Threesome: Gülse Birsel (III)

Olabileceğinden azı

“İleride Gülse Birsel gibi bir şey olacak bu kız” bizim ailede kız çocuklarına edilen bir iltifattır. Gereğinden fazla konuşan, biraz da zeka pırıltısı gösterip komiklik peşinde koşturan kız çocuklarına rol modeli olarak gösterilir Gülse Birsel. Şimdiye dek, her komik çıkışımda, atılan kahkahaların ödemesi bana da aynı cümleyle yapıldı. Son defasındaysa artık bunun beni eskisi kadar mutlu etmediğini fark ettim.

Gülse Birsel’in Türkiye’deki en iyi sitcom yazarı olduğu doğru. Ama yine de kendisi “çok iyi” sitcom yazarı sınıfında değerlendirilmeye başladığında iç huzurunu korumayı başaramayan pek çok insan var. Haklılar mı? Bu sorunun cevabı tartışılır ama ben “Evet!” diyen taraftayım.

Yalan Dünya şimdilerin favorisi, kabul. Orçun çok komik, Nurhayat çok komik, karakterlerin neredeyse hepsi gerçekten komik bu da kabul. Ama ne yazık ki hepsi bu kadar. Yetenekli oyuncular, abartılı karakterlerde becerilerini sergiliyor. Maharet başarılı isimleri bir araya getirip kendilerini gösterebilecekleri bir platform yaratmaksa pekala ama Türkiye’nin en iyi sitcom yazarı denilen bir isimden daha fazlasını beklemek büyük bir suç sayılmamalı.

Ayrıştırmak önemli. Ne yapmak istediğini, kime yapmak istediğini, nasıl yapmak istediğini bilmek gerek. Gülse Birsel, bir süredir –Avrupa Yakası‘nın son birkaç sezonuyla birlikte- bunu yapmaktan vazgeçti. Yalan Dünya, sitcom değil; 2 saatlik uzunca bir dizi. Yalan Dünya, olay odaklı değil çünkü dizinin genelinde de, ayrı olarak bölümlerde de güçlü, merak uyandırıcı hikayeler yok. Yalan Dünya diyalog odaklı da değil çünkü dizi gerçek karakterlerin değil tiplerin üzerine kurulu; diyalog odaklı bir senaryoyu taşımaları neredeyse imkansız. Yalan Dünya eleştirel ama hiç kimseyi kızdırmayacak kadar havada.

Yalan Dünya genç değil, yaşlı değil, seksi değil, naif değil. Yalan Dünya, herkes olmaya, herkese konuşmaya çalışırken hiç kimse değil. Daha fazlasına gerek var mı? Muhtemelen bir süre daha yok. Ama gerçekten fark yaratan işler gereklilikten çok tutkuyla yapılmıyor mu zaten?
.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *