the smiths

SALI PAZARI: 30.10.2018

İşte, haftanın en sevdiğimiz günü. Bildiğiniz üzere her salı günü Avaz ahalisi olarak o hafta severek dinlediğimiz şarkıları sizlerle buluşturuyoruz. Bu hafta da yine tezgahlarımızı sizler için açtık. Spotify listesini de hemen aşağıya iliştirdik. Buyurun:

(daha&helliip;)

4 ADIMDA AHMET KAYA’DAN THE SMITHS’E

“Dünya küçük” ya da bilimsel söyleme şekliyle, “dünyadaki her insana en fazla altı adımda ulaşabilirsin” derler. Söyledikleri doğru ya da yanlış ama insanlar arasındaki bağlantıları incelemeyi hep merak etmişizdir. Tabii konu müzik olunca bu bağlantıları takip etmek çok daha eğlenceli bir oyuna dönüşüyor. Biz bu oyunu çok oynuyoruz ve bu sefer 4 adımda Ahmet Kaya’dan The Smiths’e ulaştığımız bu akışa sizi de davet ediyoruz:

Rakı masalarında hep bir ağızdan söylenen şarkıların sahibi, ülkücülerin gizli sevdası Ahmet Kaya ile yola başladık:

Efkarlı masaların vazgeçilmezlerinden olan bu düetin altına Selda Bağcan, Ahmet Kaya ile beraber imzasını atmıştı:

Bu insanlar Selda Bağcan’ı nereden tanıyor da biz dinleyememişiz dememize neden olan en büyük olaylardan biri kendisinin 2016 Primavera Sound’da sahne almasıydı şüphesiz:

Aynı sene aynı festivalde sahne alanlardan biri de hepimizi kederden kedere sürükleyen Radiohead’di:

Ve Radiohead yakın zamanda The Smiths’in buram buram Smiths kokan bu şarkısını coverlamıştı:

OST #36: DANCE YOURSELF CLEAN

Kış melankolisine doğru yol aldığımız şu günlerde, o çok farklı olan Kasım aşkını deneyimleyememiş aksine kalbimizi kırdırmış olabiliriz. Siz takipçilerimize, bir başka hüzünlü playlistle iyileşme sürecini yokuşa sürmek yerine her şeyi boşverin, dans etmeye devam edin diyoruz ve kalp kırıklarının üstesinden dans ederek gelmeyi vadeden playlistimizi hemen şuracığa bırakıyoruz. Bol enerjili, az üzüntülü dinlemeler.

 

JEFF BUCKLEY’NİN DOKUNDUĞU ŞARKILAR

18 yıl önce bugün, Memphis nehrinde yitip gitti Jeff Buckley. Geriye bir tamamlanmış stüdyo albümü, ikinci bir tanesinin taslağı ve sayısız canlı performans kaldı. Kendine özgü tarzı, dinlerken huzur bulduğumuz sesiyle coverlanamaz, coverlanması teklif dahi edilemez sanatçılar arasında ilk sıralara yerleşti. Ancak kendisi yarım kalan kariyerine onlarca cover sığdırdı, birçok kez “Kim söylüyordu ki bu şarkıyı? Jeff için yazılmış olmalı.” dedirtti.

Günün duygusallığını, Jeff Buckley’nin bu dünyadan ayrılışının 18. yılında, dokunduğu şarkıları anarak pekiştirmek istedik, buyrun:

  1. Hallelujah (Leonard Cohen)

Jeff Buckley deyince Hallelujah düşüyor akıllara. Şarkının orijinali Leonard Cohen’in imzasını taşısa da, Jeff her zaman yaptığı gibi şarkıya ruhundan bir parça katarak bize diğer tüm versiyonlarını unutturdu. Şarkının ilk saniyelerindeki iç çekişiyle dahi tüylerimizin diken diken olduğu günleri hepimiz biliriz.

  1. Lilac Wine (Nina Simone)

Sizleri dükkânlardan restoranlara koşturup leylak şarabı sorduracak bir cover çalışması bu. Jeff’in dokunduğu her şarkı gibi, Lilac Wine da orijinaline göre daha sakin, insanı daha derinden etkiliyor.

  1. Je N’en Connais Pas La Fin (Edith Piaf)

Aslında Edith Piaf da coverlanamaz, coverlanması teklif dahi edilemezler listemizde Jeff’le yan yana duruyor, ve fakat bu kuralların Jeff için geçerli olması düşünülemezdi bile.

Gözlerinizi sımsıkı kapadığınızda, bir lunaparkta koşturan küçük bir çocuk görebilir, hatta o çocuk olabilirsiniz bu şarkıyı dinlerken. Jeff hakkında konuşan tüm arkadaşları, onun çocuksu yanından söz ediyorlar ve bizler o yanına bu cover’ında tanık olma şansını ediniyoruz.

  1. I Know It’s Over (The Smiths)

Jeff’in çok büyük bir The Smiths hayranı olduğunu biliyoruz. Sevgisini verdiği ropörtajlarla, canlı performanlarındaki monologlarıyla ve en önemlisi grubun şarkılarına yaptığı coverlarla gösterdi. The Smiths’in frontman’i Morrissey, en sevdiği albümler arasında Jeff’in Grace’ini gösteriyor, yani bu sevgi karşılıklı diyebiliriz.

Şimdiyse Avaz olarak sizlere dünyanın en güzel hüzünlenmesi için yol göstermeye hazırız. Tek yapmanız gereken I Know It’s Over’ı önce Morrissey’in sonraysa Jeff Buckley’nin sesinden dinlemek.

Jeff’in The Smiths’e hayat verdiği bir diğer cover için, The Boy With The Thorn In His Side.

  1. We All Fall In Love Sometimes (Elton John)

Bu şarkı için Elton John‘un gölgelerde yaşayan bir başyapıtı dersek yanlış olmaz herhalde. Hâlihazırda kalplerimizi kırmayı başaran bu şarkıyı Jeff’in ellerine teslim ederek bizlere kıyan kimdir bilmiyoruz, ancak ortaya çıkan şeyin bu dünyaya ait olmadığına kalıbımızı basmaya hazırız.

  1. Just Like A Woman (Bob Dylan)

Jeff’in sonsuz cover’lar listesinde en büyük paylardan birine, Bob Dylan coverları sahip. Yalnızca gitarı ve büyüleyici sesiyle Jeff’e daha çok yakışacak bir şey de düşünemezdik zaten. Dylan’ın Just Like A Woman’ından da içimizi sızlatacak bir şarkı çıkarmayı başarıyor Jeff ve önce orijinalini sonra cover’ını dinleyerek kendimizi üzmekten hoşlandığımız bir diğer şarkılar bütününü yaratıyor.

Jeff’in Dylan’a dokunduğu diğer anlar için, I Shall Be Released ve If You See Her, Say Hello.

Bob Dylan’la Jeff’in ilginç bir geçmişleri var. Dylan’ı canlı dinledikten sonra Jeff, bir konserinde sahnede onun taklidini yapıyor. Mekânda bulunan Dylan’ın menajeri, bu durumu komik bulmamış olacak ki Jeff bir özür mektubu yazıyor. Aşağıda mektubun bir parçasını görebilir, buradan Jeff’in sesinden tamamını dinleyebilirsiniz.

6353038289_282c0d97b1_o

  1. Three Is A Magic Number (Schoolhouse Rock)

Jeff’in eğlenceli yanına tanık oluyoruz bu cover’la. Ortalarda gezinen bir kaydı var, o da Mercury Lounge’ın yılbaşı etkinliğinden bir canlı performans. Dinleyicilerin de performansa katılımıyla ortaya ne zaman dinlesek yüzümüze bir gülümseme yerleştirecek bir şarkı çıkıyor.

  1. The Way Young Lovers Do (Van Morrison)

Jeff Buckley’nin adını coverladığı hangi sanatçıyla birlikte internette aratırsanız aratın, şarkıcının en iyi X cover’ı başlıklı yazılara ulaşıyorsunuz. Van Morrison da bir istisna değil elbet. Jeff’in The Way Young Lovers Do’su, çok çiğ, çok duygu yüklü bir versiyonu şarkının.

Jeff’in sesinden Van Morrison dinlemeye doyamıyorsanız ayrıca bakınız: Sweet Thing.

  1. I Never Asked To Be Your Mountain (Tim Buckley)

Hepsi bir yana, Jeff Buckley’nin kalpleri en çok kıran cover’ı bu olsa gerek! Soyadı benzerliğinden de anlaşılacağı üzere Tim Buckley, Jeff’in babasıydı. Jeff henüz doğmadan onu ve annesini terk etmişti ve bu şarkıyı onlar için yazmıştı. Babası sorulduğunda Jeff, ona gücenmediğini söylüyor, ancak biz bu cover’ı dinlerken kırılmadan edemiyoruz.

  1. Corpus Christi Carol (Anonim)

Yaralı bir şövalye ile onun yanı başında gözyaşı döken bir kadının hikâyesini anlatıyor Corpus Christi Carol. Gecenin ilerleyen saatlerinde gözlerinizi yumup dinlerseniz, Jeff’e hiç olmadığınız kadar yakın hissedeceğinizin garantisini veriyoruz.

  1. Dido’s Lament (Henry Purcell)

Dido’s Lament, 17. yüzyılda Henry Purcell tarafından yazılmış bir aria ve Jeff, bu aria’ya getirdiği yorumla bizlere dört oktavlık sesine ne düzeyde hâkim olduğunu gösteriyor. Baştan sona eargasm, baştan sona tüyleri diken diken edecek bir deneyim.