tidal

2015: APPLE MUSIC

Neden Değerli?: 2015 “streaming” servisi veren şirketlerin senesi oldu. Streaming rakamları 2014’ten 2015’e bile o kadar arttı ki artık sanatçılar albüm bile satamıyor. (Adele‘i bu kapsama almıyoruz tabi ki) Sanatçılar artık gerek ticari kaygılarla (Taylor Swift, Adele) gerekse de sanatsal değerin takdir edilmemesi gibi etik sebeplerle (Björk, Joanna Newsom) streaming servislerde albümlerinin yer almasına izin vermiyorlar. Bu endüstri bu kadar büyükken ve sektörün monopolü sene başında tek başına Spotify iken ilk önce şatafatlı bir törenle Tidal hayatımıza girdi. (Girdi mi?) Tidal mı Spotify mı derken bir de başımıza Apple Music çıktı. Tidal’ın farkı lossless audio kalitesiyle hizmet vermesi ve hissedarlarının sanatçılar olmasıydı. Peki Apple Music’in farkı ne? Apple Music henüz Türkiye’de hizmet vermese de Spotify ve Tidal’a göre çok daha interaktif bir platform. Sanatçılar ve radyocuların yaptığı radyo programları ve röportajlar, sanatçıların hayranlarıyla etkileşime geçebilme özelliği, şarkıların yanı sıra müzik klipleri ve sanatçı videoları gibi değişik içerikler barındırması Apple Music’i diğer streaming servislerinden ayıran özelliklerden birkaçı.

Neyi Değiştirdi?: Apple Music, Jay-Z‘nin başarısız Tidal girişiminden sonra Spotify‘a gerçek bir rakip oldu. Kullanıcılara ilk 3 ay ücretsiz deneme fırsatı vererek (Taylor Swift, tamam, sakin ol, ödeyecekler…) doğrudan kendine bir kullanıcı kitlesi oluşturdu. Her gün yeni bir içerik yeni bir özellikle kullanıcı sayısı günden güne artıyor. Streaming yarışında Spotify’ı sollaması hiç de olanaksız gözükmüyor açıkçası.

2016’da Ne Alemde?: Öncelikle ilk temennimiz tabi ki Türkiye‘de hizmet vermeye başlamaları. Bunun dışında 2016’da büyük işler yapacak gibi gözüküyorlar. Örneğin, daha geçtiğimiz günlerde 1989 World Tour Live projesi için Taylor Swift‘le olan işbirliklerini açıkladılar. 2016’da Apple Music‘in böyle işlerine şimdiden alışın diyoruz.

(OFF THE RECORD): VOL. LIX

1. Lena Dunham‘ın HBO için Max isimli yeni bir “feminist dizi” projesi hazırladığı haberi geldi. Kendisi hala çok yetenekli ve feminizmle popüler kültür bir arada çok tatlı ama lütfen artık biri yazar/yönetmen/müzisyen/pazarlamacılara “feminist yaklaşımla hazırlanmış içerik” ile “bir içerik olarak feminizm” arasındaki farkı anlatsın.

2. Taylor Swift, GQ’ya verdiği bir röportajda Bad Blood‘ın Katy Perry ile alakalı olmadığını açıklamış. Sevindik; Katy Perry‘i hakkında şarkı yazacak kadar önemsemesi normal değildi zaten.


3. Başrolde Drake‘in oynadığı bir filmi izlemez miydiniz? W Magazine‘e verdiği röportajda oyunculuk yıllarını yad eden Drake meğer senelerdir bir rol teklifi gelse de oyunculuğa dönsem diye bekliyormuş. Bir seneye kalmaz kendisini uçmalı kaçmalı bir Hollywood filminde görürüz.

4. Doğumuyla neredeyse eş zamanlı olarak tarihin derinliklerine gömülen Tidal‘ın varlığını unutmuş olmanız normal; Jay Z de unutmuş. Mısırlı besteci Baligh Hamdi’nin müziğinin izinsiz sample’lanması üzerine açtığı davada yaptığı işler sorulan Jay Z, sayısız meşgalesi arasında Tidal’ı saymayı unutmuş. Mahkeme salonunda yaşanan diyalog tam olarak şöyle:

Jay Z: “I make music, I’m a rapper, I’ve got a clothing line, I run a label, a media label called Roc Nation, with a sports agency, music publishing and management. Restaurants and nightclubs … I think that about covers it.

Avukatı: “I’m not so sure. You have a music streaming service [Tidal], don’t you?”

Jay Z: “Yeah, yeah. Forgot about that.”

5. Kaan Tangöze‘nin solo albümünü dinleme girişiminde bulunduk bu hafta. Çok politik ve bir o kadar Türkçe country müziğin bünyemizde yarattığı ani şok sonrası albümün kalanını dinlemeye cesaret edemedik ama sizin ne düşündüğünüzü çok merak ediyoruz.

STREAM SAVAŞLARI: APPLE MUSIC, TIDAL VE SPOTIFY HAKKINDA BİLMENİZ GEREKEN HER ŞEY

Youtube’dan Pandora’ya, Spotify’dan Tidal’a streaming servisleri hepimizin hayatının bir parçası haline geldi. Doğal olarak biz müzikseverler birbirinden farklı hizmetler sunmayı vadeden bu uygulamalar arasından kendimize en çok uyanının arayışı içine girdik.

Öncelikle ülkemizde kullanılabileceğini pek de ummazken, Spotify hayatlarımıza hızlı bir giriş yaptı, henüz iç yüzünü bilmezken hemen kalplerimizi çaldı. Ardından geçtiğimiz mart ayının sonunda bir gün Twitter’da hangi ünlü sanatçıyı takip ediyorsak hepsinin profili turkuaza boyanmıştı. “Ne oluyor?” derken, Tidal diye bir şeyin adını işittik. Tidal, Jay Z’nin yepyeni streaming app’iydi artık hepimizin öğrendiği ve neredeyse unutmaya başladığı üzere. Geçtiğimiz haftaysa Apple, müzik dinleme tecrübemizi baştan sona değiştireceğini iddia ettiği yeni bir streaming servisinin tanıtımını yaptı. Şimdi denklemimizin içine bir de Apple Music dahil olunca kafalarımızdaki soru işaretleri de arttı, biz de bu belirsizliği bir sonuca ulaştırma çabasına giriştik.

Birkaç ay önce bu videoyla merakımızı kabartan Tidal, ardından onlarca sanatçının katıldığı bir etkinlikle kendini gösterdi. Başlangıçta heyecan büyüktü, ne de olsa Jay Z, Beyonce, Daft Punk, Alicia Keys, Chris Martin, Usher, Nicki Minaj, Rihanna, Kanye West ve Madonna gibi isimler, adını yeni işttiğimiz bir uygulamanın lansman etkinliğinde bir araya gelmişlerdi. Görünüşe göre Tidal sanatçıların onayını almıştı, Tidal ile sanatçıların hak ettikleri parayı alacakları iddia ediliyordu. Spotify gibi uygulamalara tepkili olan sanatçıların (bkz. Taylor Swift), Tidal’ın bir parçası olmaya ikna olması bizi de bu konuda ikna etti. Ne var ki Tidal, Spotify ve benzeri uygulamalardan birkaç kat daha fazla ücret talep ediyor, üstelik Spotify gibi ücretsiz seçeneği de yok. Kafamıza takılan bir diğer nokta da şöyle ki, Jay Z sahneye onlarca, hali hazırda fazlasıyla para kazanmakta olan sanatçı çıkartarak nereye varmaya çalıştı, o sahnede para kazanmakta zorluk çeken yetenekli müzisyenleri görmek daha ikna edici olmaz mıydı?

Apple Music’in lansmanında ise Tidal ile anlaşma aşamasında olduğunu düşündüğümüz Drake’in performansını izledik, Tidal’a nazaran çok daha az reklamını yaptılar. Nitekim ihtiyaçları da yoktu, siz kullanmak isteseniz de istemeseniz de Apple ürününüzün bir sonraki güncellemesinde Apple Music’i otomatik olarak yüklemiş olacaksınız -Bu noktada geçtiğimiz seneki U2 skandalını hatırlamamak elde değil-. Apple Music’e üye olup stream etmeye başlamanın ücreti ise Tidal’dan az, Spotify ile ise aynı, aylık 9.99 dolar, üstelik üç aylık deneme süresi boyunca ücretsiz. Yani Apple Music ceplerinizi boşaltmayacak, fakat istemeseniz de ona katlanmak zorundasınız.

Bu uygulamaları birbirinden ayıran artıları neler peki?

Öncelikle Tidal, benzerlerinin dört katı kalitede müzik vadediyor. Bunların yanında Tidal kullanıcıları kurucu üyelerinin (lansmanında sahnede gördüğümüz isimler) çalışmalarına ilk erişen insanlar olma şansına sahip oluyor. Tabii, ödediğiniz paranın %75’ini dinlediğiniz sanatçılara gidiyor olması da artı bir özellik. Bu özelliklere ekleyecek olursak Tidal, kurucu üyelerinin reklam desteğine de sahip.

Apple Music ise bu noktada algoritmaların yeterli olmadığı, bu tip uygulamalarda bir insan dokunuşunun gerekli olduğu argümanıyla yola çıkarak başta Zane Lowe olmak üzere BBC Radio 1’dan tanıdığımız başarılı DJ’leri kadrosuna dahil edip kullanıcılarına, bu DJ’ler tarafından hazırlanmış, 24 saatlik setler sunmayı vadediyor. Bunun yanında gerekliliği konusunda kafamızda soru işaretleri olsa da, Apple Music ile sanatçıların diskografilerinin yanında Instagram, Twitter, Youtube, Facebook hesaplarına da ulaşabiliyoruz ve sanatçılar direkt olarak dinleyicileriyle iletişim içinde olabiliyor. Apple Music’in şu ana kadar desteğini aldığı sanatçılar ise Drake, Adele, The Weeknd, Frank Ocean ve uygulamanın yapım aşamasında da rol alan Trent Reznor oldu. Trent Reznor’un 2013’ün sonlarından beri Apple’ın yakın zamanda satın aldığı Beats’in streaming servisi üzerinde çalıştığını ve Apple Music’in “beyni” olduğunu biliyoruz; ama diğer isimler önümüzdeki günlerde nasıl değişir hep birlikte göreceğiz. Ayrıca Apple Music en çeşitli ve geniş müzik arşivine sahip olduğunu iddia ediyor, çoğu sanatçının iTunes ile anlaşmasının olduğunu da göz önünde bulundurarak haklı olma ihtimallerinin yüksek olduğuna inanabiliriz. Ama bu noktada sanatçıların albüm satışlarına ne olacak diye de düşünmek gerek. Apple Music’in bahsetmeden geçemeyeceğimiz dezavantajı ise sundukları ses kalitesinin Spotify ve Tidal’a göre düşük olması; normal dinleyicilerin çok önemseyemeyeceği bir nokta olsa da müzik nerd’leri için anlaşmayı bozan bir faktör olacak gibi görünüyor.

Spotify ise bu yeni rekabete ayak uydurmak için yeterince çaba gösteriyormuş gibi görünmüyor açıkçası, her güncellemede uygulama daha kullanışsız hale geliyor. Gün geçtikçe Spotify’dan kazancının az olduğu gerekçesiyle müziğinin kullanım haklarını çeken sanatçı sayısı artıyor. Önümüzdeki günlerde Spotify’ın da harekete geçmesini bekliyoruz.

Bu yeni uygulamalarla ilgili geri dönüşler nasıl oldu?

Tidal’a olan ilgi çok hızlı bir şekilde düştü, Jay Z ve Jack White direkt olarak Tidal kullanıcılarını arayıp teşekkür ederek ilk andaki heyecanı korumaya çalıştıysa da çok başarılı olmuşlar gibi görünmüyor, zira Tidal şu an AppStore’un en çok indirilen 700 uygulama listesinden çıkmış durumda. Jay Z, #TidalFacts hashtag’ini kullanarak attığı bir dizi tweet’le “iyi gidiyoruz” mesajı veriyor olsa da istatistikler yüzlerine gülüyor gibi görünmüyor. Bunun yanında Death Cab for Cutie frontman’i Ben Gibbard, Lily Allen, Mumford and Sons’dan Marcus Mumford ve Haxan Cloak’ın Tidal’ın başarısız olacağı ve insanları korsan siteleri kullanmaya iteceği yönündeki yorumları da düşündürücü olduğu kadar hak verilesi.

Apple Music henüz kullanıma açılmadan, yazı içinde daha önceden bahsi geçen isimleri arkasına aldı bile. Drake Apple Music’in sağladığı sanatçı-dinleyici iletişiminin bir müzisyenin hayal edebileceğinin ötesinde olduğunu söylerken, Trent Reznor ise Apple Music’te, müziğe dijital bir şeye karşı olduğu gibi değil, bir sanat eserine yapılacak şekilde muamele edildiğini açıkladı. Ayrıca görünüşe göre Apple Music ileri tarihli planları için sanatçılarla görüşmelere başladı bile, Kanye West’in SWISH albümünün ilk kez bu ortamdan stream edilmesi için görüşmelerin devam etmekte olduğu söyleniyor. Açıkçası, Tidal’ın düşüşe geçtiği sıralarda Tidal’ı desteklediği tweetlerini silen Kanye West, bundan sonra Apple Music’i destekleme başlarsa hiç şaşırmayız. Bütün bunlara artı olarak en çok gündeme gelen tepki ise Spotify’ın kurucusu Daniel Ek’in yazıp hemen sildiği tweet oldu:


Bu tweet umuyoruz ki “Elinizden geleni yapın, bizim de büyük projelerimiz var” anlamına geliyordur ve Spotify da bu vesileyle kendini geliştirir.

Apple Music, şu an için yeterli olmadığı halde daha iyi bir alternatifi olmadığı için Spotify’a eli mahkum olan müzikseverlere umut ışığı oldu. Şu anki duruma bakacak olursak yapılacak en mantıklı hareket Tidal’ı hiç hesaba bile katmayıp Apple Music’in 3 aylık deneme süresini değerlendirerek Apple Music ve Spotify arasında bir karar vermek olacak gibi görünüyor. Umuyoruz ki bu rekabet hiçbir yerde aradığını bulamayan dinleyiciyi korsana yöneltmekten çok, uygulamalar için hem sanatçıya hem dinleyiciye istediğini verecek yönde bir gelişme ortamı yaratır.

(OFF THE RECORD): VOL. LVIII

1. Haftanın en komik/saçma/manasız olayı Jay Z ve Marina Abramovic arasındaki anlaşmazlık oldu. Marina Abramovic Jay Z’nin Picasso Baby videosu için The Artist Is Present isimli çalışmasını kullandığını ama söz verdiği gibi bağışta bulunmadığını ve kullanılmış hissettiğini açıkladı. İki gün sonra Marina Abramovic Institute Jay Z’nin bağış yaptığını ama Marina Abramovic’e haber vermediklerini söyleyip iki taraftan da özür diledi. Teşekkürler.

2. Alt-J şarkısı yapmanın formülünü merak ediyorsanız bol miktarda narkotik (muhtemelen yani) ve mısır patlağı eşliğinde hazırlanmış bir video bu hafta Youtube’la buluştu. Video yayınlandıktan yaklaşık 1 gün sonra Alt-J Twitter’daki profil fotoğrafını mısır patlaklarıyla değiştirdi. Komik video, çok güzel hareket.

3. Coldplay ve Game of Thrones güçlerini birleştirdi. Red Nose Day için hazırlanan 12 dakikalık skeçte Chris Martin‘in öncülüğünde başlayan Game of Thrones müzikali macerası anlatılıyor.

4. Beyoncé ve Nicki Minaj‘ın yeni videoları Feeling Myself haftaiçi Tidal üzerinde yayınlandı ve hala daha insanlığın geri kalanıyla paylaşılmış değil. Haftaiçi herkes klibin mükemmelliğinden ve Beyoncé ile Nicki Minaj’ın eşsizliğinden bahsetmiş olsa da hayır, henüz daha Tidal’a gelmeye ikna olmuş değiliz.

5. Miley Cyrus‘un evsiz LGBT gençler için kurduğu The Happy Hippie Foundation için hazırladığı Backyard Sessions videolarına bayılıyoruz. BA – YI – LI- YO- RUZ.

#TBT: JAY Z

TIDAL vesilesiyle bütün müzik dünyasını indiecisinden, rapçisine bir sahneye dizen (Ama neden?), turkuazıyla gözlerimizi yakan, bütün gündemimizi meşgul eden Jay Z’yle 11 yıl öncesine, 2004’e gidiyoruz; Jay Z henüz Beyoncé‘yle evlenmemiş, Kanye West‘le kanka değil ve Linkin Park‘la EP çıkartıyor:

Bonus:
Jay Z ilk kez televizyon kameraları karşısında:

 

YENİ VİDEO: BEYONCÉ – DIE WITH YOU

Tam Tidal‘ın yarattığı dalgalar dinmeye başladı demişken Tidal cephesinden yeni haberler geldi. Beyoncé‘nin videoyu da kendi çeken eşi Jay-Z için söylediği Die With You çiftin evlilik yıldönümlerinde sadece Tidal üzerinden izlenecebilecek bir şekilde paylaşıldı. Videoda şaşırtıcı olan şey bugüne kadar herhangi bir enstrüman çalarken görmediğimiz Beyoncé’yi piyano başında görmek oldu. Anlaşılan Die With You ilk de olmayacak. Nicki Minaj da bugün attığı bir tweet ile Tidal’a özel çekimleri olduğunu paylaştı.

 

 

TIDAL: YER GÖK TURKUAZ

Jay Z‘nin “stream” bir şekilde müzik dinleme hizmeti Tidal müzik dünyasına hızlı bir giriş peşinde. Şimdiye kadarki söylemlerde daha iyi bir ses kalitesi iddiası taşıyan Tidal, bu akşam Jay Z’nin düzenleyeceği bir basın toplantısıyla tanıtılacak. Tabi hizmetin arkasındaki isim Jay Z olunca destekler art arda geldi. Daft Punk, Calvin Haris, deadmau5 gibi isimler Facebook ve Twitter profillerini Tidal için Turkuaz’a boyadı. Daha yakın çevreden Kanye West, Rihanna gibi isimlerse TIDALforAll hashtagiyle tweet attılar.

Peki, Tidal’in müzik sektörüne ne gibi etkileri olacak? Onu da yakın bir zamanda göreceğiz.