2012: Olimpiyat Oyunları

 Göz kamaştırıcı açılış töreni

Neden değerli?: Bir sporseverin, bir müzikseverin, sıradan bir Londra sakininin ve ismini muhtemelen olimpiyatlardan önce kimsenin bilmediği 2 Suudi kadın sporcunun gözünden, olimpiyatların neden değerli olduğu sorusu farklı farklı anlamlar kazanıyor. Bir sporsever için Londra 2012’nin değerini tartışmak bile abes; Michael Phelps’i tüm zamanların en çok altın madalya kazanan sporcusu olurken izleyebildiğimiz için, Bolt’un bir kez daha 100-200 dublesine doğru “uçtuğuna şahit olduğumuz” için, henüz 17 yaşındaki jimnastikçi Gabby Douglas’ın harikulade performansını görebildiğimiz için hepimiz çok şanslıyız. Olimpiyatların açılış ve kapanış törenleri ise bir müziksever için adeta şölendi. Açılış töreninde yarım saatlik bir sekansla, İngiliz müziğinin 60’lardan bu yana geçirdiği evrim sunuldu; meşhur Brit mağrurluğuyla, nefis bir şekilde yansıtıldı İngiliz müziği. Paul Mccartney ve Arctic Monkeys’in sahne alması da pastanın üstündeki vişne oldu. Kapanıştaki gösteriler de bambaşkaydı, sanırım şunu söylemek yeterli olacaktır: 12 Ağustos 2012 günü evren, Liam Gallagher’ın grubu Beady Eye ile Olimpiyat Stadyumu’nda, Damon Albarn’ın ise Blur ile Hyde Park’ta, aynı anda konser verişine şahit oldu. Her şeyin arka planındaki ekonomik bilanço ise işin daha çok İngilizleri ilgilendiren kısmı. Linkteki bilgi grafiği size oradaki tabloyu da anlatacaktır. Ekonomik boyutuyla ilgilenmeyenleri de kapanış töreninde John Lennon‘a adanan muhteşem gösteriye alalım:

Neyi değiştirdi?: Girişte de bahsedildiği gibi, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’nı çok değerli, aynı zamanda farklı kılan en önemli unsur, iki Suudi kadın sporcunun -atlet Vudjan Ali ve judocu Seraj Abdülrahim Şahrahani– olimpiyatlara katılmasıydı. Bu durumu bu kadar kritik yapan ise, 2012 Haziran’ına dek böyle bir durumun yasak olması. Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) konu hakkında yaptığı girişimler sonuç verdi ve bu da 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’na, tüm katılımcı ülkelerin kadın sporcu gönderdiği ilk olimpiyat olma onurunu kazandırdı. Aynı konuda sevindirici bir gelişme de Türkiye adına yaşandı. Ülkemizdeki kadın hakları ihlalleri almış başını giderken, 1500 metre müsabakalarında Aslı Çakır Alptekin ve Gamze Bulut birinci ve ikinci sırayı aldılar. Herkesin tek dileği, bu olayın “cesaret verici bir gelişme” olarak etkisini göstermesi. 2012 Londra, bu bağlamda, kadının sosyal hayata dahil edilmesi, kadın haklarının gözetilmesi adına olumlu etkiler yapacak, bunu kestirmek güç değil.

2013’te ne alemde: Olimpiyat Oyunları ile ilgili 2013’te gerçekleşecek en önemli hadise kuşkusuz 7 Eylül 2013’te, 2020 Olimpiyatları’nı düzenleyecek şehrin açıklanması. Herkesin bildiği gibi İstanbul da üç aday şehirden biri ve en güçlü rakibi şu an için Tokyo gibi görünüyor. Üçüncü aday ise Madrid. 2012 sportif anlamda tabiri caizse “nal topladığımızı” da hesaba katarsak, 2020 Olimpiyatları’nı düzenlemeye hak kazanmamızın ekonomik getirileri kadar sportif getirilerinin de olacağı aşikar. Kritik bir yıl bizi bekliyor.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *