RÖPORTAJ: THE DEARS

Bu yıl Times Infinity Volume Two isimli yeni albümlerini yayınlayacak olan 20 yıllık indie rock efsanesi The Dears, yaklaşık 1 yıl aradan sonra tekrar İstanbul’da. Bu Cumartesi, yani 11 Şubat’ta, Salon İKSV‘de izleyeceğimiz The Dears ile konser öncesi ufak bir röportaj gerçekleştirdik. Sorular bizden, cevaplar ikilinin bir yarısı Natalia Yanchak’tan.

2017’nin ilk ayı nasıl geçti sizin için, turne için heyecanlı mısınız?

Sene henüz yeni başladı ve çok iyiyiz! Montrealden bir süreliğine ayrılıp turneye çıkacağımız için çok heyecanlıyız. Montreal kışın çok soğuk ve karlı oluyor, ziyaret ettiğimiz şehirlerde de kış olacak tabii ama en azından bir “Montreal Kışı” olmayacak.

Times Infinity Volume One’daki şarkıların geçmişe ve geleceğe odaklanmak hakkında olduğunu söylemiştiniz. Sizce ne değişti, The Dears’ı kurduğunuzdan bu yana nasıl farklılıklar gözlemlediniz?

Kesinlikle hiçbir şey aynı kalmıyor, büyümek ve daha donanımlı insanlar haline gelmek için de bu değişimler gerekli pek tabii. Geçmişimizden, yükselişlerimiz ve düşüşlerimizden öğreniyoruz. Kimsenin hayatı mükemmel olmadığı gibi The Dears’ınki de değil. The Dears’ın bir ruhu var ve o da büyüyüp gelişiyor. Benim gruptaki işim bu ruha yol göstermek, hepimizi bir arada tutmasını sağlamak.

The Dears’ı hangi janra içinde konumlandırıyorsunuz? Müzik yaparken kendinize koyduğunuz limitler var mı, “Bu bizim çizgimizde değil” diye düşündüğünüz noktalar oluyor mu?

Çok uzun zaman önce, 2003 yılında, kendi janramızın ismini koymuştuk: “Orchestral Pop Noir Romantique ve aynı isimde bir EP de yayınladık. Sanat ya da müzik yaparken, hatta aslına bakarsanız hayatın hiçbir alanında limit yoktur bizce.

Times Infinity Volume One’daki bazı şarkı isimleri oldukça kasvetli, “I Used to Pray for the Heavens to Fall” ya da “Here’s to the Death of all the Romance” gibi. Bunun sebebi nedir? Sizce bu albüm öncekilerden farklı olarak daha mı karanlık?

Yaptığımız müzik grup olarak, hatta bir adım ileriye götürürsek toplum olarak içinde bulunduğumuz anın ruhsal olarak bir yansıması; Dünya sıkıntılı bir yer ve elbette müziğimiz de bunda etkilenebiliyor.

Ne zaman Times Infinity Volume Two’yu dinleme şansımız olacak? Konserde yeni şarkılarınızdan da çalacak mısınız?

Volume Two 2017’nin ilerisinde yayınlanacak, Birkaç şarkı çalabiliriz ama kesin bir şey söyleyemem. : )

Son İstanbul konserinizden bu yana bir yıl bile olmadı, İstanbul’u özlediniz mi? Bu konserinizden neler beklemeliyiz?

İstanbul hakkında en sevdiğim şeylerden biri havası ve iklimi. Gerçekten tarihi ve tezatlıklarıyla çok güzel ve ilham verici bir şehir. Rahat ve cool bir tarzı var bence. Bu yönden Montreal’e benzetiyorum: Sanatı ciddiye alan, farklılıkların uyum içinde barındığı bir şehir.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *