2014

2014: NYMPHOMANIAC

Neden Değerli? Lars von Trier’i tanıyan bilir, daha hiç yayınlanmadan önce bile, bütün filmleri gibi Nymphomaniac‘ın da herkese hitap edecek bir film olmadığını belliydi. Ne var ki, başarılı bir tanıtımla herkesin ilgisini zaten çekmişken bir de içeriği yüzünden Türkiye’deki sinemalarda yasaklanması üzerine uzunca bir süre gündemde kalmayı başardı.

Tahmin ettiğimiz gibi Lars von Trier, Charlotte Gainsbourg ve Stellen Skarsgard’ın elinin değdiği bir şeyin kötü olması mümkün değildi. Bütün Trier filmlerinde olduğu gibi bize farklı bir sinema deneyimi yaşatttığı, normal bir durumda olsa hiçbir şekilde bu filmi izlemeyecek olan insanlara bile kendini izlettiği için değerli.

Neyi Değiştirdi? Normal yaşamında da dünyalar tatlısı sayılamayacak bir insan olan Shia LaBeouf‘e karşı olan bu garip hislerimizle birlikte ününü de arttırdı, Charlotte Gainsbourg‘un oyunculuğuna hayranlığımızı binlerce katına çıkardı ve en önemlisi yüzlerce yönetmeni ve kurumu sansür karşısında birleştirerek bize sanatın özgürlüğüne önem veren insanların azımsanmayacak sayıda olduğunu gösterdi.

2015’te Ne Alemde? Şu sıralar bahsedilme sıklığı azalmış olsa da sadece 2015’te değil çok daha uzunca bir süre boyunca, sansür karşısında bir duruş sergilendiği her an akıllara geleceğinden hiç şüphemiz yok.

2014: GÖRKEM HAN JR.

Neden Değerli?: Görkem Han Jr.’ın ambient/downtempo civarı olarak tanımlanan müziğinin bizi bizden alması Ocak ayında yayınladığı Night & Shore EP’ye tekabül ediyor. “Nasıl ya, Ankara’dan mı? Buradan mı?” diye inanmakta zorlandığımız, dinledikçe kendi çapımızda gururlandığımız ve hayal dünyalarına gidip geldiğimiz Night & Shore EP yerini Lonely Man‘e bıraktığında “loop” nedir iyi bildik. Bu yaz yayınlanan Ocean derin hisler uyandırırken seneyi Shattered ile kapatır gibi olduk.

Neyi Değiştirdi?: Alternatif sahnenin daha çok indie/alternatif rock kısmını konuşurken, yine alternatif için yeni sayılabilecek bir janradan keyifle bahsetmek bakış açımızı değiştirdi. Alternatif, kendine downtempo’dan taze bir isim kazandı. Bad Panda Records (İtalya)’dan yayınlanan Night & Shore, uzak diyarların kapılarının aslında o kadar da uzak olmayacağını hatırlattı. Darkside‘la çalışması, Massive Attack‘ın eski üyelerinden Tricky ile aynı sahneyi paylaşması da kısa sürede çok yol kat edilebileceğinin işareti oldu. Ve bir de bir şarkıyla aynı şeyi hissetmenin ne demek olduğunu bulduğumuza dair bir düşüncemiz var (Bknz: Ocean)

2015’te Ne Alemde?: 2015’te yenileri üretmeye son hız devam edeceğine inandığımız Görkem Han Jr, 2014’ü kapatacağı şarkısı, remix’leri ve konserleri ile akılları paralel evrenlere seyahate çıkarmaya devam edecek.

2014: U2 (VE ITUNES)

Neden Değerli?: 150 milyon albüm satan, dünyanın en çok Grammy‘ye sahip müzik grubu olan, tarihin en iyileri arasında gösterilen albüm ve şarkılara imza atan, kimilerine göre yaşayan en iyi rock grubu U2‘dan bahsediyoruz. Sanırız bu soruya uzun uzun cevap vermenin bir lüzumu yok.

Neyi Değiştirdi?: U2, 5 yıl aradan sonra “Şimdiye dek yayınladıkları en kişisel albüm” olan Songs of Innocence ile döndü. Bu bile bu yıl U2 konuşmak için yeterli bir sebepti fakat albümün kendisinden çok yayınlanışı ve pazarlanışı konuşuldu. 9 Eylül’de tüm Apple kullanıcıları, iTunes kütüphanelerinde Songs of Innocence albümüyle karşılaştı. Grup “Olabildiğince insana ulaşmak en büyük isteğimiz” dedi, Apple CEO’su Tim Cook ise “Tarihin en büyük albüm duyurusu” dedi. Kullanıcıların rızası olmadan albümün bu şekilde yayınlanışı, zaten son iki yılda Spotify ve benzeri mecralar sebebiyle konuşulan “müzikte etik”, “müziğin ücretsiz olması”, “müziğin büyük şirketlerin tekeline girmesi” gibi tartışmaları iyice alevlendirdi. Beyoncé‘nin albümünü bir anda çıkarması, Arcade Fire‘ın albüm çıkış tarihini Twitter’daki bir hayranına mention atarak duyurması, Thom Yorke‘un Bittorent ile anlaşması (Liste uzar gider) ile albüm tanıtımlarının ve çıkışlarının çağ atladığı bir dönemde U2‘nun hareketi inanılmaz ses getirdi, fakat olumlu bir şekilde değil tabi. Patrick Carney ve Nick Mason gibi isimler bizce haklı olarak U2‘nin müziği değersizleştirdiğini ifade etti.

Bir süre sonra mevzu o kadar büyüdü ki Apple, albümü silmek isteyen iTunes kullanıcılarına yol gösterdi; Bono ise özür dilemeyi reddedip bu hareketlerinin “U2 tarihinde en gurur duyduğu şeylerden biri” olduğunu belirtti. Albümün sırf Grammy ödüllerine aday olabilmek amacıyla başvuru tarihine yetişmesi için sınırlı sayıda plağının basılması da cabası. (Ki oldu da. “Grammy ödülleri neydi, ne oldu?” başka bir yazının konusu olabilir) Kritikleri ve fanları da ikiye bölen albüm, (Rolling Stone‘un yılın albümü seçmesi kötü bir şaka olabilir ancak) yılın belki de en çok konuşulan müzik hadisesi olarak 2014’e damga vurmuş oldu.

2015’te Ne Alemde?: U2 gelecek yıl dev bir turneye çıkacak ve albümü piyasaya sürüş şekilleri de muhtemelen yıllar boyu konuşulacak. Seneye ne gibi albüm duyuruları göreceğiz, “müziğin ücretsiz oluşu” tartışmaları ne noktaya gelecek, büyük merakla bekliyoruz.

2014: CHET FAKER

Neden Değerli?:  Yaşını çok da almamış Avustralyalı elektronik sanatçısı Chet Faker, 2012 yılında yaptığı EP –Thinking in Textures– ile milyonları kendine sevdirmeyi başarınca gözler üzerine çevrildi. 2013’ten itibaren aldığı ödüllerin sayısını bilmiyoruz ama isimlerinden birkaçı ne kadar mühim ödüller olduğunu anlatacak sizlere; Rolling Stones 2012 en iyi çıkış yapan bağımsız sanatçı, Avustralya Bağımsız Kayıt Ödülleri ve 2014 yılında çıkardığı Built on Glass ile Avustralya ARIA Charts’da 1 numara olmak.

Neyi Değiştirdi?: Kendisini ülkemizde ‘caz festivali’ kapsamında dinlesek de Chet Faker müziğini bir kalıba sığdırmak zor. Chet Baker, Faker’ın esin kaynağı, ilham aldığı müzisyen ama yine de kendisi ne tam olarak caz yapıyor, ne elektronik, ne de soul yapıyor; yaptığı müziğe Chet Faker tarzı dedirtiyor! Bunun yanında kendisinin müziğini bir mekana da sığdırmak zor. Önce Babylon diye açıklanan Türkiye konseri büyük istekler sonrası Volkswagen Arena‘ya alındı. Arena bile doldu,taştı. Öncesinde ve sonrasında da bir çok muhabbete meze oldu. Buralarda bu kadar konuşulmasına rağmen oldukça da mütevazi bir sanatçı. Turne için Türkiye’ye geleceğini duyduğumuzda yaptığımız küçük çaplı incelemeden anladık ki hiçbir ülkeye gitmekten çekinmiyor, sadece müziğini yapabilmek için geziyor.

2015’te Ne Alemde?: 2012’den bu yana, bu kadar az zamanda, böyle bir üne ulaşan bir sanatçı duruyor karşımızda. Built on Glass‘ın bu seneki patlamasını düşünürsek, 2015’te bizi heyecanlandıracak şeyler bekliyordur diye tahmin ediyoruz. Hepimize keyifli beklemeler ve dinlemeler!

2014: TOVE LO

Neden Değerli?: Daha önce Girls Aloud ve Icona Pop gibi isimlere şarkı yazan Tove Lo, bu yılki büyük patlamasını Habits sayesinde yaşadı. Hem klibiyle hem de şarkının kendisiyle Habits, bu yıl tekrar tekrar döndürmekten en çok bıkmadığımız şarkılardan biriydi. Pop açısından alabildiğine sönük geçen 2014’te güzel ve kaliteli popa ne kadar hasret kaldığımızı hatırlattı bize.

Neyi Değiştirdi?: Hepsi birbirine benzeyen popçulardan artık gerçekten çok sıkıldığımız bir dönemde Tove Lo, samimi ve bir o kadar da “açık seçik” ve seks ve alkol kokan şarkı sözleriyle popa yepyeni bir soluk kattı, Annie ve Robyn gibi diğer İskandinav popçularını ne kadar özlediğimizin farkına vardırdı. Günlerce akıldan çıkmayan nakaratlar ve zekice yazılmış sözlerle bezeli gayet güzel bir EP üstüne daha da müthiş ve her şarkısı dolu dolu olan bir albümle bizim için bu yılın en güzel keşiflerinden biri oldu.

2015’te Ne Alemde?: Queen of the Clouds albümündeki cevherleri ve The Hunger Games‘in soundtrack’i için bestelediği harika şarkıyı düşününce Tove Lo‘nun liste başarılarının devam edeceğini kestirmek zor değil. Hak ettiği üne kavuşsun ve bir noktada ülkemize de uğrasın istiyoruz.

GARİP DEMİŞKEN: YILDA 333 ALBÜM YAYINLAYAN RAPÇİ

aedbddf81f13ec8939f4f98487440c9a1b1fbeff-400x400

2014’ün en üretken ismi, Viper ile tanışın. Her sene mixtape üstüne mixtape yayınlayan, aralıksız her yıl en az bir albüm yayınlayan rapçileri utandıracak bir performans sergileyen Viper, bu sene tam 333 tane albüm yayınlamış. Kalitelerine şüphe ile yaklaştığımız albümlerin hepsinin Spotify’da bulunması da cabası. I’m Better Than U 2, How Can I Help U?, Cops Can’t Read gibi müthiş albüm isimlerine sahip Viper‘ın albüm kapakları ise birbirinden efsane. Kendisini bu kadar geç keşfettiğimiz için çok pişmanız.

e6e4c44338fa9fe6af25a1c06c22bf4143b3084c-400x400 b4d9a5f52068e493a146936b703a6ab1c66d301a-400x400 aefe184609fef854e38360942882117794ae4b71-400x400 996f6c637cec088e825f08241b5baefe120e36d1-400x400 248f80acda4bb67faa674f523a7769f28805613b-400x400 7f5a08b0b66ed7c332896762917b97d9c06ee558-400x400

YILIN EN ÇOK KAZANAN MÜZİSYENLERİ

Forbes, yılın en çok kazanan müzisyenlerini açıkladı. Listeye bakmadan “Kesin Beyoncé birincidir” diyorduk ki Dr. Dre ve Beats gerçeğini unuttuğumuzu fark ettik. Beats’i tam 3 milyar dolara Apple’a satan Dr. Dre, tarihte bir yıl içinde en çok kazanan müzisyen oldu. 620 milyon dolar gibi çılgın bir rakamla Dr. Dre, neredeyse ilk 10’daki diğer isimlerin toplamı kadar kazanmış 2014’te. Onu Beyoncé, The Eagles, Bon Jovi ve Bruce Springsteen izliyor. Britney Spears, Madonna, Kanye West, Avicii, Macklemore ve David Guetta ise ilk 30’u kılpayı kaçıran isimler. Tam liste aşağıda:

1. Dr. Dre ($620 milyon)
2. Beyoncé ($115 milyon)
3. The Eagles ($100 milyon)
4. Bon Jovi ($82 milyon)
5. Bruce Springsteen ($81 milyon)
6. Justin Bieber ($80 milyon)
7. One Direction ($75 milyon)
8. Paul McCarney ($71 milyon)
9. Calvis Harris ($66 milyon)
10. Toby Keith ($65 milyon)
11. Taylor Swift ($64 milyon)
12. Jay Z, Diddy, Bruno Mars ($60 milyon)
15. Justin Timberlake ($57 milyon)
16. Pink ($52 milyon)
17. Michael Bublé ($51 milyon)
18. Rihanna ($48 milyon)
19. The Rolling Stones ($47 milyon)
20. Roger Waters ($46 milyon)
21. Elton John ($45 milyon)
22. Kenny Chesney ($44 milyon)
23. Katy Perry ($40 milyon)
24. Jason Aldean, Jennifer Lopez ($37 milyon)
26. Miley Cyrus, Celine Dion ($36 milyon)
28. Muse, Luke Bryan ($34 milyon)
30. Lady Gaga, Drake ($33 milyon)

 

2014: THE FAPPENING

Neden Önemli?: 31 Ağustos’ta merkez üssü 4chan olmak üzere, internet bir sarsıntı geçirdi. 4chan’den bir kullanıcının iCloud’tan sızdırdığını iddia ettiği ünlülerin özel fotoğrafları bütün internete dağıldı.

Neyi Değiştirdi?: İlk etapta beklenen fotoğraflar internete düştü diye eller avuşturulurken sonra sonra “Acaba bizim yüklediğimiz fotoğraflarda gitmiş midir?” diye düşündürdü. Bulut teknolojide güvenlik konusu bir kez daha tartışıldı. Ünlülerin psikolojisi de tartışma konusu oldu. Bir de Jennifer Lawrence‘ın ününe ün katıldı.

2015’te Ne Alemde?: Mahkemelerle resimler oldukları sitelerden kaldırılırken, internete giren şeylerin kaybolmayacak olması da ayrı bir konu. Ayrıca yıl içinde ikinci dalgası da gerçekleşen The Fappening, 2015’te de şaşırtabilir. Yıllar boyu hatırlanacak olması da cabası.

2014: IGGY AZALEA

Neden Değerli?: Taa Avustralya’dan kalkıp da Amerika’ya gelen ve hayatımıza özellikle bu sene bomba gibi düşen Iggy Azalea, çok da bir şey yapmadan doğru kişilerle çalışıp doğru bağlantılar kurarak nasıl da başarılı olunur bize çok güzel gösterdi bu yıl. Bağlantılarından biri de sürekli başvurduğu “black” kültürüydü. Son dönemde sıkça gördüğümüz beyaz müzisyenlerin bu “black” kültürü kullanarak bir çeşit “farklılık” ya da “provokasyon” unsuru olarak kullanıp bundan rant sağlama durumu Iggy Azalea ile bütün bütüne uyuşuyor diyebiliriz. Kaşifi, mentor’u, koruyucusu, söz yazarı (?) (kısacası her şeyi) T.I.‘ın bu duruma etkisi ne kadardır onu da size bırakalım. Onu bizce gerçekten değerli yapan tek şey ise bu sene ortalığı kasıp kavuran şarkısı Fancy‘de konuk ettiği Charli XCX‘i mainstream başarıya taşıması oldu.

Neyi Değiştirdi?: Eminem ve geçen sene ortaya çıkan Macklemore‘dan sonra böylesine büyük bir ticari başarıya ulaşmış tek beyaz rapper olması sizin de aklınıza gelen en bariz şeydir. Kadın rapperlar arasında ise ilk. Iggy Azalea‘nın asıl yarattığı değişim ise popülaritesi arttığından beri her şarkısında kullandığı ve şu ana kadar onu yüz üstü bırakmayan “tutan rap şarkısı formülü“nü bulması oldu. Formülden bahsedelim biraz: 1- Şarkı için bir konuk sanatçı alınır. 2- Bu konuk sanatçıya insanların aklına mezara gidecek şekilde kazınacak yavaş tempolu ama hareketli bir nakarat söyletilir. 3- Bu nakaratların arasına verse’ler yazılır, bir güzel de Avustralya aksanıyla söylenir. Formülün pratiğine gelecek olursak bunun ilk örneğini Charli XCX‘li Fancy‘de gördük. Fancy‘yi Rita Ora‘lı Black Widow takip etti. Azalea’nın yeni single’ı Beg For It‘te de bu sefer  yardımıyla aynı formülün kullanıldığını görüyoruz. Pop etkili rap’i geri getiren Iggy Azalea‘ya teşekkürler?

2015’te Ne Alemde?: Eski single’ları, “tek” albümünden beğendiği şarkılar ile birlikte 3-4 yeni şarkı ekleyerek kendi çapında “greatest hits” (!) tadında Reclassified adlı bir albümcükle seneyi uğurlayan Iggy Azalea‘yı büyük ihtimalle seneye de bu albümcüğün ekmeğini yerken göreceğiz. Unutmadan… Geçen sene Macklemore‘un yaptığı gibi 2015’te de bu sefer Iggy Azalea‘nın 3 adaylığıyla Grammy‘lerdeki haksız zafer(ler)ini izlemeyi unutmayınız.

2014: ARIANA GRANDE

Neden Değerli?: Pop’ta “2014 x’in senesi oldu.” diye bir cümle kuracak olsaydık bu denklemi tamamlayan “x” büyük ihtimalle Ariana Grande olurdu. Geçen sene çıkardığı Yours Truly albümü ile yakaladığı yükseliş bu sene çıkardığı My Everything albümü ile pik yaptı diyebiliriz. Iggy Azalea ile yaptığı Problem ve Zedd ile yaptığı Break Free ile dünya çapında hit üstüne hit patlatan küçük hanımımızın albümü bu sene çıkan en iyi pop/r&b albümlerinden biri oldu. Bu başarının en büyük mimarlarından biri de tabi ki albümden çıkan üç single’da da imzası bulunan pop müziğin efsane prodüktörü ve şarkı sözü yazarı Max Martin.

Neyi Değiştirdi?: Öncelikle yeni nesil popstarların türediği şu dönemde Taylor Swift ve Justin Bieber gibi emsallerinin aksine her şeyden önce sesiyle kendini gösterdi. Her fırsatta sesinin seveni sevmeyeni herkesin tüm zamanların en iyi vokallerinden biri kabul ettiği Mariah Carey ile karşılaştırılması bizce buna delil nitelikte. Bunun dışında Demi Lovato, Miley Cyrus ve Selena Gomez şeklinde uzayacak “Nickelodeon çıkışlı şarkıcılar” listesinde akranlarının yaşadığı çocuk imajından kurtulma mücadelesini en az eleştiri ve hasarla en başarılı şekilde kazanan isim oldu fikrimizce.

2015’te Ne Alemde?: Seneyi Santa Tell Me adında tatlı mı tatlı bir Christmas şarkısıyla kapatan Ariana Grande, 2015 yazına kadar Amerika ve Avrupa’yı turluyor olacak. Senenin diğer yarısı için bir şey tahmin etmek bizim için zor ama kedi kulaklı bu kızı 2015’te de ortalıkta sıkça görürseniz şaşırmayın deriz.

2014: THOM YORKE

Neden değerli?: Alternatif müziğe kendi duruşu, farklı kişiliği ve yorumlarıyla sürekli bir yenilik katma, geliştirme uğraşında olan Thom Yorke‘un en az bir iki şarkısını ezbere biliyoruzdur. Gençliğimizde Radiohead dinleyip duygu dalgalanmaları yaşamış, bazı anılarımızı o şarkılarla özdeşleştirmişizdir. Son zamanlardaysa sadece kaliteli müzik dinlemek istediğimizde bile düşünmeden Thom Yorke’un ve onunla özdeşleşen grubu Radiohead‘in işlerini açıp, tekrar tekrar dinlemek ilk aklımıza gelebilecek şeylerdendir. New Musical Express‘in geçtiğimiz yaz yaptığı ankete göre 2000’li yılların en ilham verici grubu Yorke önderliğindeki Radiohead. Bu ilham vericiliği albümleri farklı yayınlama biçimleri olarak da karşımıza çıkıyor Radiohead’in ve Yorke’un. İn Rainbows albümünü ”gönlünden ne koparsa” kafasıyla, The King of Limbs albümünüyse ”gazete albümü” olarak yayınlayan Radiohead’in solisti ikinci solo albümünü ”torrent sitesi” üzerinden yayınlama kararı aldı.

Neyi Değiştirdi?: Bu yıl çıkardığı ikinci solo albümü Tomorrow’s Modern Boxes‘la birlikte son zamanlarda elektronik altyapıyla oluşturduğu müziğini biraz daha derinlere çekti ve üzerinde sakince ve ustalıkla yaptığı vokaliyle ne kadar eşsiz bir ses olduğunu tekrar kanıtladı. Ancak asıl değişiklik bu değildi. Yorke albümü internet üzerinden, BitTorrent yoluyla yayınlamaya karar verdi ve 6 dolara piyasaya sürdü. Dünyada en çok tanınan ”alternatif” müzik insanlarından biri olduğu için ve genelde kaliteli işlere imza attığı için ona güvenen dinleyici kitlesi, bu denemesini kısmen başarıya ulaştırdı ve albüm ilk iki haftada 2.1 milyon indirmeye ulaştı. Ancak bu denemeyi Yorke özelinde başarılı yapan nedenlerden ötürü diğer sanatçılar için başarılı olacağını ya da müzik endüstrisinde bir çığır açabileceğini düşünmüyoruz..

2015’te Ne Alemde?: Gelecek yılda Yorke’un nasıl işlerle ya da yeniliklerle karşımıza çıkacağını henüz kestirememekle birlikte Radiohead olarak yeni albüm çalışmaları için toplanma girişimleri olduğunu biliyoruz. Yine de ilk Radiohead albümlerindeki duruşla değil de daha elektronik işlerle yola devam edeceklerini düşünüyoruz.

2014: ALT – J

Neden Değerli? 2007 yılında Leeds Üniversitesinde 4 öğrenci tarafından kurulan Alt-j daha ilk EP’sinden henüz küçük bir topluluk olan dinleyicilerinin favori grupları arasına girmişti. 2012 yılında çıkardıkları An Awesome Wave albümüyleyse seslerini daha büyük kitlelere duyurdular, daha ilk albümleri olan bu albümle Mercury Prize kazandılar. Bu sene çıkardıkları This Is All Yours albümüyle de kendilerine olan sevgimizi birkaç kat daha arttırdılar. Grup hakkında başlarda yeni Radiohead benzetmeleri yapılmasına rağmen aslında şu ana kadar dinlediğimiz hiçbir gruba benzemedikleri; hepimizin düşündüğü, hissettiği şeyleri bambaşka sözlerle (ya da hepimizin farklı şekillerde yorumlayabileceği bir biçimde) anlatabildikleri; kulaklarımızın aşina olmadığı tarzları, üst üste binmiş vokallerileriyle, neredeyse bambaşka bir “genre” yaratacak kadar yenilikçi bir müzik yaptıkları için çok değerliler.

Neyi Değiştirdi? İlk şarkılarından beri tamamen nevi şahsına münhasır bir grup oldular, ne kendilerini ne de başkalarının işlerini tekrar ettiler. İnanılmaz iyi bir albümden sonra performanslarını düşürmeden, en az ilki kadar iyi, ikinci bir albüm çıkardılar. İlk albümüyle patlama yapan gruplar genelde sonraki albümde bozar anlayışında olanları tersinin de olabileceği yönünde ikna ettiler.

2015’te Ne Alemdeler? This Is All Yours albümüyle daha çok ödül toplayacaklarını, kendilerinden çok daha fazla bahsettireceklerini düşünüyoruz. Ve umuyoruz ki yakın zamanda büyük bir Avrupa turnesi haberiyle hepimizi sevindirirler.

2014: APHEX TWIN

aphex-twin-2006-billboard-650x430

Neden Değerli?: Yılların Aphex Twin‘inin neden değerli olduğunu uzun uzun anlatmamıza gerek yok sanırsak. Elektronik müziğin ve IDM’in başına gelmiş belki de en güzel şey olan Richard D. James, adeta “beyin çalıştıran” acayip ve yaratıcı müziği ve uçarı ve arıza duruşuyla son 20 yılın en etkili müzisyenlerinden.

Neyi Değiştirdi?: SYRO, kendisinin Aphex Twin adı altında 13 yıl aradan sonra çıkardığı ilk albümdü. Albümün tanıtımını zeplinle, grafitilerle ve gizemli bir websitesiyle yapan James‘in farklılığını konuşturması kimseyi şaşırtmadı tabi ki. İlk single minipops 67 aklımızı başımızdan aldı, albüm çıkınca içinde daha ne cevherler olduğunu gördük. Hala dinlerken ağzımızı kapatmakta zorluk çekiyoruz. Bambaşka bir evrene ait gibi duran SYRO‘da Aphex Twin yeni tarzları da müziğine yedirmeyi bildi ve öngörülemez olduğu kadar en kolay dinlenen ve herkese hitap etme potansiyeli en yüksek albümlerinden birini yaptı. Albümde eşinin, ailesinin ve çocuklarının anlaşılamaz vokallerine yer vermesi de cabası. Bunlara rağmen albümü duyduğunuz gibi Aphex Twin olduğunu anlamanız da kendisinin eşi görülmemiş yeteneğinin bir sonucu.

2015’te Ne Alemde?: Albümün çıkışından kısa bir süre sonra şimdiye dek gün yüzü görmemiş pek çok kaydını yayınlayan Aphex Twin‘in Taylor Swift ile mashuplandığına ve Die Antwoord tarafından samplelandığına bile şahit olduk. Kendisinin sağı solu hiç belli olmuyor ve elinde daha yayınlamadığı tonlarca müzik olduğunu biliyoruz. Bizi yeniden şaşırtmasını umuyoruz.

Aphex Twin için hazırladığımız Top 10 listesi burada.

2014: DAMON ALBARN

Neden Değerli?: Burada Damon Albarn anlatmaya başlarsak sonunu göremeyeceğimizden korkuyoruz ama yine de kendisi hakkında kısaca Blur ve Gorillaz dersek birbirimizi anlarız. Bu sene ise resmi olarak ilk solo albümünü çıkararak kalbimizi bir kez daha çaldı. Everbody Robots ile bir kez daha ama bu sefer tek başına Mercury Ödülleri’ne aday gösterildi.

Neyi Değiştirdi?: Kendisinin her halini sevdiğimizi gün gibi ortaya çıkardı. Damon Albarn ismini de gruplarının önüne aldı. Artık Blur, Gorillaz gibi konuşmak yerine tek başına Damon Albarn konuşmaya başladık.

2015’te Ne Alemde?: Bir başka grubu the Good, the Bad & the Queen için yeni bir albümün kaydedilmeye hazır olduğunu söyleyen Damon Albarn, Gorillaz için yeni bir albüm müjdesini de 2016 için vermişti.

2014: VOLKSWAGEN ARENA (BLACK BOX İSTANBUL)

Neden Değerli?: Tüm gelirleri Soma’ya bağışlanan konserlerle duygusal bir şekilde başlayan ilişkimiz, izlediğimiz performansları daha da iyi kılan ses akustiğiyle tepeye vurdu. Şimdiye kadar sahnesine çıkan isimlerle bile bir efsane haline dönüştü. Açılış senesinde peş peşe Travis’i, Pixies’i, Bob Dylan’ı, Chet Faker’ı, Jack White’ı canlı dinlediğimiz bir yerdi Volkswagen Arena.

Neyi Değiştirdi?: Ulaşımıyla, alana girişi çıkışıyla, yeme içme alanlarıyla,  wc’leriyle ve özellikle de ses sitemiyle büyük miktarlarda insan içeren konserlerin bu kadar kaliteli bir şekilde organize edilebileceğini gösterdi.

(Arka Sokaklar’ın yönetmeni tarafından çekildi.)

2015’te Ne Alemde?: Önümüzdeki yılda bu çizgiyi bozmadan devam edeceklerine inanıyoruz. Önümüzdeki yıldan bir dileğimiz de Arena’da yeni çıkacak Radiohead albümü arkasından Thom Yorke’u şöyle canlı canlı izlemek.

2014: POPO

Neden Değerli?: 2014’ün en büyük sansasyonlarından biri de su götürmez bi şekilde “popo“ydu. Hepimizde default olarak bulunan bu nacizane organın bu kadar büyük mesajlar taşıyıp bu kadar büyük olaylar yaratabileceğini biz de tahmin etmemiştik. Kimisi “feminizm” kimisi ise “bir kendini ifade etme biçimi” kalıbı içinde “popo”yu bu sene hayatımıza soktu ve akıllarımıza bir daha silinmeyecek bir şekilde kazıdı. Bu sene “popo“ya doymadığını iddia edecek bir insan olabileceğini sanmıyoruz açıkçası. “Popo”nun en yoğun hissedildiği kliplerin ise 2000’lerin “popo”su JLo (bkz. Jennifer Lopez poposu) ile “popo”nun Avustralya şubesi olan işbirlikçisi Iggy Azalea ve son birkaç yıldır “popo“suyla adından söz ettiren Nicki Minaj‘dan gelmesi sizi şaşırtmadığı kadar bizi de şaşırtmadı. Anaconda ve booty sözcüklerini günlük lugatımıza soktukları için onlara büyük bir teşekkürü borç biliyoruz. “Popo”nun hakim olduğu tek alan müzik piyasası da değildi. Geçtiğimiz ay Kim Kardashian‘ın PAPER dergisine verdiği çırılçıplak pozlar sosyal medyada olduğu gibi mainstream medyada da büyük olay yarattı. Katıldığı bir programda hamileyken aynaya bakıp kardeşlerine “Vücudum eski haline döndüğünde çıplak olarak bir çekim yaptıracağım.” dediğini ve bu çekimin kendini daha iyi hissetmek için yaptığı bir sanat projesi olduğunu söylemiş sevgili Kim Kardashian.

Neyi Değiştirdi?: “Çubuk figürlü silikon bir Barbie bebek olmayacağım.” demiş çok da ünlü olmayan bir düşünür All About That Bass adlı eserinde. Güzelliğin ve seksapalitenin zayıflıkta veya incelikte değil de etine dolgunlukta ve kıvrımlarda olduğunu söyledi bize “popo” bu sene. Söyledikleri etkili olmuş olacak ki etrafta gördüğümüz ve duyduğumuz kadarıyla herkes “squat“lara başlamış bile. Baktığımız bütün açılardan “one hit wonder” olmaya mahkum gibi gözüken Meghan Trainor‘ın All About That Bass‘te sarf ettiği “Popoyu geri getiriyorum.” kelimelerinin gerçekten de hayatımıza yansımasına sizler gibi biz de hayretle şahit olduk. Hatta iş öyle bir raddeye geldi ki insanlar zayıf ve “booty” yoksunu insanları aşağılamaya başladı. Tıpkı Diplo‘nun Taylor Swift‘e yaptığı gibi.

2015’te Ne Alemde?: Bu seneyi daha fazla “popo” görmeden bitiririz sanıyorduk fakat Beyoncé bizimle aynı fikirde değil. Beyoncé‘nin sandalyede ters oturup hareketsiz bir şekilde yaparak “twerk“e yeni bir anlam kattığı çok eğlenceli klibi “7/11“, “popo“nun 2015’te de sıkça bizimle beraber olacağının sinyallerini verdi. Ne demişler? “Fazla popodan zarar gelmez.

2014: FKA TWIGS

Neden Değerli?: Minimal vokali, yüksek görselliği, kendine has estetik algısıyla yeniye duyduğumuz dolmak bilmeyen iştahı belki de en çok tatmin eden isim oldu. LP1 şüphesiz yılın en iyi albümlerinden biriydi ki FKA Twigs‘in halihazırda yükselmekte olan yıldızını daha da yukarılara taşıdı. Senenin sonuna geldiğimizde kendisinin Google Glass için çektiği videoları izler olduk.

Neyi Değiştirdi?: Müziğinin yanında tamamen kendisine ait bir görselliği de beraberinde getirdi. Bazılarının “şeytani”, bazılarının da “dünya dışı” gibi ifadelerle tanımlamaya çalıştığı bu kadında neyi çekici bulduğumuzu bir türlü tam bilemedik. Hala da cevap vermek kolay değil ama uzun zamandır gördüğümüz en etraflıca  ve bütünlüklü olarak hazırlanmış projelerden biri olduğu söylenebilir.

2015’te Ne Alemde?: 2015 FKA tarafında muhtemelen birkaç yeni klip ve konser ekseninde devam edecek. Diğer yandan asıl sorulması gereken kendisinin açtığı “yüksek çözünürlüklü art school” kafasını takip edenlerin olup olmayacağı.

2014: SIA

Neden Değerli? Back vokalleriyle, yazdığı sözlerle her sene daha popüler müzisyenlerin işlerine yaptığı katkılar aracılığıyla aslında yıllardır hepimizin hayatındaydı Sia. Fakat ne yazık ki  13 yıllık profesyonel müzik kariyerinden sonra ancak 2010 yılında çıkan “We Are Born” albümüyle ismini biraz duyurdu ve “1000 Forms Of Fear”la çalma listelerimizde kalıcı bir yer edindi. Bambaşka müzik zevklerine sahip insanların ortak noktası oldu, aynı anda hepimizin zevkine hitap etmeyi başardı, bu yüzden değerli.
 .

Neyi Değiştirdi? Müzisyenlerin sadece kulağa değil göze de hitap etmesi gerekir düşüncesini oldukça zayıflattı. Abartılı şovlar yapmadan, başkalarıyla polemiklere girip adını müziği dışında bir şeylerle duyurmaya çalışmadan, sessiz sakin işini yapıp sahnede arkası dönük dursa bile kendini insanlara dinletebileceğini ve sevdirebileceğini gösterdi.
 .

2015’te Ne Alemde? Yakın zamanda Annie filmi için Beck ortak çalışmasıyla çıkardığı soundtrack albümünün bir kısmının yayınlanmasıyla Sia’nın 2015’te de konuşulacağının sinyallerini almıştık. Umarız 2015’te daha çok projeyle, turnelerle karşımıza çıkar ve kendinden daha çok bahsettirir.
 .