apple music

(OFF THE RECORD): VOL. LXI

1. Katy Perry yeni albümü Witness’ı beğenilerimize sundu. Ne tesadüftür ki yıllardır Apple Music dışında hiçbir ortamda müziklerine ulaşamadığımız Taylor Swift de aynı gün bütün kataloğunu Spotify başta olmak üzere bütün platformlarda paylaşmaya karar verdi. Her ne kadar Katy Perry’yi bir noktada dinlemeyi planlıyor olsak da bu harika trollük karşısında elimizi 1989’a gitmekten alıkoyamıyoruz. Açıkçası Katy Perry unutulmaya oldukça yakınken ve en çok Taylor’la atıştığı zamanlarda gündemde olabiliyorken belki de albüm için iyi bir gelişme olmuş bile olabilir diye düşünerek vereceği karşılığı bekliyoruz.

2. Birkaç sene önce Amanda Bynes, Drake hakkında cinsel içerikli niyetlerini ifade ettiği birkaç tweet atmıştı ve bu konudaki sessizliğini birkaç gün önce bozdu. “Ciddiydim ama aynı zamanda uyuşturucu etkisi altındaydım” diyen oyuncunun yıllar önce olmuş bir şey üzerinden tekrar hypelanmaya çalışmasını komik bulsak da Drake hakkındaki karmaşık hislerimizi dillendirdiği için takdir de ediyoruz.

3. Britney Spears‘ın asla eskimeyen hiti Toxic‘in ortaya çıkan eski bir demosunu bu hafta bolca dinledik ve çok sevdik; mutlaka dinleyin, Britney Spears’ın sesi hakkındaki olumsuz düşüncelerinizin değişeceğinden eminiz:

4. Marvel filmlerinin ne kadar zevkimize hitap etmediğini bir yana bırakıp önyargısız bir şekilde Black Panther’in ilk fragmanını izledik. Açıkçası sebebi şu ana kadar izlediğimiz Marvel yapımlarından farklı (ama çok da değil) ve egzotik durması mı yoksa soundtrack’inin Run the Jewels’ın elinden çıkmasından dolayı mı emin değiliz ama etkilendik diyebiliriz. Muhtemelen ikinci sebepten ötürü, yine de videoyu şuraya bırakalım bir de siz düşünün:

5. Büyük bir Seinfeld hayranı olan Kesha‘nın sarılma teklifinin Jerry Seinfeld tarafından birkaç kez reddedilişini izledik. Boşver Kesha biz sana sarılırız.

6. Şurada da gizlice senenin en çok dinlediğimiz albümünü yaptığını itiraf ederek belirttiğimiz üzere Demi Lovato’yu seviyoruz. Geçtiğimiz hafta Los Angeles’ta katıldığı bir partide Paramore’un Misery Business şarkısı arkaplanda çalarken eşlik etmesi gerekirken bazı teknik sorunlar planı bozuyor ve şarkıyı çıplak sesinden dinleme fırsatı bulduğumuz bir kayıt çıkıyor ortaya:

7. Son olarak bir Childish GambinoArctic Monkeys mash-up’ına çok takıldık bu hafta, ne kadar yakıştıklarına şaşırarak defalarca dinledik, siz de dinleyin:

2015: APPLE MUSIC

Neden Değerli?: 2015 “streaming” servisi veren şirketlerin senesi oldu. Streaming rakamları 2014’ten 2015’e bile o kadar arttı ki artık sanatçılar albüm bile satamıyor. (Adele‘i bu kapsama almıyoruz tabi ki) Sanatçılar artık gerek ticari kaygılarla (Taylor Swift, Adele) gerekse de sanatsal değerin takdir edilmemesi gibi etik sebeplerle (Björk, Joanna Newsom) streaming servislerde albümlerinin yer almasına izin vermiyorlar. Bu endüstri bu kadar büyükken ve sektörün monopolü sene başında tek başına Spotify iken ilk önce şatafatlı bir törenle Tidal hayatımıza girdi. (Girdi mi?) Tidal mı Spotify mı derken bir de başımıza Apple Music çıktı. Tidal’ın farkı lossless audio kalitesiyle hizmet vermesi ve hissedarlarının sanatçılar olmasıydı. Peki Apple Music’in farkı ne? Apple Music henüz Türkiye’de hizmet vermese de Spotify ve Tidal’a göre çok daha interaktif bir platform. Sanatçılar ve radyocuların yaptığı radyo programları ve röportajlar, sanatçıların hayranlarıyla etkileşime geçebilme özelliği, şarkıların yanı sıra müzik klipleri ve sanatçı videoları gibi değişik içerikler barındırması Apple Music’i diğer streaming servislerinden ayıran özelliklerden birkaçı.

Neyi Değiştirdi?: Apple Music, Jay-Z‘nin başarısız Tidal girişiminden sonra Spotify‘a gerçek bir rakip oldu. Kullanıcılara ilk 3 ay ücretsiz deneme fırsatı vererek (Taylor Swift, tamam, sakin ol, ödeyecekler…) doğrudan kendine bir kullanıcı kitlesi oluşturdu. Her gün yeni bir içerik yeni bir özellikle kullanıcı sayısı günden güne artıyor. Streaming yarışında Spotify’ı sollaması hiç de olanaksız gözükmüyor açıkçası.

2016’da Ne Alemde?: Öncelikle ilk temennimiz tabi ki Türkiye‘de hizmet vermeye başlamaları. Bunun dışında 2016’da büyük işler yapacak gibi gözüküyorlar. Örneğin, daha geçtiğimiz günlerde 1989 World Tour Live projesi için Taylor Swift‘le olan işbirliklerini açıkladılar. 2016’da Apple Music‘in böyle işlerine şimdiden alışın diyoruz.

YENİ ŞARKI: CHARLI XCX – VROOM VROOM (FEAT. SOPHIE)

2014’te her yerde karşımıza çıkan Charli XCX, oldukça beğendiğimiz son albümü Sucker‘dan sonra bu sene biraz daha sessizliğini korumuştu. Apple Music‘in radyo programı olan Beats 1‘a konuk olan Charli, İngiliz prodüktör SOPHIE‘yi de yanına aldığı çok enerjik yeni şarkısı Vroom Vroom‘u da görücüye çıkardı.

“Vroom Vroom yeni bir albümün habercisi midir?” diye soranlarınızı duyar gibiyiz. Cevabı Charli kendi vermiş:

Vroom Vroom‘u dinlemek istiyorsanız da şöyle alalım:

Charli XCX aynı zamanda Vroom Vroom için çekeceği klip hakkındaki hayallerini de konuştu programda. Hayali is Vroom Vroom klibinde Paris Hilton‘u oynatmak. Sonrasında ise olaylar şöyle gelişiyor:

APPLE MUSIC’TEN ANINDA GERİ ADIM

Taylor Swift‘in piyasada ne kadar etkili olduğu yadsınamaz bir gerçek. Sanatçılar arasında belki de Taylor Swift kadar büyük hamleler yapmaktan çekinmeyen ve yapınca da bu kadar efektif sonuçlar alan bir başkası yok gördüğümüz kadarıyla. Daha önce belirttiğimiz gibi Taylor Swift, Spotify‘a koyduğu tavrın aynısını Apple Music için de gösterdi Tumblr üzerinden. Geçtiğimiz günlerde dünya çapında 10 milyon “fiziksel” kopyasının dağıtıldığı açıklanan 1989 albümünün Apple Music’te de stream edilmeyeceğini belirtti Taylor Swift. Bunun sebebi ise uygulamanın Apple kullanıcılarına verilen 3 aylık ücretsiz deneme sürecinde sanatçılara stream başına verilen paydan verilmeyecek olmasıydı. Tabi ki geçtiğimiz son 10 yılın en çok albüm satan sanatçısı olarak Taylor Swift’in böyle bir şeye ihtiyacı yok ama yeni sanatçılara destek amaçlı böyle bir karar almış.

Neyse gelelim sadede. Apple Music de cevap verme konusunda oldukça “swift” davrandı ve Taylor Swift’in açıklamasının üzerinden daha 24 saat geçmeden Apple Music‘in içerik şefi Eddy Cue’nun Twitter hesabı üzerinden Apple Music’in sanatçılara ilk 3 aylık deneme sürecinde de pay verileceğini açıkladı.

Apple Music‘in doğru olanı görüp bu yönde adım atması gerçekten de Taylor Swift‘in korumayı amaçladığı yeni sanatçılar için çok güzel bir haber. Tek bir Tumblr gönderisiyle binlerce sanatçının geleceğini değiştiren Taylor Swift’in kudretine bir kez daha büyük hayranlıkla tanık oluyoruz.

TAYLOR SWIFT APPLE MUSIC’I DE PROTESTO EDİYOR

Hali hazırda en popüler streaming servisi olan Spotify‘ın sanatçılara ödediği telif haklarının adaletsizliğini protesto etmek üzere kendi çalışmalarını Spotify üzerinden paylaşmayı bırakan Taylor Swift, henüz kullanıma açılmamış olan Apple Music‘i de protesto ettiğini Tumblr hesabı üzerinden yayınladığı bir yazıyla açıkladı. Sebep olarak Apple Music’in 3 aylık deneme periyodu boyunca sanatçılara ödeme yapmayacak oluşunu gösteren duyarlı sanatçıyı biz oldukça haklı bulduk. Kendisinin bir çeyrek yıl boyunca stream edilen şarkıları için bir ücret almayacak oluşundan büyük zarar görmeyecek olmasına rağmen bu durumun henüz ilk single’larını çıkarmakta olan yeni sanatçılar için büyük bir sorun olacağını belirten Taylor Swift, Apple‘a duydukları saygı yüzünden açık bir şekilde konuşamayan çevresinin şikayetlerini de dile getirdiğini söylüyor. Yazısını “Geri adım atmak için hala geç değil” diyerek bitiren Taylor’ın sesi duyulur ve bu konuda bir şeyler yapılır diye umuyoruz, zira hepimiz Apple’ı sanatçılara 3 aylık bir ödeme yapmakla batmayacak olduğunun farkındayız. Bununla birlikte Apple’a baş kaldırabilecek kadar büyük bir isim haline geldiği için de Taylor Swift’e bir kez daha hayran olmamak elde değil.

Apple Music ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için bu yazımıza da göz atabilirsiniz.

STREAM SAVAŞLARI: APPLE MUSIC, TIDAL VE SPOTIFY HAKKINDA BİLMENİZ GEREKEN HER ŞEY

Youtube’dan Pandora’ya, Spotify’dan Tidal’a streaming servisleri hepimizin hayatının bir parçası haline geldi. Doğal olarak biz müzikseverler birbirinden farklı hizmetler sunmayı vadeden bu uygulamalar arasından kendimize en çok uyanının arayışı içine girdik.

Öncelikle ülkemizde kullanılabileceğini pek de ummazken, Spotify hayatlarımıza hızlı bir giriş yaptı, henüz iç yüzünü bilmezken hemen kalplerimizi çaldı. Ardından geçtiğimiz mart ayının sonunda bir gün Twitter’da hangi ünlü sanatçıyı takip ediyorsak hepsinin profili turkuaza boyanmıştı. “Ne oluyor?” derken, Tidal diye bir şeyin adını işittik. Tidal, Jay Z’nin yepyeni streaming app’iydi artık hepimizin öğrendiği ve neredeyse unutmaya başladığı üzere. Geçtiğimiz haftaysa Apple, müzik dinleme tecrübemizi baştan sona değiştireceğini iddia ettiği yeni bir streaming servisinin tanıtımını yaptı. Şimdi denklemimizin içine bir de Apple Music dahil olunca kafalarımızdaki soru işaretleri de arttı, biz de bu belirsizliği bir sonuca ulaştırma çabasına giriştik.

Birkaç ay önce bu videoyla merakımızı kabartan Tidal, ardından onlarca sanatçının katıldığı bir etkinlikle kendini gösterdi. Başlangıçta heyecan büyüktü, ne de olsa Jay Z, Beyonce, Daft Punk, Alicia Keys, Chris Martin, Usher, Nicki Minaj, Rihanna, Kanye West ve Madonna gibi isimler, adını yeni işttiğimiz bir uygulamanın lansman etkinliğinde bir araya gelmişlerdi. Görünüşe göre Tidal sanatçıların onayını almıştı, Tidal ile sanatçıların hak ettikleri parayı alacakları iddia ediliyordu. Spotify gibi uygulamalara tepkili olan sanatçıların (bkz. Taylor Swift), Tidal’ın bir parçası olmaya ikna olması bizi de bu konuda ikna etti. Ne var ki Tidal, Spotify ve benzeri uygulamalardan birkaç kat daha fazla ücret talep ediyor, üstelik Spotify gibi ücretsiz seçeneği de yok. Kafamıza takılan bir diğer nokta da şöyle ki, Jay Z sahneye onlarca, hali hazırda fazlasıyla para kazanmakta olan sanatçı çıkartarak nereye varmaya çalıştı, o sahnede para kazanmakta zorluk çeken yetenekli müzisyenleri görmek daha ikna edici olmaz mıydı?

Apple Music’in lansmanında ise Tidal ile anlaşma aşamasında olduğunu düşündüğümüz Drake’in performansını izledik, Tidal’a nazaran çok daha az reklamını yaptılar. Nitekim ihtiyaçları da yoktu, siz kullanmak isteseniz de istemeseniz de Apple ürününüzün bir sonraki güncellemesinde Apple Music’i otomatik olarak yüklemiş olacaksınız -Bu noktada geçtiğimiz seneki U2 skandalını hatırlamamak elde değil-. Apple Music’e üye olup stream etmeye başlamanın ücreti ise Tidal’dan az, Spotify ile ise aynı, aylık 9.99 dolar, üstelik üç aylık deneme süresi boyunca ücretsiz. Yani Apple Music ceplerinizi boşaltmayacak, fakat istemeseniz de ona katlanmak zorundasınız.

Bu uygulamaları birbirinden ayıran artıları neler peki?

Öncelikle Tidal, benzerlerinin dört katı kalitede müzik vadediyor. Bunların yanında Tidal kullanıcıları kurucu üyelerinin (lansmanında sahnede gördüğümüz isimler) çalışmalarına ilk erişen insanlar olma şansına sahip oluyor. Tabii, ödediğiniz paranın %75’ini dinlediğiniz sanatçılara gidiyor olması da artı bir özellik. Bu özelliklere ekleyecek olursak Tidal, kurucu üyelerinin reklam desteğine de sahip.

Apple Music ise bu noktada algoritmaların yeterli olmadığı, bu tip uygulamalarda bir insan dokunuşunun gerekli olduğu argümanıyla yola çıkarak başta Zane Lowe olmak üzere BBC Radio 1’dan tanıdığımız başarılı DJ’leri kadrosuna dahil edip kullanıcılarına, bu DJ’ler tarafından hazırlanmış, 24 saatlik setler sunmayı vadediyor. Bunun yanında gerekliliği konusunda kafamızda soru işaretleri olsa da, Apple Music ile sanatçıların diskografilerinin yanında Instagram, Twitter, Youtube, Facebook hesaplarına da ulaşabiliyoruz ve sanatçılar direkt olarak dinleyicileriyle iletişim içinde olabiliyor. Apple Music’in şu ana kadar desteğini aldığı sanatçılar ise Drake, Adele, The Weeknd, Frank Ocean ve uygulamanın yapım aşamasında da rol alan Trent Reznor oldu. Trent Reznor’un 2013’ün sonlarından beri Apple’ın yakın zamanda satın aldığı Beats’in streaming servisi üzerinde çalıştığını ve Apple Music’in “beyni” olduğunu biliyoruz; ama diğer isimler önümüzdeki günlerde nasıl değişir hep birlikte göreceğiz. Ayrıca Apple Music en çeşitli ve geniş müzik arşivine sahip olduğunu iddia ediyor, çoğu sanatçının iTunes ile anlaşmasının olduğunu da göz önünde bulundurarak haklı olma ihtimallerinin yüksek olduğuna inanabiliriz. Ama bu noktada sanatçıların albüm satışlarına ne olacak diye de düşünmek gerek. Apple Music’in bahsetmeden geçemeyeceğimiz dezavantajı ise sundukları ses kalitesinin Spotify ve Tidal’a göre düşük olması; normal dinleyicilerin çok önemseyemeyeceği bir nokta olsa da müzik nerd’leri için anlaşmayı bozan bir faktör olacak gibi görünüyor.

Spotify ise bu yeni rekabete ayak uydurmak için yeterince çaba gösteriyormuş gibi görünmüyor açıkçası, her güncellemede uygulama daha kullanışsız hale geliyor. Gün geçtikçe Spotify’dan kazancının az olduğu gerekçesiyle müziğinin kullanım haklarını çeken sanatçı sayısı artıyor. Önümüzdeki günlerde Spotify’ın da harekete geçmesini bekliyoruz.

Bu yeni uygulamalarla ilgili geri dönüşler nasıl oldu?

Tidal’a olan ilgi çok hızlı bir şekilde düştü, Jay Z ve Jack White direkt olarak Tidal kullanıcılarını arayıp teşekkür ederek ilk andaki heyecanı korumaya çalıştıysa da çok başarılı olmuşlar gibi görünmüyor, zira Tidal şu an AppStore’un en çok indirilen 700 uygulama listesinden çıkmış durumda. Jay Z, #TidalFacts hashtag’ini kullanarak attığı bir dizi tweet’le “iyi gidiyoruz” mesajı veriyor olsa da istatistikler yüzlerine gülüyor gibi görünmüyor. Bunun yanında Death Cab for Cutie frontman’i Ben Gibbard, Lily Allen, Mumford and Sons’dan Marcus Mumford ve Haxan Cloak’ın Tidal’ın başarısız olacağı ve insanları korsan siteleri kullanmaya iteceği yönündeki yorumları da düşündürücü olduğu kadar hak verilesi.

Apple Music henüz kullanıma açılmadan, yazı içinde daha önceden bahsi geçen isimleri arkasına aldı bile. Drake Apple Music’in sağladığı sanatçı-dinleyici iletişiminin bir müzisyenin hayal edebileceğinin ötesinde olduğunu söylerken, Trent Reznor ise Apple Music’te, müziğe dijital bir şeye karşı olduğu gibi değil, bir sanat eserine yapılacak şekilde muamele edildiğini açıkladı. Ayrıca görünüşe göre Apple Music ileri tarihli planları için sanatçılarla görüşmelere başladı bile, Kanye West’in SWISH albümünün ilk kez bu ortamdan stream edilmesi için görüşmelerin devam etmekte olduğu söyleniyor. Açıkçası, Tidal’ın düşüşe geçtiği sıralarda Tidal’ı desteklediği tweetlerini silen Kanye West, bundan sonra Apple Music’i destekleme başlarsa hiç şaşırmayız. Bütün bunlara artı olarak en çok gündeme gelen tepki ise Spotify’ın kurucusu Daniel Ek’in yazıp hemen sildiği tweet oldu:


Bu tweet umuyoruz ki “Elinizden geleni yapın, bizim de büyük projelerimiz var” anlamına geliyordur ve Spotify da bu vesileyle kendini geliştirir.

Apple Music, şu an için yeterli olmadığı halde daha iyi bir alternatifi olmadığı için Spotify’a eli mahkum olan müzikseverlere umut ışığı oldu. Şu anki duruma bakacak olursak yapılacak en mantıklı hareket Tidal’ı hiç hesaba bile katmayıp Apple Music’in 3 aylık deneme süresini değerlendirerek Apple Music ve Spotify arasında bir karar vermek olacak gibi görünüyor. Umuyoruz ki bu rekabet hiçbir yerde aradığını bulamayan dinleyiciyi korsana yöneltmekten çok, uygulamalar için hem sanatçıya hem dinleyiciye istediğini verecek yönde bir gelişme ortamı yaratır.