RÖPORTAJ: N’TO

Bugün ve yarın (15-16 Kasım) Zorlu PSM‘de gerçekleşecek olan MIX Festival‘e konuk olacak Fransız DJ N’to ile müziğini, kayıt şirketini ve 2010’ları konuştuğumuz kısa bir röportaj gerçekleştirdik. Onu sahnede yakalamadan önce okunası bir röportaj oldu.

N’to’yu bu gece, sabah 4 gibi %100 Music sahnesinde izleyebilirsiniz.

Öncelikle nasılsın? Nasıl gidiyor hayat?

Tam şu anda çok iyiyim. Sorduğunuz için teşekkür ederim. 🙂 Mix Festival’de çalacağım için çok heyecanlıyım. İstanbul, son iki senedir başıma gelen en büyük sürprizlerden biri. Her zaman müthiş partiler ve harika kalabalıklarla karşılandım. Eminim ki bu sefer de inanılmaz olacak.

Yaptığın müziği tanımlamak zor. Sen bize nasıl anlatırdın yaptığın müziği?

Her şarkıya ve çaldığım sete göre değişiyor ama techno ile deep house arasında, bir sürü melodi ve duygu içeren bir yere konumlandırırdım. Her parçanın kendine ait, özel bir hikayesi olmasını seviyorum.

Şarkın The Morning After, çıkardığın bir dizi teklinin en sonuncusuydu. Şarkıların yapım süreçleri senin için nasıl geçiyor?

O anki ruh halime göre değişiyor. Bazen aklımda olan bir melodi ya da cümle ile başlıyorum, bazense aklımda hiçbir şey olmadan büyülü bir şey elde edene kadar sesleri bir araya getirmeye çalışıyorum.

Kayıt şirketin Hungry Music’i kurmanın üzerinden 5 yılı aşkın bir süre geçti. Kendi kayıt şirketin olmasının sana sağladığı şeyler ve çıkardığı zorluklar neler?

Kayıt şirketi sahibi olmak bu müzik endüstrisinde önemli bir şans. Hungry Music sayesinde dinleyicilerimizle özel bir bağ kurmayı başardık. Parçaların yapım ve dağıtım aşamalarında özgür olmak büyük bir şans. Belli bir kayıt şirketinin kimliği altında hapsolmamak da önemli tabii. Bunların yanında yaşadığımız zorluk ise her zaman kendimizi geliştirmek ve dinleyicilerimizi memnun edecek kayıtlar çıkarmak oluyor.

Türkçe bir sitede müziğinin bilgisayarda kod yazarken çok iyi gittiğini söyleyen bir yorumla karşılaştık. Sence müziğin başka nerelerde dinleniyordur?

Şarkılarım otururken, sınavlara çalışırken, araba sürerken veya arkadaşlarla takılırken, aslında her modda dinleniyor. Bu tarz videolar alıyorum her zaman. 🙂

Scar Tissue için yaptığınız remix’in hikayesi nedir? Sonuç pek bir eksantrik.

Oh. Eski bir hikaye. O zamanlar şarkının orijinal haline pek düşkündüm. Büyük ihtimalle Red Hot Chili Peppers benim için dünyadaki en iyi gruplardan biriydi. Şarkıdaki bütün öğeleri tuttum ve üzerine bir şeyler eklemeden sadece üzerlerinde oynamak istedim. Çok basit bir şeydi bu arada ama çok da etkili oldu sanırım.

2010’lar neredeyse bitiyor? Sana 2010’ların en iyi 5 şarkısını sorsak?

Sevdiğim isimlerden:

Kollektiv Turmstrasse – Sorry I’m Late

Bigott – The Reno Poem

Loud – 56k

Madeleine Peyroux – Smile

Bonobo – Outlier

Kendiminkilerden:

La clé des champs, Charlie, Alter Ego, The Hound, Carrousel

Son olarak, bizi MIX Festival’de nasıl bir performans bekliyor?

O akşam kalabalığın nasıl olacağına bağlı biraz. 🙂 Fakat daha yayınlamadığım birkaç şarkıyı da çalacağım.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *