yeni sezon

FREE FRIDAY (OZDELİCE)

  • Sahalara geri dönme vaktimin geldiği bir zaman diliminde olduğum için İstanbul’a yeni sezonda kimler gelecek, çok merak ediyorum. Babylon 14 Eylül’de, Salon da 20 Eylül’de açılış partisi ile yeni sezonu başlatıyor. Gelen isimlerle muhtemelen bu sene tanışacak olsam da bu sezonun temposunun yüksek olacağını düşünüyorum.

Ayrıca Red Bull Music Festivali ve MIX‘i merakla bekliyorum. Detaylar için aylık takvimleri bekliyoruz.

  • Susamam çıktı, ortalık karıştı. Soluksuz izlediğim 15 dakikayı Ezhel’in Olay‘ı ile cilaladım. Böyle üretimleri görmeye çok ihtiyacımız var. Bir yerlerde tadımız kaçmasa çok daha güzel olurdu. Tüm dinamikleri hesaba katmadan iş yapmak, proaktif davranamamak sanırım genetik bir sorun.

  • Belediyenin vapurda başlattığı caz dinletisi hakkında neler düşünüyorsunuz? Sanıyorum bu çok yeni bir girişim olmamakla birikte Twitter’daki yerini henüz almış görünüyor. “Gelenek ve göreneklerimize ne oldu?” diye çıkış yapan birileri kesin olmuştur diye düşünüyorum ancak kim ne dersin desin, Boğaz Caz müzik ile güzel.

  • Geçenlerde borderline kişilik örüntüleri ve nesne sürekliliği hakkında bir makale okurken günümüz gençliğinin müziğe bakış açısına dokunan ifadeler keşfettim. Makalede günümüzde ilişkilerin çok çabuk tüketilmesiyle artık sevginin gelip geçici olduğu ve hatta bu tanımı yapmanın zorlaştığı, o yüzden ilişkiye bağlanmanın temellerinin yitirildiği yazılmıştı. Baktığınızda evet, sürekli tüketim ilişkilenme biçimlerimize de yansıyor ve bağlanmakla bağlanmamak arasındaki boşlukta yüzerek ve belki de bu süreçte çok fazla partner değiştirerek borderline kişilik örüntüsüne ilişkilerde teğet geçebiliyoruz. Bunun müzikle olan alakası da artık gelecekte “arabesk müzik” diye bir kavramın olmayacağı… Çünkü derinden sevme, gönülden bağlanma, aşk acısı çekme gibi kavramlar rafa kalkacak ve anı değerlendiren günümüz, ilişkilerde de sadece yanında olanı görecek ve güzel zaman geçirmediğini anladığı an bağlanmadan hayatına bir yenisi ile devam edecek. Bu bir yandan nesne sürekliliğini de doğrular nitelikte oluyor. ((Yalnız buna nasıl ulaştığımı cidden hatırlamıyorum, çok okumak ve dinlemekten tüm kaynaklarım birbirine girdiği için referans vermek isteyen olursa sevinirim.)

  • Afrobeats dinlediğim günlere uzun bir ara vermeye karar verdim. Son kapanışı da yine bir Afro ile yaparak Rema’dan Dumebi’yi sizlere emanet ediyorum.

SALON İKSV: 2018

Geçtiğimiz sezon bizi konsere doyuran Salon İKSV, 2018’de de ajandalarımızı tıka basa doldurmaya geliyor. Daha önce açıklanan Wild Beasts ve King Gizzard & The Lizard Wizard gibi isimlerin yanı sıra bugün King Krule, Khruangbin ve Angel Olsen da dahil pek çok yeni ismi duyurdu Salon. Evet, King Krule! Önümüzdeki aylarda bizi hangi isimler bekliyor, en çok ilgimizi çekenleri bir derledik. Biletlerin 12 Aralık’ta satışa çıkacağını da söylemiş olalım. (daha&helliip;)

TRAILER: GIRLS

Takibinde peşinde koştuğumuz ender dizilerden Girls, yeni fragmanını yayınladı. 21 Şubat‘ta 5.sezonu ile HBO‘daki yerini alacak olan dizi, kızların artık olgunlaştığını bangır bangır söylüyor.

Öyle ki bu sezona evlilik ile başlıyoruz ve çoğu şey değişmiş görünüyor (Ama bu bir “Olgunluk mudur?” bilemeden) 21 Şubat’ı bekleyeceğiz.

 

BU SEZON HERKESİN SALON’U KENDİNE

Salon IKSV‘yi bilirsiniz, en coşkulu müzik dinleyicilerinin bile her sezon mutlaka yeni birileriyle tanışmasına vesile olmak gibi bir durumları var. Bu dinleyiciler için böyle, kendileri için de böyleydi ve yeni sezon programlarını tanıtırken bu misyonu daha da sahiplenmek için olsa gerek “Tam Senlik!” isimli bir uygulamayı yayına soktular.

Screen Shot 2015-10-20 at 16.49.11

Uygulama basit, sorulara verdiğiniz cevaplara göre etkinlik önerisinde bulunuyor. Sonuçların ne kadar başarılı olduğuna da siz karar vereceksiniz ama biz yeni sezon konserlerine bir kez daha heyecanlanmak için iyi bir bahane olduğunu düşündük. Uygulama için şuradan.

JENERİK: TRUE DETECTIVE 2. SEZON

Bugün başlayan 2. sezonuyla “Woorrldd stop!” dedirten True Detective‘in ilk sezon jeneriğini sanırız ki diziyle alakası olmayanlar bile biliyordur. Karakterleri ve konusu kadar jeneriğiyle de efsaneleşen dizinin yeni sezon jeneriğini de bir hayli merak ediyorduk. Leonard Cohen‘in Nevermind isimli şarkısının kullanıldığı jenerik mükemmel görünse de ilk sezondan sonra ister istemez bir “eehhh” diyor insan.

Tek Oturuşta: OITNB Üçüncü Sezon

Son 3 gündür dünyanın dört bir tarafında çoğunluğu kadın yüz binlerce insan için hayat hemen hemen aynı: Orange Is The New Black‘in üçüncü sezonu, ev ahalisiyle minimum etkileşim ve bol miktarda sırt ağrısı. Devam eden süreçte Tumblr’da gif bakmak ve diziyi izleyen az sayıda tanıdığınızın da bir an önce bitirmesini beklemeye başlamak geliyor – ki bu sayede kafanızın içindekileri dökebileceğiniz birileri olsun. İşbu yazı, en son basamaktaki paylaşma ihtiyacına yönelik olarak şekil buluyor.

Dizinin açıklanan tarihten 1 gün erken yayınlanarak insanlık tarihinin en bitmeyen mesaisini yaşatmasının ardından (Bir noktada ofiste “İstersen yarım gün izin verelim sana” lafını işittim. Tatlı bir şekilde değildi.) tüm zamanların en büyük hayal kırıklıklarından birini yaşattığını üzülerek belirtmek zorundayım. Herkes -haklı olarak- #SorryNotSorry diye tanıtımı yapılan bir sezonun sert geçmesini bekliyordu. Diğer yandan karakterlerdeki ve Lithcfield’daki değişimler bende bunun bir geçiş sezonu olduğu izlenimini yarattı. Sezonda olan bitene yakından bakmak gerekirse:

> Üçüncü sezon için ortamda görünür bir düşman yok çünkü düşman sistemin kendisi, Litchfield deniyor. Karakterlerin hemen hepsinin çaresizlik, yalnızlık, depresyon ve tutunacak bir dal arama hali içerisinde olduğunu göz önünde bulundurunca hakkını vermemişler diyemem. Soso, Poussey ve Lorna‘nın yalnızlık karşısındaki reaksiyonları; Norma etrafında kurgulanan dini oluşum; Sophia‘nın transfobiyle karşı karşıya kalması ve Litchfield sınırları içerisindeki bütün annelerin çocuklarıyla yaşadıkları problemlerin hepsi buna işaret ediyor.

soso

> Dert ve tasa durumları dışında sezon çok dağınıktı, bütün karakterleri bir araya toplayan bir olay yoktu – ki çoğu izleyicinin memnuniyetsizliğinin sebebi de bu aslen. Piper‘ın kullanılmış iç çamaşırı satma işi bu problemin biraz da olsa üstesinden gelmiş olsa da sezonun çok sonlarına doğru ortaya çıktı, doğal olarak baştaki bölümleri kurtaramadı.

> Cindy bu sezon mükemmel değil miydi? Mükemmeldi.

Screen Shot 2015-06-13 at 1.59.48 AM

> Üçüncü sezonun en çok dönüşen karakteri şüphesiz Piper oldu. An itibariyle OITNB izleyicilerinin neredeyse tamamı Piper’dan nefret etse de şahsi olarak kendisinin acımasız bir çete liderine dönüşmesini coşku ve heyecanla izliyorum. Hatta dördüncü sezona dair büyük beklentilerim varsa (ki var ama daha sonra bahsedeceğim), o da yeni sezonda Piper’ın birileriyle savaşa girişecek olması üzerine. Son bölümde Stella’dan aldığı intikam karakterinin zirvesi olabilir.

> Stella demişken, bütün bir pazarlama kampanyasını “Über seksi, komik ve tatlı Stella’nın Litchfield’a gelip Piper’a göz koyması” üstüne kurgulayıp beklentileri karşılamamak kadar ayıp bir şey daha olmayabilir. Stella’nın bütün sezondaki tek fonksiyonu Piper’ın içindeki canavarın ortaya çıkışını görebileceğimiz bir alan oluşturması oldu. Gerçek bir karakter bile denemez; yalnızca etrafta dolanıp seksi bakışlar atıyor. Başka seksi bir şey de yapmıyor bu arada.

tumblr_inline_npxbrwL5QU1rvs45u_500

> Geçmiş hikayeleri anlatma konusunda bir önceki sezonun tadını veren tek hikaye Pennsatucky‘ninkiydi. Big Boo‘yla aralarındaki arkadaşlık sezonun en güzel olaylarından biri olabilir.

Tekrar dönüp bakınca üçüncü sezon OITNB’in en iyi sezonuydu denemez ama daha büyük bir şeylerin habercisi denebilir. Önceki sezonda açtıkları hikayeleri, en başta Dayanara‘nın artık kabak tadı veren hamileliğini, Lorna – Nicky mevzusunu, Red‘in hikayesini neredeyse sonuca erdirdiler ve yeni hikayelere yer açtılar. Dahası an itibariyle yeni sezonda cevaplanması bekleyen sayısız soru var: Bennett’a ne oldu? Alex’e ne olacak? Sophia SHU’dan çıkacak mı? Stella ve Nicky Max’ten dönecek mi? Litchfield nasıl bir yere dönüşüyor? Piper WTF? Sıradaki sezonda Litchfield’ın çok adaletsiz bir yere dönüştüğünü göreceğimiz kesin, Piper’ın tavrı muhtemelen yeni bir düşmanlığı körükleyecek (bence Stella’yla) ve şanslıysak bu sezon diğer hikayelerin çözülmesi için yok edilen karakterler (en başta Nicky) yepyeni hikayelerle geri dönmüş olacak. Tek sıkıntı şu ki bir yıl daha beklememiz gerekiyor.

tumblr_npxo6ypFT31spbw2so1_1280

GAME OF THRONES’DAN YENİ SEZONA DAİR

 

Isaac Hempstead Wright aka Bran Stark yeni sezondan spoiler verdi.  Game Of Thrones‘un 5. sezonu üzerine açıklamalarda bulunan Wright, yeni sezonda iki önemli karakterin dizinin bu sezonunda yer almayacağını belirtti.

Şöyle söyleyelim: Bu sezon Hodor ve Bran Stark‘ı dizide göremeyeceğiz. Bran Stark ve Hodor’un akıbetini kitabın gidişatına bağlayan Wright da ileride neler olacağını tam olarak bilemediğini ifade etti.

David Benioff ve D.B. Weiss  7 sezonun sonunda kitap bitse de bitmese de tüm sezonları özetlemeyi planlıyor. Yani yönetmenler kitabın akışından hızla uzaklaşırken bu ister istemez karakterlere de yansıyor olacak. Isaac Hempstead Wright’ın demek istediği de bu noktada şekilleniyor: Bran Stark ve Hodor artık ana karakterlerden yedek kulübesine geçiş yaparken diğer karakterler/hikayeler de hızlanacak, odak noktası diğerlerine doğru ilerleyecek.

Hodor’u özleyeceğiz!