ORADAYIZ

ORADAYIZ: TAMINO

Geçtiğimiz sene Habibi teklisiyle Belçika’nın Jeff Buckley’si olarak ünlenen Tamino, 25 ve 26 Mayıs’ta Salon İKSV’de sahne alıyor. Büyükbabası Moharoam Fouad’dan aldığı müzik mirasıyla Tom Waits, Serge Gainsbourg gibi büyük isimlerin müziğine duyduğu hayranlığı şarkılarında birleştiren Tamino, bu akşam Salon sahnesinde bizleri bekliyor olacak. Dingin melodilerle birleşen melankolik sözleri iliklerimize kadar hissedeceğimiz bu büyüleyici sesi dinlemek için sabırsızlanıyoruz.

Bu akşam Salon’dayız!

ORADAYIZ: RIJEKA & BADMIXDAY, ATI VE AŞK ÜÇGENI, RSPC, REDRICE

Özellikle düzenlediği ilgi çekici konsepli konser serilerinin yanı sıra radarın dışında kalmış sanatçılarla tanışmamızı sağlayan etkinlikleriyle tanıdığımız In the Void, bu kez Maglibertine ile birlikte Rijeka & Badmixday, Ati ve Aşk Üçgeni, RSPC ve Redrice‘ı bu akşam Peyote’de bir araya getiriyor. Her ismin bize farklı bir deneyim yaşatacağına inandığımız bu etkinlik için çok heyecanlıyız. Bu akşam Peyote’de olacağız, sizi de bekleriz!

Sanatçılarla ilgili daha fazla bilgiye In The Void’un yazısından, etkinlik ile ilgili ayrıntılara ise buradan ulaşabilirsiniz.

ORADAYIZ: YASEMİN MORİ “ESTRELLA” LANSMAN KONSERİ

Müzik kariyerinin 10. yılını kutlayan Yasemin Mori, 26 Ocak’ta yayınlanan ve bizim pek beğendiğimiz yeni albümü Estrella‘nın ilk konseri için bu akşam Lokalize kapsamında Zorlu PSM Stüdyo‘da olacak. Bir Yasemin Mori konserinin kötü olma ihtimali zaten yok, bir de üstüne albümün yüksek enerjisi ve bunun albümün lansman konseri olacağı gerçeği de binince gece için heyecanlanmamak elde olmuyor. Üstüne üstlük Twitter’da konserin sürprizli olacağını yazan Mori, “acaba Edis ve Eypio, hatta Cem Yılmaz da mı gelecek” diye düşündürdü de bizi bir yandan.

Her halükarda müthiş bir konser bizleri bekliyor ve biz Yasemin Mori‘yi canlı izlemeyi çok çok özleyen Avaz yazarları olarak pek tabii orada olacağız.

Etkinlik sayfası burada.

ORADAYIZ: %100 MÜZİK: INDIECITY VI

5 senedir İstanbul sahnesine farklı bir renk katmayı dert edinmiş bir topluluğun, Partapart‘ın düzenlediği festival IndieCity‘nin 6.sının vakti geldi. Bu akşam Salon İKSV‘de başlayacak 3 günlük festival, Salon’un yanında Mama ve Minimüzikhol’e de taşacak. Biz de bu akşam Aisha Devi‘nin yaşatacağı farklı bir deneyim için Salon’da olacağız.

Bütün programı da şöyle bırakalım:

XXF – VERY VERY FRENCH: 2017

Sene sonu Babylon‘a Fransız rüzgarıyla geldi. Artık geleneğe dönmeye başlayan Fransız Kültür Merkezi‘nin Babylon işbirliği ile düzenlediği XXF – Very Very French Festival ile yine Fransa’nın müziğinin nabzını tutuyoruz. Bu sene kimler geliyor şöyle bir bakalım.

Amadou & Mariam (23 Kasım)

Afro-Beat’e ilgi duyanlar için kaçırılmaz bir konser ayağınıza geliyor. Usta ikili yakın zamanda çıkardıkları albüm La Confusion‘ın turnesi dahilinde 23 Kasım’da Babylon’dalar.

Kartell (24 Kasım)

Fransızlara +5 DJ’lik yeteneğini kim verdiyse ülkeden çıkan herkes yetenekli DJ. Buyrun Kartell‘e kulak kesilin.

Cézaire (24 Kasım)

Kartell ile aynı gece Babylon sahnesi paylaşacak başka bir DJde Cézaire olacak.

Erik Truffaz (25 Kasım)

Biz onu seviyoruz, o da bizi. Erik Truffaz bir kez daha İstanbul semalarında.

Vincent Peirani & Emile Parisien (30 Kasım)

Akordeon ve saksafon sesini sevenler için yaratılmış ikili 30 Kasım’da Babylon’da. “Nasıl bir performans beklemeliyiz?”in cevabı aşağıdaki videoda.

Amine Edge & Dance (2 Aralık)

Elektronik müziğin daha genç sayılacak dallarından biri olan G-House‘un önemli isimlerinden birini, Amine Edge & Dance’ı buralarda görmek büyük mutluluk. Babylon koca bir dans pisti olmaya tekrardan hazır.

Aquaserge (6 Aralık)

Fransız saykodeliği de bir başka oluyor. Grubun üyeleri Tame Impala, Melody’s Echo Chamber gibi grupların birer parçaları olsa da hiçbir filtreden geçirmedikleri şarkılarını Aquaserge ile bizlerle paylaşıyorlar.

Juniore (6 Aralık)

Yetenekli vokali ve Retro kafasıyla parlayan Anna Jean önderliğindeki indie pop grubu Juniore, bu seneki XXF keşfimiz olabilir. Merakla 6 Aralık’ı bekliyoruz.

ORADAYIZ: ANDY STOTT + DEMDIKE STARE

Harvest Festival, Com Truise, John Maus, HVOB, Forest Swords, Genghar derken sezonun belki de en dopdolu haftasını yaşıyoruz, hangi birine yetişeceğimizi şaşırmış vaziyetteyiz. Bizim için haftanın en merakla beklediğimiz etkinliklerinden biri de Garaj’ın yeni sezon programı açıklandığından beri bizi en çok heyecanlandıran isimlerden olan ve İstanbul’da ilk kez izleyeceğimiz Andy Stott idi. Dub techno’nun karanlık ve baştan çıkarıcı tarafının en başarılı temsilcisi olan Andy Stott‘ın, Resident Advisor’ın it hurts so good diyerek belki de en doğru şekilde tanımladığı müziğiyle bu gece bambaşka diyarlara ışınlanmaya hazırlanıyoruz. Özellikle de Luxury Problems ve Faith in Strangers isimli iki şaheserden Alison Skidmore‘un muazzam sesiyle hayat bulan şarkıları sonunda canlı canlı dinleyeceğimiz için bir hayli heyecanlıyız.

Üstüne üstlük Andy Stott tek başına yetmiyormuş gibi bir de öncesinde kendisiyle aynı plak şirketini paylaşan dostları Demdike Stare‘ı izleyeceğiz. Tıpkı Stott gibi Manchesterlı olan Demdike Stare ikilisi, özellikle geçtiğimiz sene yayınladıkları Wonderland ile melodik olduğu kadar deneysel, şaşırtıcı ve çok katmanlı bir klasiğe imza atmışlardı. Andy Stott öncesi bizi şaşırtıp bir hayli yoracağa ve tek başlarına bambaşka bir müzik deneyimi sunacağa benziyorlar.

Sezonun şüphesiz en farklı ve heyecan verici etkinliklerinden biri olacak bu bol “tripli” ve kafa açma garantili gece kaçmaz diyor ve konsere hazırlık playlistini sanatçıların Boiler Room performanslarıyla birlikte şöyle aşağı bırakıyoruz. Garaj‘da görüşmek üzere.

Etkinliğin Biletix sayfası burada.

HARVEST FESTİVAL İKİNCİ KEZ KÜÇÜKÇİFTLİK PARK’TA!

2015’te senenin en iyi albümlerinden biri olan “This Is All Yours”a imza atan ve en çok yolu gözlenen isimlerinden biri haline gelen alt-J’i izleme fırsatı bulduğumuz festival olarak hayatlarımıza giren Harvest Festival bu sene ikinci kez gerçekleşecek. Festival sezonunu kapatıp soğuk havalara ve kapalı konser alanlarına geri döneceğimiz fikrine alışmaya çalışırken Küçükçiftlik Park’ta açıkhavaya veda etme şansı bulacağımız etkinlik katılımcılarına çimlerle dolu bir alanda bahara kadar son bir festival coşkusu yaşatmayı vadediyor.

Festivalin line-up’ından açıklanan ilk isim ve headliner Jungle oldu. Tom McFarland ve Josh Lloyd-Watson’ın öncülüğünde Londra’da kurulmuş yedi kişilik soul-funk kollektifi 2013’te çıkardıkları single’ları “The Heat” ile bütün dünyanın ve bizim de dikkatimizi çekmişti, ardından Jungle ismiyle yayımladıkları çıkış albümleri de önemli müzik dergilerinden iyi notlar alarak playlistlerimize girdi. İlk albümleriyle elde ettikleri bu başarıyı bir de İngiltere’nin en prestijli müzik ödüllerinden biri olan “Mercury Prize” adaylığıyla da taçlandırdılar. Bu kez ikinci albümleri öncesi turnelerinde İstanbul’da ilk kez dinleme şansına erişeceğiz. Canlı performanslarının videolarını izledikçe daha da heyecanlandığımız ve kaçırılmaması gereken bir konser olacak gibi görünüyor:

Line-up’ta yer alacağını öğrendiğimiz ikinci isim ise Kovacs. “My Love” şarkısıyla tanıdığımız, loop’ta dinleye dinleye eskitemediğimiz Sharon Kovacs’ın güçlü ve sakin sesini kanlı canlı dinleme şansı bulacağımız gibi, henüz geçtiğimiz yaz yayımladığı single’ı Sugar Pill’ın canlı performansını izleyen ilk topluluklardan biri olma ayrıcalığına erişebileceğiz. 2015 yılında çıkış yaptığı albümü “Shades of Black”in başarısını takiben geçen sene umut vadeden genç müzisyenlere verilen EBBA ödülünün de sahibi olan Kovacs, en büyük motivasyonu olan dünyayı dolaşma hedefine İstanbul’a bir kez daha uğrayarak bir adım yaklaşırken biz de Amy Winehouse, Beth Gibbons, Fiona Apple gibi çok sevdiğimiz isimlere benzer sesini ve herkesin ruhuna dokunabilen, etkileyici şarkılarını canlı dinleyebileceğiz. Bizce 27 Ekim‘e kadar önceki İstanbul konserinden videolar izleyip sabırsızlanmakta hiç sakınca yok.

Bizi çok heyecanlandıran bir diğer isim de son açıklanan isimlerden Max the Sax oldu. Parov Stelar Band’in en enerjik üyesi Marcus Ecklmayr ile bolca dans edeceğimizi hayal ediyor şimdiden enerjimizi depolamaya başlıyoruz.

Festivalde sahne alacak isimler bu kadarla kalmıyor tabii ki. Yerli Rock’n Roll sahnemizin en başarılı ve çok sevdiğimiz isimlerinden The Ringo Jets de line-up’taki bizi en heyecanlandıran isimlerden. Geçtiğimiz sene çıkan albümü Assorted’ı canlı canlı dinleyip bolca hareket etmeyi umuyoruz. Festivalde dinleyeceğimiz yerli isimlerden bir diğeri de Flört. Geçtiğimiz yaz ortası çıkan albümü Bambaşka’nın yanı sıra eski şarkılarını da dinlemeyi umduğumuz grubun performansından eminiz ki pek memnun ayrılacağız. Şimdilik açıklanan isimler arasında geçtiğimiz sene ilk albümleri II(Venüs) ile çıkış yapıp kısa sürede parlayan Palmiyeler de var. İlk şarkılarından beri takip ettiğimiz genç grubu bu line-up’a çok yakıştırdık doğrusu, eğlenceli performanslarını iple çekiyoruz. Son eklenen isimler ise yerli raggae sahnemizin en sevilen temsilcilerinde Sattas ve 3 senedir ilk defa sahne alacak olan Alpman da var.  Bu isimlere ek olarak her gün kalabalıklaşan listenin devamı için heyecanla beklerken siz de şu ana kadar açıklanan grupların konserlerinde sık sık çaldığı şarkıları içeren playlistimizi dinleyerek bize katılabilirsiniz:

İsimler eklendikçe liste de güncelleniyor olacak, festivalde herkes şarkılara eşlik ederken geri kalmamak için takip etmeyi unutmayın!

Harvest Festival tabii ki sadece canlı performanslardan ibaret değil. Gazeteci, yazar, hayvan hakları aktivisti Zülal Kalkandelen, Tıbbi ve Aromatik bilimler teknikeri ve yazar Nazım Tanrıkulu ve Good4Trust.org kurucusu Dr. Uygar Özesmi’nin söyleşilerini de dinleyebileceğiz. En keyifli açıkhava konser mekanlarından biri olan Küçükçiflik Park, yemyeşil çimlerle ve her türlü zevke hitap eden standlarla kaplanmış olacak.

ORADAYIZ: NATHAN FAKE

Geçtiğimiz baharda son albümü Providence’ı yayınlayıp büyük ilgi toplayan ve geçtiğimiz sene Salon’da izleyip hayran kaldığımız benzer başarılı isimlerden Dorian Concept ile yaptığı iş birliğiyle de tanıdığımız İngiliz elektronik müzik sahnesinin yükselişteki isimlerinden Nathan Fake, 6 Ekim akşamı Salon‘da olacak. Öncesinde Men with A Plan, sonrasında ise Büber‘in sahne alacağı etkinlik için biz de orada olacağız.

ORADAYIZ: BIG BURN İSTANBUL

Kumsallı, denizli, DJ’li gittiğim en son festival yine Kilyos taraflarında olan Mono isimli bir festivaldi. Arada muhtemelen kaçırdıklarım oldu. Duyup da gidemediklerim de eminim vardır ancak hatırlamıyorum. Beni heyecanlandıracak bir line-up, bir aksiyon efendime söyleyeyim bir oluşum olsaydı elbet hatırlar, gidebilmek için çocuklarımı satardım.

Şimdi sene 2017. Yaşımı başımı almış olmama rağmen beni heyecanlandıran bir etkinlik olacak Kilyos Suma Beach‘te. Bu sadece 1 etkinlik değil. Bu bir festival! Açıkçası çok özledim festival günlerini. Kamp alanlarını, aynı anda bir sürü farklı sahnedeki ismi dinleme çabasını, bunun için yorulmayı vb… Big Burn de anladığım kadarıyla tam olarak bunları yeniden yaşayabileceğiniz bir festival. 21 Temmuz Cuma günü girişi yapıyorsunuz. Kamp opsiyonunuz varsa en geç pazartesi sabah 9’da alanı terk etmeniz gerekiyor. 21-22-23 Temmuz tamamıyle denizin, kumun, kaliteli müziğin ve partilerin bir araya geldiği 3 gün, 3 gecelik bir şölen (insan 1-2 yaş daha genç olmak istiyor)!

Festival line-up’ı olsun, kamp şartları olsun vb. bilgiler için websitesini buraya bırakıyorum: http://www.bigburn.istanbul/

Geri sayıma da böyle buralardan başlayabiliriz sanki:

 

ORADAYIZ: BOZCAADA CAZ FESTİVALİ

Bu yaz dört bir yanımdan caz geçiyorken (bomontiada’ya ve 24. İstanbul Caz Festivali’ne teşekkür ediyordu) Temmuz’u daha fazla nasıl caz müzik dinleyerek kapatırım sorusunun cevabını Bozcaada’da veriyorum. Bir süredir yoğun iş temposunun da katkılarıyla caz müziğe olan ilgimin artması ve buna paralel olarak bu sene ilk defa gerçekleşecek olan Bozcaada Caz Festivali, tatil planlarımı da şekillendirdi zira Bozcaada’yı hep merak ettim.

Bozcaada Caz Festivali Pavli Bozcaada, Kabak Lin & Records, allaturca Music Production Management birliği tarafından 28-29-30 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek. Açıkhavada cazın keyfi bizlerden sorulacakken festivalde 2 canlı, 1 lounge olmak 3 ayrı müzik alanı bulunacak.

Programın line-up’ını yukarıda görebileceğiniz gibi sahne alacak isimler ve festival hakkında daha fazla bilgi edinmek için bozcaadacazfestivali.com‘a da koşabilirsiniz (bilgiler bölümü önemli!).

Festivale şimdiden ısınmak için de festival ekibinin spotify playlist’i hizmetine buradan buyurun:

 

 

ORADAYIZ: THE WANTON BISHOPS

The Wanton Bishops bu akşam Salon IKSV’de sahnede olacak. Beyrut’un göz bebeğini ikinci kez İstanbul’da canlı dinleyeceğiz, evimiz Salon’da bu gösteriye tanık olmak da gecenin ekstra pointi.

The Wanton Bishops Salon’un instagram hesabını ele geçirmiş. Grubu köşede kıstırmak isteyenlere gün boyu takip edebilecekleri bir veriyi de buraya bırakalım; gerisi size kalmış:

 

 

SALON İKSV: 2017 BAHAR

2017 yılından çok beklentimiz yok açıkçası ama yine de Salon İKSV yüzümüzü güldüren az şeyden biri. Açıkladığı isimlerle yeni yılda da bizi bulabileceğiniz bir adres olarak devam edecek.

Seafret (1 Mart) : “Arya Stark” içeren klibiyle dikkatimizi çeken ama yaptıkları müzikle kalbimizde yer edinen Seafret, keşke gelse dediğimiz gruplardandı. 1 Mart’ta da buradalar. Daha ne olsun.

The Radio Dept. (28 Nisan) : Başımızın üstünde yeri olan grup The Radio Dept. tekrar Salon İKSV’de. Huzur bulmak için biraz bekleyeceğiz.

Nilüfer Yanya (27 Ocak) : Böyle bir sesin yankı bulmaması imkansızdı. Play Tuşu işbirliğinde sahne alacak Nilüfer Yanya’dan yana beklentimiz büyük.

Moddi (18 – 19 Ocak) : Arayı pek açmak istemeyen Moddi, tekrar Salon sahnesine çıkmaya hazırlanıyor. Bu sefer iki gece üst üste.

Riff Cohen (19 – 20 Nisan) : Sevenlerini daha da sevindirecek haber Salon İKSV’den.

Jakuzi (21 Ocak) : Son zamanların bu topraklardan çıkan en heyecan veren gruplarından. Biletinizi şimdiden alın sonraya kalmıyor.

The Dears (11 Şubat) : Montreal’den çıkıp hayatlarına kulaklara bayram olarak devam eden grup tekrardan performans sergilemek için İstanbul’dalar.

Ah! Kosmos (28 Ocak) : Şimdiye kadar Ah! Kosmos’u canlı dinlemediyseniz bizim hatamız, tekrar izlemek istememeniz de sizin.

XXF – VERY VERY FRENCH: 2016

Fransız Kütür Merkezi’nin düzenlediği kışa güzel bir merhaba deme şekline dönüşen XXF – Very Very French bu sene de Babylon Bomonti‘ye taşınmış. Müzikal olarak Fransa’nın nabzını tuttuğumuz festivalde bu sene kimler varmış bir bakalım istedik.

Alpha Blondy (17 Kasım)

Reggae müziğin önemli temsilcilerinden Alpha Blondy, Babylon’u o güzel ritimleriyle dolduracak.

Brodinski (25 Kasım)

Kim Fransa’dan çıkmış elektronik müziğe hayır diyebilir ki. Erol Alkan’ların 2Many DJs’lerin izinden giden Brodinski kışınızı ısıtmaya geliyor.

Guts (26 Kasım)

İyi bir Hip-Hop ve Funk yapımcısı nasıl olmalı sorusunun cevabı Guts, bu kez XXF – Very Very French ile İstanbul’da.

Fanfaraï  (3 Aralık)

Fransa, Cezayir ve Fas’tan müzisyenlerin bir araya gelip oluşturdukları grup Fanfaraï, konserinde ne bulacağımızı biz de bilemedik. Alta Gülüm Benim coverlarını bırakıp kaçıyoruz.

Jean Tonique (3 Aralık)

Cin fikirli Fransız’ımız neyse ki şarkılarında isminden çok daha yaratıcı. Güzel bir dans pisti bizi bekliyor.

La Caravane Passe (4 Aralık)

Kliplerinin görsellerinden anladığımız kadarıyla abiler eğleniyor. Bakalım biz de bu abiler kadar eğlenebilecek miyiz konserde?

AaRON (8 Aralık)

Festivalin kapanışını emin ellere bırakılmış. AaRON o güzel altyapıları ve rock vokalleriyle o gece çok insanın kalbini tekrardan çalacak.

ORADAYIZ: KHRUANGBIN

2014 yılında yayınladıkları Bonobo‘nun da elinin değdiği single’ları A Calf Born in Winter ile dikkatleri üzerine çeken, geçtiğimiz yıl ilk albümlerini yayınlayan taze grup Khruangbin‘in hiphop’tan ilahi’ye geniş bir janra yelpazesinde tınılardan esinlenen şarkılarını dinlemek üzere bu akşam saat Salon‘da olacağız. Ön grup olarak da Palmiyeler‘i dinleyeceğimiz için ayrıca heyecanlıyız, sizi de bekleriz.

ORADAYIZ: SEVDALİZA

Babylon’un “Güneşin Kadınları” serisinin ilgi çekici isimlerinden Sevdaliza, 2 Kasım Çarşamba (ki bu akşam oluyor) Bomonti‘de sahne alacak. Şarkı sözleriyle ve videolarıyla düşündüren Sevdaliza ile bizim de ilk tanışmamız 2014’e gidiyor: Tanışın: Sevdaliza   Dolayısıyla bu akşam için heyecanlıyız!

Sevdaliza’ya warm-up ve after party olarak Shangri-La eşlik edecek.

 

SALON İKSV: 2016 GÜZ

Yaz yağmuru gibi kötülük yağan bir mevsimi geride bırakırken Salon İKSV, bu sezon izleyeceğimiz isimleri açıkladı. Böyle bir mutluluk kaynağına sahip olmak hala çok güzel.

Local Natives (24 Kasım) : Los Angeles’ın biricik gururu, o güzel havayı buralara taşıyacak.

Battles (24, 25 Eylül) : Zekayla deliliğin arasındaki o ince çizgide müzik yapan grup Battles, Salon’a konuk oluyor.

The Veils (19 Kasım) : Yeni albümlerinin peşi sıra Salon’a taşınacak olanlardan The Veils’i yine de Lavinia bankosuyla izleriz.

Anna RF (22 Ekim) : Müziklerini kolaya kaçıp etnik olarak isimlendirsek de dinleyicilerinde yarattıkları etkileri sözcüklere dökmek zor.

Oh Land (30 Kasım) : Artık o bizden biri. Hep gelsin hep dinleyelim.

Kadro bu isimlere sınırlı değil. Şöyle toplu bir fotoğrafı buraya bırakalım.

salon iksv 2016

 

ORADAYIZ: BOĞAZİÇİ TAŞODA FESTİVALİ ’16

Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü‘nün iddiasına göre Boğaziçi’ne baharı getiren festival Taşoda Festivali‘nin 2016 versiyonu bugün başlıyor. Son bir kaç senedir olduğu gibi Cuma günü Manzara Sahne’de açılan festival Cumartesi ve Pazar günü Meydan Sahne ve Manzara Sahne’de devam edecek. Biz de bu sene programın üstünden şöyle bir geçerken sahneye çıkacak isimlerden Taşoda performanslarının neye benzeyeceklerini 3 kelimede anlatmalarını istedik. Buyrun hem çıkacak gruplara göz atın hem de onların kelimeleriyle performanslarının neye benzeyeceklerini tahmin edin.

Vera // Cuma @22.00 – Manzara Sahne

Artık İstanbul sahnesinin gediklilerinden olan Vera, bu sene çıkardıkları “Bir Yangın Var” albümünü Boğaziçi’nde kutluyor. O 3 kelimelik çok çok kısa röportajımıza ise “EVE DÖNMEK GÜZEL!” diyerek cevap veriyorlar.

Dem // Cuma @21.00 – Manzara Sahne

Naif sözler ve nağmelerin ardında giden Dem’e performanslarını sorduğumuz zaman onlardan da “OTURAKLI TÜRKÇE POP” cevabını aldık.

Agency // Cumartesi @21.30 – Manzara Sahne

Sorumuza “DİKKAT KAYGAN ZEMİN” cevabı veren Agency, performansları için de büyük renk vermiş oldu. Kendilerini izlemek gerçekten çok zevkli.

Şenceylik // Cumartesi @17.00 – Meydan Sahne

Boğaziçi’nin bir zamanlar CEO olmak istemeyen asi kızı (şimdilerde stajer) Eda Sena Şenceylan grubuyla Meydan Sahne’de. “ŞEKER DE YİYEBİLSİNLER” cevabıyla asiliği ve şirinliği aynı potada eriten performansa hazır olalım.

Ahmet Ali Arslan // Cumartesi @17.30 – Manzara Sahne

“ÇOCUKLAR GİBİ ŞENDİK” dedi ve yine kendi deyimleriyle bir şeyler tıngırdatmaya hazırlar. Ahmet Ali Arslan’a kulak kabartmadan festivali geçirmeyin.

In Hoodies // Cumartesi @18.30 – Manzara Sahne

İstanbul sahnesinin bu seneki fenomen grubu In Hoodies, sade ve insanı etkileyen şarkılarıyla Manzara Sahne’ye konuk olacak. Bize cevabı biraz uzun olsa da bu haliyle koyamadan edemedik.

“Got 3 chords and 6 strings

And I’ll sing till my nose bleeds.”

Locust Star // Cumartesi @16.30 – Manzara Sahne

Bu senenin başında yeni bir EP, Alienated’ı çıkaran Locust Star saykedelik metali güney çimlere taşıyacak. “KARANLIK, ENERJİK, SAYKEDELİK” cevabıyla da performansları betimleyen grup, şöyle cayır cayır bir gitar duyayım diyenleri bekliyor.

Pagos // Cumartesi @19.00 – Meydan Sahne

UZUN ARADAN SONRA” diyerek betimledikleri konseri, bu beklemeye değecek bir şekilde sona erdirmeyi düşünen Pagos, Cumartesi günü Meydan Sahne’de.

Tüm program da şöyle görülebilir.

Cuma;

Taşoda 16 Cuma

Cumartesi;

Taşoda 16 Cumartesi

Pazar;

Taşoda 16 Pazar

Etkinliğin Facebook sayfasını da şöyle bırakalım.