‘in pop harikası albümü 1989‘u baştan sona coverlayan Ryan Adams, albümü bir rock harikasına dönüştürmeyi mükemmel bir şekilde başarmış. Hatta Ryan Adams‘ın en iyi albümlerinden biri olmuş diyebiliriz. Taylor Swift‘in onayından da geçen ve Ryan Adams‘ın deyimiyle “sound olarak Bruce Springsteen’in Darkness on The Edge of Town albümüyle The Smiths’in Meat is Murder albümü arasında bir yerlerde olan” 1989‘u dinlemenizi şiddetle tavsiye etmekteyiz. Sırf Shake It Off yorumu için bile dinlenir doğrusu.

 

STREAM: KURT VILE – b’lieve i’m goin down…

25 Eylül’de yayınlacak taze Kurt Vile albümü b’lieve i’m goin down…‘u gün itibariyle dinlemeye başlayabilirsiniz. Hali hazırda iki videosu ve bir trailer’ı olan albüm hakkında az çok fikrimiz vardı. Dinledikçe sonbaharın huzuruna bir güzel dokunan albüm b’lieve i’m goin down…, hatıralara soundtrack olmuş gibi görünüyor.

Tracklist’i de şöyle bırakalım:

1 Pretty Pimpin
2 I’m an Outlaw
3 Dust Bunnies
4 That’s Life, tho (almost hate to say)
5 Wheelhouse
6 Life Like This
7 All in a Daze Work
8 Lost My Head there
9 Stand Inside
10 Bad Omens
11 Kidding Around
12 Wild Imagination

Deluxe 3 LP Edition: believe I’m goin (deep) down…

13 Believe I’m Goin down
14 Less Talk (More Walkin Away)
15 Nicotine Blues
16 Bad Omens (No Faders)
17 No Stranger to the Ball Bust
18 Sax Omens (J Turbo)

 

 

STREAM: ROBYN & LA BAGATELLE MAGIQUE – LOVE IS FREE EP

Biriciğimiz Robyn‘in Markus Jagerstedt ve Christian Falk ile ortak projesinin ilk meyvesi (umarız ki son olmaz) Love Is Free, Spotify’daki yerini aldı. Tam bir “throwback” tadındaki EP, güzel olduğu kadar kısa da. Evet, adı üstünde EP ama biz Do It Again‘e de doyamamıştık ve artık Robyn‘den şöyle upuzun bir albüm bekliyoruz. O zamana kadar günlük endorfin ihtiyacımızı bu EP ile gidereceğiz artık. İlk dinlemede favorimiz Set Me Free oldu, onu da eklemiş olalım.

STREAM: MAC DEMARCO- ANOTHER ONE

Yayın tarihine bir hafta kala, Mac DeMarco yeni albümü Another One ı NPR aracılığıyla dinleyicilere sundu. 8 şarkılık mini-albümüyle DeMarco, bu yakıcı yaz sıcağında adeta klima etkisi yaratıyor.

Buğulu gitar riffleri ve ritmik vokalleri ile klasik bir Mac DeMarco albümü olmasına rağmen Another One, canımızın birçok şeyi ilk defa deneyimlediği bir albümmüş. Mesela No Other Heart ve Another One şarkılarında DeMarco, gitar kullanmamış. Tamamı aşk şarkılarından oluşan ve melodileri ile tam bir yaz albümü olan Another One’ dan  I’ve Been Waiting For Her ü özellikle tavsiye ediyoruz. Mac DeMarco’ nun dediğine göre tam bir plaj şarkısıymış.

Ayrıca hatırlatmak da fayda var: Albümün son şarkısı My House By The Water’ın sonunda DeMarco, bizi evine, kahve içip muhabbet etmeye çağırıyor. Brooklyn civarında iseniz multi yetenekli şeker mi şeker bu insanı bir an önce ziyarete gitmeli, kahvesinden yudumlamalısınız. Bu fırsat kaçmaz, bizden söylemesi.

 

STREAM: TAME IMPALA – CURRENTS

17 Temmuz çıkış tarihli Currents, gün itibariyle dinlenebiliyor haliyle hayatlarımızdaki yerini aldı. 13 şarkıdan oluşan 51 dakikalık serüven Currents, yılın klişe olgularından “en”ler listelerinde 1. sıradaki yeri de kendini ayırttı gibi görünüyor.

Buyrun buradan: Currents

Burada da tracklist:

01. Let It Happen
02. Nangs
03. The Moment
04. Yes I’m Changing
05. Eventually
06. Gossip
07. The Less I Know the Better
08. Past Life
09. Disciples
10. ‘Cause I’m A Man
11. Reality In Motion
12. Love/Paranoia
13. New Person, Same Old Mistakes

Ve bir de albüm sürecinden kopup gelen Currents in the Making videosu:

 

STREAM: VINCE STAPLES – SUMMERTIME ’06

Yeni neslin en çok umut veren genç rapperlarından Vince Staples, efsane bir EP’nin üstüne 2 harika single ile çıtayı devamlı yükselterek ilerledi. 30 Haziran’da çıkacak olan ilk albümü Summertime ’06, To Pimp A Butterfly’dan beri en çok beklediğimiz hip-hop albümüydü ve sonunda stream’e sunuldu. Aşağıda dinleyebilirsiniz ve dinlemelisiniz de.

TAYLOR SWIFT APPLE MUSIC’I DE PROTESTO EDİYOR

Hali hazırda en popüler streaming servisi olan Spotify‘ın sanatçılara ödediği telif haklarının adaletsizliğini protesto etmek üzere kendi çalışmalarını Spotify üzerinden paylaşmayı bırakan Taylor Swift, henüz kullanıma açılmamış olan Apple Music‘i de protesto ettiğini Tumblr hesabı üzerinden yayınladığı bir yazıyla açıkladı. Sebep olarak Apple Music’in 3 aylık deneme periyodu boyunca sanatçılara ödeme yapmayacak oluşunu gösteren duyarlı sanatçıyı biz oldukça haklı bulduk. Kendisinin bir çeyrek yıl boyunca stream edilen şarkıları için bir ücret almayacak oluşundan büyük zarar görmeyecek olmasına rağmen bu durumun henüz ilk single’larını çıkarmakta olan yeni sanatçılar için büyük bir sorun olacağını belirten Taylor Swift, Apple‘a duydukları saygı yüzünden açık bir şekilde konuşamayan çevresinin şikayetlerini de dile getirdiğini söylüyor. Yazısını “Geri adım atmak için hala geç değil” diyerek bitiren Taylor’ın sesi duyulur ve bu konuda bir şeyler yapılır diye umuyoruz, zira hepimiz Apple’ı sanatçılara 3 aylık bir ödeme yapmakla batmayacak olduğunun farkındayız. Bununla birlikte Apple’a baş kaldırabilecek kadar büyük bir isim haline geldiği için de Taylor Swift’e bir kez daha hayran olmamak elde değil.

Apple Music ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için bu yazımıza da göz atabilirsiniz.

STREAM SAVAŞLARI: APPLE MUSIC, TIDAL VE SPOTIFY HAKKINDA BİLMENİZ GEREKEN HER ŞEY

Youtube’dan Pandora’ya, Spotify’dan Tidal’a streaming servisleri hepimizin hayatının bir parçası haline geldi. Doğal olarak biz müzikseverler birbirinden farklı hizmetler sunmayı vadeden bu uygulamalar arasından kendimize en çok uyanının arayışı içine girdik.

Öncelikle ülkemizde kullanılabileceğini pek de ummazken, Spotify hayatlarımıza hızlı bir giriş yaptı, henüz iç yüzünü bilmezken hemen kalplerimizi çaldı. Ardından geçtiğimiz mart ayının sonunda bir gün Twitter’da hangi ünlü sanatçıyı takip ediyorsak hepsinin profili turkuaza boyanmıştı. “Ne oluyor?” derken, Tidal diye bir şeyin adını işittik. Tidal, Jay Z’nin yepyeni streaming app’iydi artık hepimizin öğrendiği ve neredeyse unutmaya başladığı üzere. Geçtiğimiz haftaysa Apple, müzik dinleme tecrübemizi baştan sona değiştireceğini iddia ettiği yeni bir streaming servisinin tanıtımını yaptı. Şimdi denklemimizin içine bir de Apple Music dahil olunca kafalarımızdaki soru işaretleri de arttı, biz de bu belirsizliği bir sonuca ulaştırma çabasına giriştik.

Birkaç ay önce bu videoyla merakımızı kabartan Tidal, ardından onlarca sanatçının katıldığı bir etkinlikle kendini gösterdi. Başlangıçta heyecan büyüktü, ne de olsa Jay Z, Beyonce, Daft Punk, Alicia Keys, Chris Martin, Usher, Nicki Minaj, Rihanna, Kanye West ve Madonna gibi isimler, adını yeni işttiğimiz bir uygulamanın lansman etkinliğinde bir araya gelmişlerdi. Görünüşe göre Tidal sanatçıların onayını almıştı, Tidal ile sanatçıların hak ettikleri parayı alacakları iddia ediliyordu. Spotify gibi uygulamalara tepkili olan sanatçıların (bkz. Taylor Swift), Tidal’ın bir parçası olmaya ikna olması bizi de bu konuda ikna etti. Ne var ki Tidal, Spotify ve benzeri uygulamalardan birkaç kat daha fazla ücret talep ediyor, üstelik Spotify gibi ücretsiz seçeneği de yok. Kafamıza takılan bir diğer nokta da şöyle ki, Jay Z sahneye onlarca, hali hazırda fazlasıyla para kazanmakta olan sanatçı çıkartarak nereye varmaya çalıştı, o sahnede para kazanmakta zorluk çeken yetenekli müzisyenleri görmek daha ikna edici olmaz mıydı?

Apple Music’in lansmanında ise Tidal ile anlaşma aşamasında olduğunu düşündüğümüz Drake’in performansını izledik, Tidal’a nazaran çok daha az reklamını yaptılar. Nitekim ihtiyaçları da yoktu, siz kullanmak isteseniz de istemeseniz de Apple ürününüzün bir sonraki güncellemesinde Apple Music’i otomatik olarak yüklemiş olacaksınız -Bu noktada geçtiğimiz seneki U2 skandalını hatırlamamak elde değil-. Apple Music’e üye olup stream etmeye başlamanın ücreti ise Tidal’dan az, Spotify ile ise aynı, aylık 9.99 dolar, üstelik üç aylık deneme süresi boyunca ücretsiz. Yani Apple Music ceplerinizi boşaltmayacak, fakat istemeseniz de ona katlanmak zorundasınız.

Bu uygulamaları birbirinden ayıran artıları neler peki?

Öncelikle Tidal, benzerlerinin dört katı kalitede müzik vadediyor. Bunların yanında Tidal kullanıcıları kurucu üyelerinin (lansmanında sahnede gördüğümüz isimler) çalışmalarına ilk erişen insanlar olma şansına sahip oluyor. Tabii, ödediğiniz paranın %75’ini dinlediğiniz sanatçılara gidiyor olması da artı bir özellik. Bu özelliklere ekleyecek olursak Tidal, kurucu üyelerinin reklam desteğine de sahip.

Apple Music ise bu noktada algoritmaların yeterli olmadığı, bu tip uygulamalarda bir insan dokunuşunun gerekli olduğu argümanıyla yola çıkarak başta Zane Lowe olmak üzere BBC Radio 1’dan tanıdığımız başarılı DJ’leri kadrosuna dahil edip kullanıcılarına, bu DJ’ler tarafından hazırlanmış, 24 saatlik setler sunmayı vadediyor. Bunun yanında gerekliliği konusunda kafamızda soru işaretleri olsa da, Apple Music ile sanatçıların diskografilerinin yanında Instagram, Twitter, Youtube, Facebook hesaplarına da ulaşabiliyoruz ve sanatçılar direkt olarak dinleyicileriyle iletişim içinde olabiliyor. Apple Music’in şu ana kadar desteğini aldığı sanatçılar ise Drake, Adele, The Weeknd, Frank Ocean ve uygulamanın yapım aşamasında da rol alan Trent Reznor oldu. Trent Reznor’un 2013’ün sonlarından beri Apple’ın yakın zamanda satın aldığı Beats’in streaming servisi üzerinde çalıştığını ve Apple Music’in “beyni” olduğunu biliyoruz; ama diğer isimler önümüzdeki günlerde nasıl değişir hep birlikte göreceğiz. Ayrıca Apple Music en çeşitli ve geniş müzik arşivine sahip olduğunu iddia ediyor, çoğu sanatçının iTunes ile anlaşmasının olduğunu da göz önünde bulundurarak haklı olma ihtimallerinin yüksek olduğuna inanabiliriz. Ama bu noktada sanatçıların albüm satışlarına ne olacak diye de düşünmek gerek. Apple Music’in bahsetmeden geçemeyeceğimiz dezavantajı ise sundukları ses kalitesinin Spotify ve Tidal’a göre düşük olması; normal dinleyicilerin çok önemseyemeyeceği bir nokta olsa da müzik nerd’leri için anlaşmayı bozan bir faktör olacak gibi görünüyor.

Spotify ise bu yeni rekabete ayak uydurmak için yeterince çaba gösteriyormuş gibi görünmüyor açıkçası, her güncellemede uygulama daha kullanışsız hale geliyor. Gün geçtikçe Spotify’dan kazancının az olduğu gerekçesiyle müziğinin kullanım haklarını çeken sanatçı sayısı artıyor. Önümüzdeki günlerde Spotify’ın da harekete geçmesini bekliyoruz.

Bu yeni uygulamalarla ilgili geri dönüşler nasıl oldu?

Tidal’a olan ilgi çok hızlı bir şekilde düştü, Jay Z ve Jack White direkt olarak Tidal kullanıcılarını arayıp teşekkür ederek ilk andaki heyecanı korumaya çalıştıysa da çok başarılı olmuşlar gibi görünmüyor, zira Tidal şu an AppStore’un en çok indirilen 700 uygulama listesinden çıkmış durumda. Jay Z, #TidalFacts hashtag’ini kullanarak attığı bir dizi tweet’le “iyi gidiyoruz” mesajı veriyor olsa da istatistikler yüzlerine gülüyor gibi görünmüyor. Bunun yanında Death Cab for Cutie frontman’i Ben Gibbard, Lily Allen, Mumford and Sons’dan Marcus Mumford ve Haxan Cloak’ın Tidal’ın başarısız olacağı ve insanları korsan siteleri kullanmaya iteceği yönündeki yorumları da düşündürücü olduğu kadar hak verilesi.

Apple Music henüz kullanıma açılmadan, yazı içinde daha önceden bahsi geçen isimleri arkasına aldı bile. Drake Apple Music’in sağladığı sanatçı-dinleyici iletişiminin bir müzisyenin hayal edebileceğinin ötesinde olduğunu söylerken, Trent Reznor ise Apple Music’te, müziğe dijital bir şeye karşı olduğu gibi değil, bir sanat eserine yapılacak şekilde muamele edildiğini açıkladı. Ayrıca görünüşe göre Apple Music ileri tarihli planları için sanatçılarla görüşmelere başladı bile, Kanye West’in SWISH albümünün ilk kez bu ortamdan stream edilmesi için görüşmelerin devam etmekte olduğu söyleniyor. Açıkçası, Tidal’ın düşüşe geçtiği sıralarda Tidal’ı desteklediği tweetlerini silen Kanye West, bundan sonra Apple Music’i destekleme başlarsa hiç şaşırmayız. Bütün bunlara artı olarak en çok gündeme gelen tepki ise Spotify’ın kurucusu Daniel Ek’in yazıp hemen sildiği tweet oldu:


Bu tweet umuyoruz ki “Elinizden geleni yapın, bizim de büyük projelerimiz var” anlamına geliyordur ve Spotify da bu vesileyle kendini geliştirir.

Apple Music, şu an için yeterli olmadığı halde daha iyi bir alternatifi olmadığı için Spotify’a eli mahkum olan müzikseverlere umut ışığı oldu. Şu anki duruma bakacak olursak yapılacak en mantıklı hareket Tidal’ı hiç hesaba bile katmayıp Apple Music’in 3 aylık deneme süresini değerlendirerek Apple Music ve Spotify arasında bir karar vermek olacak gibi görünüyor. Umuyoruz ki bu rekabet hiçbir yerde aradığını bulamayan dinleyiciyi korsana yöneltmekten çok, uygulamalar için hem sanatçıya hem dinleyiciye istediğini verecek yönde bir gelişme ortamı yaratır.

STREAM: A$AP ROCKY – AT.LONG.LAST.A$AP

A$AP Rocky‘nin merakla beklediğimiz yeni albümü beklediğimizden bir hafta önce Spotify’daki yerini aldı. M.I.A., Kanye West, Miguel, ScHoolboy Q, Mark Ronson ve Future gibi isimleri konuk eden albüm, 1 saati aşan uzunluğuyla da günlük hip-hop ihtiyacımızı karşılar nitelikte. Yayınlanan single’lardan anladığımız kadarıyla A$AP Rocky’nin ilk mixtape’i ve albümünden daha farklı bir yerde duran At.Long.Last.A$AP hemen burada:

HAFTANIN ALBÜMLERİ: GOON & ECLIPSE & STRANGERS TO OURSELVES

Sanırız ki müzik açısından yılın en dopdolu haftasını yaşamaktayız. Kendrick Lamar‘ın muhteşemler ötesi, belki de yılın en iyi albümü olan To Pimp A Butterfly‘ın stream haberini vermiştik ve bu ara albümü çılgınlar gibi dinlemekteyiz. Marina & The Diamonds‘ın haftalar öncesinden sızan ve yine oldukça başarılı bulduğumuz 3. albümü FROOT‘un incelemesini de yaptık. Bu hafta merakla yolarını gözlediğimiz 3 albüm daha yayınlandı. Hepsini dinleyip sindirmeye nasıl vakit bulacağız bilemiyoruz.

Bunlardan ilki, Tobias Jesso Jr.‘ın ilk albümü Goon. Yayınladığı birkaç demoyla dikkati çeken ve How Could You Babe ile yavaş yavaş adını duyurmaya başlayan Tobias Jesso Jr.‘ın albümü, piyano temelli balladlardan oluşuyor. Albümde Patrick Carney, Ariel Rechtshaid ve Danielle Haim‘in de katkıları var. Biz tamamını dinleyebilmiş değiliz ama oldukça güzel bir albüme benziyor kendisi.

Twin Shadow‘un yeni albümü Eclipse‘e de bu hafta kavuştuk. Kendisinin dev bir müzik şirketinden (Warner Bros.) çıkan ilk albümü olan Eclipse, bunun neticesinde ilk dinlemede çok daha pop ve çok daha “büyük” şarkılara sahip gibi geldi bize. Kritik notlarıyla biraz korkutan albümü dinledikçe seveceğiz gibi geliyor. Albüm öncesinde yayınlanan şarkıları oldukça sevmiştik çünkü.

8 yıl aradan sonra yayınlanan Strangers to Ourselves de Mart ayının ağır toplarından. Albümün neredeyse yarısını önceden yayınlayan Modest Mouse, merakımızı üst seviyede tutmuştu. Albüm kusursuz değil fakat biz oldukça beğendik. Büyük hayranlarını belki tatmin etmeyecektir fakat 8 sene aradan sonra yeni bir Modest Mouse albümü dinlemek iyi hissettiriyor insana.

 

STREAM: CHARLI XCX – SUCKER

Charli-XCX-Sucker

Charli XCX‘in büyük merakla beklediğimiz ikinci albümü Sucker, sonunda stream’e sunuldu. Neredeyse yarısını daha önce yayınlanan singlelar sayesinde dinlediğimiz Sucker, baştan sona oldukça eğlenceli ve başarılı bir albüm olmuş gibi. İlk albümün elektronik ve karanlık pop etkileşimine tamamen ters bir şekilde 90’lar punk ve rock havasını yaşatan Sucker için yılın son bombalarından biri diyebiliriz. iTunes Radio üzerinden dinleyebilirsiniz.

STREAM: THE SMASHING PUMPKINS – MONUMENTS TO AN ELEGY

sp-608x608

The Smashing Pumpkins‘in yeni albümü Monuments To An Elegy, çıkış tarihinden 1 hafta önce iTunes Radio üzerinden stream’e sunuldu. Mötley Crüe davulcusu Tommy Lee‘nin konuk olduğu albüm, yalnızca 9 şarkı ve 32 dakika uzunluğunda. Albümde daha önce yayınlanan Tiberius, One And All, Being Beige ve Drum and Fife da yer alıyor. Buradan dinleyebilirsiniz.

STREAM: FLYING LOTUS – YOU’RE DEAD!

Flying-Lotus-Youre-Dead

Günümüz deneysel elektronik müziğin ve enstrümantal hip-hop’ın şahı, yüce insan Flying Lotus‘un yeni albümü You’re Dead!‘i uzun zamandır bekliyorduk. Albümün adına yaraşır bir şekilde Flying Lotus‘un doğum gününde, yani 7 Ekim’de yayınlanacak olan albüm, 3 gün önceden stream’e sunuldu. Kendisinden kötü bir albüm beklemek zaten imkansız fakat videosu taze, Kendrick Lamar destekli Never Catch Me ve bizi başka dünyalara uçuran Coronus, The Terminator‘ın ardından beklentilerimiz o kadar yükseldi ki “Yılın en iyi birkaç albümünden biri olabilir mi?” diye sormadan edemiyoruz. Albümü gün içinde buradan, “Psychedelic Death Trip” isimli oldukça acayip bir videolar silsilesi eşliğinde dinleyebilirsiniz.

Bu arada sizce de albüm görsel olarak harika durmuyor mu? Albüm ve single kapaklarından tutun da albümün tanıtım videosu ve stream’e eşlik eden filme kadar her şey inanılmaz yaratıcı gözüküyor. Bu sene La Roux – Trouble In Paradise ile birlikte bu açıdan favorimiz olabilir.

STREAM: WEEZER – EVERYTHING WILL BE ALRIGHT IN THE END

dd1bce56

Weezer‘ın yeni albümü Everything Will Be Alright in the End, resmi çıkış tarihinden 1 hafta önce stream’e sunuldu. İlk dinleyişte yaklaşık 4 yıllık bir aranın gruba yaradığını ve albümün son 10 yılda çıkardıkları en iyi işlerden biri olduğunu söyleyebiliriz. iTunes Radio üzerinden dinleyebilirsiniz.

Grubun son videosu Back to the Shack için:

STREAM: TRENT REZNOR & ATTICUS ROSS – GONE GIRL SOUNDTRACK

Gone-Girl-soundtrack

 

David Fincher’ın yönetmenliğinde romandan uyarlanan Gone Girl, 10 Ekim’de Türkiye’de vizyonda olacak ancak şu an asıl mesele bu değil.  Gone Girl’ün bir de soundtrack albümü var ve albüm Trent Reznor ve Atticus Ross tarafından yazıldı, yönetildi! Gün itibariyle de şuradan stream edilebiliyor: Gone Girl SoundtracK Album

Ön siparişi olan ve 30 Eylül’de yayınlanacak albümü stream ederken buyrun fragman: