zorlu psm

HAZİRAN TAKVİMİ: YAZ YÜKLENİYOR (%51)

Yazın gelmeyi reddettiği İstanbul, takvimini de dolayısıyla pek şenlikli sunmuyor önümüze. En keyifli haberin Peyote Cennet Bahçesi olduğu bu Haziran ayı için umuyoruz kendinize müzikli günler yaratabilirsiniz. İyi eğlenceler!

1 Haziran

Arkaoda // DJ NIO

kargART // Robonima Label Night (Roof Penguin + Midvil + Nokken)

2 Haziran

Arkaoda // Sacha Mambo

Kafes // EGG London Presents: & ME + Adam Port

kargART // Frozen Clouds / Grapes in the Mouth /

3 Haziran

Kanto // Melik Şah ve Saz Arkadaşları

Kafes // Just This İstanbul: Hunter/Game, Pizetsky

kargART // Reptilians from Andromeda + Young Shaven

Akbank Sanat // Akbank Sanat Nordik Film Günleri

Peyote Cennet Bahçesi // Kim Ki O – Gevende

4 Haziran

Arkaoda // Klan 2.yıl Buluşması

kargART // Tahribad-ı İsyan

5 Haziran

Zorlu PSM // 45. İstanbul Müzik Festivali: La Stravaganza

7 Haziran

Arkaoda // Islandman DJ Set – Tolga Böyük

8 Haziran

Mentha // Hey! Douglas

9 Haziran

Zorlu PSM // Babamın Şarkıları Munir Nurettin Selçuk Eserleri

Kafes // Oxia + Jonathan Kaspar

If Performance Hall Beşiktaş // Adamlar

10 Haziran

Kafes // Cubicolor

Arkaoda // Sleep D. DJ Set

Peyote Cennet Bahçesi // Jakuzi & Palmiyeler

14 Haziran

bomontiada // Fête de la Musique – Kolektif Istanbul

15 Haziran

bomontiada // Fête de la Musique – Titi Robin

16 Haziran

Kafes // Stil Vor Talent Night: Teenage Mutants + Moonwalk + Klangkuester

bomontiada // Fête de la Musique -La Caravene Passe

Zorlu PSM // Lokalize: Son Feci Bisiklet

17 Haziran

Kafes // Alex Stein

Arkaoda // 118.1 – Ece Özel – Ozan Maral

18 Haziran

Kafes // Jan Blomqwist (live)

20 Haziran

Zorlu PSM // 45. İstanbul Müzik Festivali: Opus 2

30 Haziran

Arkaoda // Candan Baş

Kafes // Re.You

 

 

MART TAKVİMİ: TEKRAR SOKAĞA!

Kış, soğuk, parasızlık, gündem, korku derken sanki evlere biraz fazla kapandık. Ve açıkçası bundan inanılmaz sıkıldık.

Güneş yavaştan kendini göstermiş, gözlerimiz daha ince kıyafetlere kaymaya başlamışken bizce artık silkelenme ve tekrar sokağa çıkma vakti geldi. Bu ay bütün bahaneleri bir kenara, kendimizi de müziğe bırakıyoruz. (more…)

SONAR İSTANBUL’DAN YENİ İSİMLER AÇIKLANDI

Umarız ki bir aksilik olmazsa ülkemizde ilk defa gerçekleşecek olan Sonar Festival kapsamında pek çok isim 24 ve 25 Mart‘ta Zorlu PSM‘de sahne alacak. Yılın en muhteşem etkinliği olmasını umduğumuz ve heyecanla beklediğimiz Sonar için daha önce biricik aşkımız Roisin Murphy ve Avusturyalı techno ikilisi HVOB‘nin geleceği açıklanmıştı. Bugün festivale gelecek yeni isimler açıklandı. Moderat‘ı yalnızca birkaç ay aradan sonra tekrar izleyecek olmamızın yanı sıra Floating Points ve Clark‘ı kanlı canlı izleyip dinleyecek olmak bizi inanılmaz heyecanlandırdı. Nosaj Thing, Honne, Nina Kraviz, Kode9, Prins Thomas, Matias Aguayo ve Cola & Jimmu da diğer açıklanan isimler. Etkinlik sayfası burada.

Moderat için yaptığımız featuring listesi de hemen burada.

ORADAYDIK: 123

Geçtiğimiz çarşamba Lokalize serisi kapsamında sahne alan 123’ü izlemek üzere Zorlu PSM’deydik. #studio’ya girdiğimizde canlı performanslarına hasret kalmış 123 takipçileri çoktan yerlerini almış, salonun samimi ortamına ayak uydurarak yere oturup grubun sahneye çıkmasını bekliyorlardı. Bekleyişimiz uzun sürmedi gecikmesiz bir şekilde 123 sahnedeydi.

Dilara, son günlerde aldığımız kötü haberlere dair grup olarak duydukları üzüntüyü belirttikten sonra, “Hayat” diyerek konsere başladı. Biz canlı performanslarını ne kadar özlemişsek grup da seyircileriyle karşı karşıya olmayı aynı şekilde özlemiş gibi görünüyordu. İlk birkaç şarkı boyunca seyirciler utangaçlığını üzerine atamamış olsa da salon kalabalıklaştıkça oturan grubun ayaklanmasıyla hareketlilik arttı, Dilara’nın bizi dans etmeye teşvik eden sözlerinin de etkisi oldu elbette.

Birkaç şarkı ardından, hepimiz iyice ısındıktan sonra Dilara yine de yeterince dans ettiğimize ikna olmayıp “Turuncu”yu söylerken sahneden indi ve tek tek hepimizin dans ettiğinden gerçekten emin oldu. Kendisinin yakından da gerçek bir prenses olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Performanslarına dair her şeyi çok sevdik; daha önce listelediğimiz en sevdiğimiz 123 şarkılarının hemen hemen hepsini dinledik, grubun bütün üyelerinin farklı birer perküsyon aletine geçtiği anlar harikaydı, konserin sonlarına doğru Thom Yorke’un The Eraser’ını grubun yorumuyla dinleme fırsatı bulduk ve gerçekten hakkını verdiler (şuradan dinleyebilirsiniz), grubun baslarından sorumlu Feryin Kaya’yı yeni dünyaya gelen kızı için tebrik etme fırsatı bulduk, sadece Berke Can Özcan’ın sesini biraz daha fazla duymak isterdik diyebilirim.

Konseri bitirirken, Dilara sahneden indikten sonra grup üyelerinin doğaçlama bir şekilde, aletlerini çekinmeden çalarken bir süre dinleme şansımız oldu ve gerçekten asla durmasınlar istedik. Konsere doyamadığımız için tekrar sahneye döndüklerinde ise There I Go, Aşk Şarkısı ve No Return olmak üzere tekrar üç şarkı daha çalarak gerçekten hepimizin mutlu ayrıldığına emin olmadan konseri bitirmediler. Her yönüyle tatmin edici ve dopdolu bir konserdi, kendilerini canlı izleyeceğim bir sonraki tarihi iple çekiyorum.

*Görseller Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nin Facebook sayfasından alınmıştır.

FEATURING: MODERAT

Birkaç ay önce de haberini verdiğimiz gibi Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nin dopdolu etkinlik programına dahil ettiği ve sezonun en heyecan verici performanslarından biri için geri sayımlara başladık. Biz Moderat’la bir kez daha, bu sefer Zorlu PSM çatısı altında, yüzlerce kilometre ötede kendimizi Berlin’de hissedeceğimiz bir gece geçirmek için sabırsızlanıyoruz. Hem bu ruh halinde 11 Kasım’ı bekleyen takipçilerini, hem de henüz kendileriyle tanışma şansına erişememiş potansiyel bağımlılarını bu müthiş üçlüyü bir şekilde dokundukları şarkılar aracılığıyla daha yakından tanımaya davet ediyoruz:

1) Luomo – Love You All (feat. Apparat)

Apparat, gerçek adıyla Sascha Ring, 90lı yıllardan beri elektronik müzikle ilgileniyor ve 6 tane solo albüme sahip. Luomo’yla yaptıkları bu işbirliği de tam solo albümlerinden Walls’un ve Moderat’ı asıl ününe kavuşturan kendi ismleriyle yayınlanan albümün arasına denk geliyor.

2) Siriusmo – Wow (Modeselektor Edit)

Modeselektor, yani Gernot Bronsert ve Sebastian Szary, çok üretken ve uyumlu bir ikili olduğu için sık sık farklı isimlerle çalışıp ortaya harika işler çıkartabiliyor. Siriusmo da ikilinin birlikte ürettiği hatta Siriusmodeselektor isimli bir proje adı altında beraber turneye bile çıktığı bir isim. Gelecekte de bu üçlüyü görmeye devam edeceğimize emin gibiyiz.

3) DJ Koze – Nices Wölkchen (feat. Apparat)

Modeselektor ve Apparat bu kadar büyük bir kitleye ulaşmak, böyle ciddi ilgi gören kayıtlar yapmak amacıyla bir araya gelmemişler; Berlin’in efsanevi rave sahnesinin bir araya getirdiği ve birlikte bir şeyler yaratıp eğlenmeyi seven üç genç müzisyenin bir projesi olarak ortaya çıkmış Moderat aslında en başında. Apparat’ın tek başına konuk olduğu bu şarkı da yine aynı sahneden çıkan ve zaman zaman Moderat’la da birlikte çalışan DJ Koze’ye ait.

4) Shed – Dark Planet (Modeselektor Remix)

Geçtiğimiz sene III öncesi albümle ilgili çalışmaları devam ederken Modeselektor, Shed’in çıkardığı single için bir remix yaptı ve Kasım ayında yayınlandı. Aynı zamanda Moderat’ın da sevdiği ve playlistlerine sıkça dahil ettiği bir isim olan Shed de aynı şekilde Berlin’de yetişmiş müzisyenlerden.

5) Jon Hopkins – Abandon Window (Moderat Remix)

Büyük de olsa sadece belli bir kitleye ulaşıyor olması dolayısıyla underrated kalan bir müzik sahnesi ve kültürü içinde bulunup beslenen Moderat, 2009 albümleri Moderat’ın bütün dünyada yakaladığı bilinirlikle bizce bir öncü niteliği taşıyor. Bu şarkıda da yine kendileri gibi dünyada bilinirlik yakalayabilmiş bir müzisyen olan Jon Hopkins’in Mercury Prize’a aday olan albümü Immunity’den Abandon Window için yaptıkları ve yine Moderat eli değdiğini çok rahatlıkla hissedebildiğimiz bir remix.

Bonus:

10 Aralık‘ta İstanbul’da canlı performanslarını izleme şansı bulacağımız Âme, Moderat’ın geçtiğimiz Nisan ayında yayınlanan albümü III için yapılan ilk remixlerden birine imza attı, dinlemeden geçmeyin:

KASIM TAKVİMİ: EKSERİYETLE YERLİ

Kasım ayı bereketiyle geldi! Bu ay neredeyse her gün en az bir etkinlikle karşı karşıyayız. Moderat, Sophie Hunger, Kitaro, Oh Land ve The Veils gibi isimler bu ay İstanbul’da olsa da takvimde aynı zamanda çok sayıda heyecan verici yerli performans var. Etkinliklerin önemli bir kısmıysa yeni albüm lansmanlarından oluşuyor. Kısacası, kulaklarınızı yerli müzisyenlere vermek isterseniz tam yeri tam zamanı.

2 Kasım

Jakuzi 22:00 @Future House
Yok Öyle Kararlı Şeyler Şarkı Sergisi ve “Beklenen” Lansman Konseri 21:00 @Zorlu PSM
Sevdaliza @Babylon Bomonti
Neigh Pupil / Acayipademler @Peyote
Kamufle DJ Set @Arkaoda

3 Kasım

Kalben 21:30 @Babylon Bomonti
Kleerup / Dunger / Californiaman / Barish Firatli 20:30 @saloniksv
Irtifakaybediyoruz! / Help! The Captain Threw Up @Peyote

4 Kasım

Kadebostany 21:00 @Zorlu PSM
Fennesz 22:30 @Zorlu PSM
Acid Pauli 21:30 @Babylon
Kolektif İstanbul 21:30 @Moda Sahnesi
Seretan / Tolerance Break @Peyote
Deforme @Arkaoda

5 Kasım

Choir of Young Believers 22:30 @saloniksv
Rubsilent @Arkaoda

6 Kasım

%100 Müzik: Stu Hamm Band feat. Greg Howe 21:00 @saloniksv

8 Kasım

Mumford & Sons: Live from South Africa: Dust and Thunder Film Gösterimi 20:00 @Zorlu PSM

9 Kasım

Deniz Taşar “Uykuda Bir Bulut” Lansman Konseri 21:00 @Zorlu PSM
Weather Report @Arkaoda

10 Kasım

Ars Longa @Peyote

11 Kasım

Moderat 22:00 @Zorlu PSM
Eskiz / Cosmic Wings / Heavy Sky 22:00 @saloniksv
Ağaçkakan & Ethnique Punch ‘Zerdüşt’ Lansman @Peyote
Dodolove @Arkaoda

12 Kasım

Khruangbin 22:30 @saloniksv
Sophie Hunger 22:30 @Babylon Bomonti
Korhan Futacı & Kara Orkestra 00:00 @Babylon Bomonti

13 Kasım

Social Inclusion Band 16:00 @Babylon Bomonti
RBMA Radio Istanbul: Jameszoo – Iskeletor – Bawer @Arkaoda

15 Kasım

Sophie Tukker 20:30 @Babylon Bomonti

16 Kasım

Kitaro 21:00 @Zorlu PSM

17 Kasım

No Land “Aramızda” Lansman Konseri 21:30 @saloniksv
Büyük Ev Ablukada ‘Fırtınayt’ 21:00 @Moda Sahnesi

18 Kasım

Fuchs / Audiofly / Cure-Shot 22:00 @Zorlu PSM
Wooden Wisdom / DJ Fitz / Grup Ses Beats 22:00 @Babylon Bomonti
Men With A Plan DJ Set @Arkaoda

19 Kasım

Garanti Caz Yeşili: The Veils 22:30 @saloniksv
Gaye Su Akyol 22:30 @Babylon Bomonti
The Ringo Jets / The Young Shaven @Peyote

23 Kasım

lunar

In Hoodies ”A Lunar Manoeuvre’’ Tanıtım Konseri 21:30 @saloniksv
Royal Opera House Gösterimi: Norma 19:30 @Zorlu PSM

24 Kasım

%100 Müzik: Local Natives 21:30 @saloniksv

25 Kasım

Dorian Concept 22:00 @saloniksv
XXF: Brodinski 23:00 @Babylon Bomonti
Glasxs / Mind Shifter @Peyote
Grup Ses ‘Alliance’ Plak Lansman Partisi @Arkaoda

26 Kasım

Gevende 22:30 @saloniksv
Miss Kittin 22:00 @Zorlu PSM
XXF: Guts 22:30 @Babylon Bomonti
Kabus Kerim 00:00 @Babylon Bomonti
roadside.picnic Le Cafard Lansmanı / Da Poet @Peyote

29 Kasım

Garanti Caz Yeşili: Oh Land 21:30 @saloniksv

30 Kasım

Garanti Caz Yeşili: Oh Land 21:30 @saloniksv

****

Ay bitmeden görmeniz gerekenlere gelince:

3. İstanbul Tasarım Bienali ‘Biz İnsan Mıyız?’ – 20 Kasım’da sona eriyor
Tek ve Çok – 13 Kasım’da sona eriyor @Salt Galata
Contemporary Istanbul 2016 3-6 Kasım @Istanbul Kongre Merkezi
İnci Eviner Retrospektifi – 27 Kasım’da sonra eriyor @Istanbul Modern

GELİYOR: MODERAT

Uzun bir aradan sonra güzel bir konser haberi almanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2 sene önce One Love Festival’de izlediğimiz Moderat, 3. albümlerinin şerefine bir kez daha İstanbul’a gelmeye hazırlanıyor. Bir aksilik çıkmazsa kendilerini 11 Kasım‘da Zorlu PSM‘de izleyeceğiz. Yeni albümün mükemmelliğini ve canlı performanslarının aşmışlığını düşünürsek bizi şimdiden yine inanılmaz bir konser bekliyor diyebiliriz. Etkinlik sayfası burada, biletler pek yakında satışta.

ORADAYDIK: PATTI SMITH- ZORLU PSM

Patti. Uzun beyaz saçlı, özgür ruhlu, yumuşacık kalpli bir kadın. ‘Punk’ ın vaftiz annesi. 40 sene önce yayınladığı Horses albümü ile müzik anlayışımızı ebediyen değiştirmiş, koyduğu mihenk taşını kimsenin kaldıramadığı bir sanatçı. Anıları ile bizi rock n roll’un uçsuz bucaksız köşelerine götüren, okuyucularını 70’lerin punk sahnesine koyup orada unutan bir yazar. İşte tam da bu yüzden Patti Smith; tüm dünya için çok önemli bir isim, bir idol. 23 Haziran akşamı onu Zorlu PSM sahnesinde görmek, hepimiz için çok büyük bir ayrıcalıktı.

Patti heyecanımız 22 Haziran‘da gerçekleşen imza gününde başladı. İnsanların hayatında bu kadar büyük bir yer elde etmiş bir sanatçının imza gününde hayranları ile buluşması, maalesef, ülkemizde pek sık rastladığımız bir durum değil. Bu açlığını doyurmak isteyen punk hayranları saat 11’den itibaren PSM’e akın etmeye başladı; 14:40 civarında da Patti’ye kavuştu. Uzun bekleme sırasında hizmette sınır yoktu: PSM çalışanları hayranlara minder, su dağıttı; konfor olabildiğince sağlanmaya çalışıldı. (Tekrardan teşekkürler) Vakit geldiğinde uzun pamuk saçları, siyah ceketi, yüzünden hiç esirgemediği gülümsemesi ile Patti bizleri selamladı. Yaşanan yoğun talep nedeniyle her bir hayrana ayırabildiği süre oldukça azdı; ancak Patti, sabrını koruyup herkes ile ayrı ayrı ilgilendi. Hatta koyu Patti hayranı arkadaşım ona bulduğu bir taşı hediye ederken ayağa kalkıp teşekkür etme kibarlığında bulundu; aldığı taşı cebine, kızının ona verdiği taşın yanına, koydu. Kısaca; hayatınızda tanışabileceğiniz en kibar ve tatlı insanlardan biriydi.

13502768_543284202521825_3118452922520166678_o

Ertesi gün, Zorlu PSM sahnesine doğru yola koyulduk. Patti Smith grubu ile beraber efsanevi albümü Horses’ı çalmak için 21:20’de sahnedeydi. Patti ve grubu, 40. yılı dolayısıyla Horses albümünü baştan sona çaldılar. Gloria ile başlayan seyirci heyecanı, albümün şiirsel başyapıtı Birdland‘de duruldu; Kimberly‘den itibaren ise artarak konserin sonuna kadar devam etti. Koltuklu bir punk konserinin nasıl olacağı, birçok kişi gibi benim de kafamı kurcalıyordu. Sonunda punk kazandı; seyirci zincirlerini atarak ayakta dans etmeye, Patti’ye eşlik etmeye başladı. Arkadaki koltuklarda oturan hayranlar, ön tarafa doğru âdeta akın ederek Patti’ye doğru koştular ve konserin sonuna kadar oradan ayrılmadılar.

13498080_544010312449214_1028244707624965554_o

Horses albümü bitişi, Patti sahneden ufak bir mola istedi ve grubu, bir The Velvet Underground şarkısı olan Rock&Roll performansı gerçekleştirdi. Hemen ardından grup, 70’lerin punk ikonu olan bu grubu yad etmeye devam etti. Bu sene hayatını kaybeden Prince de konser de yine When Doves Cry şarkısı ile anıldı. Cover performanslardan sonra Patti’nin kemikleşmiş şarkıları ile devam ettik. Bu şarkılar özellikle hayranların konser sırasında sürekli Patti’den çalmasını istediği özel şarkılardı: Pissing in a River, Because The Night, People Have The Power. Özellikle People Have The Power’da aktivist kişiliği ile de bilinen Patti’nin bize verdiği mesajlar ile konser daha da bir anlam kazandı. Patti, bizle özel şirketlerin, hükümetlerin, diktatörlüğün pençesinden nasıl kurtulabileceğimizin sırrını paylaştı: birleşerek. Konserin bu aktivist ruhu bir yana, gerçekleştiği yerin Zorlu PSM olması kafaları karıştırdı sonrasında. Bu konudaki yorumu da sizlere bırakalım.

13503110_544010132449232_1670974070197516298_o

Konser sırasında Patti Smith’in hayranlarla kurduğu bağ, baştan sona canlı kaldı; gittikçe güçlenmeye devam etti. Patti, elini uzatan her bir hayranı ile tek tek tokalaştı; kimseyi geri çevirmedi. Bu bağ karşılıklı olsa gerek ki, Patti ikinci bir encore için sahneye geri döndü ve dinleyicinin en çok duymak istediği şarkılardan birini The Who‘dan My Generation‘ı söyledi. Babelogue/RocknRoll Nigger ile de konserin kapanışını yaptık.  Sahneden ayrılırken gecenin onun için ne kadar özel ve güzel olduğunu söylemeyi de ihmal etmedi. Ne mutlu bize ki bizim için de öyleydi.

23 Haziran akşamı, Zorlu PSM’in festivalleri aratmayan konser zincirinde Patti Smith’in sırasıydı. Efsaneleşmiş ve müzik ile özel bir bağ kurmuş olan herkesin dört gözle beklediği bir konserdi. Tüm gece dinleyicilerin hiç durmadan dans edip şarkı söylediği, 70 yaşında enerjisinden hiçbir şey kaybetmeyen bu ikon isim ile geçirilen özel bir geceydi. Umarız ki Patti’yi gelecekte de sahnede canlı izleme şansına erişiriz. Patti Smith konserini de geride bıraktığımıza göre Damien Rice için geri sayıma başlayabiliriz.

Fotoğraflar, Zorlu PSM Facebook sayfasından alınmıştır.

ORADAYDIK: PJ HARVEY& LOW- ZORLU PSM

Zorlu PSM, bu sene birçok sürprizle yüzümüzü güldürdü; güldürmeye de devam ediyor. Tindersticks ile başlayan heyecanımız, PJ Harvey ve Low ile aynı hızda devam etti 8 Haziran akşamı. Üstelik Sigur Rós, Patti Smith, Damien Rice gibi isimlerle bu rüzgar yaz boyunca esmeye devam edecek. Bu isimlerin ortak noktası, hiç şüphesiz ki, insanların özlem duyduğu, sık sık canlı izleyemediğimiz ve güçlü bağlarımızın olduğu isimler olması.

92 yılında Dry albümü ile kariyerine başlayan PJ Harvey de işte bu köklü isimlerden. Yayınladığı hiçbir albüm ile dinleyicisini hayal kırıklığına uğratmayan, yenilikten ve maceradan korkmayan güçlü bir kadın. Yeni albümü The Hope Six Demolition Project‘i yazmadan önce Kosova, Washington, Afganistan gibi dünyanın birbirinden uzak diyarlarını cesurca dolaşmış; gördüğü dramları, hikayeleri, dünyanın adaletsizliğini, çocukların ızdırabını şarkılarına dökmüş bir sanatçı. Ortaya çıkan albüm ise yılın şu ana kadarki en iyilerinden.

Gelelim konsere; PJ Harvey’in açılış grubu Amerikalı rock üçlüsü Low idi. Başlı başına bir hayran kitlesi olan, esas grup oldukları takdirde bile salonu doldurabilecek bir grup. Geçtiğimiz sene yayınladıkları Ones and Sixes albümü, bas melodileri ve melankolik tınıları ile sizi uzak diyarlara götüren eşsiz bir albümdü. Konserde de ağırlıklı olarak bu albümden şarkılar çaldılar. Özellikle, albümün favorisi No Comprende salonu başka bir evrene taşıdı, dinleyiciyi hipnotize etti. Bu büyülü atmosfer ise maalesef bazı dinleyiciler tarafından bozguna uğradı. Nedenini tam anlayamadığımız bir huzursuzluk, tartışma çıktı; dinleyicilerin dikkati dağıldı, keyif kaçtı. Zorlu görevlilerinin müdahalesi ile ortam yatıştırıldı neyse ki. Sonrasında yinelenen enerjimizi grup üyelerine de geçirmiş olmalıyız ki solist Alan Sparhawk, performansın sonlarına doğru bize bir de ufak bir gitar gösterisi yaptı.

IMG_4086

Low sahnede.

 

PJ Harvey ise beklediğimizin çok ötesinde bir yerdeydi. Primavera konserinin ne kadar özel ve eşsiz bir konser olduğunu okuyup gittikçe sabırsızlanıyordum. Açıkçası dün akşam, beklediğimden de fazlasını bulduğumu söyleyebilirim. Performans boyunca Polly Jean Harvey’nin başka bir gezegenden gelen, bizim için ulaşılması oldukça uzak bir tanrıça olduğunu düşündüm. Harvey, açılışı albümdeki favori şarkım olan Chain of Keys ile yaptı. Grubu ve saksofonu ile görkemli bir girişti. Sonrasında da Ministry of Defence ile devam etti performansına. Konserdeki şarkılar, son albüm Hope Six Demolition Project’te yer alan şarkılardan oluşuyordu. Bunlara ek olarak Harvey, 2011 tarihli Let England Shake albümünden aynı adlı parçaya, ilk single The Words that Maketh Murder ve The Glorious Land‘e yer verdi; sadece İngiltere’yi değil, tüm konser alanını salladı. Diskografisinin tozlu raflarından çıkardığı şarkılar ise klasik seçimlerdi: 50 ft. Queenie, To Bring You My Love, Down by the Water, When Under Ethel. Hepsi PJ Harvey’nin kemikleşmiş, tarihe geçmiş şarkılarıydı; bu yüzden de salonun enerjisi bu şarkılarda daha yüksekti. Özellikle Down by the Water’da tüm salon PJ Harvey’e eşlik etti.

13415496_538678732982372_455387191083175773_o

Konser sırasında özellikle akıllara yer eden özel anlar vardı. Bunlardan ilki, encore öncesi son şarkı River Anacostia performansı idi. Harvey’i eşsiz kılan bir diğer şey de soprano sesini güçlü baritone arka vokallerle güçlendirmesi. Yeni albümden River Anacostia da bunun -hem albümde hem de konserde- en güzel örneklerinden biriydi. İkinci bir diğer özel an ise encore için geri dönüştü. Near The Memorials to Vietnam and Lincoln‘a başlayacakken PJ Harvey sözleri karıştırdı, birazcık afalladı. Konserin başından beri sessizliğini korumasına rağmen seyircinin alkışları ile gülmeye başladı, samimi bir an yaşandı. Alkışlara rağmen ikinci bir encore olmadı ne yazık ki.

Daha önce böyle özel ve büyülü bir konser deneyimini 2 sene önce Jack White ile yaşamıştım; bir daha da ne zaman yaşarım bilemiyorum. Ancak PJ Harvey, hem albüm kayıtlarında hem de canlı performansında eşi benzeri olmayan çok özel bir isim. Konsere gidenler, bu eşsiz deneyimi yaşadıkları için çok şanslı. Gidemeyenler ise umarım, bir dahaki sefere bu fırsatı yakalayabilirler. PJ Harvey’i de ülkemizde ağırladığımıza göre, artık Sigur Rós ve Patti Smith için heyecanlanmaya başlayabiliriz sanırsam.

PJ Harvey fotoğrafları Zorlu PSM etkinlik sayfasından alınmıştır.

 

(OFF THE RECORD): VOL. LVII

1. Boston Gay Men’s Chorus konseri “Ramazan ayında eşcinsellik propagandası yapmaya geliyorlar” şeklinde özetlenebilecek reaksiyonların ardından, Zorlu PSM tarafından, Ahmet Nafiz Zorlu‘nun ağzından çıkan birkaç kelimeyle iptal edildi. Şaşırdık mı? Hayır. Diğer yandan, şaşırmamamız yerimizi yadırgamadığımız anlamına gelmiyor.

2. Lana Del Rey geçtiğimiz günlerde konserlerinden birinin açılışını Who Framed Roger Rabbit filminde Jessica Rabbit karakterinini seslendirdiği Why Don’t You Do Right şarkısıyla yapmış. (Bu arada şarkının orijinali Peggy Lee’ye ait.) Yakışmış mı? Hem de çok.

3. M.I.A bu yazı ele geçireceğinin sinyallerini vermeye devam ediyor. Mesajı almak ya da almamak sizin elinizde. Dün sıradaki albümünden yeni bir parça daha insanlıkla buluştu.

4. Lena Dunham‘in elinden çıkan her şeye bayılıyoruz. & Other Stories için çektiği kısa filme de bayıldık.

5. Bir süredir gözlerimizi Willow‘un üstünden ayırmıyoruz. Yeni parçasının haberini vermiştik, parçaya bir de video geldi. (Bu arada şarkının ismi “Frequency 7” şeklinde söyleniyormuş.)