DEV KEDİ

DEV KEDİ: GABY HOFFMANN

Munis…Tatlı: Hem annesi hem de babası oyuncu olanlar kervanının bir diğer üyesi olan Gaby Hoffmann’ın oradan oraya taşınmak, karavanlarda ve otellerde yaşamak, 5 yaşındayken Andy Warhol’un cenazesine gitmek, bir şefin yanında staj yapmak ve doğum koçluğu eğitimi almak gibi ilginç olaylarla dolu bir hayat hikayesi var. Edebiyat mezunu oluşuyla da gönlümüzü çalan Hoffmann için “Oyunculuk kanında var” desek hiç yanlış olmaz, çünkü kendisi 4 yaşından beri irili ufaklı pek çok reklam, oyun, film ve dizide rol almış durumda. Field of Dreams, Sleepless in Seattle, The Man Without a Face, Veronica Mars, Homeland ve Louie’yi bu uzun listede öne çıkan yapımlar olarak sayabiliriz. Fakat pek çok insan gibi bizim de Hoffmann ile tanışmamız Girls ve Transparent sayesinde oldu.

Kedi Canını Senin: Kendisi hem Girls hem de Transparent’taki rolü ile Emmy’ye aday gösterilince tabi ki şaşırmadık. Zaten sadece oyuncularıyla bile mükemmelliğin sınırlarını zorlayan iki dizide de öne çıkmayı başaran Hoffmann’ın özellikle Transparent’ta diziyi tek başına sırtlayacak kadar harikulade bir iş çıkardığını düşünmekteyiz. Doğallığın ve coolluğun kitabını baştan yazan Hoffmann, dolgun kaşları, ayrık dişleri, maskülen mi feminen mi olduğuna karar veremediğimiz duruşu ve aynı anda hem 20 hem de 40 yaşında gözükebilmesiyle “arkadaş olmak istediğimiz ünlüler” listesinde en tepelere yerleşmiş vaziyette. Tabi Lena Dunham, Claire Danes, Carrie Brownstein ve Christina Ricci gibi isimler varken bize sıranın geleceğini pek zannetmiyoruz.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Geçtiğimiz sene bir de çocuk yapan Hoffmann’ı Transparent’ın ikinci sezonunda da izleyeceğimiz kesin ki bu bile tek başına oldukça heyecan verici. En son Lyle isimli filmde drama/gerilim alanında da başarısını ortayan koyan Hoffmann, bizim için “Artık hangi filmde oynarsa oynasın izlerim” mertebesine ulaştı. Şu noktada Transparent’ı mutlaka izlemeniz gerektiğini bir daha hatırlatmalıyız.

DEV KEDİ: RASHIDA JONES

Munis…Tatlı…: Dört bir yandan oyuncu, sanatçı ve müzisyenin var olduğu bir ailenin bir üyesi olan Rashida Jones, doğuştan oyuncu diyebileceğimiz kadrodan. Harvard mezunu oluyor kendisi. Oyunculuğun yanı sıra film yapımcılığı üstlenen, çizgi roman ve oyun yazarlığı yapan Jones, on parmağında on marifet olmasının yanında bakışlarıyla da bir hayli munis… tatlı…

Kedi Canını Senin: Saturday Night Live veya Foo Fighters’ın Long Road to Ruin klibinden gözümüz Jones’u ısırsa da kendisinden bahsederken kendisini dizilerden daha net biliyoruz. The Office ile başlayan dizi kariyeri Parks and Recreation ile devam ederken bir çok izleyiciyle de hemşire Ann Perkins’i tanıştırmış oldu. Konuk olduğu diziler de  saymakla bitmiyor bu arada. Yollar hemen IMDB’ye düşebilir. I Love You, Man, Friends with Benefits ve The Social Network de Rashida Jones ile ilişkimizin pekiştiği, samimi anlar yaşadığımız popüler kültürde kendine en güzel yeri bulan yapımlara işaret ediyor.

Hot Girl Wanted ise yapımcı olarak yer aldığı belgesel. Kendisinin bir feminist olduğunu ve sistemin kadın bedeni ve imajı üzerinde yarattığı aksaklıkları her defasında konuşan Rashida Jones, bu noktada bir çoğunun kalbini kırmaktan vazgeçmiyor.

Maroon 5 için back vokal olduğunu, Tupac Shakur’un albümünde misafir olarak yer aldığını da belirtelim.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim:  Bakışları ve duru güzelliğiyle ikna etme çabasına girmekten ziyade on parmağında on marifeti odak noktası alıyor, birçok projeye sesiyle de hayat verdiğinin altını çiziyoruz. Post prodüksiyonda olan yeni filmi Matters of Heart ve seslendirdiği B.O.O. (Bureau of Otherworldly Operations) 2015’in merakla beklenen yapılardan. Bizler de dolayısıyla takibine devam.

DEV KEDİ: JANET MONTGOMERY

Munis…Tatlı…: İngiliz aksanının vücut bulmuş güzel kadınlarından Janet Montgomery de dizi aleminin henüz parlayan isimlerinden. İngiliz liseli gençlerin hayatını konu alan Skins dizisiyle 2008’de başladığı oyunculuk serüvenine yine dizilerle devam eden Janet Montgomery aslında Stella Mann College’dan dansçı olarak mezun olmuş. Eğitimini bu yönde almamış olmasına rağmen oyunculuk kariyeri yapmayı hedefleyen Janet Montgomery’nin, yolunun Salem ve Black Mirror dizileriyle kesişmesinin ardından hedefine hızlı adımlarla yaklaştığını söyleyebiliriz.

Kedi Canını Senin: Bu dizi sürecinin arasına Black Swan’da Madeline karakteriyle küçük bir rol ve Our Idiot Brother’da Lady Arabella rolünü ekleyen oyuncu, ses getirme evresine bu aralıklarda ulaşmış diyebiliriz. Televizyon filmleri ve kısa filmlerin filmografisinin büyük bir kısmını oluşturduğunu da eklersek neden henüz ismini çok duymadığımızı daha iyi anlayabiliyoruz.

Televizyon demişken de rol aldığı dizileri şöyle bir sıralayalım: Entourage, The League, Human Target, Merlin, Made In Jersy, Downtown Abbey ve son olarak Salem, Black Mirror. Bazı oyuncular gerçekten sadece dizilere yakışıyor.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim:  17. yüzyılda cadıların başına gelenleri anlatan WGN dizisi Salem bu sezon da devam ediyor ve Janet Montgomery yine asillik vs. kırılganlık durumlarını bir karakterde toplayarak başrole devam ediyor. Ayrıca post-prodüksiyonda olan iki film ile (Happily Ever After ve The Rapture) 2015’de sonunda yükselişe geçecek ve yakın zamanda kendisinden daha çok bahsediyor olacağız gibi görünüyor.

 

DEV KEDİ: KAT DENNINGS

Munis…Tatlı…: 28 yaşındaki Amerikalı oyuncu kariyerine çok küçük yaşta başlamış. Henüz 10 yaşındayken tanıdık bir reklam yüzü haline gelen Kat Dennings’in akılda kalır ilk rolü ise Sex and the City’ye konuk oyuncu olarak katılmasıyla oldu.

Kedi Canını Senin: Kariyerine dizilerde küçük roller oynayarak devam eden Kat Dennings 2004’ten itibaren Steve Carell, Robert Downey Jr. gibi isimlerin de bulunduğu filmlerde rol almaya başladı. Ama biz kendisini en çok Michael Cera’yla birlikte başrol oynadığı Nick and Norah’s Infinite Playlist filminden tanıyoruz.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Kendisini Thor’da görmemizden sonra (oyunculuğundan çok Tom Hiddlestone‘la olan birlikteliğinden bahsettirmişti.) artık önünün iyice açıldığını düşündüğümüz  oyuncu şu anda kendisinin başrolünde olduğu 2 Broke Girls dizisinin 5. sezonu için hazırlık yapmakta. Görünüşe göre yirmi yıl kadar bir süredir kendisini gösterdiği ekranlarda çok daha uzun süre kalacak.

DEV KEDİ: SHAILENE WOODLEY

Munis… Tatlı…: Oyunculuk kariyerine sekiz yaşında adım atan ve henüz on iki yaşındayken kült gençlik dizisi The O.C.’de rol alan Shailene Woodley, ilk büyük başarısını Oscar ödüllü The Descendants filmindeki rolüyle elde etti.  Woodley bu filmdeki performansıyla en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Altın Küre’ye aday gösterildi.

Kedi Canını Senin: Shailene Woodley birçoğumuzun dikkatini üst üste rol aldığı best seller uyarlamalarıyla çekti.  Önce Veronica Roth’un distopyası Divergent’ın Tris’i olarak karşımıza çıktı, ardından da John Green’in göz pınarlarımızı kurutan The Fault In Our Stars’ının Hazel Grace’i.  Shailene’in YA filmlerinden ibaret olmadığını ise White Bird In A Blizzard filmindeki performansıyla gösterdi.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Divergent üçlemesinin geçtiğimiz hafta vizyona giren ikinci filmi Insurgent’ta tekrar izleme keyfine eriştiğimiz Shailene Woodley eminiz ki gelecekteki filmleriyle de gönüllerde taht kurmaya devam edecek. (2015 sonunda vizyona girecek olan Zachary Quinto ve Joseph Gordon-Levitt’le birlikte rol aldığı Snowden filmi için şimdiden heyecanlanmaya başlamakta da sakınca görmüyoruz.)

DEV KEDİ: NATALIE DORMER

Munis… Tatlı…: Tudors ile araladığı eski çağ temalı dizi oyunculuğu kapısını Game of Thrones ile ardına kadar açtı, Natalie Dormer. Egzotik güzelliğiyle kralların gözünü aldığı gibi bizim gözlerimizi de yerinde bırakmadı.

Kedi Canını Senin: Game of Thrones ve yan rollerde oynadığı bir çok projenin yanına The Hunger Games‘i de ekleyen Natalie Dormer, bunlarla yetinmeyip müzik sektörüne de giriş yaptı. Hozier’ın yeni şarkısı Someone New‘in klibinde de rol alan Natalie, her yönüyle pamuklara sarılmaya hazır hale geldi.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Margaery Tyrell olarak saltanatını devam ettirecek olan Natalie Dormer’ın önümüzdeki senelerde de başrol olarak göreceğimiz filmleri hazır bile.

DEV KEDİ: AUBREY PLAZA

Munis… Tatlı…: Bunca yıldır nerelerde saklanıyormuş diye merak ettiğimiz 30 yaşındaki Aubrey Plaza, öğrendiğimiz üzere olabilecek her iş alanında stajyerlik yapmakla meşgulmüş. Oyunculuk kariyerine de stajyer olarak başlamış, önce küçük doğaçlama skeçlerde rol alan oyuncu, daha sonra The Jeannie Tate Show isimli internet dizisinde rol almış.

Kedi Canını Senin: 2006’da 30 Rock’ta küçük rol oynadığı küçük rol ile Aubrey Plaza hem televizyon dünyasına hem de kalplerimize adım atmış oldu. Ama kendisini asıl tanıttığı projeye 3 yıl sonra, 2009’da başladı. Parks & Recreation’la “deadpan” komedisinin ilk akla gelen temsilcileri arasına girdi. Dizinin ardından kendisini Funny People ve Scott Pilgrim vs. The World’ün kadrolarında gördük. Bunların ardından 2012 yılında Safety Not Guaranteed filminde ilk kez başrol oynadı. 2012’den beri yaptığı iyi işlere yetişemiyor olmamıza rağmen en çok The Fappening olayının mağdurlarından olmasıyla anıldı.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Parks & Recreation’ın bitmesinin ardından en azından Aubrey Plaza’nın şu anda yapım aşamasında olan 4 filminin olduğunu bilmek üzüntümüzü birazcık hafifletiyor. Genelde benzer tipte rollerde oynayan oyuncuyu daha farklı rollerde de görmeyi umuyoruz ve heyecanla bekliyoruz.

DEV KEDİ: ANNA KENDRICK

Munis… Tatlı…: Sinemaya olabildiğince uzak ebeveynlere sahip olan Anna Kendrick, 85’li, Portland’lı. Kardeşi gibi oyunculuğa merak salmasıyla 1998 yılında ilk önemli projesi olan High Society ile oyunculuk ve aynı zamanda müzik kariyerine de adımını attı. Daha ilk projesinden parlayan yetenekli kedimiz, bu projesiyle Tony Ödülü’ne aday olan en genç insanlardan olma başarısını yakaladı.

Kedi Canını Senin: Twilight’taki küçük rolüyle kendisini tanıtıp, Up in the Air gibi 6 dalda Oscar adayı olacak kadar başarılı bir filmle yükselişe geçen Kendrick, Scott Pilgrim vs. The World ile birçoğumuzun kalbini daha kariyerinin başlarından kazandı, dev kedi olmaya yaklaştı. Üstelik bu filmlerin hepsi 1,5 yıllık bir süre içerisinde çıktı. 50/50’nin ardından Pitch Perfect’le Twilight Serisinin gölgesinden iyice çıkan yetenekli oyuncuyu aynı zamanda şarkı söylemesiyle biliyoruz:

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: 2009’dan beri her sene en az 3 filmde rol alan çalışkan oyuncunun şu anda 2015’te çıkması planlanan dört, 2016’da çıkması planlanan iki projesi var. Bunların giderek artacağından ve bizim de merakla takip etmeye devam edeceğimizden eminiz.

Ayrıca şu sıralar !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali kapsamında gösterilmekte olan The Last Five Years isimli filmde kendisini görebiliriz.

 

 

DEV KEDİ: LEA SEYDOUX

Munis…Tatlı…:Kariyerinde ailesinin hiçbir katkısının olmadığını ve kendilerinden hiç yardım istemediğini söylese de Fransa’nın tanınmış sinema kuruluşlarında önemli yerlere sahip olan bir aileden gelen Léa Seydoux‘nun sinema dünyasına girmemesi ihtimal verilemeyecek bir durum olurdu. Öncelikle müzik okuduğu konservatuvarı bırakıp modellik yapmaya ve oyunculuk dersleri almaya başlayan güzel oyuncuyu hepimizin tanıdığı ilk proje bir Levi’s reklamı oldu.
.

Kedi Canını Senin: Inglourious Basterds ve Midnight in Paris‘teki küçük ama akılda kalıcı rolleri Léa’nın yükselişini her ne kadar hızlandırsa da, tanınırlığını asıl arttılan yapım Cannes Film Festivali‘nde Altın Palmiye ödülünü kazanan La Vie D’Adele filmi oldu.

Modelik kariyerine de devam eden yetenekli oyuncu Prada‘nın bir reklamı aracılığıyla Wes Anderson ve Roman Copolla gibi yönetmenlerle çalışma fırsatı buldu.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Bond kızı olmasının yanı sıra şu an yapımda olduğunu bildiğimiz birkaç filmi daha var, yükselişinin hızına bakarak bu projelerin sayısının çok kısa sürelerde çok fazla artacağını düşünüyoruz. Biz kendisini izlemelere doyamadık ve göründüğü kadarıyla güzel oyuncu hakkında herkes aynı düşüncelere sahip. Bu yüzden bu Fransız harikası hanımı çok daha uzun süreler boyunca göreceğimizden hiç şüphemiz yok.

DEV KEDİ: DESIREE AKHAVAN

Munis… Tatlı…: Kız arkadaşıyla yazıp yönettikleri ve üstüne başrolünü paylaştıkları The Slope isimli web dizisiyle tanıdı dünya kendisini. “Yüzeysel homofobik lezbiyenler” alt başlığıyla yayınlanan dizide kendilerinden başlayıp kadın ve cinsellik klişeleriyle ölümüne dalga geçtiler. Güzel noktalara değinmiş olacaklar ki kendilerini Out Magazine‘in 2012 yılındaki Out 100 listesinde görmek mümkün oldu.

Season 2, Episode 3: “Primary Care Giver” from The Slope on Vimeo.

Kedi Canını Senin: Desiree‘nin bir anda ivme kazanan yükselişi 2014 başında Sundance’te prömiyeri yapılan ilk uzun metrajlı filmi Appropriate Behaviour ile oldu. Gördüğümüz kadarıyla uzak diyarlarda olsak “low-key” şeklinde tanımlayacağımız komedi anlayışıyla, suratımıza suratımıza bağırmadan, çok fazla güldürüyor.

Seni İkna edeceğim: Desiree Akhavan üç vakte kadar (yaklaşık 3 ay sonra) herkesin dilinde olacak. Şimdiden televizyon/sinema dünyasının cool çocuklarıyla takılmaya başladı bile. İnanmazsanız Girls’ün 4. sezon trailer’ına buyrun.

DEV KEDİ: CARA DELEVINGNE

Munis… Tatlı…: Cara Delevingne, kendisi gibi manken olan ablası Poppy Delevingne‘in izinden giderek 2010’da kariyerine başladıktan çok kısa bir süre sonra hepimizin hayatına hızlı bir giriş yaptı. İlk olarak Burberry‘nin yüzü olarak tanıdığımız bu tatlışlık abidesinin, artık neredeyse ikonlaşmış kaşlarıyla hepimizin aklında kalıcı bir yer elde etmesi hiç zor olmamıştı.
 .
Kedi Canını Senin: İlk zamanlarda farklı tarzı ve karakteristik güzelliği sebebiyle kimi insanlar tarafından tapılırken, kimisi tarafından da itici bulundu. Ama sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla ünlülerin özel hayatlarının içine kadar girdiğimiz, Cara’nın anneannesinin gençliğinden, ayağının altındaki “BACON” dövmesine kadar haberdar oldugumuz için artık kendisinin ne kadar şeker bir insan olduğu konusunda hemfikiriz bizce.
.

Seni Bu Konuda İkna Edeceğim: Sadece tatlı olmakla kalmayıp on parmağında on marifet bir insan olan Cara, mankenliğin yanı sıra oyunculuk yapıyor, şu anda yapım aşamasında olan birçok sayıda film projesinde yer alıyor. Hatta şu sıralar DC Comics’in Batman v Superman uyarlamasındaki Harley Quinn karakteri için ismi kulislerde dolaşmakta. Bir süre sadece küçük rollerde ve müzik videolarında oynayan yetenekli mankeni, umuyoruz ki böyle büyük yapımlarda daha çok görürüz.
 .
 .
Cara Delevingne’nin moda ve sinemanın yanı sıra, müzik dünyasıyla da yakınlığı olduğunu biliyoruz. Birçok müzisyenle yakın ilişkileri olduğu, zamanında esas oğlanlarımızdan Jake Bugg‘ın şarkılarının ilham kaynağı olduğu çok bilinmese de hiç olmazsa Pharrell Williams‘la birlikte yapılan Vogue çekiminden herkes haberdardır. Şu anda ikilinin beraber oynayacakları bir Chanel kısa filmi ve beraber kaydettikleri bir single olduğunu da biliyoruz. Görünüşe göre hem bu ikiliyi hem de yalnızca Cara’yı önümüzdeki zamanlarda görmeye doyacağız.
.
.

DEV KEDİ: LIZZY CAPLAN

Munis… Tatlı: Kariyeri Freaks and Geeks‘te küçük bir rolle başlayan Lizzy “Kim bu kocaman gözlü kız?” sorusunu geniş kitlelere ilk kez Jason Mraz‘ın “You and I Both” klibindeki rolüyle sordurdu.

Kedi Canını Senin: Janis Ian! Bu rolü aldığında Mean Girls‘ün en kült gençlik filmlerinden biri olacağını tahmin edebiliyor muydu bilinmez ama bir anda dünyanın dört bir tarafında “Mean Girls’deki gotik kız” olarak tanınır oldu. Siyah kostümleri, üzerine çok konuşmamayı tercih ettiği geçmişi, içindeki intikam ateşi ve her durumda verdiği mükemmel cevaplarla kalbimize edindiği yeri başka bir rolle değiştirebilir mi sorusu hala cevabını bekliyor.

lizzy kaplan

Seni İkna Edeceğim: Mean Girls’den bu yana birçok yapımda kendine yer bulan Lizzy’i önce True Blood‘da, şimdilerde de Masters of Sex‘te iddialı sahnelerde görüyoruz. Akıl almadığını söylemek zor ama bizimkisi gerçekten gönül ilişkisi.

DEV KEDİ: LOUISA ROSE ALLEN

Munis… Tatlı: 18 yaşında The Institute of Contemporary Music Performance için Londra’ya taşınmasının ardından Foxes ismiyle sahne almaya başlayan Louisa Rose Allen için ilk single tarihi 2012 yılıdır. Onunla tanışma sebebimiz Youth yayınlanmıştır.

Kedi Canını Senin: Youth ile dans müzik yapımcısı Zedd‘in dikkatini çeken Louisa, vokallerini üstlendiği Clarity ile en iyi dans kaydı grammy’sini kapar. Bu sayede Sony Music ile yolu birleşir ve ilk albüm Glorious ortaya çıkar. Albümden Let Go for Tonight ile bazı kalpler geri verilmeyecesine Louisa’nın eline geçmiştir.

Seni İkna Edeceğim: Daha ilk albümünde bu kadar ses getirmesi tesadüfü değil. Yaptığı müziği güzel yapmasının yanında yüzüne bakana bir daha bakma isteği uyandırmasıyla daha kendisini uzun süreler elektronik pop sahnesinde göreceğiz.

DEV KEDİ: ELLY JACKSON

Munis…Tatlı: Takvimler 2009’u gösterirken taş gibi bir çıkış albümüyle, La Roux‘nun görünen yarısı olarak hayatımıza girdi. Quicksand, In For The Kill, Bulletproof derken arka arkaya patlayan şarkılarıyla anında listelerin başına, bizim de kalbimize yerleşti. Bunlar yetmezmiş gibi tepesine diktiği turuncu saçlarıyla, androjen görünümüyle, İngiliz aksanıyla ayrı ayrı kendisine hasta etti. (daha&helliip;)

Dev Kedi: Lenka Kripac

a.k.a Windows 8 Girl…

Munis… Tatlı… : Kendi ülkesinde aldığı oyunculuk eğitiminden sonra yine kendi ülkesinde bir dizide oynayarak girdiği eğlence sektöründe yönünü biraz değiştirerek müzik yapmaya karar veren Avustralyalı şarkıcı Lenka Kripac geçmişi için yeterli bir özet. Decoder Ring grubu ile yaptığı müziklerde de başarılı olsa da solo kariyere başlaması ona yeni kapıları sonuna kadar açtı.
.
Kedi Canını Senin: Kendi ismiyle çıkardığı albümünden özellikle The Show ve Trouble is a Friend ile Moneyball, Grey’s Anatomy gibi bir çok dizi ve filme konuk oldu. Güzel sesinin yanında güzelliği ile de bir çokların ilgisini çekti. İkinci albümü Two‘dan Everything at Once, Windows 8 tanıtımı için seçilince de bu senenin bu şarkıyı kim söylüyor sorusunun en çok cevaplanan ismi oldu.
.
Bu Konuda Seni İkna Edeceğim: Aynı zamanda güzel sanatlar eğitimi olan LenkaWindows 8 ile gelen bilinirliğini kullanabilirse yeni yapacağı işlerle adından bol bol bahsettireceği kesin. Tabi bu ara kendine verdiği annelik izninin bitmesini hep beraber bekleyeceğiz.
.

Dev Kedi: Olivia Munn

Doğu Batı sentezi ..

Munis… Tatlı…: Çinli bir anne ve Alman kökenli babadan bir güzellik harikası doğuyor 1980 yılında. Annenin, Olivia henüz 4 yaşındayken evlendiği Amerikan askerinin tayini Japonya‘ya çıkınca, güzel kızımız bu uzak doğu adasında modellik, mankenlik ve sunuculuk yaparak yaşamını sürdürüyor. Artist olacağım heyecanı ile yanıp tutuşan her güzel kızın yaptığı gibi Los Angeles’a taşınması ile de aktristlik kariyeri başlamış bulunuyor. Nefret ettiği G4 kanalında Attack of the Show isimli programın sunuculuğu işini bırakıp, film dizi camiasına atlıyor. Canlı yayınlar ona göre değil.

Kedi Canını Senin : Bir çok reklam filminde yer alıp, kusursuz yüz hatlarını seyircinin hafızasına kazıyor Munn. Japonya’da başladığı modellik kariyerini Birleşik Devletler’de de sürdürüyor. Onu Rob Schneider‘ın Big Stan filminde görüyoruz. Ardından bir korku filmi, Insanitarium. Yıl 2010 olduğunda Robert Downey Jr., Iron Man2‘deki rol arkadaşı Olivia Munn hakkında bol bol iltifatlar ediyor, onu yere göre sığdıramıyor.

Bu Konuda Seni İkna Edeceğim : The Daily Show kadrosuna girmesiyle en sert eleşiri okları ona yöneldi. Programın oldukça seksist bir yaklaşımla ona ekranda yer verdiği yönündeki eleştirilerden sonra onu bir daha programda göremedik. Bunun ardından bir çok büyük yapımda konuk oyunculuk da yapan Munn, The Babymakers’da kendine başrol buldu ve sahneyi Channing Tatum‘la paylaştı. Konuk oyuncu demişken, onu New Girl‘de görmek oldukça şaşırttı. Tarihe 2012 dediğimizde ise The Newsroom‘da finans haberleri spikeri oldu. İlk işi pek de sevmediği bir sunuculukken, bu yapımda tekrar spikerlik yapıyor olması adeta kaderin bir cilvesi. Kim bilir,belki de canlı yayın sunuculuğu olmadığı, Munn bu rolde rahattır.

Dev Kedi: Carey Mulligan

Yeni nesil Audrey Hepburn…

Munis… Tatlı…: Carey Mulligan 2005 yılında Pride & Prejudice‘teki performansıyla büyük yapımlara göz kırpmaya başlamıştı. Ancak kalplerimizi orta yerinden vuruşu 2010’da vizyona giren An Education‘a isabet ediyor. An Education’daki zerafetiyle ekranların ‘yeni Audrey Hepburn’ü tadında okkalı söylemleri ardına alan genç oyuncu, geniş bir kitlenin merakını tabii ki çekmeyi başardı. “I feel old, but not very wise” diyen diline, haline, tavrına tav olmak da farz oldu. Oscar ve Altın Küre adaylığı da peşi sıra geldi tabii.
.
.
Kedi Canını Senin: Mulligan, An Education’ın akabinde hızını kesmeden yoluna devam etti. Never Let Me Go‘daki performansıyla hayranlarına hayran kattı. Drive‘da Ryan Gossling‘le birlikte performans sergiledi. Shame‘de Michael Fassbender‘in karşısına geçti. Anlayacağınız ard arda sergilediği roller isabetli yapımcıların ve isabetli yönetmenlerin ellerinden öpüyordu. Giyimine kuşamına özen gösteren 1985 doğumlu minyon kızımız, kısa saçlı karizmatik kadınlar ekolüne dahil olmakta gecikmediğinden kelli tarzından da söz ettirir oldu. Marcus Mumford’la (Mumford and Sons) geçtiğimiz Nisan’da evlendiğini de belirtmeden geçemeyeceğim.
.
Bu Konuda Seni İkna Edeceğim: “Durmak yok yola devam!” kıvamında seyreden şirinlik abidesi Carey Mulligan, az zamana kallavi yapımlar sıkıştırarak sinema camiasını çoktan ikna etmişe benziyor. Keza kendisini önümüzdeki aylarda bir Coen kardeşler yapımı olan Inside Llewyn Davis‘te, Robert Pattinson eşliğindeki Hold on to Me‘de ve F. Scott Fitzgerald romanından uyarlama olan The Great Gatsby‘de izleyeceğiz. Leonardo DiCaprio‘nun da başrol aldığı The Great Gatsby’nin iştah kabartan “trailer”ıyla şimdilik yetiniyor ve beklemede kalıyoruz.
.

Dev Kedi: Jennifer Lawrence

Seksi, yetenekli ve bir süre daha buralarda


Munis… Tatlı… : Yapmak istediği şeyi bulma yolunda amigoluk, softball ve modellik gibi birçok alanda kendisini deneyen Jennifer Lawrence, hiçbir oyunculuk eğitimi almamasına rağmen 14 yaşında keşfediliyor. Televizyonda oynadığı küçük birkaç rol zamanla yerini sinemadaki yan rollere bırakınca “genç yetenek” olma macerası da başlıyor. Kendisinin 1990 doğumlu olduğunu kabullenmek için ise biraz zamana ihtiyacımız var.

Kedi Canını Senin: 2010 yılında Sundance Film Festival‘da En İyi Film ödülünü kazanan Winter’s Bone‘da üstlendiği başrol ile eleştirmenlerin dikkatini üzerine çekmeyi başarıyor. The Beaver ve Like Crazy gibi yapımlardan sonra ise X-Men: First Class serisinde Raven/Mystique olarak James McAvoy ve Michael Fassbender’ın yanında arz-ı endam eyleyerek oyunculuk kariyerindeki en sağlam adımı atmış oldu. Suzanne Collins’in ortalığı kasıp kavuran serisi The Hunger Games‘in sinema uyarlaması ile ise uluslararası izleyiciye kendisini tam anlamıyla tanıttı.

Bu Konuda Seni İkna Edeceğim: “Korku filmlerinde öldürülen sarışın kız”dan fazlası olduğunu kanıtlayan Lawrence’ı önümüzdeki yıllarda sık sık göreceğimiz aşikar: X-Men ve The Hunger Games serilerinin devam filmlerinde oyuncu kadrosuna dahil. “O zamana kadar bekleyemem” diyorsanız kendisini Türkiye’de 4 Ocak’ta gösterime girecek olan Silver Linings Playbook‘ta izleyebilirsiniz:

Dev Kedi: Elizabeth Banks

Her role giden kadın ..

Munis… Tatlı..: Spider Man 2′de tipik gözlüklü sekreter imajlı Betty Brant‘ı hatırlayan var mıdır? Biz Elizabeth Banks’i  2006 yılında Scrubs izleyip kahkahalara boğulurken fark ettik. Hayallere boğulan JD‘nin yanlışlıkla hamile bıraktığı güzel doktor Kim Briggs olarak karşımıza çıkmıştı. Güzel sarışın kadın, küçük düşürücü komik rollerde oynamaz düşüncemizi yerle bir etti. Sacred Heart Hospital onunla güzelleşti.

Kedi Canını Senin : 2008’e geldiğimizde oldukça ürkütücü ismi ile bir anda dikkatleri toplayan ‘Zack And Miri Make A Porno‘ bizlere ateşle barutun yan yana durmayacağını hatırlattı. Kendisi burada Miri rolüyle rahatlığını konuşturup Scrubs‘la oluşturduğu seyircisinin beğenisi bir daha kazandı. Seth Rogen ile bizi önce bolca güldürüp ardından da sıkı bir romantik komedinin içine sürükleyen Banks, bizden biriydi.

Bu konuda seni ikna edeceğim : Ödül azmanı 30 Rock televizyon dünyasına girdiğinde Elizabeth Banks‘in bir daha hayatımızdan çıkmayacağı kesinleşmiş oldu. 2 Emmy ödülünü evine götüren Banks, ardından da The Hunger Games performansı  ile ciddi de olabileceğini gösterdi. Hali hazırda The Hunger Games : Catching Fire çekim aşamasında. Banks devam filminin kadrosunda.

Dev Kedi: Lena Dunham

Taze kan…


Munis… Tatlı… : 1986 doğumlu olan Lena Dunham gerçek bir New Yorker; annesi Laurie Simmons fotoğraf sanatçısı, babası Carroll Dunham ise ressam. Sanat camiasının içine doğan Lena Dunham, anlayacağınız hayata önde başlayanlardan. ABD’nin prestijli okullarında eğitim hayatını geçiren Dunham, üniversite yıllarında çektiği kısa metraj videolarla dikkatleri de üzerine çekmeye başlıyor. Yaratıcı yazarlık diplomasını kaptıktan sonra da sahalara “taze ve cesur kan” olarak ciddi manada atılıyor.
.
Kedi Canını Senin: 2010 yılında kendi yazıp çektiği Tiny Furniture ile “günlük” kıvamındaki işleriyle adından çok bahsettireceğinin sinyallerini veren Dunham’ın en tatlı yanı şirin/sevimli kadın olmak için kasmıyor oluşu. İlk tanıştığınızda yer yer irite olabileceğiniz rahatlık, açıklık ve aşırı doz doğallıkla var oluşunu sürdürüyor. Kendisine karşı duyduğumuz ilgi ve merakın temel sebebi Girls‘te, anne-babasının harçlık vermeyi kestiği beş parasız, tombul vücutlu, işsiz, Brooklyn’de “hip” arkadaşlarıyla birlikte hayata tutunmaya çalışan genç bir kadın olarak karşımıza çıkıyor. Erkek arkadaşının seks fantezilerine, girdiği işlerde dikiş tutturamayışına, ailesine karşı mızmızlanmalarına, hayal kırıklıklarına, orgazm problemlerine ve yine bunların ayarında hayatın tam orta yerinden pek çok şeye tanıklık ediyoruz. Dunham ile kurduğumuz ortaklık zevk veriyor. Zira dijital ortamdan paylaşımcılığın dibine vurduğumuz hayatlarımızla, Girls’te olup bitenler arasında bağ kurabilmemiz adına çok sebep var. Sex And The City‘nin yeni jenerasyon versiyonu olarak nam salan Girls, tutunma hikayelerinin en komik ve havalılarından.
.
Bu Konuda Seni İkna Edeceğim:  Lena Dunham, hatrı sayılır bir kitleyi anlatım şeklinin doğallığı ve içtenliğiyle çoktan ikna etmişe benziyor. “Jenerasyonunun sesi” titrini gerçekten hak edip etmiyor oluşunu ise zaman içinde hep birlikte tecrübe edeceğiz.
.