İNCELEME: The Killers – Battle Born

Daha kendinden emin, daha olgun


“Albüm kapağı yayınlandı”, “Trailer çıktı” derken, 4 yıl süren The Killers hasreti, Battle Born‘un bu hafta yayınlanmasıyla son buldu. Beğenmeyenleri, şimdiden bağrına basanları ve alışmaya çalışanları olarak Battle Born’u bir süre daha dinlemeye ve konuşmaya devam edeceğiz gibi görünüyor.

Albümü dinlerken fark ettiğiniz ilk yenilik Killers’ın olgunlaşmış olması. 2004’te çıkardıkları Hot Fuss‘tan bu yana dans eden, hoplayıp zıplayan Killers hala eğlenmeyi çok iyi biliyor, ancak kendisine başka dertler de edinmiş. Bunu şarkı sözlerinden ziyade sound’da hissetmek mümkün. Gitarların daha ön planda ve normalden daha sert olduğu şarkılar, rock gruplarının (Muse, Coldplay vs.) R&B; sadeliğinde ritmlere doğru gittiği düşünülürse oldukça cesur sayılabilecek davul süslemeleri ile yeni bir Killers ile karşı karşıya olduğunuzu fark ediyorsunuz.

Bu olgunluğun bir başka muhtemel sebebi Brandon Flowers‘ın sesini kullanışındaki ilerleme. Vokal stili, şarkıların bazı kısımlarında tanıdık gelse de Flowers’ın Sam’s Town‘da titreyen vokali, artık çok daha net ve çeşitli.

“Sürprizli” bir albüm Battle Born. Bir sonraki şarkının nasıl olacağını tahmin edemediğiniz gibi, şarkıların neresinde ne geleceğini kestirmek de pek mümkün değil. Sade ve kendini tekrar eden düzenlemelerden kaçınılmış; dolayısıyla Battle Born’a alışmak diğer albümlere göre daha çok zaman alacak gibi.

Albümün en iddialı şarkıları arasında koral geri vokalleri ile Flesh and Bone, kendinizi eşlik etmekten alıkoyamadığınız “ooo”larıyla A Matter of Time ve Brandon Flowers’ın haykıran vokalleri ve ilk dinleyişte aklınızda yer etmeyi başaran gitarlarıyla albüme vurucu bir kapanış yapan Battle Born bulunuyor. Öte yandan, bütün nostaljisi ile The Way It Was kişisel favorim.

Flowers albümün hazırlık süresinde, “Killers U2 olmak istiyor” iddiasını yalanlamamış, hatta esinlendikleri isimler arasında olduğunu söylemişti. Bol klavyeli Miss Atomic Bomb ve sözlerinde Travis‘ten Fran Healy‘nin de payının bulunduğu, klasik bir ballad olan Here With Me bunun en belirgin kanıtı.

Battle Born’u dinlerken “80’ler bu yahu!” dedirten melodiler duyabilirsiniz. Bütün Alphavillevari beat’leriyle Deadlines and Commitments ve gerçek bir “çiftlerimizi piste alalım” şarkısı olan Heart of A Girl akla ilk gelenler.

Battle Born’u tam bir kalıba oturtmak pek mümkün değil zira albümü dinlerken kendinizi sık sık grubun diğer albümlerini hatırlarken buluyorsunuz. Ancak ortaya çıkan şey özensizce bir araya getirilmiş tutarsız bir miks olmaktan çok uzak. “Hepsi birer hit olsun” kaygısıyla yazılmayan şarkılar Killers’ı, yine Killers’ın ağzından anlatıyor. Battle Born, Sam’s Town ilk yayınlandığında olduğu gibi üvey evlat muamelesi görebilir, ama bu Killers’ın çok yol kat ettiği gerçeğini ne yazık ki değiştirmiyor.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *