OFF THE RECORD

(OFF THE RECORD): VOL. LXV

1. Uzun süredir aklıma takılan bir soru vardı: Kanye West hala severek dinleniyor mu? Zira kendim insan olarak hiçbir zaman fan’ı değildim ama hala dinliyorum. Sonunda twitter aracılığıyla bu merakımı cevaplandırdım. Sonuçlar beni şaşırttı, nefret edenlerin sevenlerden çok olmasını beklerdim. Ne yapıyorsan yapmaya devam et Kanye, görünüşe göre yeteneğin iğrenç bir insan oluşunu görmezden gelmemize yetiyor.

2. Dün Banksy’nin ünlü “Girl with Balloon” tablosunun açık arttırmayla 1 milyon dolardan yüksek bir fiyata satılmasını takiben kendi kendisini yok edişine şahit olduk. Çok ileride bile bahsedilecek şeylere zamanında şahit oluyor olmak beni heyecanlandırıyor:

3. İşe giderken otobüste, işten dönünce evde, hafta sonu dinlenirken, kısacası bir an bile gözümüzü ayıramadığımız Netflix’in, fragmanlarınından sonra heyecanla beklediğimiz yeni dizisi Maniac bu hafta yayınlandı. Henüz binge etmediyseniz bu hafta 10 bölümü tüketip Emma Stone’a biraz daha aşık olabilirsiniz.

4. Rashida Jones ve Ezra Koenig in birkaç ay önce bir bebeklerinin olduğu haberini aldık. Henüz bir fotoğrafı bile olmamasına rağmen bu bebeği çok seviyor oluşum bir kez daha fangirl’lük konseptini sorgulatıyor bana.

5. Yılın en sevdiğimiz zamanlarından ve etkinliklerinden biri Filmekimi sonunda başladı. A Star is Born ile festivali açtık, siz ne ile açmayı düşünüyorsunuz?

6. Geçtiğimiz hafta dönemimizin en parlak popçularından Charli XCX ve bu sene başarılı işbirliklerine imza atan Troye Sivan yeni şarkıları 1999’u paylaştı, bunu bütün hafta looplarız.

(OFF THE RECORD): VOL. LXIII

1. Bugün çığır açan pop şarkılarından biri “…Baby One More Time” tam 20 yaşına girdi. Fun fact: Şarkının çarpıcı sözü, yazarlarından biri olan ve her fırsatta ne kadar sevdiğimizi belirttiğimiz Max Martin‘in “hit me” kalıbının “ara beni” anlamında kullanıldığını sanması sonucu ortaya çıkmış.

2. Haftanın en beklenen yenilerinden biri Nicki Minaj‘ın Queen‘iydi. Barbie Dreams‘de bütün rap dünyasına bir güzel giydirirken içinizi yağlarının eriyeceğini garanti edebiliriz. Üzerine bir de bu eleştirilerin hedefi olanlardan tebrik tweetleri görmek ayrıca keyifli:

3. Uzun ısrarlar sonucu Weezer‘ın Toto‘nun zamansız hit’i Africa‘yı coverladığının haberini vermiştik. Buna karşılık olarak Toto da bir Weezer şarkısı coverlayacağını duyurmuştu. Toto’nun yorumuyla Hash Pipe bu hafta itibariyle yayında, bakalım bu da Africa’nın cover’ı kadar sevilecek mi:

4. Çok gecikmeli bir şekilde bu hafta Queer Eye‘a sarmış bulunuyoruz. Bu sırada Antoni‘nin The National ve The Strokes sevgisi de gözümüzden kaçmadı tabii ki. (Evet, Antoni’ye biraz daha aşık olundu…)

5. İlki 2008’de çıkan ABBA‘nın müziklerini harika bir hikayeyle birleştiren ikonik müzikal film Mamma Mia‘nın devam filmi Mamma Mia! Here We Go Again vizyondaki üçüncü haftasına girdi, izlediniz mi? İzleyen ve izlemeyenler için soundtrackini hemen şöyle bırakalım, biz bütün hafta dinliyor olacağız:

Photo Credit: Aphex Twin – T69 Collapse

(OFF THE RECORD): VOL. LXII

  1. Son birkaç aydır özellikle müzik/sinema dünyasında konumunu kötüye kullanan insanların tek tek ortaya çıkarılıp ifşa edilişini, mağdur ettikleri insanlarla gurur duyarak izliyoruz. Geçtiğimiz haftalarda Björk’ün, Lars Von Trier tarafından maruz bırakıldığı kötü muameleye şok olurken (çok da şok olmadık, Trier’i tanıyoruz) bu hafta da Kevin Spacey gündemdeydi, gerçekten olabilecek en “fail” şekilde savunmaya çalıştı kendisini. Takip edemeyenler için link aşağıda. Olayı takiben oldukça popüler dizisi House of Cards’dan karakterinin çıkarılacağı duyuruldu, umarız bir daha kendisini görmek zorunda kalmayız.
    Actor Anthony Rapp: Kevin Spacey Made A Sexual Advance Toward Me When I Was 14 tumblr_ml66t2LkAP1qgrjt5o2_500

  2.                                                                        *Seven’a dair spoiler içeriyor, baştan uyaralım.*
    Gwyneth Paltrow acımasızca komik, harika bir Halloween kostümü giymiş, henüz görmediyseniz görmelisiniz.

    🎃

    A post shared by Gwyneth Paltrow (@gwynethpaltrow) on

     

  3. Duyduğumuza göre Selena Gomez ve Justin Bieber’ın beraber görüntülenmesi üzerine The Weeknd ve Gomez’in 10 aydır devam eden ilişkisi sonlanmış. The Weeknd, Selena’nın Instagram’dan beğendiği bütün fotoğraflarından beğenilerini geri almış. Dünya starı da olsan ayrılığa karşı verdiğin tepkiler 16 yaşındaymış gibi olabiliyor demek ki, seni o kadar iyi anlıyoruz ki Abel…
  4. Geçtiğimiz hafta Frank Ocean 30. yaş gününü kutladı. “Paris is Burning” temalı doğum günü partisi özellikle Ocean’ın kıyafet seçimiyle gündemimizdeydi. Çok yorum yapmadan fotoğrafı göz zevkiniz için hemen aşağıya bırakıyorum…

     

  5. Stranger Things’in ikinci sezonu geçtiğimiz hafta yayınlandı, Spotify da tabii ki bu trend’den nemalanma fırsatını kaçırmadı, çok da güzel oldu:

    Hemen şuradan kendiniz de deneyebilirsiniz: https://open.spotify.com/user/spotify/playlist/37i9dQZF1DXc3KPAjGyPdm 
  6. Bugün ilk çıktığında da ne kadar sevdiğimizi tek tek belirttiğimiz Grimes albümü Art Angels‘ın ikinci yıldönümü, bolca dinlemeyi planlıyoruz.

     

  7. “Gorillaz” olduğun zaman kocaman bir albümün ardından bir sürü single çıkarmaya devam etsen de garip olmuyor. Geçtiğimiz hafta Little Simz işbirliğiyle bir single yayınladılar ve bütün hafta obsesif bir şekilde dinledik, siz de dinleyin.

     

    Kapak fotoğrafı: @MariAndrew

FREE FRIDAY (OZDELİCE)

  • Geçen senelerde ülkenin durumuyla paralel olarak “etkinlik yok” diye ağlarken bu sene adeta silkelenmiş line-up’larla bütçemizi tartıyoruz. Ciddi olarak ajandamı en son bu kadar doldurduğumda sanırım üniversitenin son sınıfındaydım. Taksim/Beyoğlu anılarım da oradan kalma. Sonrası iş hayatı vs. derken de koptuğum etkinliklerle bu sene yeniden kucaklaşacağım için çok heyecanlıyım. Ayrıca Salon, Garaj, Babylon ve Zorlu PSM arasındaki bu trafiğin tatlı bir telaşa dönüşmesini de 8 senesini “blogculuğa” vermiş biri olarak kalp gözlerle izledim. Beklenen tablo sonunda piyasada. Tıklım tıklım etkinlikleriniz olsun!

 

 

  • KALT’ı muhtemelen duydunuz. Bizim Show’un yeri bende çok ayrı. Daha hiç gülmeden izlediğim 1 Bizim Show olmadı. Tüm Ozan Akyol’ları ayrı ayrı seviyorum. Ayrıca sayelerinde tanıdığım müzik grupları da işin en güzel artısı (Evet, Beyaz Hayvanlar’ı bu sayede öğrendim)! Asla tanıtmadan bolca överek tüm duygularımı ifade ettiğimi düşünüyorum. Teşekkürler.

 

  • 15. İstanbul Bienali bu hafta sonu (16 Eylül) başlıyor. 12 Kasım’a kadar vaktimiz var. Bienalin bu seneki teması “iyi bir komşu”. 32 ülkeden 56 sanatçının katıldığı ve küratörlüğünü Elmgreen ve Dragset’in yaptığı bienal bu sene hangi küfürleri yiyecek çok merak ediyorum. Zira geçen senelerde feed’ime düşen anlamlı/anlamsız bir çok yorumdan sonra geçen seneki bienale gitmeye vakit ayıramamıştım (!).
  • Geçenlerde içimden geçenleri bir facebook post’u altında belirttim. Daha fazla agresif davranmak istemiyorum. 2011’den bu yana bilinen Türkçe rap’teki gelişimin Ezhel ile farkındalık oluşturması muazzam bir şans deyip yine Ezhel paylaşıyorum. Yakın zamanda Ağaçkakan’da yeni albüm yayınlayacak ve hatta albümden bir şarkıyı videoladı. Da Poet de Beat Tape 2 Outtakes ile geliyor. Hepimize hayırlı, uğurlu olsun.

(OFF THE RECORD): VOL. LXI

1. Katy Perry yeni albümü Witness’ı beğenilerimize sundu. Ne tesadüftür ki yıllardır Apple Music dışında hiçbir ortamda müziklerine ulaşamadığımız Taylor Swift de aynı gün bütün kataloğunu Spotify başta olmak üzere bütün platformlarda paylaşmaya karar verdi. Her ne kadar Katy Perry’yi bir noktada dinlemeyi planlıyor olsak da bu harika trollük karşısında elimizi 1989’a gitmekten alıkoyamıyoruz. Açıkçası Katy Perry unutulmaya oldukça yakınken ve en çok Taylor’la atıştığı zamanlarda gündemde olabiliyorken belki de albüm için iyi bir gelişme olmuş bile olabilir diye düşünerek vereceği karşılığı bekliyoruz.

2. Birkaç sene önce Amanda Bynes, Drake hakkında cinsel içerikli niyetlerini ifade ettiği birkaç tweet atmıştı ve bu konudaki sessizliğini birkaç gün önce bozdu. “Ciddiydim ama aynı zamanda uyuşturucu etkisi altındaydım” diyen oyuncunun yıllar önce olmuş bir şey üzerinden tekrar hypelanmaya çalışmasını komik bulsak da Drake hakkındaki karmaşık hislerimizi dillendirdiği için takdir de ediyoruz.

3. Britney Spears‘ın asla eskimeyen hiti Toxic‘in ortaya çıkan eski bir demosunu bu hafta bolca dinledik ve çok sevdik; mutlaka dinleyin, Britney Spears’ın sesi hakkındaki olumsuz düşüncelerinizin değişeceğinden eminiz:

4. Marvel filmlerinin ne kadar zevkimize hitap etmediğini bir yana bırakıp önyargısız bir şekilde Black Panther’in ilk fragmanını izledik. Açıkçası sebebi şu ana kadar izlediğimiz Marvel yapımlarından farklı (ama çok da değil) ve egzotik durması mı yoksa soundtrack’inin Run the Jewels’ın elinden çıkmasından dolayı mı emin değiliz ama etkilendik diyebiliriz. Muhtemelen ikinci sebepten ötürü, yine de videoyu şuraya bırakalım bir de siz düşünün:

5. Büyük bir Seinfeld hayranı olan Kesha‘nın sarılma teklifinin Jerry Seinfeld tarafından birkaç kez reddedilişini izledik. Boşver Kesha biz sana sarılırız.

6. Şurada da gizlice senenin en çok dinlediğimiz albümünü yaptığını itiraf ederek belirttiğimiz üzere Demi Lovato’yu seviyoruz. Geçtiğimiz hafta Los Angeles’ta katıldığı bir partide Paramore’un Misery Business şarkısı arkaplanda çalarken eşlik etmesi gerekirken bazı teknik sorunlar planı bozuyor ve şarkıyı çıplak sesinden dinleme fırsatı bulduğumuz bir kayıt çıkıyor ortaya:

7. Son olarak bir Childish GambinoArctic Monkeys mash-up’ına çok takıldık bu hafta, ne kadar yakıştıklarına şaşırarak defalarca dinledik, siz de dinleyin:

(OFF THE RECORD): VOL. LX

1. Adele sıradaki albümü 25‘ın ilk şarkısını ve klibini yayınladı. Bir an duracak sandık amaa çok şanslıyız ki dünya hala dönüyor.

2. Bu hafta Nowness‘da Florence Welch‘in evine denk geldik ve artık Florence Welch’i bir sıfat olarak kullanmayı düşünüyoruz. Öyle ki evi başka türlü anlatmanın yolu yok. Tüm zamanların en Florence Welch evi ve orada yaşamadığınız her gün kendinizden nefret edeceksiniz:

3. Mini web serilerini izlemeyi her şeyden çok seviyoruz. Bu hafta “Shugs and Fats” isimli bir seriyle tanıştık. Brooklyn‘deki iki Iranlı kadının maceralarını anlatan videolar kısacık, pek feminist ve envai çeşit saçmalıkla dolu.

4. Jimmy Kimmel Jay Z’nin ilk televizyon yayınını ortaya çıkarmış. 90’larda Jay Z olmak tam olarak şöyle bir şeymiş:

5. Ergenlik yıllarını Robbie Willams‘a aşık olarak geçirenler gözlerini ve bilhassa kulaklarını iyi açsın çünkü gençlik hayaliniz bu hafta bir ergenin başına geldi. Robbie Williams izleyicilerle flörtleştiği performanslarından birinde seks içerikli bir şaka için 15 yaşında bir kızı seçti. Bu hafta izlediğimiz en komik şeylerden biri.

6. Son olarak, biz de hala saatin kaç olduğunu bilmiyoruz.

(OFF THE RECORD): VOL. LIX

1. Lena Dunham‘ın HBO için Max isimli yeni bir “feminist dizi” projesi hazırladığı haberi geldi. Kendisi hala çok yetenekli ve feminizmle popüler kültür bir arada çok tatlı ama lütfen artık biri yazar/yönetmen/müzisyen/pazarlamacılara “feminist yaklaşımla hazırlanmış içerik” ile “bir içerik olarak feminizm” arasındaki farkı anlatsın.

2. Taylor Swift, GQ’ya verdiği bir röportajda Bad Blood‘ın Katy Perry ile alakalı olmadığını açıklamış. Sevindik; Katy Perry‘i hakkında şarkı yazacak kadar önemsemesi normal değildi zaten.


3. Başrolde Drake‘in oynadığı bir filmi izlemez miydiniz? W Magazine‘e verdiği röportajda oyunculuk yıllarını yad eden Drake meğer senelerdir bir rol teklifi gelse de oyunculuğa dönsem diye bekliyormuş. Bir seneye kalmaz kendisini uçmalı kaçmalı bir Hollywood filminde görürüz.

4. Doğumuyla neredeyse eş zamanlı olarak tarihin derinliklerine gömülen Tidal‘ın varlığını unutmuş olmanız normal; Jay Z de unutmuş. Mısırlı besteci Baligh Hamdi’nin müziğinin izinsiz sample’lanması üzerine açtığı davada yaptığı işler sorulan Jay Z, sayısız meşgalesi arasında Tidal’ı saymayı unutmuş. Mahkeme salonunda yaşanan diyalog tam olarak şöyle:

Jay Z: “I make music, I’m a rapper, I’ve got a clothing line, I run a label, a media label called Roc Nation, with a sports agency, music publishing and management. Restaurants and nightclubs … I think that about covers it.

Avukatı: “I’m not so sure. You have a music streaming service [Tidal], don’t you?”

Jay Z: “Yeah, yeah. Forgot about that.”

5. Kaan Tangöze‘nin solo albümünü dinleme girişiminde bulunduk bu hafta. Çok politik ve bir o kadar Türkçe country müziğin bünyemizde yarattığı ani şok sonrası albümün kalanını dinlemeye cesaret edemedik ama sizin ne düşündüğünüzü çok merak ediyoruz.

(OFF THE RECORD): VOL. LVIII

1. Haftanın en komik/saçma/manasız olayı Jay Z ve Marina Abramovic arasındaki anlaşmazlık oldu. Marina Abramovic Jay Z’nin Picasso Baby videosu için The Artist Is Present isimli çalışmasını kullandığını ama söz verdiği gibi bağışta bulunmadığını ve kullanılmış hissettiğini açıkladı. İki gün sonra Marina Abramovic Institute Jay Z’nin bağış yaptığını ama Marina Abramovic’e haber vermediklerini söyleyip iki taraftan da özür diledi. Teşekkürler.

2. Alt-J şarkısı yapmanın formülünü merak ediyorsanız bol miktarda narkotik (muhtemelen yani) ve mısır patlağı eşliğinde hazırlanmış bir video bu hafta Youtube’la buluştu. Video yayınlandıktan yaklaşık 1 gün sonra Alt-J Twitter’daki profil fotoğrafını mısır patlaklarıyla değiştirdi. Komik video, çok güzel hareket.

3. Coldplay ve Game of Thrones güçlerini birleştirdi. Red Nose Day için hazırlanan 12 dakikalık skeçte Chris Martin‘in öncülüğünde başlayan Game of Thrones müzikali macerası anlatılıyor.

4. Beyoncé ve Nicki Minaj‘ın yeni videoları Feeling Myself haftaiçi Tidal üzerinde yayınlandı ve hala daha insanlığın geri kalanıyla paylaşılmış değil. Haftaiçi herkes klibin mükemmelliğinden ve Beyoncé ile Nicki Minaj’ın eşsizliğinden bahsetmiş olsa da hayır, henüz daha Tidal’a gelmeye ikna olmuş değiliz.

5. Miley Cyrus‘un evsiz LGBT gençler için kurduğu The Happy Hippie Foundation için hazırladığı Backyard Sessions videolarına bayılıyoruz. BA – YI – LI- YO- RUZ.

(OFF THE RECORD): VOL. LVII

1. Boston Gay Men’s Chorus konseri “Ramazan ayında eşcinsellik propagandası yapmaya geliyorlar” şeklinde özetlenebilecek reaksiyonların ardından, Zorlu PSM tarafından, Ahmet Nafiz Zorlu‘nun ağzından çıkan birkaç kelimeyle iptal edildi. Şaşırdık mı? Hayır. Diğer yandan, şaşırmamamız yerimizi yadırgamadığımız anlamına gelmiyor.

2. Lana Del Rey geçtiğimiz günlerde konserlerinden birinin açılışını Who Framed Roger Rabbit filminde Jessica Rabbit karakterinini seslendirdiği Why Don’t You Do Right şarkısıyla yapmış. (Bu arada şarkının orijinali Peggy Lee’ye ait.) Yakışmış mı? Hem de çok.

3. M.I.A bu yazı ele geçireceğinin sinyallerini vermeye devam ediyor. Mesajı almak ya da almamak sizin elinizde. Dün sıradaki albümünden yeni bir parça daha insanlıkla buluştu.

4. Lena Dunham‘in elinden çıkan her şeye bayılıyoruz. & Other Stories için çektiği kısa filme de bayıldık.

5. Bir süredir gözlerimizi Willow‘un üstünden ayırmıyoruz. Yeni parçasının haberini vermiştik, parçaya bir de video geldi. (Bu arada şarkının ismi “Frequency 7” şeklinde söyleniyormuş.)

(OFF THE RECORD): VOL. LVI

1. True Detective‘in 2. sezon teaser’ı yayınlandı. Hazır mısınız? (Biz değiliz galiba)

2. 2000’lerin en can sıkıcı olaylarından biri aslında nefret etmeniz beklenen ünlülerden nefret etmediğinizi fark etmek. Ariana Grande‘nin Celine Dion taklidine bakın ve aslında kendisiyle tanışsanız ne kadar sevebileceğinizi düşünüp biraz üzülün istiyorum.

3. Uzun zamandır Anne Hathaway‘in içinden Miley Cyrus çıkması kadar saçma bir şeyle karşılaşmamıştık. Saçma derken çok iyi anlamda söylüyoruz tabii.

4. Frances Bean de, Rolling Stone’a özel olarak verdiği röportajla birlikte geç de olsa “ebeveynlerinin ekmeğini yiyen popüler kızlar” kervanına giriş yaptı. Hala Nirvana‘ya dair merak ettiğiniz bir şeyler varsa önce “Neden?” diye sormak, sonrasında röportaja yönlendirmek zorundayım.

5. Obsesyonun zamanlaması olmaz. Eskilere de takıldığımız oluyor.

 

 

(OFF THE RECORD): VOL. LV

1. Haim kız kardeşlerin sahnesine geçen hafta Kesha konuk oldu. Ne alaka derken eski arkadaşlıklarını keşfettik.

2. The Strokes görmeden Julian Casablancas’ın bir başka projesi Julian Clasablancas + The Voidz göreceğiz diye çok heyecanlıyız!

3. Geçtiğimiz hafta Perşembe gecesi Hisarüstü Ayı’da güzel anlara dokunduk. Dokunmaya da devam edeceğiz.

Avaz Ayı

4. The Civil Wars‘ın kadını Joy Williams tek başına takılmaya karar vermişti. İlk ürünü ortaya çıktı geçen hafta kafalarımız karışık.

5. Sia‘nı Maddie Ziegler‘lı kliplerinden sıkıldık. Sia formülü bulmuş, klip için kendini yormasına gerek kalmamış gibi hissettiriyor.

Kapak: Kakkmaddafakka – Six Months is A Long Time

(OFF THE RECORD): VOL. LIV

1. Woody Allen‘ın yeni filminde Jesse Eisenberg, Bruce Willis ve Kristen Stewart‘ı bir arada görecekmişiz. Tabii ki filmin adını ya da içeriğini bilemiyoruz ve fakat Eisenberg ve Stewart’ı Adventureland‘den bu yana ilk kez tekrar bir arada görme fikri hoşumuza gitmedi değil. (Bruce Willis de iyice yaşlanmıştır artık.)

2. Bu hafta Comedy Central‘ın en çılgın yapımlarından Broad City ile tanıştık. An itibariyle ikinci sezonu yayındaymış. O kadar uygunsuz ve o kadar mükemmel ki…

3. Miley Cyrus sıradaki şarkısını küçücük bir kısmını Instagram’dan paylaştı. Hüzün ve gözyaşıyla gelecek gibi duruyor.

studioooooooooooooo @waynecoyne5 @katyweaver @cheythom @vijatm #turnted

A video posted by Miley Cyrus (@mileycyrus) on

4. Ellen‘ın yazarlarından Liz Feldman yazarlığını yaptığı One Big Happy ile eşzamanlı olarak Youtube programı This Just Out‘u yeniden canlandırmaya karar vermiş. Dizi hakkında yorum yapamasam da (başrolde çeyrek yüzyılın favori komşu kızı Elisha Cutberth oynuyormuş gerçi) programın komikliğinin garantisini verebiliyorum. 

5. Çocuk yeteneklerin gerçekten yetenekli olanları tadından yenmiyor cidden. Bu haftanın büyük bir bölümü bu çocuğa inanamayarak geçti.

(OFF THE RECORD): VOL. LIII

1. Bu hafta Ceylan Ertem‘in Üsküdar kayıtları Twitter’ı ele geçirdi. Simit mimit, ne çok yedik, açık çaylar, sağa kay’lar ve kendisine eşlik etmenin imkansızlığı.

2. Kanye West‘e ve kesinlikle içinde tutamadığı egosuna nasıl yaklaşmamız gerektiğini hala daha kestirebilmiş değiliz. Brit Awards‘da yaptığı açıklamalardan sonra narsisistliği artık iyice sinir bozucu hale gelmişti ki Oxford‘a konuşmacı olarak gitti ve bir kez daha ne yaptığını bildiğine ikna etti. Kanye West’ten nefret etmekle kendisine aşık olmak arasında gidip geldiğimiz kim bilir kaçıncı yıl ve galiba artık taraf seçmeye çalışmaktan vazgeçmek gerek. Söz konusu konuşma burada bu arada.

3. Tina Fey‘in yazdığı Netflix yapımı Unbreakable Kimmy Schmidt bu hafta yayınlandı. Bir 30 Rock değil, Mean Girls (tabii ki) hiç değil ama pazartesiye çeyrek kala “binge-watching” dizisi arıyorsanız kendisi çok doğru seçim.

4. Hepsi bir yana, bugün 8 Mart. Günün okuması 5Harfliler’den, Andrea Dworkin 1979 tarihli “Geceyi Geri Al” konuşması çevirisi.

5. Anadolu Kültür ve !f İstanbul’un ortaklığıyla kurulan Yeni Film Fonu başvuruları geçtiğimiz ay başlamış, 12 Nisan‘a kadar da devam ediyormuş. Biz kendisinden yeni haberdar olduk, başka duymayanlar varsa da duysun istedik. Detaylar da başvuru da şuradan.

(OFF THE RECORD): VOL. LII

1. Günün büyük haberi Daft Punk‘ın Nile Rodgers‘ın yeni albümü “It’s About Time” için bir film çekmiş olmasıymış. Ne var ki mevzunun detaylarını henüz açıklayan yok. Siz de bilin ama kimseye anlatamayın.

1

2. Arcade Fire‘ın Will Butler‘ı yarından itibaren 1 hafta boyunca her gün The Guardian‘daki bir habere şarkı besteleyecekmiş. Will Butler’ın açıklamalarına bakılırsa söz konusu girişimin sebebi can sıkıntısı. Kendisinin ilk solo albümü Policy de 10 Mart‘ta yayınlanıyor.

3. Scarlett Johansson yeni bir kız grubu kurdu. Este Haim, Holly Miranda, Kendra Morris ve Julia Haltigan‘dan oluşan grup Singles‘ın ilk parçası Candy yayınlanmış. İsimler güzel ve fakat duyduklarımızdan çok etkilendik diyemeyeceğiz.

4. Beyoncé de insanmış. “Photoshopsuz halleri” topuna girmek istemezdik ve fakat işte Beyhive‘ı ayağa kaldıran “o fotoğraflar….” (Tı tım tım tı tım)

beyonce

5. Yeni gün, yeni şarkı, yeni klip. Eric Pryds ve CHVRCHES‘dan geliyor:

*Görsel: Holychild – Mindspeak

(OFF THE RECORD): VOL. LI

1. Chance The Rapper, meğer The Social Experiment isimli bir grubun üyelerindenmiş. Yakın zamand Surf isimli bir parça yayınlayacaklarmış ki öncesinde başrolünde Cara Delevingne‘in olduğu 90 saniyelik bir videoyu yayınlamayı uygun görmüşler. Her baktığımız yerde Cara Delevingne görmekten biraz sıkılmış olmakla birlikte, söz konusu 1.5 dakikanın sonunda şarkıyı beklemeye başlayacağınızın garantisini verebiliyoruz.

2. Taylor Swift, son albümü 1989‘da kullandığı “This sick beat” ve “Party like it’s 1989” gibi ifadelerin telifini almış. Kumaş kalemiyle çanta boyayıp Etsy‘de satan çok tasarımcı ve bir o kadar da girişimci gençlerimizin aklında bulunsun. Halbuki “Could show you incredible things” sloganıyla çok para kazanılabilirdi.

3. Jay Z bu hafta Norveçli streaming servisi Wimp‘i 47 milyon pound’a satın aldı. Kuzey Avrupa artık kendisinden soruluyor, dünyanın geri kalanına açılırlar mı henüz bilmiyoruz.

4. Obama‘ya şarkı söyletilen videolar izlemekten kesinlike sıkılmayacağımız şeyler listesinde çok yukarılarda. Bu hafta Mark Ronson‘ın Uptown Funk‘ı yerleştirilmiş dudakları arasına. Çok başarılı.

5. The Pineapple Thief‘in geçtiğimiz Eylül’de albüm çıkarmış olduğu gerçeğini yeni fark ettik. Kendimizi aşırı ayıpladıktan sonra “İyi madem bu haftasonu Magnolia dinlensin” dedik. Dinlensin.

 

(OFF THE RECORD): VOL. L

1. Bu hafta Hailey Tuck isimli bir hanımla tanıştık. Jazz Age‘e duyduğunuz sempatiyi bu kendisine yönlendirebilirsiniz keza her yönüyle oralardan kopmuş gelmiş.

2. Yer gök Sleater-Kinney diye inlerken daimi bir fransızlık durumu içindeyseniz derdinizin dermanı ayağınıza kadar geldi. Spin bu hafta Sleater-Kinney’nin şimdiye kadar yayınlanmış bütün şarkılarını tek tek incelemiş. İyi iş, burada.

3. Sia‘nın Elastic Heart klibi insanlarda pedofili paniği yaratınca videonun arkasındaki kip sahne arkası görüntüleri insanlıkla paylaşma ihtiyacı hissetmiş. Paniğe gerek yok, ikisi de aynı insanı temsil ediyor diyorlar. Bir de Shia LaBeouf, muhtemelen yaptıkları işin sanat olduğunun altını çizmek için, tekrar tekrar “cathartic” diyor.

4. Her hafta bir kez Tina Fey demek alışkanlığa dönüştü ama elden bir şey gelmez, kadın çalışıyor. Tina Fey aşıklarına müjde, bu hafta yeni dizisi Unbreakable Kimmy Schmidt‘in trailer’ı yayınlandı. Dizi 6 Mart‘ta Netflix‘te.

5. Bu hafta okumaktan keyif aldığımı bir diğer şey de Richard Brody‘nin Whiplash eleştirisi oldu. Ayıla bayıla Whiplash öven milyonların karşısında söylediği şey çok net: “Bu sanat değil, askerlik.” Buradan.

(OFF THE RECORD): VOL. XLIX

1. Tina Fey ve Amy Poehler‘ı önümüzdeki yıl yayınlanacak filmleri Sisters’ın ilk görüntülerni paylaştı. İki kardeş olarak başrolü paylaşacaklar. Videoda “Next Chrismas” ibaresini görünce bir anda bir yıl çok uzun görünmeye başladı.

2. Bu hafta kulağımıza Kaneholler ilişti. Steven Tyler’ın kızı Chelsea Tyler ve Jon Foster‘ın oluşturduğu electro-soul ikilisini gözümüzü üstüne tuttuğumuz isimler arasına aldık.

3. Bir anda romantik komedilerin yakışıklı bile olmayan erkek oyuncusundan Hollywood’un en karizmatik ve dikkat çeken adamlarından birine dönüşen Matthew McConaughy‘nin 1993 yılında Dazed and Confused‘daki rolü için girdiği seçmelerin görüntüleri yayınlanmış. Pazar gününüze layık.

4. Jimmy Fallon bu hafta programında Gwyneth Paltrow‘a bir takım hip hop şarkılarının Broadway verisyonlarını söyletmiş, iyi de yapmış. Big Sean‘ın IDFWU‘sunu dinlemek gerek.

5. Hala Whiplash‘i izlemedik. Galiba artık zamanı geldi.

(OFF THE RECORD): VOL. XLVIII

1. Thom Yorke yine çok kazandı. Öyle deniyor ki, deneysel işlerin adamı Eylül’de yayınladığı solo albümü BitTorrent üzerinden 4.4 milyon kez indirilmiş. Söz konusu sayının içinde 6 dolarlık paketin yanı sıra ücretsiz indirmeler de var, dolayısıyla 20 milyon coşkusuna kapılmamak gerek ama evet, yine çok kazanıldı.

2. Orange is The New Black‘in yeni sezon kadrosuna Ruby Rose‘un katılacağı açıklandı. Dahası kendisinin oynayacağı karakterin Piper ve Alex ile bir takım gönül ilişkileri içerisinde olacağının da haberi dört bir yanı sarmış durumda. Yeni sezon spoiler’ı veriyorm: Leitchfield Hapishanesi alev alacak.

ruby rose

3. Bundan sonra Alexa Chung daha ne kadar mükemmelleşebilir diye merak ettiğiniz anlarda kendisinin karaoke performansını hatırlayın.

4. SIA‘nın yeni klibiyle birlikte yine ortamlarda Shia LaBeouf‘ın adı geçmeye başladı. Konuya bir katkımız olacaksa:

5. MTV ikinci Nicki Minaj belgeselini hazır etmiş bile. Trailer’ına bakılırsa starlığın duygusal anlamda ne kadar yıpratıcı, ne kadar zor, ne kadar tehlikeli (yılan vardı) ve ne kadar başka şeyler olduğunu görmemiz ve Nicki Minaj’a çok saygı duymamız bekleniyor.