THREESOME: BREAKING BAD (II)

Nerd dünyaya hükümdar olmaz.

Bugünün hikaye anlatma vasıtaları arasında Yunan trajedilerinin mirasına en haklı şekilde sahip çıkabilecek olan, belki devamlılık değil ama kalıp, üslup ve katarsisin önemi bakımından, televizyon olmalı. Nerd’lerin dünyayı ele geçirdiği bir dönemin trajedi karakterlerinin de bu yeni üstün sınıftan çıkmasına şaşırmak anlamsız.
i

50 yaşına kadar hep bir kenara itilmiş, ezilmiş, vasat bir hayata mahkum olmuş bir nerd’e zekası ve bilgi birikimi üzerinden bir kurtuluş yolu verdiğinizde dikkat etmeniz gereken şeylerden biri, karakterin kibrini kontrol altında tutabilmektir. Walter White’ın hubris’i de burada: Ailesinin geleceğini sağlama almak için çok az zamanı kalan sorumlu babanın suç işleme motivasyonu, yaklaşık bir yıllık bir dönemi anlatan dört sezonda ve harikulade bir pürüzsüzlükle, bir sosyopatın motivasyonuna dönüşüyor.

.

50 yıllık hayal kırıklığının acısını tek seferde çıkarmaya çalışan Walter’ın öfkesi öyle bir boyuta ulaşıyor ki, yükünü taşımak için Heisenberg personasını yaratmak zorunda kalıyor. Heisenberg’in kendisine ve ailesine güvenlik ve özgürlük sağlayabileceğine inandığı noktada Walter hem kendi eliyle döktüğü kanın, hem de ürettiği uyuşturucuyla etkilediği hayatların sorumluluğunu üzerinden atıyor. Anglo-Amerikan hukuk sisteminin gerektirdiği şekilde, akranlarından oluşan bir jüri Walter’ı yargılasa, beraat edeceğinden kayiten şüphemiz olmaması gerekir.

.

Walter White’ın kafasında bir kötülük tanımı olmadığını, ya da yeri geldiğinde kötülükten korkmadığını iddia etmiyorum: Walter’ın sosyopatlığının kaynağı kötülüğün varlığına inanmaması değil, bilinçli olarak kötülük yapmayı tercih etmesi, bu tercihi yaparken kötü bir insan olmayacağına inanması, ve bu tercihini harekete dönüştürdüğünde kendisine engel olacak, davranışlarındaki safi kötülüğe tahammül edemeyecek bir dahili güvenlik mekanizmasının olmaması. Bu bilinçli kötülük tercihine rağmen Walter’ın televizyon tarihinin en etkileyici karakterlerinden birisi olmasının sebebi ise dizinin başında bize bu halde sunulmamış olması. Değişiminin her adımına tanık olurken bir taraftan eski masum haline dönebilmesini, bir taraftan da cezasını çekmesini isteyebileceğimiz karakterlere bir alt küme açsak, Walter muhtemelen o kümede yalnız kalır.

.

Hayatında hiç sigara içmemiş bir insana akciğer kanseri teşhisi konabilen, halıya ayağı takılıp boynunu kırmanın makul bir ölüm sebebi olduğu bir evrende nedensellikten bahsetmek ne kadar abesle iştigal gibi gözükse de, dört sezondan sonra rahatlıkla söylenebilir ki Breaking Bad evreninde eden bulur. Dördüncü sezonun sonunda Walter White hiç olmadığı kadar güçlü bir pozisyonda olabilir, ama beşinci sezonun kapısını aralayan detay aynı zamanda bir o kadar da savunmasız olması. Ve biz Breaking Bad’in beşinci sezonunu beklemeye başlarken kafamızdaki en büyük soru Walter’ın sonunun ne olacağı değil, Walter’ın sonunun kimin elinden olacağı.

.
.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *